Mayıs 25, 2016 13:25 Europe/Istanbul

Geçtiğimiz hafta BM'nin 71 yıllık tarihinde ilk kez düzenlenen Dünya İnsani Zirvesi Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da başlarken zirveyle aynı zamanda İstanbul'da bir grup genç, emperyalizm aleyhinde protesto gösterisi düzenledi.

Devrimci gençler birliği tarafından organize edilen gösteride, batılı bazı emperyalist ülkelerin siyasetlerinin dünyada milyonlarca insanın evsiz barksız kalmasına neden olduğunu bildirdiler.

  

Bu arada BM Dünya İnsani Zirvesi'ne katılmak üzere Türkiye’de bulunan Angela Merkel, cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmeden önce Türkiye gelişmeleriyle ilgili açıklamada bulundu.

Merkel, pazar günü yayımlanan Frankfurter Allgemeine Sonntagszeitung’a (FAS) verdiği demeçte, Erdoğan ile görüşmesinde önemli tüm konuların gündeme geleceğini vurguladı. Türkiye’deki iç politik gelişmelerden endişe duyduğunu belirten Merkel, buna rağmen AB ile Türkiye arasında sığınmacılar konusunda varılan mutabakatın hayata geçirilmesi için çaba gösterileceğini kaydetti.

Geçen hafta Türkiye'yi yaklaşık 14 yıldır yöneten AK Parti'de Binali Yıldırım dönemi başladı. 2. Olağanüstü Büyük Kongre'ye tek aday olarak katılan Yıldırım, bin 405 delegenin oyuyla üçüncü genel başkan oldu.

AK Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nde Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Merkez Disiplin Kurulu ve Genel Merkez Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu üyelikleri için yapılan seçim de tamamlandı. Ankara Arena Spor Salonu'nda yapılan AK Parti 5. Olağan Büyük Kongresinde genel başkanlık için yapılan seçimin ardından, delegeler parti organlarında görev yapacak isimler için oy kullandı.

Bu arada Ak partinin önceki başkanı Ahmet Davutoğlu, veda konuşmasında "Yeni kongre benim arzu ettiğim bir şey değildi" dedi.

  

Konuyla ilgili Ak parti olağanüstü kongresinde Ak parti başkanlığına seçilmesinin ardından cumhurbaşkanlığı köşküne giden Binali Yıldırım, Erdoğan'la görüşmesi ardından Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan, Binali Yıldırım'ı yeni hükümeti kurmakla görevlendirdi.

Türkiye'de siyasi geleneğe göre hükümeti kurmakla görevlendirilen Binali Yıldırım'ın bir hafta içinde kabineyi sunması ve parlamentodan güven oyu alması gerekiyor.

Bu süre içinde Davutoğlu'nun müstafi hükümeti görevini sürdürecek.

Geçtiğimiz hafta Ak parti genel başkanı Binali Yıldırım, parti genel başkanlığına seçilmesinden sonra yaptığı açıklamada, parlamenter sistem yerine başkanlık sistemine geçilmesinin zaruri olduğunu ve bu konuda gösterecekleri çabanın öncelikli olduğunu söyledi.

Yıldırım açıklamasında ayrıca anayasada reformun zaruri olduğunu bildirirken, bu ülkenin cumhurbaşkanının milyonlarca seçmenin oyuyla seçildiğini ve bundan dolayı yönetim sistemindeki kuşkuların giderilmesine son verilmesi gerektiğini ve bu doğrultuda da yeni anayasada bu konuya yer verilmesi gerektiğini söyledi.

Yıldırım, açıklamasının devamında hükümetin öncelikli programları arasında terör aleyhinde devlet güçlerinin operasyonlarının sürmesi olduğunu belirterek, Türkiye'nin terörden temizleninceye kadar bu mücadelenin süreceğini söyledi.

  

Türkiye büyük millet meclisi geçen hafta çok yoğundu. Türkiye'de dokunulmazlık teklifi referanduma gerek kalmayacak çoğunlukla kabul edildi.

Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda ikinci tur oylamalar geçen hafta içerisinde yapıldı. Toplantı, CHP'liler ile Meclis Başkanı İsmail Kahraman arasındaki "laiklik" tartışması ile başladı. Tartışmanın büyümesinin ardından CHP'liler salonu terk etti. Tartışmalar sonrası dokunulmazlık teklifinin 1'inci maddesi oy kullanıldı. Resmi sonuçlara göre 373 kabul oyu verilerek, referandum aralığı aşıldı. Teklifin ikinci maddesi de 136 ret oyuna karşılık, 374 evet oyuyla kabul edildi. Teklifin tamamı da 376 oyla kabul edildi.

