Orta Asya ve Kafkasya gelişmeleri
Geçen hafta Sadi vakfı uluslararası işlerden sorumlu Başkan yardımcısı Muhammed Rıza Derbendi Gürci ebeveynin çocuklarına Fars dili ve edebiyatı öğretme şevkinden söz ederek Gürcistan ve Ermenistan devletleri Fars dili ve kültürünün yaygınlaşmasını olumlu karşıladıklarını belirtti.
Derbendi Gürcistan’ın uluslararası Kafkasya üniversitesi rektörü Dr. Kahayir Kurdzaya ve bu üniversitenin iki İran bilimcisi ve yine İslamî kültür ve iletişim kurumu temsilcisi Mehrdad Rahşande ile Sadi vakfında görüşmesinde yaptığı açıklamada, dil ve kültürün ülkelerin resmi diplomasilerinde ve karşılıklı ilişkilerinde önemine dikkat çekerek günümüzde dünyanın 21 ülkesi kendi dillerini yaygınlaştırmak üzere kendi ülkelerinin ünlü meşahirlerinin adına kültür merkezleri açtıklarını, oysa bundan 30 yıl öncesine kadar sadece dört ülke bu tür müesseselere sahip olduklarını kaydetti. Sadi vakfı Fars dili ve kültürünü tüm dünyaya yaymak amacıyla açıldığını kaydeden Derbendi, günümüzde Fars dili tüm dünyada tanındığını ve derin mazisi olmayan ve pek tanınmayan diğer diller gibi propagandaya ihtiyacı olmadığını vurguladı.
Görüşmenin devamında uluslararası Kafkasya üniversitesi rektörü Dr. Kahayir Kurdzaya da yaptığı konuşmada Sadi vakfının çalışmalarını takdir ederek uluslararası Kafkasya üniversitesi 1995 yılında kurulduğunu ve 2007 yılında resmiyet kazandığını belirtti. Dr. Kurdzaya, uluslararası Kafkasya üniversitesi kurulduğu günlerde sadece 29 öğrencisi olduğunu, ancak şimdi bu sayı çeşitli branşlara devam eden 4700 öğrenciye yükseldiğini ve gerçekte Gürcistan’ın hızla gelişen üniversitelerinden birine dönüştüğünü vurguladı.
Geçen hafta Özbekistan’ın eski Başbakanı ve geçici Cumhurbaşkanı Şevket Mir Ziyayev 4 Aralık tarihinde gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %88 oy oranı ile zafer kazandı.
Özbekistan seçim komisyonu Başkanı Mirza Uluğbeyk Abdusselamov 5 Aralık tarihinde yaptığı açıklamada Özbekistan cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılan 4 adayın oy oranlarını açıklayarak Şevket Mir Ziyayev’in kesin zaferini ilan etti.
Şevket Mir Ziyayev geçen 2 Eylül tarihinde Özbekistan’ın eski Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un vefatından sonra bu ülkenin geçici Cumhurbaşkanı olmuştu. Özbekistan seçim komisyonu Başkanı Mirza Uluğbeyk Abdusselamov’un açıklamasına göre cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Mir Ziyayev’in her üç rakibi Hatemcan Ketmanov, Neriman Ömerov ve Server Atmuradov oyların %3’ten biraz daha az veya biraz daha fazlasını kazanmayı başardı. Özbekistan seçim komisyonu Başkanı ayrıca Özbekistan cumhurbaşkanlığı seçimlerine seçmenlerin %78 kadarının katıldığını ifade etti.
Son günlerde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ırkçı rejim siyonist İsrail ile ilişkilerini geliştirmesi Bakü medyasının yanı sıra bölge medyasında da çeşitli tepkilere neden oldu. Bu bağlamda Tebriz Cuma hatibi Ayetullah Muhsin Müçtehid Şebisteri, İsrail rejimini İslam dünyasının baş düşmanı niteleyerek Azerbaycan Cumhuriyeti yönetiminden gereken tedbirleri alarak siyonist rejim Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun Bakü ziyaretini engellemesini beklediklerini kaydetti. Netanyahu’nun önümüzdeki günlerde Bakü’ye yapacağı ziyaretine değinen Ayetullah Şebisteri, Azerbaycan Cumhuriyeti müslüman bir ülke olduğunu, oysa İsrail İslam dünyasının baş düşmanı olduğunu ve bu yüzden Bakü yönetiminden bu ziyareti engelleyerek İslam dünyasında müslümanların duygularının incimesine sebebiyet vermemesini beklediklerini vurguladı.
