Türkiye Gündemi
Geçen hafta ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, Ortadoğu ve Avrupa turu kapsamında Türk yetkililerle görüşmek üzere Ankara'ya gitti.
Carter Ankara'ya gittikten sonra önce Türkiye Savunma Bakanı Fikri Işık ve ardından Başbakan Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kapalı kapılar arkasında son bölgesel gelişmeleri ve Ankara ile Bağdat hattındaki gerilim ve tanisyonu masaya yatırdı.
ABD Savunma Bakanı, Ankara yolunda gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye yönetimine Irak konusunda mesajlar verdi.
Bu bağlamda Ashton yaptığı açıklamada, bütün komşu ülkelerin Irak'ın egemenliğine "önemli bir ilke" olarak saygı göstermesi gerektiğini vurguladı.
Öte yandan ABD Savunma Bakanı Ashton Carter'ı TBMM'yi ziyaret edeceğini öğrenen bir grup Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi, Çankaya Kapı önünde toplandı. Ellerinde 'Mehmetçiğin katili ülkemizden defolsun', 'Gençlik vatan savunmasında' pankartları ve Türk bayrağı bulunan gençler burada açıklama yapmak istedi. Ancak emniyet güçleri önlem alarak herhangi bir açıklama yapılmasına izin vermeyeceklerini, dağılmalarını aksi halde müdahalede bulunacaklarını söyledi. Çok sayıda çevik kuvvet polisinin önlem aldığı Çankaya Kapısı önünde TGB'liler bir süre 'Mehmetçiğin katili Amerika', 'Katil Carter Türkiye'den defol', 'Gençlik vatan savunmasında', 'Tam katil ABD, ülkemizden defol', sloganları attı
Geçen hafta Uluslararası İstanbul Hukuk Kongresi'nde konuşan Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak'ın Musul kentini IŞİD'den almak için düzenlenen operasyon hakkında "Ya nasıl girmeyeyim? 350 kilometre sınırım var benim. Alakası olmayanlar giriyor. Neymiş Bağdat onlara 'gel' demiş. Arzu ederlerse Misak-ı Milli'yi okurlar. Operasyonda da, masada da olacağız" ifadelerini kullandı.
Musul'la ilgili duyarsız kalmalarının imkansız olduğunu söyleyen Türkiye Cumhurbaşkanı, kimsenin Başika'dan çıkmalarını beklememeleri gerektiğini ifade etti
Konuyla ilgili HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Musul'la ilgili sözlerini anımsatarak, "Sen 'Musul'da sahada da masada da olacağız' derken ikisini de kaybettiğini itiraf etmeye korkuyorsun aslında" dedi.
Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Musul'da bir savaş yaşandığını ve bunun bilgisayar oyunu olmadığına işaretle, Türkiye'nin, çevresinde olanlarla ilgili politikalar üretmesi ve söz söylemesi gereken bir ülke olduğuna dikkat çekti.
Demirtaş ortalığın ateşe döndüğü ortamda Türkiye'nin konuşmasının doğal olduğunu, ancak hükümetin 14 yıldır sürdürdüğü dış politikanın yanlış olduğunu ifade etti.
Geçen hafta Türiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault, Ankara'da baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Musul operasyonuyla ilgili açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu, bölgede yapılan atışlarla 17 IŞİD'linin öldürüldüğünü ifade ederek, Türkiye'ye 4 tane F-16 jetimiz de koalisyonun içinde yer aldığını ifade etti.
Çavuşoğlu, Suriye ve Irak konusunda Türkiye ve Fransa'nın görüş birliği içinde olduğunu vurgulayarak, "Bölgemizdeki gelişmeler konusunda Fransa ile yakın iş birliği ve görüş birliği içindeyiz. Özellikle Suriye konusu, Halep'te ateşkes, siyasi çözüm, Esad konusunda ve Irak konusunda gerçekten bölgenin gerçeklerini en iyi bilen iki ülke olarak görüşlerimiz tamamen örtüşüyor." ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz hafta Türk Hava Yolları, Necef, Süleymaniye ve Basra seferlerinin geçici olarak durduğunu açıklarken Erbil ve Bağdat'a seferlerin sürdüğünü açıkladı.
