Mayıs 11, 2016 06:34 Europe/Istanbul

Geçen hafta Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir grup milletvekili ile yaptığı görüşmede, AK Parti kongresinin gecikmesinin soruna neden olabileceğini ifade etti.

Erdoğan, genel kongrenin olağanüstü toplanması önerisini Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun verdiğini ifade etti.

Öte yandan Türkiye başbakanı Ahmet Davutoğlu da düzenlediği basın toplantısında, AK partinin olağanüstü kongresinde parti başkanlığından istifa ederek partinin yeni başkanlığı için aday olmayacağını söyledi. Davutoğlu, başkanlığı döneminde çalışmalarının memnuniyet verici olduğunu belirterek, hiç bir alanda başarısızlığa uğradığını zannetmediğini kaydetti.

Geçen hafta Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan, bu ülkenin yapısının 'parlamenter' yapı yerine 'başkanlık'a dönüştürülmesi gerektiğini ve bunun için de anayasada reforma gidilmesinin zaruri olduğunu söyledi.

Erdoğan, Türkiye'de mevcut parlamento sisteminin buhranlara neden olduğunu, bundan dolayı da başkanlık sisteminin onay alınması için halka sunulacağını söyledi.

Erdoğan'ın bu açıklaması, Türkiye başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun AK parti genel başkanlığından ayrıldığını ve olağanüstü kongrede başkanlık için aday olmayacağını bildirmesinin üzerinden 1 gün geçtiği bir ortamda yapıldı.

Erdoğan’ın bu açıklamalarının ardından siyasi partilerden gelen tepkiler çok sertti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bir dikta yönetiminin yasal zeminini hazırlamak için ülkenin meşru Başbakanına karşı 4 Mayıs Saray Darbesi yapıldığını, fakat Türkiye’nin 150 yıllık bir parlamenter geçmişini bir diktatörün beklentilerine teslim etmeyeceklerini söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem, AKP'de bu ay içinde olağanüstü kongreye gidilecek olmasını, partinin iç mekanizmalarını iyileştirmek üzere yapılan siyasi bir hareket olarak nitelendirirken, bu değişimin bir erken seçim ihtimali doğurmadığını söyledi.

Cemil Ertem, NTV canlı yayınında söz konusu değişimin ekonomi yönetiminde, para ve maliye politikalarında da bir değişiklik anlamına gelmediğini belirtti. AKP’deki genel başkan değişikliğinin Cumhurbaşkanıyla uyumu daha da artıracak önemli bir istikrar adımı olduğunu belirten Ertem, bu adımın ekonomiye de olumlu yansıyacağını söyledi.

  

Geçen hafta Çekmeköy Belediyesi 'Merhamet ve Adalet' konulu kısa film yarışması gala gecesi ve ödül töreninde konuşan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batı'nın IŞİD'le mücadelesini ve Suriyeli sığınmacılar konusundaki tavrını eleştirdi.

Erdoğan, "Suriye'de DAİŞ (IŞİD) terör örgütüyle mücadele ettiğini söyleyenlerin hiçbiri, ne bizim kadar örgüte zaiyat verdirmişlerdir ne de bizim kadar bedel ödemişlerdir. Bir yandan canlı bombalarla, diğer yandan Kilis'e yönelik saldırılarla canımızı yakan bu örgüte karşı mücadelemizde bizi yalnız bıraktılar. Ankara ve İstanbul'da patlayan bombalara verilen tepkilerle, Paris'te, Brüksel'de yapılan eylemlere verilen tepkiler arasındaki fark, adaletsizliğin somutlaşmış halinden başka bir şey değildir" diye konuştu.

  

Geçtiğimiz hafta Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Avrupa Günü' dolayısıyla yayımladığı mesajda, vize muafiyeti ve Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB)'ne katılım süreciyle ilgili "Yürürlüğe girmesi hususunda anlaşılmış olan vize muafiyetinin, Türkiye'nin 50 yılı aşkın bir süredir AB kapısında bekletilmesiyle oluşan bıkkınlığı bir nebze olsun gidermesini, verilen sözlerin tutulması yönünde olumlu bir adım olmasını, katılım sürecini hızlandırmasını ümit ediyorum" dedi.

  

Geçen hafta dünyaca ünlü Almanya'nın Bild gazetesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve ailesini hedef aldı.

