Aralık 09, 2016 13:26 Europe/Istanbul

Geçen hafta dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Antalya’da, Türkiye-Rusya Ortak Stratejik Planlama Grubu 5’inci Toplantısı kapsamında bir araya geldi.

İki ülke Dışişleri Bakanının yaptığı basın açıklamasında önemli konular ele alındı ve Erdoğan'ın, "Esed'in hükümranlığına son vermek için biz oraya (Suriye) girdik, başka bir şey için değil" sözleriyle ilgili konuşan Lavrov, "Erdoğan'ın son beyanlarıyla ilgili sadece anlaşmalarımız çerçevesinde işbirliğine devam edeceğiz" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, ''Suriye konusunda Rusya'yla farklı düşünüyor olabiliriz, Rusya ile en iyi seçimin siyasi seçim olduğunda hemfikiriz. Bizim ne Irak'ın ne de Suriye'nin topraklarında gözümüz yok. Rusya ile yakın işbirliğimiz, liderlerimizin vizyonu ve bizim çabalarımız bizi bu sonuca ulaştıracaktır. Suriye'de hedefe bir an evvel ateşkesin sağlanıp, ulaşmamız lazım." açıklamasında bulundu.

5.Rus-Türk Ortak Stratejik Planlama Grubu toplantısında ayrıca iki ülke arasındaki işbirliği süreci, bölgesel ve uluslararası sorunlar Ortadoğu ve Irak gelişmeleriyle Kıbrıs sorunu hakkında görüş alışverişi yapıldı. Rusya'nın vurguladığı gibi Suriye'de DAEŞ, Nusra Cephesi ve diğer terör örgütlerine karşı mücadele devam etmeli, Suriye krizini çözümlemek amacıyla ulusal diyalog başlatılmalı, siyasi sürece geçişi sağlayacak bir çözüm modeli geliştirilmelidir.

Geçen hafta Suriye yönetimi, Türkiye cumhurbaşkanının Türkiye ordusunun Suriye topraklarındaki saldırısıyla ilgili son konuşmalarının onun yalanlarını ortaya çıkardığını söyledi.

Erdoğan, İstanbul'da  geçen salı günü yaptığı konuşmada,  Türkiye ordusunun Suriye topraklarındaki   hedefinin Beşar Esad yönetimini devirmek olduğunu bildirmiş ve bu ülkenin cumhurbaşkanını savaş yanlısı olarak nitelemişti.

SANA haber ajansı, Suriye dışişleri bakanlığına dayanarak verdiği haberde,  'Erdoğan'ın bu açıklamasının açık bir şekilde Türkiye'nin Suriye toprakları üzerindeki  sulta kurmak isteğini ve tamahını ortaya koyduğunu'' bildirdi.

Öte yandan Rusya'nın Erdoğan'ın Suriye ile ilgili sözlerine sert tepki göstermesi ve bu iddiaların ikili anlaşmalarla BMGK kararlarına aykırı olduğunu belirtmesi ardından Erdoğan sözlerini değiştirdi ve Suriye'de bir Beşar Esad şahsinde bir kişiyi hedef almadıklarını söyleme zorunda kaldı.

Geçen hafta Türkiye dış işleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Lübnan’a Dışişleri Bakanı düzeyinde beş yıl aradan sonra ilk kez bir ziyaret yaptı.

Çavuşoğlu katıldığı basın toplantısında; iki ülkenin ilişkilerinin güçlendirilmesi ve Lübnan'ın istikrarı için birlikte çalıştıklarını ve Suriye’de ateşkesin hemen sağlanması gerektiğini belirtti. Bu ifadelerine rağmen Suriye’nin iç işlerine müdahalesini sürdürdü.

Çavuşoğlu, Lübnan Dışişleri Bakanı Cubran Bassil ile yaptığı basın toplantısında; gazetecinin “ Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Suriye’nin geleceğinde yeri var mıdır?” sorusuna, ‘hiç kimsenin Esed’in 600 bin kişinin ölümünden sorumlu olduğundan şüphesi olmadığı’ ve Beşar Esad’ın Suriye’nin toprak bütünlüğü ve milli birliğini sağlayacağına inanmadıklarını iddia etti.

