Ekim 28, 2016 20:24 Europe/Istanbul

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei geçen hafta Çarşamba günü ülkenin seçkin ve bilge öğrencilerini kabulünde bilimsel hareketin hızının kesilmemesi ve bilimsel geri kalmışlığının telafi edilmesi ve bilimsel araştırmalara özel özen gösterilmesi ve seçkin bilge gençleri ve yetenekleri destekleme zarureti bağlamında önemli beyanatta bulundu.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei konuşmasının bir bölümünde küreselleşme konusuna ve Amerikalıların ve Avrupalıların İran’a dünya ailesine katılma yönündeki tavsiyelerine işaret ederek Batılı tarafın dünya camiasına katılmaya karşı çıkmak, dış ilişkilere karşı çıkma anlamına gelmediğini bu muhalefet aslında kürüsel güçlerin İran ekonomisine, politikasına ve güvenliğine dayatma kültürüne karşı direnme anlamına geldiğini belirtti.

AB’nin İran’ın büyük imkanlarına ve kapasitelerine işaret ettiği son bildirisine de değinen İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei, İran’ın kalkınma imkanları ve insani ve doğal kaynakları hakkında söylenen bu sözler propaganda amaçlı olmadığını, bunlar Batılıların da bizzat itiraf ettikleri gerçekler olduğunu ifade etti.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei konuşmasının devamında Amerikalıların mutlaka bu denli geniş imkanlara ve kapasitelere sahip olan ve İslam temeline dayanılarak yönetilen bir İran ile mücadele edecekleri açıkça ortada olduğunu belirtti. Ayetullah Hamanei konuşmasını şöyle sürdürdü: Amerikalı bir yetkilinin İran’ın direnişe destek verdiği için yaptırımların devam ettiği ile ilgili sözleri aslında Amerika’ya karşı kötümserliğimizin gerçeğdir.

Nizamın önde gelen yetkilileri seçkin gençlere özel özen göstermelerinin sebebi, İslamî nizamın karşısında duran büyük hedefler olduğunu kaydeden İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei  İran İslam Cumhuriyeti gelişmiş, güçlü ve modern bir ülkeye dönüşmesi ve İslamî yeni medeniyetin bayraktarı olması gerektiğini vurguladı.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei konuşmasının bir başka bölümünde de Amerika yönetiminin uygulamalarına ve maneviyat ve ahlaktan uzak davranışlarına ve ahlaksızlıklarına işaretle başkanlık seçimlerinde iki aday arasında gündeme gelen çirkin sözlerin Amerika’da güç odaklarında maneviyat ve imana yer olmadığını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Ayetullah Hamanei, nitekim önümüzdeki haftalarda Amerika başkanlık seçimlerinin bu iki adayından biri, dünyada en büyük güce ve servete ve nükleer silahlara ve en büyük medya organlarına sahip olan bir ülkenin Başkanı olacağını kaydetti.

Geçen hafta İslamî şura meclisi milletvekilleri İran devleti ve melletinin uluslararası mahkemelerde Amerika ile ilgili hak arama davası açma talebini kabul etti. Bu karar geçen Salı günü meclis genel kurul oturumunda alında oturumda 182 milletvekili “Dostluk, iktisadi ilişkileri ve konsolosluk hakları” anlaşması adlı anlaşmanın maddelerine bağlı kalmadığının araştırılması ve yargıya taşınması ile ilgili yasa tasarısına olumlu oy verdi.

“Dostluk, iktisadi ilişkileri ve konsolosluk hakları” anlaşması 1955 yılında İran ve Amerika arasında imzalandı ve halen de gerçi bir anlaşmadır. Anlaşma Tahran’a Washington aleyhinde dava açma yetkisi tanıyor. Anlaşmanın uluslararası mahkemelerde anlaşmazlıkları çözümlemekle ilgili olan 21. Maddesinin ikinci fıkrasında şöyle deniliyor:

Taraflar arasında anlaşmanın uygulanması veya yorumlanması ile ilgili olan ve diplomasi yoluyla tatmin edici bir şekilde çözümlenemeyen her türlü anlaşmazlık, taraflar başka türlü barışçıl yollardan çözümlenmesi üzerinde uzlaşmadıkça, uluslararası mahkemelerde gündeme getirilebilir.

İran İslam Cumhuriyeti Amerikan savaş gemisinin Fars körfezi semalarında İran’a ait bir yolcu uçağını düşürmesi olayında bu anlaşmaya istinat ederek Amerika’yı uluslararası mahkemelerde yargıladı. 1992 yılında ve Amerika’nın Fars körfezinde petrol platformlarına saldırmasının ardından İran yine aynı anlaşmaya istinat ederek Amerika aleyhinde dava açtı.

Bir süre önce Amerika yönetimi 1983 yılında Lübnan’da terörle savaş sırasında öldürülen amerikAmerikalı piyadelerinin ailelerine tazminat ödemek bahanesi ile İran’ın mal varlığından iki milyar dolara el koydu. Oysa bu paraların bulunduğu hesaplar İran merkez bankasına aittir ve Amerikan yasalarına göre İran merkez bankasının hesapları İran’ın milli mal varlığı sayılır ve Amerika yönetiminin bu hesapları bloke etmeye hakkı yoktur.

