Eylül 01, 2016 17:33 Europe/Istanbul

Geçen hafta Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, Tacik gençlerin bölgede radikal ve terörist örgütlere katılmalarında artış yaşanmasından kaygı duyduğunu açıkladı.

Tacikistan’ın Hatlan eyaletinde halkla görüşen Cumhurbaşkanı Rahman, bu bölgeden gençlerin radikal ve terörist örgütlere katılmalarından duyduğu kaygıyı dile getirerek, 2014 yılından beri şimdiye kadar bu bölgeden 516 kişinin yabancı ülkelerde yaşanan çatışmalarda yer aldıklarını tespit ettiklerini belirtti. Rahman ayrıca bölge gençleri arasında radikal ve terörist örgütlere karşı eğilimin arttığını belirterek, yetkililerden önleyici tedbirleri arttırmalarını istedi.

Tacik lider Rahman gençlerin radikal, ecnebi ve tehlikeli örgütlerin olumsuz etkilerine karşı koruma zaruretine işaretle gençlerin vatanseverlik duygularını geliştirme yönünde eğitim vermek gerektiğini ifade etti.

Raporlara göre şimdiye kadar üç bin kadar Tacik vatandaş IŞİD gibi tekfirci terör örgütlerine üye oldu ve bunlarldan 150 kadarı Irak ve Suriye’de yaşanan çatışmalarda öldü.

Geçen hafta Tacikistan parlamentosu, Cumhurbaşkanı Rahman’ın 12 bin mahkumu affetme önerisini düzenlenen kapalı oturumda onayladı. Öneri hakkında bir açıklama yapan Tacikistan başsavcısı Yusuf Rahman, öneride 22 madde yer aldığını, Tacik parlamenterler iki saat süren tartışmanın ardından öneriyi onayladıklarını ifade etti.

Tacikistan lideri İmamali Rahman 17 Ağustos’da ülkesinin 25. Bağımsızlık yıldönümü dolaysıyla af kanunu ile ilgili hazırlanan tasarıyı parlamentoya sundu. Af kanunundan ise 12 bin mahkumun yararlanabileceği belirtildi.

Tacikistan en son af kanunu Ekim 2014’te ve bu ülkenin anayasasının onaylandığı günün 23. Yıldönümü dolaysıyla Tacikistan parlamentosu tarafından onaylandı. Bu kanunda 10 bin mahkum ve ağır suç sanıkları yararlandı.

Tacikistan parlamentosunun onayladığı af kanunu üç ay boyunca uygulanacak.

Geçen hafta toplu güvenlik anlaşması kurumu sözcüsü Vladimir Zeyneddinov, bölgenin güvenliğini temin eden barış gücünün hazırlık seviyesini geliştirmek amacıyla  “sarsılmaz kardeşlik 2016 adı altında ortak askeri tatbikat düzenleneceğini açıkladı.

Sözcü Zeyneddinov, ortak tatbikatın 23 ila 27 Ağustos tarihleri arasında ve altı üye ülkeden bini aşkın subay, asker, polis ve aralarında uçak, zırhlı araç ve diğer askeri teçhizat bulunan toplam 500 askeri teçhizatın katılımı ile beyaz Rusya’nın Aboz Lesnavski askeri üssünde düzenleneceğini ifade etti.

Sözcü bu tatbikat Kazakistan, Kırgızistan, Rusya, Ermenistan, beyaz Rusya ve Tacikistan’ın savunma kurumları arasında teamülün önemli bir bölümü sayılacağını vurguladı. Zeyneddinov tatbikatın bir başka amacını da bölgede barış ve istikrarı sağlama yönünde toplu güvenlik anlaşması kurumuna bağlı barış gücünün barışçıl misyonunu yerine getirme bağlamında yeni yöntemleri denemek olduğunu kaydetti.

