Ağustos 13, 2020 17:45 Europe/Istanbul

Bu bölümde yemek borusu hastalıkları ile ilgili konuşacağız.

Sindirim sistemi hastalıkları genel olarak besin maddelerinin vücuda alınması, yemeklerin sindirilmesi ve genel olarak da sağlık durumuna doğrudan etki yapabilir.   Sindirim sistemi ağızdan başlanıp makata kadar devam etmektedir. Bu yüzden sindirim sistemi hastalıkları geniş çaplı hastalıkları kapsamaktadır.  Bu nedenden dolayı sindirim sistemi hastalıklarını  sindirim sistemi organlarına göre incelemek yerinde olacaktır. Sohbetimizin devamında yemek borusu  hastalıkları ile ilgili detaylı bilgi vermeye çalışacağız. 

Yemek borusu  içi boş  borumsu kaslı bir organdır. Bu organ  ağız salgıları, sıvıları, yediğimiz içtiğimizi  ağızdan  mideye taşır.   Çapı yaklaşık 1.5 ila 2 santim kadardır. Yemek borusu  nefes borusu ve kalbin  arkasında ayrıca  omurganın önünde yer almaktadır.  Yemek borusu  mideye bağlanmadan önce diyaframdan geçiyor.  

Yemek borusu vücudun diğer organları ve parçaları gibi zarar görebilir.  Yemek borusu hususunda yaşanan sık sorunlar arasında ise reflü ve kanser örnek gösterilebilir.   Bu çerçevede mide asidinin yemek borusuna  dönmesi ile  reflü hastalığı meydana gelir.   Yemek borusunun alt kapağı doğru kapanmadığında   midede bulunanlar yemek borusuna sıçrar ve  zaman içerisinde   yemek borusuna zarar verir.  Reflü tedavi edilmezse ve sürerse  yemek borusunda da yararların oluşmasına neden olacaktır.  

Yutulan hava veya kola gibi gazlı içeceklerin gazlarının boşalması için geğirdiğimizde ise borunun kapağı açılır. Bu sırada  bir miktar yemek veya içecek mideden dışarı çıkabilir. Bu duruma mide reflüsü denir. Bu sırada yemek borusu  dışarı atılan yemekleri hemen mideye geri göndermeye çalışır.  Aslında reflünün yaşanması ve yemek borusunun de bu tepkisi normal sayılabilir.   

Kusma sırasında ise yemek borusu   mide içeriğini boşaltmaya yardımcı olmaya çalışır.   Kusma sırasında ise  yemek borusunun hareketleri terse dönüşür ve böylece zehirli madde veya  yemekler dışarı atılmaya çalışılır. Yemek borusunun bu faaliyetleri  günlük hayatımızda önemli rol oynamasına rağmen  kimi kişiler kanser gibi şiddetli hastalıklardan dolayı  yemek borularını kaldırmak zorunda kalırlar ve böylece  görece olarak normal hayat akışlarına devam edebilirler.  

Hastalıklar dahil birçok nedenden dolayı  yemek borusu zarar görür veya yaşın ilerlemesi ile de  yemek borusunun performansı düşebilir.  Bu mesele  yutmada sorun yaşanmaya, mide başında sızlama ve acı hissine ve hatta kanserojen  yan etkilere yol açabilir.   Yemek borunuzdaki sorunlara teşhis koyulmuşsa    sindirim sistemi uzmanı  size  kapsamlı tedavi programı ile sizlerin acılarınızı dindirmeye ve hayatınızın kalitesini arttırmaya çalışacaktır.  Bu yüzden sohbetimizin devamında   da yemek borusu sorunları ile ilgili sizlere konuşmaya çalışacağız. 

 

Yemek borusunun  yaygın hastalıklarından biri de  mide ağzının sızlamasıdır.  Yemek borusunun alt kapağı  doğru kapanmazsa  midenin asidik  içerikleri  yemek borusuna girebilir.  Asidin yemek borusuna dönmesi ise   mide girişinde sızlamaya yol açıp  sesin gürleşmesine ve öksürüklere de neden olur. Veya  hiçbir belirtisi de olmayabilir.  Şimdi de reflü tekrar tekrar yaşanırsa  veya  hastayı   belli başlı sorunlar ile karşı karşıya bırakırsa  o zaman  mide reflüsü sorunu ortaya çıkar. 

Mide asidinin sürekli  yemek borusuna dönmesi ise  Barett özofagusu hastalığının belirmesine yol açar.  Bu hastalıkta    yemek borusunun alt kısmındaki mukozal hücreler şekil değiştirir.  Bu hastalık çok nadir durumlarda  yemek borusu kanserine dönüşür.  

Göğüs kafesi ağrısı ya da dağınık spazmlı boru ağrısı da yemek borusunun maruz kalabileceği bir başka sorundur.  Genel olarak  yemek borusunun kasılması,  yemeği düzenli ve uyumlu bir ritim içerisinde mideye doğru gönderir.  Yemek borusu adaleleri spazmı ise göğüste ağrıya yol açar. Kimi kişiler ise bu durumda kalp krizi geçirdiklerini düşünürler.   Aslında yemek borusu spazmı  uyarısız gerçekleşen bir durumdur. Sıcak bir içecek içmenin veya dolu dolu yenen bir yemeğin ardından uzanmanın arkasından yaşanabilen bir durumdur.  Bu durum aslında yemeğin yutulmasında da etkili olabilir.  

