Ekim 12, 2016 12:16 Europe/Istanbul

İslamî İran insanı insan yapan ve İslam’ın ve dinin bekasını güvence altına alan Muharrem ayına girdiği şu sıralarda baştan başa yasa büründü.

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Aşura olayının yıldönümüne yaklaşıldığı şu sıralarda twitter sayfasında Aşura kıyamı hakikatle zorbalığa ve fedakarlıkla zulme galip gelmenin tarihi ve ebedi şahidi olduğunu belirtti.

Dışişleri Bakanı Zarif ayrıca Hindistan bağımsızlıının lideri Mahatma Gandi’nin İmam Hüseyin –s– hakkında söylediklerini içeren bir görüntüyü paylaştı. Görüntüde yer alan cümlede Gandi şöyle diyor: Ben Hüseyin’den mazlumiyetle beraber nasıl zafer kazanacağımı öğrendim.

Nizamın maslahatını belirleme kurum stratejik etüt merkezi Başkanı Dr. Ali Ekber Velayeti de sosyal paylaşım sitelerinden instagram sayfasında Muharrem ayı dolaysıyla şu notu paylaştı:

Bu nurani günler Aşura’nın büyük değerlerinden ders almak için bir fırsattır. Bu değerlerin üzerinde düşünmek gerekir. Bu değerlerin arasında dini koruma ve kollama, Allah yolunda direnme, direniş, fedakarlık ve ahde vefa gibi değerlerin mutlaka gözetilmesi gerekir.

Geçen hafta Cumhurbaşkanı Ruhani güneydoğu Asya bölgesine düzenlediği ziyaretinin ilk ayağında Çarşamba günü Vietnam’ın başkenti Hanoy’a geldi. Üst düzey siyasi ve iktisadi bir heyet başkanlığında bu tura çıkan Cumhurbaşkanı Ruhani Hanoy’da Vietnam Cumhurbaşkanı Tran Dai Quang tarafından resmi törenle karşılandıktan sonra hemen ikili müzakerelere başladı.

İki Cumhurbaşkanı ve üst düzey heyetler arasında gerçekleşen ikili müzakerelerin ardından İran ve Vietnam heyetleri arasında bazı işbirliği belgeleri imzalandı.

İran ve Vietnam arasında imzalanan ilk belge hizmet pasaportlarına veya özel pasaportlara sahip olan vatandaşlara karşılıklı olarak vize uygulamasının kaldırılmasıyla ilgiliydi. Bu belge iki ülkenin Dışişleri Bakanları tarafından imzalandı.

İran İBT bakanlığı ile Vietnam İBT bakanlığı ise ikili işbirliği bağlamında iki ülke arasındaki ikinci işbirliği belgesini imzalayan bakanlıklardı.

Cumhurbaşkanı Ruhani Vietnam’ın başkenti Hanoy’da iki ülkenin üst düzey heyetleri arasında gerçekleşen oturumda İran ve Vietnam karma ekonomik komisyonunun 8. Oturumunda imzalanan belgelerin bir an önce uygulanması gerektiğini vurguladı. Ruhani ayrıca Tahran yönetimi 9. Oturuma ev sahipliği yapmaya da hazır olduğunu ifade etti.

Vietnam Cumhurbaşkanı Tran Dai Quang da Ruhani ile birlikte katıldığı ortak basın toplantısında ülkesi İran İslam Cumhuriyeti ile tüm alanlarda işbirliğini geliştirmek istediğini belirtti.

İran ve Vietnam 1973 yılında diplomatik ilişkilerine başladı ve o günden beri iki ülkenin üst düzey yetkilileri arasında siyasi ve iktisadi istişareler gerçekleşti.

Batılı zorba güçlerin tecavüzlerine karşı mücadele gibi ortak değerleri paylaşan İran ve Vietnam arasında ikili ilişkileri geliştirmek için uygun zeminler bulunuyor. Nitekim bu fırsatların Bercam nükleer anlaşması yürürlüğe girmesi ve bazı yaptırımların kaldırılmasından sonra da iki ülke arasındaki ilişkilerin önünde yeni ufukları açtığı gözleniyor.

İran ve Vietnam bağlansızlar hareketi gibi uluslararası kurum ve kuruluşlarda çok iyi işbirliği yapıyor ve bu işbirliğinin geliştirilmesi gerekiyor. İki ülkenin terörle mücadele konusunda da istişarelerini arttırmalarının ortak hedeflere hizmet edeceği anlaşılıyor.