Toplu güvenlik anlaşması kurumu ilk kez BM güvenlik konseyinin yetkilerine kavuşuyor ve bölgede kritik şartlar durumunda BM ile birlikte hareket etmesi bekleniyor. bu programda toplu güvenlik anlaşması kurumu genel sekreteri Nikolay Bardioja, Rusya’nın NATO’daki daimi temsilcisi Aleksandır Gruşka, Sırbistan savunma bakanlığı temsilcisi D. Arsinoviç ve diğer bazı yetkililer katılıyor.

Toplu güvenlik anlaşması kurumu 1992 yılında ve Kazakistan, Kırgızistan, Rusya, Ermenistan, beyaz Rusya, Azerbaycan Cumhuriyeti, Gürcistan ve Tacikistan’ın katılımı ile kuruldu. Kurumun kuruluş amaçları ise, eski sovyetler birliği dağıldıktan sonra NATO ve ABD’nin bölgede nüfuzunu önlemek ve üye ülkelerin askeri ve siyasi kapasitelerini yüksek düzeyde tutmak şeklinde ifade ediliyor.

Geçen hafta Kırgızistan parlamentosunun eski parlamenteri Tursunbay Bakıroğlu, ülkesinin anayasasının değiştirilmesini şimdiki hükümetin sultacı politikası olarak değerlendirdi. Başkent Bişkek’te bir basın toplantısı düzenleyen Bakıroğlu, orta Asya ülkelerinde iktidarın el değiştirmesi ve devredilmesinde doğru kültürün bulunmadığını belirterek, hükümetin anayasa değişikliğini referanduma sunması da aslında kendi konumunu pekiştirmeyi amaçladığını ifade etti.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Elmasbeyk Atambayev’in sultacı politikalarına işaret eden Bakıroğlu, Atambayev Cumhurbaşkanı seçildiği ilk günlerde eski cumhurbaşkanlarının izlediği yöntemi eleştirdiğini ve onları siyasi ejderha şeklinde adlandırdığını fakat şimdi kendisi de eski cumhurbaşkanlarının izlediği yolu izlediğini kaydetti. Bakıroğlu, bu gerçe bir kez daha orta Asya ülkelerinde iktidarın barışçıl bir şekilde devredilme kültüründen yoksun olduğunu onayladığını ve Atambayev’in anayasayı değiştirmek ve başbakanın yetkilerini arttırmakla aslında cumhurbaşkanlığı dönemi sona erdikten sonra başbakanlık koltuğuna oturmak istediğini ortaya koyduğunu vurguladı.

Kırgızistan’ın eski parlamenterlerinden Bakıroğlu basın toplantısının devamında, Kırgızistan’da son siyasi süreçlere bakıldığında, bu süreçlerin her birinde Cumhurbaşkanı belirleyici rol ifa ettiği anlaşıldığını, oysa cumhurbaşkanının böyle bir hakkı bulunmadığını, örneğin şimdiye kadar hiç bir parlamenter ittifak cumhurbaşkanının katılımı olmaksızın şekillenmediğini ifade etti.

Kırgız politikacı Bakıroğlu, orta Asya ülkelerinde liderler hiç bir zaman anayasaya saygı duymadıklarını ve bu yasadan sadece kendi liderlik konumlarını sürdürmek için yararlandıklarını belirtti.

Bakıroğlu, Kırgızistan’da 2010 yılında gerçekleşenen renkli devrimden sonda benimsenen parlamenter sistem ülkesi için iyi bir seçenek olmadığını ve ancak AB ve ABD’nin baskıları sonucu kabul edildiğini kaydetti.

Kırgız politikacı Bakıroğlu basın toplantısında yaptığı açıklamanın devamında, 2010 yılında gerçekleşen renkli devrimden sonra onaylanan şimdiki anayasanın bir çok sorunu bulunduğunu, örneğin bu anayasada Kırgızistan’ın seküler bir devlet olduğu belirtildiğini, oysa bu ibare, Kırgızistan nüfusunun %90 kadarı müslüman olduğu için anayasadan çıkarılması gerektiğini kaydetti.

