Türkiye Gündemi
Geçen hafta Türkiye içişleri bakanı Efkan Ala görevinden istifa etti.
İstifa eden İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın yerine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu getirildi.
Efkan Ala'nın istifasını, Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yaptığı görüşmenin ardından yaptığı basın toplantısında açıkladı. Süleyman soylu'nun İçişleri Bakanlığı görevine gelmesinin ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na, Mehmet Müezzinoğlu getirildi.
Türkiye'de Binali Yıldırım Kabinesindeki sürpriz revizyonun ardından İçişleri Bakanlığı'nda devir teslim töreni yapıldı. Görevinden istifa eden Efkan Ala, koltuğunu Süleyman Soylu'ya devretti
Türkiye İçişleri'ndeki tören öncesi Çalışma Bakanlığı'nda da devir teslim yapıldı. Süleyman Soylu, koltuğunu Mehmet Müezzinoğlu'na devretti. Kulislerde Ala'nın Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından görevden alındığı konuşulurken, 17-25 Aralık sürecinden bu yana 'FETÖ' ile mücadelede aktif tavır alan ve darbe gecesi de Ankara'da sokağa çıkarak, TRT Genel Müdürlüğü başta darbecilere karşı duran Soylu'nun bu performansına da dikkat çekiliyor.
Türkiye'de 15 Eylül'deki başarısız darbeyle ilgili geçtiğimiz hafta yürütülen soruşturmalar çerçevesinde binlerce kişinin işine son verildi.
Resmi Gazete'de yer alan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca, devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve kamu kurumlarındaki çok sayıda kişi, kamudaki görevlerinden çıkarıldı.
15 Temmuz darbe girişimi sonrası Gülen grubuyla irtibatlı olmaktan dolayı, kamudan çıkarılanlar arasında 7 bin 669 emniyet, 323 jandarma ve 2 Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli ve 24 merkez valisi de bulunuyor.
Geçen hafta Türkiye başbakanı Binali Yıldırım, Fethullah Gülen terör örgütü üyelerinin, tüm kamu vesaire kurumlardan temizlendiği gibi, PKK'nın de temizleneceğini vurguladı. Diyarbakır'da bazı medeni teşekküllerin temsilcileri ile görüşmesinde bu açıklamayı yapan başbakan Yıldırım, Ankara yönetimi 15 Temmuz başarısız darbe girişiminden sonra tüm devlet erkanlarını, firmaları, eğitim kurumlarını, sağlık merkezleri, dernekleri, vakıfları ve sendikaları, FETÖ teröristlerinden temizlediğini, şimdi sıra PKK terör örgütüne geldiğini kaydetti.
Ayrıca Türkiye başbakanı, ülkesinin terörizmle mücadele alanında yeni bir yol haritası hazırlamakta olduğunu bildirdi.
Türkiye ordusu geçen hafta yayımladığı bildiride, Türk savaş uçaklarının Kuzey Irak'ta Matina ve Harkuk bölgelerinde PKK'ye ait 12 sığınağı hedef aldığını açıkladı. açıklamada, PKK'nin muhtemel kayıpları hakkında daha fazla detaya değinilmedi.
Türkiye savaş uçakları geçen yılın yaz aylarından beri ve iki yıl aradan sonra, yeniden PKK mevzilerini vurma bahanesi ile kuzey Irak topraklarına hava operasyonları düzenliyor.
Ankara yönetimi "PKK terör örgütünü ve teröristlerini yurt içinde ve dışında tamamen yok edinceye dek bu tür operasyonlara devam edeceğini" belirtiyor.
Geçen hafta Aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekillerinin de bulunduğu 50 kişi, Abdullah Öcalan ile görüşme talebiyle süresiz – dönüşümsüz açlık grevine başladı.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Diyarbakır İl Başkanlığı’nda başlayan açlık grevi Türkçe ve Kürtçe okunan basın açıklamasının ardından başladı.
31 Ağustos tarihinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan, aralarında HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da bulunduğu bir grup ile açlık grevinin duyurusunu yapan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Başkanı Hatip Dicle, eyleme HDP, DBP, HDK ve Özgür Kadın Kongresi’nden (KJA) siyasetçilerin katılacağını duyurmuştu. Güvenlik güçlerinin binayı ablukaya aldığı bildirilirken, DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, yaptığı açıklamada, 15 Temmuz darbe girişiminde İmralı’ya bir grup asker tarafından operasyon yapıldığının kesin olduğunu, Öcalan’ın sağlık durumu hakkında endişe duyduklarını belirtti.
Bültenimize G-20 zirvesine dair gelişmelerle devam ediyoruz.
Geçen hafta Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20'ye ev sahipliği yapan Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping (Xi Jinping) ile görüştü.
Erdoğan ile Şi Cinping görüşmesinde ikili ilişkilerin yanı sıra G20 gündemi ele alındı. Görüşmenin ardından liderler, iki ülkenin heyetleri arasındaki toplantılara başkanlık etti. Erdoğan ve Şi Cinping'in nezaretinde iki ülke arasında enerji, nükleer güvenlik, bitki sağlığı ve kalite kontrol garantisi, alanlarında 3 ayrı anlaşma imzalandı.