Öte yandan geçen hafta Azerbaycan cumhuriyetinde bir grup aydın ve dindar insan İslam partisinin hapisteki lideri Dr. Muhsin Semedov’un tek kişilik hücre hapsine itirazda bulundu. Azerbaycan İslam partisinin lideri Dr. Muhsin Semedov hiç bir gerekçe gösterilmeksizin Kabistan hapishanesinden Bakü’nün 12 numarali hapishanesinde tek kişilik hücreye intikal ettirildi. Bu çerçevede Azerbaycan Cumhuriyeti aydınlar cemiyeti Başkanı Eldeniz Kuluyev, Dr. Semedov’un tek kişilik hücre hapsini kınayarak Aliyev yönetiminin dindar kesime karşı tutumunu eleştirdi.
Azerbaycan cumhuriyetinin ünlü hukukçularından Namzed Caferov da İslam partisinin lideri Dr. Semedov’un siyasi mahkum olduğunu hatırlatarak Semedov’un tek kişilik hüce hapsi sırf bu şahsiyetin dindar ve vicdanlı bir insan olduğu için gerçekleştiğini belirtti.
Karabağ İslamî direniş hareketi Başkanı Roşen Ahmetli de bu karara itiraz ederek Dr. Muhsin Semedov’a hapishanede uygulanan işkencelere son verilmesini istedi.
Azerbaycan cumhuriyetinin İslam partisi lideri Dr. Semedov, Bakü yönetiminin din karşıtı politikalarına ve siyonist rejimin bu ülkede nüfuzunu arttırmasına itiraz ettiği için Ocak 2011’de güvenlik güçlerince tutuklandı ve daha sonra da göstermelik bir mahkemede 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Geçen hafta insan hakları savunucularından Leyla Yunus Avrupa parlamentosunu Nardaran dosyası hakkında bilgilendirdi. Azerbaycan Cumhuriyeti siyasi tutuklusuz sosyal birliği koordinatörü Oktay Gül Aliyev konu ile ilgili yaptığı açıklamada, Azerbaycan cumhuriyetinin barış ve demokrasi müessesesinin sürgün edilen Başkanı bayan Leyla Yunus’un Avrupa parlamentosuna 160 siyasi tutuklunun listesini sunduğunuve parlamentonun oturumunda Nardaran dosyası ve siyasi tutukluların hakkında bir konuşma yaptığını belirltti. Leyla Yunus konuşmasında Avrupalı parlamenterlerden Azerbaycan cumhuriyetinde siyasi tutukluların serbest bırakılmaları için çaba harcamalarını istedi. Gül Aliyev, Leyla Yunus’un hapisten serbest bırakılmasının üzerinden bir kaç ay geçtiği halde hapiste yatmanın Leyla Yunus ve eşi Arif Yunus’un sağlığı üzerindeki olumsuz tesirleri hala göze çarptığını, fakat her iki aktivist uluslararası camiayı Azerbaycan cumhuriyetinde siyasi mahkumların hakkında bilgilendirmek için büyük çaba harcadıklarını, bu çabalar takdire şayan olduğunu vurguladı.
Geçen hafta Azerbaycan diyanet işleri komisyonu Başkanı Mübariz Kurbanlı, üniversitelerde ve kamu kurum ve kuruluşlarında namaz kılınmasını yasak ilan etti. Bakü yönetimi yetkililerinden Kurbanlı’nın açıklamasında Azerbaycan Cumhuriyeti laik bir devlet olduğu ve bu yüzden devlet dairelerinde ve yüksek eğitim merkezlerinde namaz kılınamayacağı ileri sürüldü.
Mübariz Kurbanlı Bakü’da Azerbaycan Cumhuriyeti petrol ve sanayi devlet üniversitesi öğrencileri ile görüşmesinde yaptığı açıklamada İslam dininin beş önemli ilkelerinden biri namaz kılmak olduğunu, fakat kamu kurum ve kuruluşlarında ve yüksek eğitim kurumlarında dini merasim düzenlenemeyeceğini, zira yasalara göre dini merasimlerin sır cami gibi dini mekanlarda düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Kurbanlı iddialarının devamında hali hazırda Bakü kentinde 132 cami bulunduğu ve bu yüzden herkes camiye gidip namaz kılabileceğini, İslam dini her insan için ibadetini yapmak üzere gereken şartları hazırladığını, eğer namaz kılmak ders saatine zarar verecekse namaz kılmak isteyen insan kazasını yerine getirebileceğini ve bunun için hiç kimse günah işlemiş sayılmayacağını ifade etti.