Cumhurbaşkanı Ruhani güneydoğu Asya turunun devamında Vietnam’dan Malezya’nın başkenti Kualalampur’a geçti ve daha sonra da geçen Cumartesi günü Malezya’daki temaslarını tamamlayarak Tayland’ın başkenti Bangkok’a gitti.

Cumhurbaşkanı Ruhani Kualalampur’da Malezyalı üst düzey yetkililerle iktisadi alanlar ve sanayi ve teknolojik konular başta olmak üzere çeşitli alanlarda ikili ilişkileri geliştirmeyi görüştü.

Ruhani Malezya Başkanı ile bölge ve İslam dünyasının önemli meseleleri ele aldı.

Cumhurbaşkanı Ruhani, İran ve Malezya arasında imzalanan bankacılık alanıyla ilgili anlaşmaların uygulanacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ruhani Malezya ziyareti sırasında bu ülkede yaşayan İranlı vatandaşlarla bir araya geldi.Ruhani İranlı vatandaşlara sorumluluklarını hatırlatarak İran’ın kapasitelerini Malezya’ya ve Malezya’nın kapasitelerini de İran milletine tanıtmaları gerektiğini kaydetti.Bercam nükleer anlaşmasından oluşan olumlu atmosfere temas eden Ruhani, İran ve Malezya arasında imzalanan bankacılık alanıyla ilgili anlaşmaların uygulanacağını vurguladı.

Ruhani Malezya temaslarını tamamladıktan sonra Cumartesi günü Tayland’ın başkenti Bangkok’a geçti.

Cumhurbaşkanı Ruhani, Tahran ve Kualalampur ikili ticaret hacmini iki kata çıkarmakta kararlı olduklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ruhani Malezya Meclis Başkanı Pandikar Emin’le görüşmesinde, Tahran ve Kualalampur ikili ticaret hacmini yaptırımlardan önceki dönemin seviyesine ve iki kata çıkarmakta kararlı olduklarını belirtti.Ruhani, bunun için iki ülkenin parlamentolarını desteği bu sürece ivme kazandıracağını vurguladı.

Görüşmede Malezya Meclis Başkanı Emin de iki ülke liderlerinin ortak işbirliği yolunda adım atmalarından ötürü teşekkür etti.

Emin, Tahran ve Kualalampur ilişkilerinin gelişmesinde hiç bir engel bulunmadığını ve bankacılık alanında işbirliği ikili ilişkilerin gelişme sürecine katkı sağlayacağını ifade etti.

Geçen hafta İran’ın BM temsilcisi Golam Ali Hoşru, Bercam nükleer anlaşmasında bazı tarafların sözünü tutmaması gibi durumların tarafsız bir şekilde BM genel sekreterinin raporlarına yansıması gerektiğini belirtti.

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un yıllık raporu ile ilgili düzenlenen genel kurul oturumunda konuşan Hoşru, genel sekreter raporunda Bercam nükleer anlaşmasını tarihî bir kazanım ve uluslararası camianın İran ile ilişkilerinde bir dönüm noktası nitelediğini belirtti.

Hoşru, İran’ın nükleer anlaşmaya tam olarak bağlı kalması ve karşı taraftan bazı ülkelerin bu anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine getirmemeleri de rapora açık bir şekilde yansıtılması gerektiğini vurguladı.

Hoşru ayrıca nükleer silahsızlanma uluslararası camianın en önemli önceliği olmasına karşın bu durumla ilgili şartların hüsrana neden olduğunu beyan etti. Nükleer silahı bulunan ülkelerin nükleer silahsızlanmaya yönelik yükümlülüklerini sürekli çiğnediklerini belirten Hoşru, bu ülkenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nükleer silahsızlanmanın gerçekleşmesini engellendiğini, oysa bu silahların tamamen yok edilmesi, kullanılmamalarının tek güvencesi olduğunu vurguladı.

Geçen hafta Batılı çevreler bir kez daha İran’da insan hakları durumu ile ilgili asılsız iddiaları İran’a karşı propaganda malzemesi yaptı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi geçen hafta Çarşamba günü BM genel sekreteri Ban Ki Moon’un İran’da insan hakları ile ilgili raporuna gösterdiği tepkide, bu tür raporların temelden ve mahiyet itibarı ile sorunlu raporlar olduğunu ve bu yüzden her türlü itibar ve geçerlilikten de yoksun sayıldıklarını belirtti.

Sözcü Kasımi, BM genel sekreterinin raporunda göze çarpan en temel sorun, raporun tamamen siyasi saikli, haksız ve zalimane bir kararnameye dayanarak ve özel hedefler doğrultusunda hazırlanmış olmasından ibaret olduğunu kaydetti.