Türk Hava Yolları'nın bu seferleri neden durdurduğu konusunda açıklama yapmadı.
Geçen hafta Türkiye'de FETÖ'cü askerlerin 15 Temmuz gecesi kalkıştıkları darbe girişiminden bu yana devam eden soruşturmalar kapsamında, FETÖ üyesi olduğu tespit edilen asker, emniyet personeli, hakim-savcı, üniversite personeli, mülki idari amiri ile bakanlık personelleri başta olmak üzere kamu çalışanlarına yönelik peş peşe operasyon yapıldı. Operasyonlar sonucu FETÖ'ye ağır darbe vurulurken, 81 il başsavcılıklarının yürüttüğü soruşturmaların bilançosu ortaya çıktı.
Son verilere göre, hakkında işlem yapılan kişi sayısının 82 bin 231 olduğu öğrenildi. Soruşturmalar kapsamında tutuklanan şüpheli sayısı ise 35 bin 839.
Öte yandan, şüpheli sayısı arttıkça firari FETÖ'cülerin sayısının da arttığı görüldü. Buna göre, yapılan operasyonlarda adreslerinde bulunamayan ve hakkında yakalama çıkarılan şüpheli sayısı 3 bin 909. Firari sayısının dağılımına bakıldığında ise bunlardan 287'sinin yargı mensubu, 89'unun asker, 205'inin emniyet mensubu, 6'sının mülki idari amiri, 3222'sinin ise diğer şüpheliler olduğu belirlendi.
Geçen hafta Iğdır Üniversitesi'nde başlatılan FETÖ soruşturması kapsamında mahkemeye sevk edilen 15 kişiden 9'u tutuklandı.
Cumhuriyet başsavcılığının talimatı ile FETÖ/PDY ile bağlantılı oldukları iddia edilen Iğdır Üniversitesi'nde görevli akademisyen ve memurlara yönelik operasyonda 58 kişi gözaltına alındı.
Öte yandan Türkiye'de ana muhalefet partisi CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti hükümetinin 15 Temmuz darbe girişimi için zemin sağlama konusunda rolünün olup olmadığı konusunda araştırma yapılmasını istedi.
Hükümetin Gülenciler'in ordu içinde 15 Temmuz darbe girişimi için zemin sağlayabileceğine temas eden Kılıçdaroğlu, yargıdan, bu darbe girişiminin ardındaki siyasi niyeti araştırmasını istedi.
Kılıçdaroğlu ayrıca yaklaşık bir milyon kişinin kurban gitmesine mal olan 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından hükümetin aşırı şekilde uyguladığı sınırlamalar ve kısıtlamaları eleştirdi.
Geçen hafta Türkiye Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, başkanlık sistemiyle ilgili düzenlemenin Ocak ayında Meclis'te görüşülebileceğini ve Nisan'da da referanduma götürülebileceğini söyledi.
NTV canlı yayınında soruları cevaplayan Yazıcı, 12-15 maddeyi içeren bir teklifle başkanlık sisteminin hayata geçirilebileceğini belirtti.
Türkiye başbakanı Binali Yıldırım, geçen hafta içerisinde yaptığı açıklamada, başkanlık sistemine geçişi öngören bir anayasa değişikliği paketinin kısa sürede TBMM'ye getirileceğini söylemişti.
Bilindiği gibi Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de parlamento sistemini başkanlık sistemine geçirmek isterken bu yöndeki çabalar tepkilere de neden oluyor ve bazı çevreler bundan dolayı Erdoğan'ı, 'diktatörlükle' eleştiriyorlar.
Geçen hafta Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani ile İstanbul'da bir araya geldi.
Görüşme, Huber Köşkü'nde basına kapalı gerçekleştirildi, görüşmenin ayrıntılarıyla ilgili açıklama yapılmadı.
Türkiye basını ise görüşmede, tarafların, Irak, Suriye buhranları ve enerji konusunu görüşmüş olabileceklerini yazdı.