Geçen hafta Azerbaycan cumhuriyetinin Hazar denizindeki petrol sahalarından petrol çıkarmayı arttıracağını vurgulamasına karşın İngiliz BP çok uluslu petrol firması, Azerbaycan cumhuriyetinin Hazar denizindeki petrol sahalarından daha fazla petrol çıkarmanın teknik ve mali nedenlerden ötürü mümkün olmadığını açıkladı.
BP’nin Azerbaycan cumhuriyetindeki temsilciliği yaptığı açıklamada, firmanın Azerbaycan Cumhuriyeti devlet petrol firması Sukar’la gelecek yılda Azeri ve Çırağ ve Güneşli sahalarından çıkarılacak petrol hacmi üzerine müzakere ettiğini belirtti. BP’nin Azerbaycan cumhuriyetindeki temsilciliği ayrıca bu üç sahada 2015 yılında çıkarılan petrol hacmi günde 634 bin varil olduğunu ve bu rakam cari yılda günde 630 bin varil seviyesinde korunduğunu, fakat bu sahalarda petrol çıkarmaya ayrılan bütçenin büyük oranda azaltıldığı gözetildiğinde bu miktar üretimin 2017 yılında da korunması çok zor göründüğünü, çünkü petrol kuyuları eskidiğini ve yeni yatırımları gerektirdiğini, nitekim üretim artışı da yeni yaptırımlarla mümkün olacağını kaydetti.
Geçen hafta Ermenistan Cumhurbaşkanı basın sözcüsü Vladimir Hakupiyan medya mensuplarına yaptığı açıklamada, Azerbaycan cumhuriyetine bazı bölgeleri geri vermenin Karabağ’ın hukuki statüsünün belirlenmesine bağlı olduğunu belirtti. Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisiyan’ın bu konu hakkındaki açıklamasına işaret eden Hakupiyan, bundan beş yıl önce de Erivan yönetimi Karabağ’da bu bölgenin hukuki statüsünün belirlenmesi için referandum yapıldığı takdirde Azerbaycan’ın işgal edilen 7 bölgesi bu ülkeye geri verileceğini ilan ettiğini kaydetti.
Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisiyan geçenlerde Azerbaycan Cumhuriyeti ile barış müzakerelerine yeniden başlamak için üç şart ileri sürdü. Sınır çatışmalarını araştırmak üzere bir mekanizmanın kurulması, çatışmayı başlatan tarafın resmen ilan edilmesi ve ayrıca Azerbaycan cumhuriyetinin kendini Cumhuriyet ilan eden Karabağ bölgesine askeri saldırı yapmayacağı yönünde güvence verilmesi, Sarkisiyan’ın Azerbaycan Cumhuriyeti ile barış müzakerelerine yeniden başlamak için ileri sürdüğü üç şarttı.
Öte yandan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı AGİT’e bağlı Minsk grubunun Amerikalı eşbaşkanı James Orlik bu görevden istifa ettiğini açıklayarak, Karabağ münakaşasının çözümü için bazı iyi önerilerin masada bulunduğunu, fakat bu önerilerin hayata geçirilmesi, Bakü ve Erivan liderlerinin siyasi iradesi ve müzakerelerde ilerleme sözü vermelerine bağlı olduğunu kaydetti.
Geçen hafta Azerbaycan cumhurbaşkanlığı özel kalem müdürü Ramiz Mehdiyev dağlık Karabağ münakaşasında çözüm çıkmazı başlıklı bir makale yayımlayarak, bu münakaşanın devam etmesi, bazılarının kirli ticareti ve kirli siyasetine hizmet ettiğini belirtti.
Azertac haber ajansında Rusça yayımlanan makalede Ramiz Mehdiyev, Nisan ayında yaşanan çatışmaların dağlık Karabağ münakaşasının Azerbaycan ve Ermenistan arasında çözümü yönünde hiç bir değişiklik yaratmadığını vurguladı. Mehdiyev ayrıca, ne iki ülke cumhurbaşkanlarının görüşmeleri, ne de AGİT’e bağlı Minsk grubu eşbaşkanlarının çalışmaları gereken sonuca ulaşmadığını ve hala hiç kimse dağlık Karabağ münakaşasının yakın gelecekte çözüme kavuşacağı yönünde güvence veremediğini ifade etti. Mehdiyev, Karabağ savaşı ne cephede ne diplomasi arenasında ve ne de medya arenasında sona yaklaştığını, bu münakaşanın devam etmesi, bazılarının kirli ticareti ve kirli siyasetine hizmet ettiğini belirtti. Mehdiyev makalesinde bazıları derken kimleri kastettiğine açıklık getirmedi.