G20 Liderler Zirvesi için Çin Halk Cumhuriyeti'ne giden Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin bir araya geldi.
Erdoğan ve Putin görüşmesinde, Suriye krizi ve iki ülke arasında iktisadi alanda işbirlikler masaya yatırıldı.
Putin, görüşmede 'Biz Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesini memnuniyetle karşıladık ve Türkiye'nin terörizm ve tehditlerle mücadele sürecinde yaşadığı sıkıntıyı da anlıyoruz'' dedi.
Erdoğan, görüşmede terörizmle mücadelenin Çin'deki oturumda ele alınabileceğini belirterek, terörizm konusunda bütün ülkelerin işbirliği yapmasına vurgu yaptı.
CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz hafta İstanbul'da haber kanallarının yöneticileriyle bir araya geldi. CHP'nin TSK'nın Crablus'a yönelik operasyonuna destek verdiğini ancak Türk askerinin Suriye topraklarında kalmaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, Suriye toprak bütünlüğünün korunmasının büyük bir önem taşıdığını ve Türkiye'nin bu operasyonla kendi güvenliğini garanti altına almak istediğini söyledi.
Öte yandan Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'nin kuzeyinde, Amerika ve Rusya'nın işbirliğiyle bir güvenli bölge oluşturulmasını istedi.
Erdoğan, Suriye topraklarının 45 km. içlerinde ve 95 km. genişliğinde bir alanın Türkiye ordusu tarafından DAİŞ teröristlerinden temizlendiğini iddia ederek, Amerika ve Rusya'nın güvenlik işbirlikleriyle Suriyeli mültecilerin bu bölgede kalmaları için iskan çalışmalarının yapılabileceği ifadelerini öne sürdü.
Erdoğan, iddiasının devamında Türkiye ordusunun Suriye'nin kuzey topraklarındaki operasyonlarının Suriye'nin toprak bütünlüğünün çiğnenmesi anlamında olmadığını belirterek, Ankara'nın DAİŞ saldırılarını defetmek ve teröristlerin Türkiye topraklarına girmesini önlemek için bu operasyonların gerçekleştiğini söyledi.
Erdoğan daha önce yaptığı bir açıklamada, Ankara'nın, Suriye'nin kuzeyinde güvenli bir bölgenin oluşturulması için dünyanın güçlü devletlerini bu konuda ikna etmeye çalıştıklarını bildirmişti.
Geçen hafta İstanbul ve Tahran belediyeleri arasında işbirliğinin geliştirilmesi yolları, İran'ın İstanbul başkonsolosunun İstanbul belediye başkanı ile görüşmesinde ele alındı.
İran'ın İstanbul başkonsolosu Muhsin Murtezaifer, İstanbul'daki görevinin sona ermesi münasebetiyle İstanbul büyükşehir belediye başkanı Kadir Topbaş'la görüşmesinde; 'İstanbul belediyesi ile İran başkonsolosluğunun işbirliğinin, iki ülke arasında çeşitli alanlarda işbirliğinin gelişmesine vesile olacağını söyledi.
İran'ın İstanbul başkonsolosu Türkiye'deki başarısız darbe girişimini kınarken, İran'ın üst düzey yetkililerinin Türkiye halkı ve hükümetine desteğinin, karşılıklı stratejinin önemini gösterdiğini söyledi.
İstanbul büyükşehir belediye başkanı Kadir Topbaş da, iki ülkenin çeşitli alanlarda işbirliği düzeyinin devam edeceğini söyledi.
Kadir Topbaş, Tahran belediye başkanının davetine binaen Tahran'ı ziyaret edeceğini de belirterek, bu ziyaretin ikili ilişkilerin güçlenmesine vesile olacağını söyledi.
Geçen hafta Avusturya dışişleri bakanı, Türkiye ile müzakerelere derhal son verilmesini istedi. Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz bakanlar kurulu oturumu ardından yaptığı açıklamada Türkiye ile ilişkiler meselesine değinerek, Türkiye ile AB arasında devam eden üyelik görüşmelerinin iptal edilmesi gerektiğini bildirdi.Türkiye ile müzakerelerde yeni başlıkların açılmasına da değinen Kurz, kendisinin buna bir türlü inanamadığını, çünkü bunun AB için büyük bir hata olabileceğini, türkiye ile müzakerelerde her yeni bir kararın oylamayı gerektirdiğini söyledi.
Konuyla ilgili Türkiye Dışişleri Bakan Çavuşoğlu, hükümetin Avrupa Birliği sürecinin tamamlanması konusunda Türkiye halkı tarafından baskı altında olduğunu söyledi. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Terör örgütünün liderleri AB kurumları tarafından karşılanırken, AB terörle mücadele etmek için başkalarını ikna edemez." dedi. Çavuşoğlu, AB’nin üye devletlerin tek başına yapamayacağı şeyler başardığına dikkat çekerek, AB’nin küresel siyaset ve ekonomide global bir aktöre dönüştüğüne vurgu yaptı. Avrupalı liderlerin, birbirlerini ve üçüncü dünya ülkelerini eşit olarak görmeye ihtiyaçları olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, artık kimsenin kimseden ders dinlemek istemediğini ifade etti. 015