Bakıroğlu, anayasada değişiklik için referandum yapılmasına karşı olmadıklarını, fakat cumhurbaşkanlığı – parlamenter sisteme geri dönüş ve anayasada Kırgızistan’ın seküler olduğunu ifade eden ibarenin kaldırılması ve sayıları 60 kadar olan anayasanın Rusça ve Kırgızca kopyalarındaki hataların düzeltilmesi gerektiğini belirtti.

Kırgızistan’ın eski parlamenteri Bakıroğlu’nun bu açıklamaları, geçen ay Kırgız parlamentoda 120 milletvekillerinden 87’si Kırgızistan anayasasında yapılan değişikliklerin referanduma sunulmasını onayladığı halde gündeme geliyor.

İsviçre’de bir fakültenin araştırmalarının sonuçlarına göre, Kırgızistan para aklama işinde 149 arasında 60. Sırada yer aldı. Bazel fakültesi 149 ülke üzerinde yaptığı yıllık araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Raporda Kırgızistan 6.21 puanla para aklama riskinde 60. Sırada yer aldı. Bazel fakültesinin sıralamasında Rusya 6.22 puanla 58. Sırada yer alırken, Kazakistan 5.88 puanla 71. Ve Özbekistan 5.10 puanla 101. Sıraya yerleşti.

Bazel’in raporunda ise en üst sıraları Litvanya, Finlandiya ve Stonya işgal ederken, orta Asya’nın en zayıf ülkesi de Tacikistan oldu. Söz konusu raporun 2016 yılına ait bölümü geçen hafta Bazel tarafından yönetim alanı ile ilgili olarak yayımlandı. Rapora göre çoğu ülkenin durumu geçen seneye kıyasla iyileşme kaydederken, para aklama ile mücadelede uluslararası etkinliğin hala zayıf olduğu belirtildi.

Geçen hafta Türkmenistan Cumhurbaşkanı Kurban Kulu Berdi Muhammedov yargı kurumunda bazı üst düzey yetkilileri görevden aldı. Cumhurbaşkanı Berdi Muhammedov kabinede değişiklik yapmak ve Türkmenistan’ın karar mekanizmalarında etkili olan yetkililerin yerine değiştirmek amacıyla yargı kurumunda bazı üst düzey yetkilileri görevden azletti.

Türkmen lider Berdi Muhammedov , Aşkabat kentinin savcısı P. Ak Muhammedov’u başarısızlığı ve verilen görevleri yerine getirmekte müsamahakarlığı yüzünden görevden aldı. Berdi Muhammedov ayrıca ülkenin yargı kurumunun ideal bir şekilde gözetilmemesi yüzünden başsavıca Halliyev’i sert bir dille eleştirerek sitem etti.

Türkmenistan’da bu son değişiklikler, bundan yaklaşık bir ay önce Türkmenistan Cumhurbaşkanı 5 üst düzey yetkiliyi zayıf icraatları ve işlerinde göze çarpan kusurların yüzünden görevden aldığı bir sırada gerçekleşti.

Geçen hafta Türkmenistan milli güvenlik konseyi sekreteri Yaylım Berdiyev, Türkmenistan’ın bağımsızlığının 25. Yıldönümü ve bu ülkenin milli günü dolaysıyla silahlı kuvvetlerin başkent Aşkabat’ın merkezi meydanında askeri geçit töreni düzenleyeceğini açıkladı.

Savunma Bakanı ve TMGK sekreteri Berdiyev, Türkmenistan silahlı kuvvetlerinin askeri geçit töreni için geniş çaplı hazırlık çalışmaları devam ettiğini ifade etti.