Geçen hafta 6. Velayet fedaileri hava tatbikatı İran hava kuvvetlerince gerçekleştirildi. F-14 ve Mig-29 savaş uçakları, 6. Velayet Fedaileri hava savunmaları tatbikatı sırasında elektronik savaş operasyonunu başarılı bir şekilde tamamladı. Tatbikatın ikinci gününde gerçekleşen operasyonda savaş uçakları farazi düşmanın radar sistemlerini aksatmayı başardı.

Tatbikat sözcüsü, F-14 savaş uçakları ayrıca operasyon sırasında gerçek savaş sahnesini hava operasyonu çerçevesinde başarılı bir şekilde gerçekleştirdiklerini vurguladı.

İran yapımı Saika savaş uçakları 6. Velayet Fedaileri hava tatbikatı çerçevesinde farazi hedefleri başarılı bir şekilde bombardıman etti.

Saika savaş uçakları operasyonda 500 pound ağırlığında bombaları farazi düşmana ait hedeflerin üzerine yağdırdı.

Tatbikatın üçüncü ve son gününde F-5 ve Mig-29 ve Saika avcı uçaklarının keşif operasyonundan sonra Suho-24 bombardıman uçakları nokta vuruşa yapan füzeleri ile tespit edilen hedefleri imha etti.

Operasyona F-4 bombardıman uçakları ile geliştirilen roketleri ile karadaki hedefleri başarılı bir şekilde yok etti.

6. Velayet Fedaileri hava tatbikatının sonunda tatbikat hakkında açıklama yapan tatbikatın Sözcüsü General Mesut Ruzhoş, tatbikat sırasında uygulanan operasyonlarda hava kuvvetlerinin son yıllarda sunduğu eğitimlerin sonuçları değerlendirildiğini belirtti.

General Ruzhoş, tatbikatta hava kuvvetlerine bağlı savaş uçaklarının bakım ve onarım yeteneği de en iyi şekilde kendini gösterdiğini kaydetti.

General Ruzhoş ayrıca, tatbikatta kullanılan İran yapımı füzelerin ve güdümlü bombaların komutanlardan tam not aldığını ifade etti.

Geçen hafta 9. Uluslararası İslamî uyanış forumu zirvesi Irak’ın başkenti Bağdat’ta çalışmalarına başladı.

İslamî Uyanış Forumu Genel Sekreteri Ali Ekber Velayeti, Bağdat’ta düzenlenen 9. İslamî Uyanış Yüksek Konseyi oturumunun açılış töreninde bir konuşma yaptı.

Velayeti, İslamî uyanış dalgasının yükselmesi ve İslamî Uyanış Forumu’nun İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin tedbiri ve inisiyatifi ile kurulmasının üzerinden beş yıl geçtiği bir sırada muhaliflerin bu büyük dalganın yükselişini engelleyemediklerini belirtti.

Velayeti şimdi ise Irak ve Suriye’de Şii ve Sünni halkların cihat ruhuna kavuştuklarını ve her iki millet iki ülkenin orduları ile omuz omuza tekfirci teröristleri yok etmek için ortak bir cephe kurduklarını ve büyük zaferler elde ettiklerini vurguladı.

İslamî Uyanış Forumu Genel Sekreteri Ali Ekber Velayeti konuşmasında, Irak milleti ve devleti Batılı devletlerin komploları sonucu yaşanan krizleri geride bırakarak geçtiğimiz günlerde Musul’u kurtarma operasyonunu başlattığını belirterek, bu operasyon ve Irak ordusu ve halk güçlerinin tefkirci IŞİD terör örgütü ile savaşı, çağdaş tarihin en barbar ve en gerici terör örgütünün sonunu getirebilecleğini vurguladı.

Velayeti ayrıca mazlum Yemen milletinin Suud rejimine bağlı savaş uçaklarının aralıksız bombardımanları altında can verdiğini, oysa insan hakları havarileri olan uluslararası sahtekar kurum ve kuruluşların mutlak sessizliğe büründüklerini kaydetti.

İslamî Uyanış Forumu Genel Sekreteri Ali Ekber Velayeti konuşmasının bir başka bölümünde mazlum ve inkılapçı Bahreyn milleti de meşru ve gasp edilen haklarını geri almak için barışçıl mücadelesini sürdürdüğünü belirtti.

Velayeti, Filistin milleti de hala cani ve işgalci siyonistlere karşı direnişini sürdürdüğünü, bugün Filistin milletinin çektiği musibet 60 yılı aşkın bir süre bu mazlum millete reva görülen ihanetlerin sonucu olduunu ifade etti.

9. Uluslararası İslamî uyanış forumu zirvesi diğer konuşmacıların konuşmaları ile devam etti.

Geçen hafta uluslararası Suriye zirvesi İran, Rusya, ABD, Türkiye, Arabistan, Irak, Mısır ve Katar Dışişleri Bakanlarının katılımı ile İsviçre’nin Lozan kentinde düzenlendi.