Geçen hafta Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı AGİT Aşkabat yönetiminden bir muhabiri derhal serbest bırakmasını istedi. Söz konusu muhabir özgürlük radyosu ile işbirliği yapıyordu, ancak geçen hafta gözaltına alındı. AGİT’in medya özgürlüğü temsilcisi geçen Salı günü ayrıca Aşkabat yetkililerinden Türkmenistan’da gazetecilerin güvenliğini güvence altına almasını istedi.
Özgürlük radyosu, bütçesi Amerikan kongresi tarafından karşılanan bir medya organıdır ve daha çok Doğu Avrupa, orta Asya ve Ortadoğu bölgelerine hitap eden bir medya organı sayılır. Amerika’da siyasi partilerden bağımsız olarak medya organlarının faaliyetlerini gözetleyen bilgilerin serbest akışı başkanlık divanı adlı bir kurum özgürlük radyosunun faaliyetlerini gözetliyor.
Geçen hafta Kazakistan içişleri bakanlığından Devlet Abrayev ülkesinde halk arasında yoksulluk ve dini bilgilerin yetersizliği gençlerin radikal akımlara yönelmelerinin önemli sebebi olduğunu açıkladı. Abrayev Kazak gençlerin radikal örgütlere eğiliminin sebebi sosyal sorunlar şeklinde ifade ederek bu tür örgütlere genellikle 25 ila 35 yaş grubunda yer alan köylü gençler yöneldiğini belirtti. Abrayev bu insanlar genellikle yoksul ailelerde yetiştiğini ve okul ve üniversitede eğitim görmediklerini ve hapse atıldıkları güne kadar da sabit meslekleri olmadığını vurguladı. Abrayev ayrıca sağlıklı ortamların yetersizliği ve bozuk sosyal ortamların fazlalığı da gençlerin radikal örgütlere yönelmelerinin bir başka nedeni olduğunu ifade etti.
Geçen hafta Kazakistan enerji bakanlığı, Kaşagan petrol sahasında petrol üretimi boru hatlarının onarımı ve bir deneme devresinin tamamlanmasının ardından 7 Aralık tarihinde resmen yeniden başlayacağını açıkladı.
Kazakistan enerji Bakanı Kent Bazumbayev konu ile ilgili yaptığı açıklamada, hazırlanan programa göre cari yılın sonuna kadar Kaşagan petrol sahasından 1.1 milyon ton ham petrol ve 2017 yılında da 4 ila 7 milyon ton ham petrol üretilmesini beklediklerini ifade etti.
Kaşagan sahası Kazakistan’ın en büyük petrol sahalarından biri sayılıyor. Bu sahanın ham petrol kaynağı 35 milyar varil civarında tahmin ediliyor.
Geçen hafta Tacikistan ve Özbekistan halkının Aş Pilav adlı yemeği UNESCO’da kültürel miras olarak kabul edildi. UNESCO’nun devletlerarası komisyonunun kararına göre Aş Pilav 12 başlıkla birlikte UNESCO’nun kültürel miras listesinde kayda alındı.
Tacikistan bilimler akademisinin bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göre bu ülkede 300 çeşit Aş Pilav yapılıyor, fakat UNESCO’ya sunulan belgelerde sadece Aş Bidan gibi 10 çeşidine işaret ediliyor.
Özbekistan’da da Aş Pilav yemeği Buharai, Semerkandi, Furkanegi ve Harezmi pilavları gibi adlarla anılıyor.
Aş Pilav, pirinç, et, havuç, çeşitli sebzeler, buğdaygiller ve baklagillerden yapılıyor. Bu yemek genellikle pirinçle ve pilav şeklinde yapılıyor.
Aş Pilav Tacikistan lokantaları ve restoranlarının olmazsa olmaz yemeklerinden biridi ve şimdiye kadar hiç bir yabancı yemek bu yemeğin yerini alamamıştır. Tacik halkı Aş Pilav’ı milli yemekleri biliyor.