Almanya’nın en yüksek tirajlı gazetesi Bild ‘İŞİD ile Ticaret ve Rüşvet- Erdoğan’ın parıldayan Klanı’ başlığıyla verdiği haberinde Başbakan Davtuoğlu’nun gönderilmesinden sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeni güç arayışında olduğu belirtildi. 


Şimdi bir başka gelişmede Türkiye’nin sürdürdüğü PKK mücadelesine şöyle bir göz atıyoruz. Geçen hafta PKK'nin resmi sözcüsü, Türkiye devleti ile mücadele için yeni planlarını uygulamaya koyacaklarını söyledi.

Serhad Eman Nus, yaptığı açıklamada, PKK'nın Türkiye devletiyle bütün şehirlerde savaşı uygulamaya koyacaklarını söyledi.

Söz konusu PKK yetkilisi, PKK'nın adım adım planlarını uyguladığı ve ilerlettiğini belirterek, bundan sonra Türkiye'nin her yerinde Türk şehirlerinde de Türkiye yönetimi ile çatışmaya gireceklerini söyledi.

Öte yandan Türkiye Silahlı Kuvvetleri'nin Irak'ın kuzeyinde sınır ötesi hava harekatı gerçekleştirdiği bildirildi.

Geçen hafta Türkiye’ye ait avaş uçakları Kandil, Metina, Zap ve Gara bölgelerinde tespit edilen PKK hedeflerini sabaha karşı vurdu.

Türkiye Genelkurmya Başkanlığı, Mardin, Şırnak ve Tunceli'deki operasyonlarda toplam 12 PKK'lının etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Bilindiği üzere geçen yıl PKK ve Türkiye devleti arasında barış sürecinin son bulmasının ardından çatışmalar yeniden başlamış ve bugüne kadar devam etmiş bulunuyor. 


Türkiye’nin terörle mücadele gündemi geçen hafta sıcak haberlerle tartışıldı.Geçtiğimiz hafta Türkiye genelinde terör örgütü IŞİD'e yönelik operasyonlarda bugüne kadar 463 kişinin tutuklandığı, yılbaşından bu yana da gözaltına alınan 863 şüpheliden 199'unun cezaevine gönderildiği açıklandı.

      

Türkiye'nin Koalisyon güçleri ile ortak hedef tespit çalışmalarının ardından farklı zaman dilimlerinde Suriye'nin kuzeyinde 4 ayrı hava harekatı düzenlendi. Düzenlenen hava harekatları sonucunda IŞİD'e ait silah mevzileri ve barınma alanları imha edildi. İlk alınan görüntülerde 44 IŞİD'li terörist öldürülürken çok sayıda IŞİD'li teröristin yaralandığı tespit edildi.

         

Geçen hafta Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Suriye'nin İdlib vilayetinde, Türkiye sınırına çok yakın bir noktada bulunan ve Suriyeli sivillerin barındığı Kamune Kampı'na yapılan saldırıdan infial duyulduğunu belirterek, saldırıyı kınadı.

Türkiye dışişleri bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Rusya başta olmak üzere Suriye yönetimini destekleyen ülkelerin tutumunu terk etmelerinin şart olduğu iddia ederek, "Suriye'de sivillerin doğrudan hedef alınarak gerçekleştirilen bu saldırıların son bulması gerektiğini bildirdi.

Geçen hafta İşgal rejimi İsrail'e, Türkiye'nin de onayıyla NATO merkezinde oda tahsis edildi.

Mavi Marmara olayı nedeniyle uzun süre ilişkilerde kriz yaşayan Türkiye ile İsrail arasında ilişkiler iyileşiyor. Türkiye'nin de onayıyla NATO’dan İsrail’e ‘oda jesti’ geldi. İsrail’e Brüksel’deki NATO karargahında daimi oda tahsisi yapıldı.

NATO’da tüm kararlar oy birliği ile alındığından, NATO üyesi Türkiye isteseydi, İsrail’in NATO heyetine karargah binasında daimi oda tahsisini bloke edebilirdi, ancakTürkiye NATO’daki vetosunu kullanmadı.

Geçtiğimiz hafta BBP Genel Başkanı Destici, Miraç Kandili dolayısıyla 4 günlük Mescidi Aksa'ya ziyaret için gittiği Kudüs'ten dönüşünde Tel Aviv Havaalanı'nda gözaltına alındı. Destici bir süre sonra serbest bırakılırken, BBP Genel Başkan Yardımcısı İlker Kayalıoğlu da gözaltına alındı. Bunun üzerine Destici, Kayalıkoğlu serbest bırakılmadan Tel Aviv'den ayrılmayacağını açıkladı.