Rusya’nın BM temsilcisi Vitali Çurkin, Lozan’da Suriye krizi hakkında düzenlenmesi planlanan zirvenin amacını, El-Nusra teröristlerini inzivaya itmek şeklinde açıkladı. Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Suriye krizini ele almak üzere düzenlenen Lozan zirvesine katılmadan önce Rus mevkidaşı Sergei Lavrov ile görüştü.

İki Bakan Suriye’de son gelişmeleri ve Lozan zirvesinin gündemini ele aldı.

Suriye yönetimi Lozan zirvesinde ateşkes anlaşması ihtimali üzerinde iyi bir konsensüs sağlandığını açıkladı.

Zirve 4.5 saat görüşmenin ardından sona erdi.Dışişleri Bakanı Yardımcısı Hüseyin Cabiri Ensari oturumdan sonra yaptığı açıklamada, Suriye krizine taraf olan esas aktörlerin arasında istişarelerin devam edeceğini belirtti.

İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani de Çek Cumhuriyeti senato Başkanı ile Tahran’da görüşmesi sırasında yaptığı açıklamada, İran ta baştan Suriye krizinin diplomatik yollardan çözümlenmesine inandığını, fakat küresel güçler ve bölgesel müttefikleri krizin müzakere yolu ile çözümlenmesine inanmadıklarını, bundan önceki müzakerelerin ve Lozan zirvesinin başarısızlığının sebebi de bu inançsızlıktan kaynakladığını vurguladı.

Geçen hafta İran kabinesi bazı değişikliklere sahne oldu.

Cumhurbaşkanı Ruhani’nin Gençlik ve Spor Bakanı’nın istifa etmesinden sonra İslami Kültür ve İrşad Bakanı ve daha sonra da milli eğitim bakanı istifa etti. Gençlik ve Spor Bakanı Mahmut Guderzi istifa ettikten sonra, İslamî Kültür ve İrşad Bakanı Ali Cenneti ve ardından milli eğitim Bakanı Ali Asger Fani istifasını sundu.

Ali Cenneti’nin istifa edeceği bir kaç gün önceden beri konuşuluyordu.

Ruhani kabinesinde istifa eden Milli Eğitim, İslamî Kültür ve İrşad ve ayrıca Gençlik ve Spor Bakanlarının yerine Bakan vekilleri atandı.

Milli Eğitim bakanlığına eski Bakan Ali Asger Fani’nin istifasının ardından Seyyid Muhammed Bathai, istifa eden İslamî Kültür ve İrşad Bakanı Ali Cenneti’nin yerine Seyyid Abbas Salihi ve istifa eden Gençlik ve Spor Bakanı Mahmut Guderzi yerine de Nasrullah Seccadi atandı.

Cumhurbaşkanı Ruhani ayrıca istifa eden bakanlara  kabinede değişiklik yapmak üzere istifa etmeyi kabul etmelerine teşekkür etti.

Geçen hafta Venezüella Cumhurbaşkanı Nikolas Madoro Ortadoğu bölgesine düzenlediği ve Arabistan, İran, Katar ve Azerbaycan cumhuriyetini kapsayan ziyaretine başladı. Madoro’nun ziyaretinin amacı başta petrol fiyatları olmak üzere enerji piyasalarının durumunu ele almak şeklinde açıklandı.

Başta Venezüella olmak üzere latin Amerika ile ilişkileri geliştirmek, İran’ın dış politika önceliklerinden biridir. İran ve latin Amerika ülkeleri küresel istikbarla mücadele ve inkılapçı mazisinden başka, iktisadi ilişkileri geliştirmeyi de amaç edinmesi, ikili ilişkileri geliştirme sebeplerinden sayılır.

İran ve latin Amerika ülkeleri bu çerçevede son otuz küsur yılda ilişkilerini köklü bir şekilde geliştirmeye çalışmış ve bu doğrultuda iktisadi, siyasi ve kültürel ilişkilerini geliştirmeyi ön planda tutmuştur.

Ancak Madoro’nun şimdiki şartlarda bölgeyi ziyaret etmesinin önemi özellikle petrol fiyatlarında yaşanan sorunla ilgili olduğu söylenebilir.

Ve son olarak geçen hafta Tahran, Fildişi sahili Dışişleri Bakanı Abdullah Maberi’yi ağırladı.

Cumhurbaşkanı Ruhani, Fildişi Sahili' Dışişleri Bakanı Abdullah Maberi ile görüşmesinde iki ülkenin ikili işbirliğini geliştirmek için büyük kapasitelere sahip olduklarını belirtti.

Ruhani, İran Fildişi Sahili’ne baraj, yol, santral inşaatı ve diğer altyapı projelerinde yardımcı olmaya hazır olduğunu vurguladı.

İran terörden çok çektiğini kaydeden Ruhani, terörle mücadele eden ülkelere her türlü yardımda bulunmaya hazır olduklarını ifade etti.

Gröüşmede Maberi de İran’ın ülkesine verdiği desteklerden ötürü teşekkür etti ve İran ile başta ekonomi olmak üzere tüm alanlarda işbirliğini geliştirmek istediklerini kaydetti.015