BM genel sekreteri Ban Ki Moon BM genel kuruluna sunduğu en yeni raporunda İran’da insan hakları durumu hakkında uyarıda bulunmuştu. Moon raporda İran’da son yıllarda insan hakları durumu daha da kötüye gittiğini iddia etti. BM genel sekreterinin 19 sayfalık raporunda genel sekreterin İran’da idam cezalarının sayısının artması ve gerekçesiz tutuklamalar ve adil olmayan mahkemeler ve tutuklulara işkence gibi iddialardan kaygı duyduğu ileri sürüldü. Raporda ayrıca İran’da sığınmacıların durumu ve zorunlu sürgün edildikleri iddiaları da kaygı verici nitelendirildi.

BM genel sekreterinin raporunda gündeme gelen bu bayat iddialar bir kez daha İran karşıtı insan hakları iddiaları hala İranofobia projesi çerçevesinde ve İran’ın imajını uluslararası arenada zedeleme yönünde bir malzeme olarak kullanılmaya devam ettiğini ortaya koydu. Nitekim bu rapor da tam bu doğrultuda ve böyle bir eğilimle hazırlandığı anlaşıldı.

Buna göre Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Tahran yönetiminin İslam’ın ilerici ilkeleri ve İran anayasasına dayanarak ve bazı ülkelerin siyasi oyunları ve entrikalarına kapılmadan kendi vatandaşlarının insan haklarını geliştirmeye kararlılık devam ettiğini belirtti. Sözcü Kasımi, BM genel sekreterinin raporu İran’da insan hakları durumundan adil olmayan tek yanlı ve yanış bir tablo sergilediğini ve böylece tarafsız ve insaflı ve gerçeklere dayanarak bir değerlendirmede bulunma fırsatını yitirdiğini vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kasımi tepkisinin devamında Avrupa parlamentosu dış ilişkiler komisyonunda “AB’nin nükleer anlaşmadan sonra İran’a yönelik stratejisi” başlıklı stratejik belgenin onaylanmasına gösterdiği tepkide, belgede bazı müspet noktaların yer almasına karşın bazı bölümleri de gerçek dışı ve İran karşıtı çevrelerin propagandalarının etkisi altında hazırlandığı anlaşıldığını kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kasımi, bu belge tavsiye niteliğinde olduğunu, ama buna karşın daha gerçekçi ve geleceğe dönük bakışla hazırlanması daha uygun olacağını belirtti. Sözcü Kasımi Avrupa parlamentosu üyeleri ve özellikle bu parlamentonun dış ilişkiler komisyonu üyelerinde bu tür konulara daha gerçekçi bir gözle bakmalarını ve İran karşıtı çevrelerin propagandaları ve telkinlerinden kaçınmaları ve yanlış konularla ilgilenmemelerini beklediklerini ifade etti.

Avrupa parlamentosu dış ilişkiler komisyonunda onaylanan “AB’nin nükleer anlaşmadan sonra İran’a yönelik stratejisi” başlıklı stratejik belgenin içinde İran gerçekleri ile asla bağdaşmayan bazı konular yer alıyor. İnsan hakları ekseninde olan bu konular gerçekte İran karşıtı çevrelerin propagandalarının sonucudur.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kasımi açıklamasının devamında eğer yakında İran ve AB arasında insan hakları ekseninde müzakere edilecekse bu tür tutumların soru işareti uyandıran ve asla yapıcı olmayan ve insan hakları diyaloğuna katkı sağlamayan durumlar olduğunu ve İran tarafından içişlerine karışma şeklinde algılanmasına yol açacağını vurguladı.

Ve son olarak geçen hafta İslam inkılabı muhafızlar ordusu deniz kuvvetleri Çarşamba günü yayımladığı bildiride Suud rejiminin Fars körfezinde düzenlediği askeri tatbikata tepki gösterdi.

İslam inkılabı muhafızlar ordusu deniz kuvvetleri Donanması Arabistan’ın kışkırtıcı askeri tatbikatına katılan tüm savaş gemilerini İran karasularına yaklaşma konusunda uyardı.

İslam inkılabı muhafızlar ordusu deniz kuvvetleri Donanması yayımladığı bildiride, bu tatbikatı esas itibarı ile bölgede gerginliği tırmandırma amaçlı algıladıklarını ve bu yüzden hiç savaş gemisinin İran karasularından geçmeye veya yakınlaşmaya hakkı olmadığını vurguladı.

Bildiride, İslam inkılabı muhafızlar ordusu deniz kuvvetleri Donanması Fars Körfezi’nde huzuru bozacak en ufak harekete anında ve uygun tepki vereceği uyarısında da bulunuldu.015