Kasım 15, 2016 10:36 Europe/Istanbul

Rum suresinin 9 ila 13. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz.

Rum suresinin 9 ve 10. Ayetleri:

 

أَوَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ كَانُوا أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَأَثَارُوا الْأَرْضَ وَعَمَرُوهَا أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا كَانَ اللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَكِنْ كَانُوا أَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ (30:9)

ثُمَّ كَانَ عَاقِبَةَ الَّذِينَ أَسَاءُوا السُّوأَى أَنْ كَذَّبُوا بِآَيَاتِ اللَّهِ وَكَانُوا بِهَا يَسْتَهْزِئُونَ (30:10)

 

 

Onlar, yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin âkıbetlerinin nice olduğuna bakmadılar mı? Ki onlar, kendilerinden daha güçlü idiler; yeryüzünü kazıp altüst etmişler, onu bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Peygamberleri, onlara da nice açık deliller getirmişlerdi. Zaten Allah onlara zulmedecek değildi; fakat onlar kendi kendilerine zulmetmekteydiler.

 

Sonunda, Allah'ın âyetlerini yalan sayarak ve onları alaya alarak kötülük yapanların âkıbetleri pek fena oldu.

 

 

Geçen bölümde yüce Allah yerin ve göklerin yaratılışı üzerinde düşünmeyen insanları eleştirdiğini ve onlardan varlık alemi üzerinde düşünmelerini ve güdümlü olduğunu anlamalarını ve bu düzenin hak temelinde yaratıldığını bilmelerini istediğini beyan ettik.

Bu ayetler ise şöyle buyurmakta:

Neden geçmişlerin tarihinden ders almıyorsunuz? Neden çeşitli bölgeleri gezerken, geçmiş kavimlerden geriye kalan enkazlara bakıp ibret almıyorsunuz? Verimli tarlaları ve bol ürünlü bahçeleri olan ve sahipleri büyük servetlerden yararlanan kavimler, hakkı inkar ettikleri ve çirkin amellerde bulundukları için helak oldular ve onlardan geriye sadece bu enkazlar kaldı.

Aslında onlar kendilerine zulmettikleri için helak oldular, zira İslam kültüründe ne kendinize ve ne de başkasına zulmektmek caizdir. Oysa Hümanizm düşüncesi şöyle diyor: İnsan başkalarını rahatsız etmedikçe her işi yapmakta caizdir.

Ancak İslam kültüründe insan, başkaları hele dursun, kendisine dahi zarar veremez. Kuşkusuz insanın kendisine vereceği en büyük zarar, akıl ve vicdanını hiçe sayarak, akıl ve vicdanla algılanan hakikatleri inkar etmesidir.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

 

1 – Geçmiş kavimlerden geriye kalan tarihî mekanları gezmek ve onların kaderinden ibret almak, Kur'an'ı Kerim’in vurgu yaptığı amellerden biridir.

2 – Tarihî gelişmelerin belli kuralları ve ilkeleri vardır ve bunlardan geleceğimiz için ders çıkarabiliriz.

3 – Milletlerin saadeti ve mutluluğu sadece görece imar ve kalkınma ile olmaz, zira hakiki saadetin temeli, Allah’a iman etmek ve ilahi peygamberleri izlemektir.

 

Rum suresinin11 ila 13. Ayetleri:

 

اللَّهُ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ (30:11)

وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ (30:12)

وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُرَكَائِهِمْ شُفَعَاءُ وَكَانُوا بِشُرَكَائِهِمْ كَافِرِينَ (30:13)

 

 

Allah, ilkin mahlûkunu yaratır, (ölümden) sonra da bunu (yaratmayı), tekrarlar. Sonunda hep O'na döndürüleceksiniz.

 

Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar (ümitsizlik içinde) susacaklardır.

 

(Allah'a koştukları) ortaklarından kendilerine hiçbir şefaatçı çıkmayacaktır. Zaten onlar, ortaklarını da inkâr edeceklerdir.

 

 

Kur'an'ı Kerim ayetlerine göre, ölüm, insanın bu dünyadaki yaşamının sonu ve mezar da öbür dünyaya açılan kapıdır. Nitekim gebe kadının doğum yapması, insanın ana karnındaki yaşamının sonu ve bu dünyaya gelmesi için bir kapıdır.

Bu ayetler ise şöyle buyurmakta:

Sizin bu dünyada yaratılışınız ve ölümünüz sizin elinizde olmamıştır ve olmayacaktır. Siz yüce Allah’ın istek ve iradesiyle bu dünyaya geldiniz ve yine O’nun istek ve iradesiyle bu dünyadan ayrılıyorsunuz. Sizin kıyamet gününde yeniden dirilmeniz de sizin iradenize bağlı değildir ve isteseniz de, istemesiniz de, kıyamet arenasına çıkacaksınız. O zaman buraya eli boş gelmemeye ve geçmişte yaptıklarınızdan pişman olmamaya çalışın. Bu dünyada insanlara, eşyalara, mala ve servete gönül vermeyin, çünkü bunların hiç biri öbür dünyada işinize yaramaz. Bu dünyada, kıyamet gününde size şefaat edebileceğini düşündüğünüz kişilerin o gün hiç bir faydaları olmadığını ve sizi kurtaramayacaklarını göreceksiniz.

Evet, putları kıyamet gününde şefaatçı sanan müşrikler, o gün bu cansız ve ruhsuz eşyaların alemi tedbir etmekte hiç bir etkileri ve rolü olmadığını ve hiç bir değer taşımadıklarını anlayacak ve hem onların şefaat etmelerinden umudunu keserek hüsrana uğrayacak ve hem artık ilahi lütuf ve merhametten mahrum kaldıklarını anlayacaktır. Çünkü müşrikler bu dünyada peygamberlere karşı, ahirette ilahi rahmete asla mahal bırakmayacak şekilde muhalefet etmiştir.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

 

1 – Varlık alemi Allah tealadan başlar ve O’na döner. Bir başka ifade ile varlık aleminin başı ve sonu birdir. Bu konudan gaflet ise, insanın gelecekte pişman olmasına ve hüsrana uğramasına yol açar.

2 – Bu dünyada suçluların ve günahkarların neşesi ve sarhoşluğu bizi yanıltmasın, zira kıyamet gününde onları çok acı bir son beklemektedir.

3 – Kıyamet gününde dünyevi suni ve mesnetsiz aşk ve sevgiler kin ve nefrete dönüşür ve sahte şefaatçılar inkar edilir.