 İşkence ve kötü muamele iddialarının ardından Türkiye’ye giderek incelemelerde bulunan BM İşkence Özel Raportörü Nils Melzer, 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından bu ‘uygulamaların’ Türkiye’de yaygın bir şekilde gerçekleştiği izlenimi edindiklerini söyledi.

Türkiye ziyaretinde Ankara, İstanbul, Diyarbakır ve Şanlıurfa’ya giden Melzer, Adalet, Dışişleri ve İçişleri bakanlıkları yetkilileriyle de bir araya geldi. Ankara’da düzenlediği basın toplantısında Melzer, Türkiye’nin 90’lı yıllar sonrasında uygulamaya başladığı işkenceye karşı sıfır tolerans politikasının 15 Temmuz darbe girişimi ve arkasından yürürlüğe giren OHAL uygulamasıyla zayıfladığını tespit ettiklerini anlattı.

Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan, dövizin önlenemeyen yükselişini durdurmak için halktan ellerindeki dövizleri liraya ve altına çevirmelerini istedi.

Türkiye cumhurbaşkanı, televizyondan da yayınlanan konuşmasında halka hitaben, ellerindeki  dövizleri ve altınları Türk lirasına dönüştürmelerini isterken, bu şekilde milli para biriminin güçleneceğini söyledi.

Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konuşması, Türkiye'de  yaşanan siyasi ve güvenlik gelişmelerinden dolayı dövizin artması sürecinde yapılıyor. Bu arada Erdoğan ve hükümetin  dövizin yükselişini önlemeye dair tedbirler ve açıklamalarına rağmen döviz yükselişini sürdürüyor.

Geçtiğimiz hafta Hakkari, Şırnak, Diyarbakır, Bingöl, Tunceli, Muş ve Ağrı'da geçen hafta  PKK'ya yönelik operasyonlarda 94 kişinin etkisiz hale getirildiği bildirildi.

TSK'dan yapılan haftalık bilgilendirmeye göre, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da teröristlerin barınma alanı ve geçiş güzergahı olarak kullandığı alanları temizlemek ve kış tertiplenmelerini kısıtlamak amacıyla başlatılan operasyonlar sürüyor. TSK'nın açıklamasına göre, Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki Güven ve Hisar Dağı, Şemdinli ilçesindeki Derecik, Şırnak'ın Bestler-Dereler ve Cudi Dağı bölgeleri ile Beytüşşebap ilçesi, Muş, Diyarbakır'ın Lice, Bingöl'ün Kiğı, Tunceli'nin Hozat, Ovacık, Bitlis'in Hizan ve Ağrı'nın Doğubayazıt ilçelerinde geçen haftaki operasyonlarda 94 PKK'lı öldürüldü.Operasyonlarda 45 el yapımı patlayıcı, bir roketatar, bir lav silahı, 2 keskin nişancı tüfeği, 44 piyade tüfeği, yaklaşık 3 ton amonyum nitrat, farklı çap ve cinste çok sayıda mühimmat ile patlayıcı yapımında kullanılan kablo ve fünyeler ele geçirildi. Hakkari'nin merkeze bağlı Ördekli köyünün Doğanca mezrasında patlayıcı yüklü araç imha edildi.

Geçen hafta MHP İstanbul Milletvekili Ekmeleddin İhsanoğlu, Türkiye'nin dış politikasını eleştirerek, böyle bir politikadan memlekete hayır gelmeyeceğini belirtti.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)'nin Türkiye genelinde başlatmış olduğu divan toplantılarının ilk toplantısı İstanbul Bayrampaşa'da bulunan bir otelde gerçekleşti. Türkiye'nin 2009'dan itibaren dış politikada çok büyük yanlışlar yaptığını belirten İhsanoğlu, "Özellikle 2009'dan itibaren Türkiye dış politikası milli hedeflere hizmet etmenin yerine, bazı insanların ideolojik hale getirilen nostaljik hayalleriyle Türkiye'yi yönetmek istediler. Ulaştığımız netice; bütün komşularımızla aramız bozuk. Müttefiklerimizle bağlarımız sarsılmıştır. Ve bugün Türkiye Ortadoğu ve dünya sahnesinde söz sahibi olmaktan, bir caydırıcı güç olmaktan çıkmıştır. Yumuşak güç yerine askeri güç kullanmak durumuna gelmiştir" dedi.