Türkmenistan silahlı kuvvetlerinin iki ay son askeri geçit töreni, geçenlerde Hazar denizinde Hazar 2016 adlı askeri tatbikat düzenlendiği ve Türkmenistan silahlı kuvvetleri savunma gücünü sergilediği bir sırada gündeme geliyor.

Hazar 2016 askeri tatbikatı Türkmenistan karasularında ve savunma Bakanı ve TMGK üst düzey üyelerinin katılımı ile düzenlendi.

Geçen hafta Özbekistan içişleri Bakanı yardımcısı Tursan Palad Taşpoladov bu ülkenin 25. Bağımsızlık yıldönümü eşiğinde güvenlik tedbirlerinin arttırıldığını açıkladı. Taş Poladov, ülke genelinde huzur ve güvenliğin sağlanması için özel operasyonlar düzenleneceğini ifade etti. Özbek yetkili kamu düzenini korumak, yolların güvenliğini temin etmek, her türlü yangınla mücadele ve acil durumları önlemek, Taşkent yönetiminin üzerinde özenle durduğu tedbirler olduğunu vurguladı.

Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan eski sovyetler birliği dağıldıktan sonra 1 Eylül 1991’de bağımsızlığına kavuşan beş orta Asya cumhuriyetidir. Bu ülkeler her yıl bu günü bağımsızlık günü olarak kutluyor.

Geçen hafta Gürcistan istihbaratı Rusya’dan başkent Tiflis’in güneyine uzanan doğalgaz boru hattına yönelik saldırı planlayan yedi kişinin tutuklandığını duyurdu. Gürcistan istihbarat kurumu, Rusya’dan Ermenistan’a uzanan ve Tiflis’ingüneyinden geçen doğalgaz boru hattına bombalı saldırı düzenlemeye çalışan altı kişi gözaltına alındığını açıkladı. Yedinci sanık ise görevini ve yetkilerini kötüye kullamakla suçlanan bir polis subayı olduğu belirtildi.

Gürcistan Rusya’nın Ermenistan’a ihraç ettiği doğalgazın bir bölümünü iç ihtiyaçlarını karşılamak üzere satın alıyor. Gürcistan polisi geçenlerde de güvenlik güçleri Tiflis’in güneyinde ormanlık bir alanda patlayıcı maddelerin ve silahların saklandığı gizli bir depoyu ortaya çıkardıklarını açıklamıştı.

Geçen hafta Azerbaycan cumhuriyetinde muhalif politikacılardan Faik Emirov, Türkiye’de 15 Temmuz askeri darbeyle bağlantılı olduğu suçundan gözaltına alındı. Başkent Bakü’de bir mahkeme Emirov hakkında dini nefret suçundan üç aylık gözaltına alınma kararı aldı. Bakü polisi, Emirov’un Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişimimi tasarlamak ve uygulamakla suçlanan ve hali hazırda Amerika’da ikamet eden Fethullah Gülen’e ait bazı kitapları bulundurma suçundan gözaltına alındığını açıkladı.

Türkiye’de 15 Temmuz askeri darbe girişiminin ardından Azerbaycan Cumhuriyeti medya ve basın konseyi,  FETÖ’ya bağlı Zaman Azerbaycan gazetisi ve zaman.az sitesinin faaliyetlerini askıya almıştı.

Bakü yönetimi ayrıca Temmuz ayında Gülen’in bir konuşmasını yayınlamak isteyen bir özel TV kanalını da kışkırtıcı yayın yapmak ve Türkiye ile stratejik ilişkileri olumsuz yönde etkilemeye çalışmak suçundan kapatmıştı.

En son geçen 19 Ağustos’ta da Azerbaycan yetkilileri Fethullah Gülen’le bağlantılı oldukları zannedilen dört kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

Azerbaycan başsavcılığı dört sanığın bir cep telefonu operatoru için çalıştıklarını ve yetkilerini müşterilerine ait bilgileri başkalarına verme yönünde kullanma suçundan gözaltına alındıklarını açıkladı.015