Siyonist İsrail kaynaklarından edinilen bilgilere göre; Mustafa Destici ve ekibinin gözaltına alınmasını isteyen kurum, İsrail Askeri İstihbarat birimi. Mustafa Destici, İsrail Güvenlik soruşturması uygulamasına itiraz etti.

BBP lideri Mustafa Destici ve beraberindeki heyet, Miraç Kandili nedeniyle Mescid-i Aksa'yı ziyaret etmişti.

MİT TIR’ları haberi nedeniyle haklarında 35.5 yıl hapis cezası istenen Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül geçen hafta hakim karşısına çıktı.

Mahkeme heyeti kararı oybirliğiyle verdi. Kararda, sanıklar Can Dündar ve Erdem Gül’ün “Örgütle organik ilişkilerinin varlığının iddia edilmediğini, cebir ve şiddet kullanmadıklarının açık olduğunu, TIR’ları durduran ve yargılanmakta olan sanıklarla önceye dayalı veya eylem sırasında herhangi bir irtibat ve ilişkilerinin bulunmadığı” gerekçeleriyle “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek” suçundan beraatlerine karar verdi.

Heyet, “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgileri açıklamak” suçundan sanık Can Dündar'ı, önce 7 yıl hapis cezasına çarptırdı, sanığın geçmişi, sabıkasız oluşu ile cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alan heyet, Dündar’ın lehine cezasını 5 yıl 10 ay hapis cezasına indirdi.

Sanık Erdem Gül ise aynı suçtan ve aynı gerekçelerle önce 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı, Gül’ün bu cezası da yine sabıkasız oluşu nedeniyle 5 yıl hapis cezasına indirildi. Heyet, hükümle birlikte her iki sanık hakkındaki yurtdışına çıkış yasağını da kaldırdı.

  

Geçen hafta İran'ın Ankara elçisi Muhammed İbrahim Tahiriyan Ferd ile Türkiye Gümrük ve Ticaret Bakanlığı müsteşarı Cenab Başçı bir araya gelerek iki ülke arasındaki gümrük işbirliğinin geliştirilmesi ve mevcut engellerin bir an önce kaldırılması yollarını incelediler.

Geçen hafta Türkiye yetkilileri, Pakistanlı 25 mülteciyi kanunsuz girdikleri gerekçesiyle sınırdışı ettiler.

Türkiyeli yetkililer, sözkonusu kişilerin sınırdışı edildikten sonra uçakla Pakistan'a gönderildiklerini bildirdiler.

Pakistanlı sözkonusu mülteciler Türkiye sınır güçleri tarafından yakalandıktan sonra soruşturulmaları doğrultusunda gerekli resmi birimlere gönderildiler. Yapılan sorgulamaları ve araştırmalarının ardından, sözkonusu kişilerin sınırdışı edilmesine karar verilirken, Pakistan ise sözkonusu kişilerin geçerli pasaportlarının olduğunu bildirerek tepki gösterdi.

Bilindiği gibi Türkiye ve Avrupa Birliği arasında geçen aylarda imzalanan anlaşmaya göre Türkiye, mültecilerin Yunanistan üzerinden Avrupa'ya gitmelerinin önlenmesi konusunda çabalarını arttırmış bulunuyor.

     

Geçen hafta THY birinci çeyrekte kur farkı giderlerinin de etkisiyle 1.24 milyar lira zarar açıkladı. Şirket geçen yıl aynı dönemde 373 milyon lira net kâr elde etmişti.

THY'nin KAP'a bildirdiği finansal sonuçlarına göre, ilk çeyrek gelirleri ise yüzde 18 düşüşle 6.43 milyar lira olarak gerçekleşti. THY'nin internet sitesinde yer alan yatırımcı sunumuna göre ise şirket, ilk çeyrekte 306 milyon dolar tutarında finansal işlemler kaynaklı kur farkı gideri yazdı.

İlk çeyrekte jeopolitik riskler ve güvenlik sorunlarının Türkiye yönlü direkt trafiği olumsuz etkilediği belirtilen sunumda ayrıca güvenlik endişesi nedeniyle Uzak Doğu kaynaklı, Avrupa yönlü grup iptalleri yaşandığı belirtildi. 015