Bilindiği gibi Türkiye ve Katar son yıllarda siyasi, iktisadi olmak üzere çok değişik alanlarda ilişkilerini gözalıcı şekilde geliştirmiş durumdalar.
Geçen hafta Türkiye ana muhalefet partisi CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'nın Riyad ile ilişkilerinin güçlendirilmesi ve geliştirilmesinin Türkiye'nin ulusal güvenliği için tehlikeli olduğunu belirtti.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada, Ankara ve Riyad'ın birçok iç ve dış politika meseleleri konusundaki yakın ve karmaşık ilişkileri hakkında uyarıda bulunarak, Suudi rejimin Suriye ve Irak'taki etnikçi politika ve planlarının olumsuz sonuçlarının ortada olduğunu vurguladı.
Kılıçdaroğlu, Türkiye'deki devlet aygıtlarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtı isimlerin geniş şekilde temizlenmesine işaretle, Erdoğan'ın tehlikeli ve otoriter politikasıyla Türkiye'yi Suudi Arabistan'laştırmaya çalıştığını kaydetti.
Geçen hafta Türkiye başbakanı Binali Yıldırım, AK Parti'nin Afyonkarahisar kampının kapanışında yaptığı konuşmada Gülen grubu, PKK ve başkanlık sistemi hakkında net mesajlar verdi.
Yıldırım, FETÖ ile mücadele konusunda, TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'na bilgi veren eski Genelkurmay Başkanı emekli Org. Hilmi Özkök'ün "2004 yılında uyardık" açıklamalarına sert tepki göstererek, "Bizim için kırmızı çizgi terör faaliyetinin başladığı gündür, o da 17 Aralık'tır. Durup dururken cemaatlerin üzerine gidip, 'Siz bir şeyler yapıyorsunuz, biz anlamıyoruz ama sizin defterinizi düreriz'. Bunu mu söyleyelim? İnsanları öldürmedikçe, eline silah almadıkça terör örgütü muamelesi göremez" dedi.
Türkiye'nin terör gündemiyle esir alınmasına artık müsaade etmeyeceklerini belirten Yıldırım, ''Zora gelince, dara gelince konuşalım, görüşelim, çözüm gibi lafları etmeye başlıyorlar. Çözüm mözüm yok. Çözüm milletledir. Terör ortadan kalkıncaya kadar konuşacak hiçbir şeyimiz yok.'' dedi.
Geçen hafta Türkiye güvenlik tehditlerinin ardından çok yönlü olarak kullanılacak yeni İHA üretmeyi hedeflediğini bildirdi.
Türkiye savunma bakanı yardımcısı Türkiye ordusunda olmayan nano ve saldırı olmak üzere iki yeni İHA çeşidinin üretimiyle ilgili ihale çalışmalarının yapıldığını söyledi.
Buna göre, konuyla ilgilenen firmalar, bu alandaki kapasiteleri ve becerilerini müsteşarlığa bildirecek. Müsteşarlık, toplanacak bilgiler doğrultusunda yürütülecek çalışmaların seyrine karar verecek.
Nano İHA'lar halen dünyanın gelişmiş bazı orduları tarafından kullanılıyor.
Söz konusu sistemler, özel kuvvetler ve istihbarat örgütleri tarafından yüksek değerlikli hedeflerin yakın gözetleme ve keşfi amacıyla tercih ediliyor.
Geçen hafta Ankara emniyet birimleri gece yarısı İran İslam Cumhuriyeti'nin Ankara elçilik binası yakınında ateş açtılar.
İran elçiliğine çok yakın bir bölgede gerçekleşen ve 12 el kurşun sesinin işitildiği bu olayın sebebi hakkında ise yetkililer şimdiye kadar her hangi bir açıklamada bulunmamışlardır.
Güvenilir çevreler bu olayın, İran elçilik binasını korumakla görevli devriye ekiplerinin kuşkulu bir aracı durdurmak istemeleri ve söz konusu aracın olay yerinden kaçmak istemesine karşılık emniyet birimlerinin ateş açmış olabileceklerini belirtiyorlar.
Bu olay, OHAL yasasının üç aylığına daha uzatıldığı bir ortamda yapılmaktadır.017