Yemek borusu spazmı yaygın bir hastalık olmayıp  daha çok reflü gibi hastalıkların sonuçlarına göre gelişir.   Yemek borusu spazmlarına teşhis koyulursa  tedavi edilebilirler. Bu çerçevede bu hastalıklar   ve sorunları  önlemek de mümkündür. 

Yemek borusu spazmının nedeni bilinmiyor. Çoğu doktorlar açısından ise    yemek borusu  spazmı  yemek borusunda yutma işlevine halel getiren sinirsel bir sorundan kaynaklanıyor.  Kimilerinde aşırı sıcak ve aşırı soğuk yemekler sinirsel duyarlılığı iyice arttırabilir.  Yutmada yaşanan zorluk, boğazda takılma sorunu, yemeğin geri tepilmesi, göğüs kafesinde acı ve baskı hissi de bu hastalığın belirtilerinden olabilir. 

Doktorlar yemek borusu spazmı sorununa teşhis koymak için  PH monitorig testini uygulayıp   mide asidinin  yemek borusuna dönme oranını ölçerler.  Bunun yanı sıra yemek borusu manometrik testi, endoskopi ve X ışını testleri  de  yemek borusu adalelerinin kasılma oranını ölçmek için de yaptırılır.   Yemek borusu spazmına kesin tanı koyulduğunda   hastaların tedavi süreci başlatılabilir.    Yemek borusu spazmı hususunda   önemli olan mesele hastanın  mide reflüsü gibi durumlarının da tedavi edilmesi zarureti ve böylece aşamalı bir tedavi yönteminin uygulanmasıdır. 

Doktorlar yemek borusu spazmı hastalığını tedavi etmek için  ilaçlara da baş vurabilir.  Bu çerçevede yemek borusu adalelerini etkilemek için  botax gibi  imkanlardan da yararlanılabilir.  Dilüsyon cihazı da  yemek borusunun kimi dar kısımlarını açmak için kullanılabilir. Ayrıca  yeme ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi de  bu hastalığı önleyebilir.    Spazma neden olan yiyeceklerin listesinin hazırlanması ve gelecekte beslenirken bu maddelerin alınmamasına dikkat edilmesi, ılık su ve yemeklerin yenmesi, tütün ürünleri tüketilmemesi, kilo vermek, beslenirken daha fazla fiber içerikli besin maddeleri tüketmek, daha az biber tüketmek veya hiç tüketmemek bu hastalığı kontrol edebilir. 

Yemek borusu iltihaplanması veya özofaji  de  reflü sonucu veya radyoterapi ve enfeksiyonlar neticesinde oluşabilecek yemek borusu hastalıklarından biridir.    Ayrıca kusma, aspirin ve iltihap karşıtı ilaçlar, virüsler, mantarlar, bakteriler de bu hastalığın oluşmasında rol oynar. Ayrıca zayıf bağışıklığa sahip insanların da bu hastalığa yakalanma ihtimali yüksektir. 

Yemek borusu iltihabı, yutmada acı çekmeye ve sorun yaşamaya ve göğüs kafesinde ağrıya yol açabilir.   Özofajinin tedavisi için ise iltihabı meydana getiren etkene ve  yemek borusunun gördüğü zarara bakılır.  Yemek borusu iltihabı tedavi edilmezse.  Yemek borusunun koruyucu katmanı  zarar görebilir ve doğal performansı  etkilenebilir.  Sonuçta   hastanın  yemek borusu yarası, yemek borusu tıkanması veya yutmada sorun yaşama gibi  sorunlar ile karşı karşıya kalması beklenir.  Ayrıca  bu durumda yemek borusu  daralabilir veya Barett yemek borusu hastalığı da ortaya çıkabilir.   Genellikle   yemek borusu iltihabını  tedavi etmek mümkün.  Ancak  reflü kaynaklı   yemek borusu iltihabının tedavisi için daha uzun bir süreye ihtiyaç vardır. 

Yemek borusu iltihaplanması belirtileri bir kaç gün kadar sürerse ve de anti asit ilaçlar da faydalı olmazsa   yemek yeme de artık zorlaşacaktır.  Ayrıca yemekten kısa bir süre sonra baş ağrısı, ateş ve kas ağrıları ve nefes darlığı ve göğüs kafesi ağrısı gibi grip belirtileri de görülürse veya göğüs kafesi ağrısı bir kaç dakika sürerse veya yemek borusunda yemek takılırsa hemen doktorunuza baş vurun. 

Özofajinin tedavisi için onun neden meydana geldiğine bakılır.   Özofaji   enfeksiyon veya asit reflüsünden dolayı ise  ilaç reçete edilir.  Kimi ilaçlardan dolayı ise bu ilaçların kullanım şeklini değiştirmek gerekir.   Yemek borusu ağır zarar görmüşse  veya yaralanmışsa   yutmayı engelleyecek duruma gelmişse  daha agresif tedavi yöntemlerine baş vurulur. 

Ayrıca  reflüyü tetikleyen  kafein, çikolata ve nane gibi besin maddelerinden de uzak durulması gerek.  Aslında ilaçlar ve hapların da doğru alınması şart.  Haplarınızı hep bol su ile alın.  En az  yarım saat hapı aldıktan sonra  uzanmayın.  Kilo vermeye çalışın.  Sigarayı bırakın.   Kimi ilaçlardan uzak durun.  Özellikle de yemek yedikten sonra   çömelmeyin veya eğilmeyin. Uyurken ise  başınızın 15 ila 20 santim yataktan daha yukarı olduğuna dikkat edin.