Geçtiğimiz hafta Hatay Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen EFTÖ soruşturması kapsamında, haklarında yakalama kararı bulunan 31 kişinin adreslerine eş zamanlı operasyon yapıldı.Operasyonda daha önce meslekten ihraç edilen polislerin de bulunduğu 31 polis gözaltına alındı. Gözaltına alınan polisler sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Daha önce de FETÖ'nün gizli haberleşme programı Bylock kullandıkları iddiasıyla savcılığa sevkedilen 29 polisten 26'sının da tutuklanmış, 3 polis ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Öte yandan IŞİD'e katılmaları için babaları tarafından Van'dan İstanbul'a gönderildiği iddia edilen 8 şüpheli, düzenlenen operasyonda gözaltına alındı.

9 Kasım'da Van Emniyet Müdürlüğü, Ş.A'nın, oğulları Y.A ve Ö.A.A'yı IŞİD'e katılmaları için İstanbul'a gönderdiğini belirledi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 10 Kasım'da İstanbul Otogarı'na gelen 2 kardeşin kendilerini karşılayan Y.D. ile Sultangazi'de bir adrese gittiğini tespit etti. Söz konusu adrese düzenlenen operasyonda, Suriye'deki çatışma bölgelerine gitmek üzere hazırlık yaptığı belirtilen 2 çocuk ve beraberindeki 6 kişi yakalandı.

Geçen hafta Alman Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, Türkiye ile sürdürülen AB üyelik müzakerelerine ilişkin tutumlarında hiçbir şeyin değişmediğini söyledi.

Seibert, Berlin'de düzenlenen basın toplantısında, Alman hükümetin tutumunu muhafaza ettiğini, ancak mevcut şartlar altında yeni fasılların açılmasının düşünülemeyeceğini belirtti. Seibert, "Ne gibi yorumlar gündemde olursa olsun, Başbakan'ın ve federal hükümetin Türkiye ile AB üyelik müzakereleri konusuna ilişkin tutumunda hiçbir şey değişmedi. Burada sıkça dile getirildiği üzere, AB ile Türkiye yıllardan beri ucu açık müzakereler sürdürüyor. Mevcut şartlar altında yeni fasılların açılması düşünülemez." dedi

Öte yandan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Almanya Başbakanı Angela Merkel telefonda görüştü.

Erdoğan, AB'nin mülteciler için üzerine düşeni yapması gerektiğini belirtti.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, görüşmede, bölgesel konulara ve ikili ilişkilere değinildi. Kıbrıs müzakerelerindeki gidişat hakkında görüş teatisinde bulunulan görüşmede, başta Halep'teki insani durum olmak üzere Suriye'deki son gelişmeler ele alındı.

Geçen hafta Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) hedef istihbaratına yönelik uydu görüntüsü ihtiyacını karşılayacak Göktürk-1 uydusu, TSK'nın hedef istihbaratına yönelik uydu görüntüsü ihtiyacını karşılayacak Göktürk-1 Uydusu'nun, montaj ve entegrasyon faaliyetleri, proje yüklenicisi olan Telespazio (İtalya)-Thales Alenia Space (Fransa) tarafından Fransa'nın Cannes şehrinde bulunan tesislerinde gerçekleştirildi. Türkiye'nin yeni uydusu Göktürk-1, TSİ 16.51'de uzaydaki yerini almak üzere faaliyete geçti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılımıyla Hava Kuvvetleri  Komutanlığı ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı ev sahipliğinde Türk Havacılık ve Uzay  Sanayi AŞ (TUSAŞ) Akıncı tesislerinde düzenlenen törende, fırlatma anı canlı olarak  izlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "bazı Batı ülkelerinin, o ülkelere ait firmaların ülkemize belirli askeri ürünleri satmama kararları aldıklarına şahit oluyoruz. Kötü komşu,  insanı hacet sahibi yapar. Bu tür ambargolar bizi bitirmiyor. Bitirmeyecek. Bizi hacet sahibi yapacak" dedi .017   015