Eylül 04, 2016 17:23 Europe/Istanbul

Geçen hafta bazı Batılı haber kaynakları Özbekistan’ın 78 yaşındaki Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un hastaneye kaldırıldığı haberini duyurduktan kısa bir süre sonra Özbek liderin öldüğü haberi yayımlandı.

Öte yandan Özbekistan yönetimi de bu ülkenin 25 yıldır iktidarın başında bulunan liderinin hastaneye kaldırması ile ilgili anormal bir bildiri yayımlayarak, Özbekistan Cumhurbaşkanı Kerimov’un sağlık durumu veya vefat ettiği ile ilgili spekülasyonları körükledi. Üstelik bu spekülasyonlar Özbekistan yönetiminin üst düzey yetkilileri ve Kerimov’un ailesinin sağlığı veya tedavi süreci hakkındaki sessizliği ile daha da tırmandı.

Bu arada Özbek liderin ileri yaşı yüzünden bu haberden hemen sonra Özbekistan’da ve bu ülke ile ilgilenen ülkelerde siyaset ve medya çevrelerinde uzun yıllar Özbekistan’da hüküm süren Kerimov’un yerine kimin geçeceği sorusu tartışılmaya başladı.

Sonunda Kırgızistan’da bir medya organı, Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un beyin enfarktüsü yüzünden vefat ettiğini duyurdu. Aslında Kerimov’un vefat ettiği haberi büyük kuvvet kazanmaya başlamıştı, fakat bunun yanında Kerimov’un ailesi ve Özbekistan yetkilileri Kerimov’un ölüm haberini şimdilik gizli tutarak bu ülkede güç dengelerini belirlemeye çalıştığı da konuşuluyordu. Yine Özbekistan’da bağımsızlık yıldönümü dolaysıya düzenlenen kutlama törenlerinin yakın olması, Kerimov’un ölüm haberinin ilan edilmesinin şimdilik ertelenmesinin bir başka sebebi olarak belirtildi. Fakat kısa bir süre sonra İslam Kerimov’un Özbekistan’ın bağımsızlık yıldönümü dolaysıyla bu ülkeni TV kanallarından yayımlanması Özbek vatandaşları sürpriz etti. Yayımlanan haberde sadece Özbek lider Kerimov’un kutlama mesajı okundu ve sağlık durumu hakkında hiç bir açıklama yapılmadı.

Kerimov’un ölüm haberi ilk kez Furkane ve Regnum adlı iki Rusça yayımlanan medya organı tarafından gündeme getirildi.

Ancak geçen gün beyin enfarktüsü yüzünden hastaneye kaldırılan ve hatta ölümü ile ilgili çelişkili haberler çıkan Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un küçük kızı Lale Kerimova, facebook sayfasında babası İslam Kerimov’un hayatta olduğunu ve sağlık durumu de her geçen gün biraz daha iyiye gittiğini yazdı.

Bu arada Kerimov’un geçirdiği beyin enfarktüsünün şiddeti bilinmediği ve bundan önce Kerimov’un tedavisi ile ilgili ve hastalığının mazisini iyi bilen bazı hekimlerin Taşkent’e geldiği açıklandı.

Gözlemciler ise Özbek lider Kerimov’un hastaneye kaldırılma olayı bağımsızlık kutlamalarının arifesinde olmasaydı Taşkent yönetimi asla Özbek liderin hastalığını doğrulamaktan kaçınacağını, ancak şimdi Kerimov’un bağımsızlık kutlamalarına katılması mümkün olmadığı için mecburen Özbek liderin hastalığını doğruladığını belirtiyor.

Özbekistan halk hareketi lideri ve Kerimov’un siyasi muhaliflerinden biri olan Muhammed Salih, hareketin sitesinde yayımladığı bir açıklamada, Özbekistan Cumhurbaşkanı Kerimov’un 26 Ağustos tarihinde Rio olimpiyat oyunlarının kahramanları dolaysıyla düzenlenen törende beyin enfarktüsü geçirdiğini belirtti.