    

Geçen hafta HDP eşgenel başkanı Selahaddin Demirtaş, muhalif milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını içeren kanuna tepki gösterdi.

Demirtaş, Anayasa Mahkemesi'nden, bu kanunun yürürlüğe girmesinin durdurulmasını istedi ve Türkiye'de siyasi darbenin yapıldığını belirterek, milletvekillerinin buna karşı durmaları gerektiğini söyledi.

HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, HDP’li milletvekilleriyle birlikte dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliği teklifinin kabul edilmesinin ardından Meclis’te basın açıklaması yaptı. Figen Yüksekdağ bugün tarihsel bir gün yaşandığını belirterek halk iradesine bir ’darbe’ gerçekleştiğini dile getirdi.

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı, TBMM'de fezlekeleri bulunan milletvekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması için yapılan anayasa değişikliği önerisinin 374 oyla kabul edilmesini "Türkiye demokrasisinin kalitesini aşındırabilir" şeklinde yorumladı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Mark Toner yaptığı yazılı açıklamada, "ABD olarak, parlamentonun 100’den fazla milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasını sağlayacak ve dün kabul ettiği anayasa değişikliğinin, Türkiye genelinde konuşma özgürlüğü üzerinde olumsuz bir etkisi olacağından endişe ediyoruz" dedi.

Söz konusu anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayına gönderilmesinin beklendiğine değinen Toner, demokratik toplumlarda ortak ilkenin, herkesin yasalar önünde eşit olduğunu vurguladı.

  

Geçen hafta HDP'li bir kaynak, HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız ile Van Milletvekili Tuğba Hezer'in, dokunulmazlıkların kaldırılıp, gözaltına alınma ihtimaline karşı, dönmemek üzere Avrupa'ya geçtiğini söyledi.

Sarılyıldız hakkında Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanarak Adalet Bakanlığı'na, oradan da Meclis'e gönderilen fezlekede, "aracıyla silah taşıdığı" iddiasıyla dokunulmazlığının kaldırılması istenmişti.

  

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ geçen hafta Rasha Today kanalına verdiğe demeçte, Türkiye ordusunun ülkenin güneydoğusunda Kürt bölgelerine yönelik kapsamlı askeri operasyonlarını kınayarak, son yıllarda Türkiye yetkililerinin savaş yanlısı siyasetlerinin ülkenin ortamını askerileştirdiğini söyledi.

Yüksekdağ, Türkiye devletinin IŞİD terör örgütüne yönelik mali ve askeri desteğini de eleştirirken, Türkiye devletinin Irak ve Suriye halkına yönelik işlediği cinayetler karşısında ülke içindeki siyasilerin sessizliğinin de bu cinayetlere ortak olmak manasına geldiğini söyledi.

  

AB Komisyonu'nun Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu Üyesi, AB'nin Türkiye ile vardığı anlaşmanın mülteciler sorunu kontrol altına almayı başardığını söyledi.

Geçtiğimiz Cuma günü konuyla ilgili bir açıklamada bulunan AB Komisyonu'nun Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu Üyesi Dimitris Avramopulos, sığınmacılarla ilgili Ankara-Brüksel anlaşmasının hayata geçmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu anlaşmanın hayata geçmesinin sığınmacıların Avrupa'ya girişlerinin önünü aldığını bildirdi.

Dimitris Avramopulos, Türkiye ve AB'nin bu sorunun tamamen çözümlenmesine değin birlikte işbirliğinde bulunmaları gerektiğini söyledi,

Bilindiği üzere AB 17 mart 2016 tarihinde Türkiye'ye mali yardım yapılması kaydıyla sığınmacıların Avrupa topraklarına girişine engel olunması için Türkiye ile bir anlaşma imzalamıştı.

Konuyla ilgili Türkiye için kötü bir açıklama da İngiltere başbakanından geldi.