Geçen hafta Türkmenistan Cumhurbaşkanı Kurban Kulu Berdi Muhammedov Almanya’yı ziyaret etti. Berdi Muhammedov, Almanya Başbakanı Angela Merkel’le görüşmesinde siyasi ve iktisadi çeşitli meselelerin yanı sıra iktisadi ve ticari işbirliği, enerji, yeni teknolojiler, ulaştırma ve transit, AB ve Avrupalı kurumlarla teamül ve Türkmenistan’da insan hakları durumu gibi konuları masaya yatırdı.

İkili görüşmenin sonunda Almanya ve Türkmenistan liderleri düzenledikleri ortak basın toplantısında ikili müzakereleri müspet ve yapıcı niteledi.

Türkmen lider Berdi Muhammedov, Aşkabat ile AB arasında enerji alanında işbirliği ile ilgili bir soruya verdiği cevapta, Türkmen doğalgazını Hazar denizi tabanından ve Azerbaycan Cumhuriyeti ve Türkiye toprakları üzerinden Avrupa topraklarına taşıyacak Trans Hazar doğalgaz boru hattının inşaatı her zaman gündemlerinde yer aldığını belirtti.

Türkmen lider Berdi Muhammedov ayrıca ülkesinde insan haklarına uyulması konusunda kendisine yöneltilen bir soruya verdiği cevapta, Türkmenistan’da hiç kimseni hakkı çiğnenmediğini ve Türkmenistan anayasasında insan haklarının özel yeri bulunduğunu kaydetti.

Geçen hafta ayrıca Türkmenistan Cumhurbaşkanı Berdi Muhammedov’un talimatı üzerine bu ülkenin UAEK’unda daimi temsilciliği açıldı ve Aşkabat’ın bu kurumda daimi temsilcisi açıklandı.

Türkmen lider Berdi Muhammedov, Aşkabat’ın Viyana büyükelçisi Silabberdi Nurberdiyev’i şimdiki mevkiini korumakla beraber Türkmenistan’ın UAEK daimi temsilciliğine atadı.

Türkmenistan’ın UAEK daimi temsilciliği, Türkmenistan geçen yılın yaz aylarının sonlarına doğru oy çoğunluğu ile onaylanan bir kararname ile bu kurumun üyeliğine kabul edildiği bir sırada açıldı.

UAEK’un üye ülkeler, Türkmenistan’ın orta Asya bölgesinde nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ile ilgili ilkelere bağlı bir devlet olduğunu belirtiyor. Bir süre önce UAEK genel müdürü Yokio Amano da Türkmenistan Cumhurbaşkanı Berdi Muhammedov’la görüşmesinde, Aşkabat yönetiminin talebi üzerin Türkmenistan Eylül 2015’te UAEK yönetimi kurulu üyesi olacağını belirtmişti.

Türkmenistan 2005 yılında NPT anlaşmasını ve ek protokolünü imzalayarak UAEK ile işbirliğine başlamıştı. Türkmenistan’ın hiç bir nükleer faaliyet bulunmuyor ve Aşkabat’ın üst düzey yetkilileri şimdiye kadar bir çok kez İran’ın barışçıl nükleer programını desteklediğini belirtmiş bulunuyor.

Geçen hafta Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-i Sani üst düzey siyasi bir heyet başkanlığında Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ı ziyaret etti.

Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-i Sani Aşkabat’ta Türkmenistan Cumhurbaşkanı Kurban Kulu Berdi Muhammedov’la görüşmesinde iki ülkenin tüm alanlarda ilişkilerinin geliştirilmesini istediklerini belirtti.

Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-i Sani görüşmede Türkmen lidere, Doha yönetimi Aşkabat yönetimi ile tüm alanlarda ilişkilerini ve işbirliğini geliştirmekte kararlı olduğunu ifade etti. Katarlı Bakan ayrıca ülkesi dost ve kardeş ülke Türkmenistan’ın çok yönlü ilerlemesini istediğini ve Aşkabat ile ilişkilerin Doha yönetimi için özel önem arz ettiğini vurguladı.

Görüşmede Türkmen lider Berdi Muhammedov da Aşkabat yönetimi Katar ile ikili ilişkilerini geliştirmeye özel önem verdiğini ve Doha ile tüm alanlarda ilişkilerini geliştirmek istediklerini kaydetti.

Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-i Sani ve beraberindeki üst düzey siyasi heyetin Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ı ziyareti sırasında iki ülkenin siyasi, iktisadi, ticari, kültürel ve insani alanlarda işbirliğini geliştirme yolları ele alınırken, iki ülke liderleri arasında imzalanan belgelerin uygulanmasında son durum da Katarlı Bakanla Türkmen liderin görüşmesinde ele alındığı belirtildi.

Katar Dışişleri Bakanı’nın Aşkabat ziyareti, bundan altı ay önce Katar emirinin Türkmenistan Cumhurbaşkanı Berdi Muhammedov’un daveti üzerine Aşkabat’ı ziyareti  sırasında iki ülke arasında on işbirliği belgesi imzalandığı bir sıra gerçekleşti. Bu belgelerde yatırım, nakliyat ve kara ve hava transiti, kültür, spor, eğitim, turizm gibi alanlarda işbirliği öngörülürken bir de ortak bir bildiri imzalandı.

Geçen hafta Kazakistan enerji bakanlığı nükleer enerjiyi gözetleme ve denetleme komisyonu dünyanın ilk düşük düzeyde zenginleştirilmiş uranyum bankasının Kazakistan’da inşaatına başlandığını açıkladı.

Kazakistan enerji bakanlığından Timur Jentikin konu ile ilgili yaptığı açıklamada, bu bankanın inşaatı için ilk adımlar atılmaya başladığını belirtti. Bu bankanın inşaatı için 600 metrekarelik bir alan belirlendiğini kaydeden Jentikin, projenin bedeli iki milyon dolar olduğunu ve UAEK tarafından karşılanacağını kaydetti.

Geçen yılın Mayıs ayında Kazakistan yönetimi düşük düzeyde zenginleştirilmiş uranyum bankasının bu ülkenin topraklarında inşa edilmesi ile ilgili anlaşmayı UAEK ile imzaladı. Bu banka UAEK’un üye ülkelere, nükleer enerjiden barışçıl amaçlı yararlanma çerçevesinde düşük düzeyde zenginleştirilmiş uranyum ihtiyacını ticari piyasalardan karşılayamadıkları takdirde bu bankadan temin etmelerine imkan sağlıyor.

Kazakistan’ın zenginleştirilmiş uranyum bankası bu ülkenin kuzeydoğsunda, Uskamin Gursk kentinde inşa ediliyor.

Astana yönetimi bu kararı ile barışçıl nükleer enerji alanında uluslararası işbirliğini geliştirmeyi ve nükleer silahların yayılması ve terör faaliyetlerinin tehlikesinin azalması yönünde adım atmak istiyor.

Geçen hafta Kazakistan Cumhurbaşkanı Nus Sultan Nazarbayev bu ülkenin alt ve üst meclislerinin milletvekilleri ile düzenlediği ortak oturumda Astana yönetimine yönelik terör tehditleri gerçeğe dönüştüğünü açıkladı. Dünyada hiç bir devlet terör saldırılarının tehdidinden uzak olduğu söylenemeyeceğini belirten Kazak lider Nazarbayev, Kazakistan hali hazırda gerçek terör ve radikalizm tehdidi ile karşı karşıya geldiğini ifade etti. Nazarbayev ayrıca Aktobe ve Almatı eyaletlerinde bir kaç ay önce gerçekleşen terör saldırılarında milli muhafız alanından bazı subaylar, bazı polis memurları ve masum sivillerin katledildiğini kaydetti. Kazak lider ülkesi gelişmekte olan terör saldırıları ve radikalizmle mücadeleye devam edeceğini vurguladı

Geçen hafta Moskova’da çıkan bir yangında 15 Kırgız vatandaşın hayatını kaybetmesinin ardından Kırgızistan’da üç gün genel yas ilan edildi. Moskova itfaiye teşkilatı sözcüsünün belirttiğine göre yangın sırasında 17 kişi bir odada mahsur kaldı ve itfaiye ekipleri bu insanları kurtarmak miçin binanın duvarını yıktı. Konu ile ilgili haberde yangında hayatını kaybedenlerin boğulma yüzünden öldükleri belirtildi.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Elmas Beyk Atambayev ise Bişkek yönetiminden Kırgız vatandaşların Moskova yangınında hayatını kaybetmelerinin takipçisi olmalarını ve haklarının savunmasını istedi.

Geçen hafta Çin’in Bişkek büyükelçiliği önünde yaşanan bir patlama olayı Kırgızistan cumhuriyetinin bir başka önemli gelişmesiydi. Olay terör saldırısı olarak açıklandı.

Konu ile ilgili bir basın toplantısı düzenleyen Kırgızistan Başbakan yardımcısı, Çin büyükelçiliğindeki patlama bir intihar eylemcisi tarafından gerçekleştirildiğini olayda bir kişi hayatını kaybettiğini ve bir kaç kişini de yaralandığını belirtti. Kırgız yetkili, teröristlerin Mitsubishi marka bir araçla büyükelçilik binasına yaklaştıklaklarını ve aracı elçilik binasına yakın bir yerde infilak ettirdiklerini kaydetti.

Bu olay, Kırgızistan milli güvenlik komisyonu geçtiğimiz günlerde Bişkek’te faaliyet yürüten bazı teröristlerin patlayıcı maddeleri ve silahları ile birlikte yakaladığı bir sırada gündeme geliyor.

Gerçekte başta Kırgızistan olmak üzere orta Asya cumhuriyetlerinden çok sayıda vatandaşın IŞİD gibi terör örgütlerine katılması ve daha sonra ülkelerine geri dönmesi, bu ülkelerde huzursuzlukların tırmanmasına yol açtığı anlaşılıyor.

Ve son olarak geçen hafta Azerbaycan cumhuriyetinde İslam partisi lideri Dr. Muhsin Semedov hapishanede açlık grevine başladı. Azeri muhalif lider Dr. Semedov, ülkesinde anayasa referandumunu protesto etmek amacıyla açlık grevine başladı. Dr. Semedov’un avukatı Yalçın İmanov İslam’ın Sesi haber sitesine yaptığı açıklamada bu konuya işaretle Dr. Semedov’un anayasa referandumuna ve Hac Tali Bakırov ve arkadaşlarının işkence edilmesine itiraz etmek amacıyla geçen Pazartesi günü açlık grevine başladığını belirtti.

İslam partisinin hapisteki lideri Dr. Semedov bu bağlamda Azerbaycan Cumhuriyeti halkına hitaben yayımladığı mesajda, bugün mevcut şartlara itiraz etmek hepimizin ilahi ve tarihi görevi olduğunu, referaduma itiraz edilmemesinden rahatsızlık duyduğunu, çünkü sakin ve itirazsız bir referandumun yapılması Azerbaycan milletinin son milli onurunun ellerinden alınması anlamına geldiğini ve zulme karşı sessiz kalmanın zulümden daha beter olduğunu bilmelerini istediğini kaydetti.

Semedov’un avukatı İmanov ayrıca Dr. Semedov’un bu kararına sebebiyet veren konu, Azerbaycan müslümanları birliği hareketinden Hac Bakırov ve arkadaşlarının illegal işkencesine itiraz etmek olduğunu vurguladı.015