İngiliz ITV televizyonunda katıldığı programda konuşan İngiltere Başbakanı David Cameron, İngiltere’nin AB’den ayrılması için kampanya yürütenlerin İngiliz halkına "Türkiye’nin AB’ye girmesini engelleyemeyiz, o nedenle bizim çıkmamız için oy kullanın” çağrısı yaptığını ancak bunun gerçeği yansıtmadığını söyledi.

"Türkiye’nin AB’ye girmesi uzak bir ihtimal" ifadesini kullanan Cameron, "Bugünkü ilerleme hızıyla bunun gerçekleşme ihtimalinin belirmesi bile on yıllar alacaktır. O aşamada bile ‘hayır’ diyebilecek durumda olacağız” diye konuştu.

Türkiye'nin Kürtlerle ilgili siyasetleri, özgürlüğün olmaması, medyanın bastırılması, başta Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası kuruluşların başlıca eleştirdiği konular olmaktadır.

   

Geçen hafta yine Türk savaş uçakları Kandil'deki PKK hedeflerini vurdu. PKK'lıların etkisiz hale getirilmesi için başlatılan operasyonlar şehir merkezlerinde aralıksız devam ederken, TSK, teröristlere yönelik hava harekatı düzenledi.Türk Silahlı Kuvvetlerince Kandil bölgesine, F-16 ve F-14 savaş uçaklarıyla dün düzenlenen hava harekatında, Zap, Avaşin ve Basyan bölgelerinde teröristlere ait bölgede tespit edilen sığınak, ağaç altındaki barınma alanları ve silah mevzileri ateş altına alınarak imha edildi.

Geçen hafta Türkiye topçu birlikleri, Suriye topraklarından top mermisi atıldığı bahanesi ile, Suriye'nin Lazkiye bölgesine top atışları yaptı.

Haber kaynaklarının bildirdiğine göre, Suriye silahlı kuvvetlerinin Türkmen Dağı olarak anılan tekfirci terör çetelerinin mevzilerine yönelik operasyon devam ederken, saat 13:00 sıralarında atılan bir top mermisi Yayladağı'nın sınırdaki Aşağıpulluyazı Mahallesi'nin kırsalına düştü. Mahalle Muhtarı Mehmet Bulmaz, top mermisinin patlaması nedeniyle 2 evin camlarının kırıldığını belirterek, "Evin birine şarapnel parçaları isabet etmiş ve camları kırılmış. Diğer evde ise şarapnel parçaları yok ancak patlamanın basıncıyla bazı camları kırılmış. Çok şükür ölü ve yaralımız yok" dedi.

Bu gelişmenin ardından Türkiye topçu birlikleri Lazkiye kırsallarını top atışına tuttu.

Geçen hafta Gaziantep merkez ilçe Şehitkamil'e bağlı Övündük Mahallesi'ndeki bir bağ evini terör örgütü IŞİD üyelerinin hücre evi olarak kullandıklarına dair bilgiye ulaşan Jandarma ekipleri, sabah saat 05:00 sıralarında operasyon düzenledi.

Operasyonda yabancı uyruklu 9 terör örgütü üyesi gözaltına alındı. Jandarma ekipleri, hücre evinde yaptıkları aramalarda çok sayıda pasaport ve örgüte ait doküman ele geçirdi.

Şüpheliler sorgulanmak üzere jandarma karakoluna götürüldü.

Türkye medyası daha önce Çeçenler ve Uygurlardan bir grubun Rusya ve Çeçenistan'dan IŞİD'e katılmak üzere Türkiye'ye gittiklerini belirtmişti.

Bilindiği üzere Türkiye, Arabistan ve Katar Suriye krizinin başından itibaren Şam yönetimi muhalefeti ve teröristlere destek veriyorlar.

  

Geçen hafta Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu hakkında, partisinin Meclis Grup toplantısında kullandığı ifadeler nedeniyle 100 bin liralık manevi tazminat davası açtı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatları Hüseyin Aydın ve Tuğba Sağlam Eker'in Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde, Kılıçdaroğlu'nun, partisinin 17 Mayıs 2016'daki TBMM Grup toplantısındaki konuşmasında, Erdoğan'ın "şahsiyet haklarına saldırı kastıyla fevkalade ağır hakarette bulunduğu" ifade edildi.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasında, Erdoğan'ın onur ve saygınlığına yönelik ifadeler sarf ettiği belirtilen dilekçede, Kılıçdaroğlu'nun sözlerine yer verildi.017   015