Aralık 26, 2016 16:34 Europe/Istanbul

Geçen hafta İran oldukça hareketli günleri geride bıraktı.

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in Moskova ziyareti ve İran, Türkiye ve Rusya’nın Suriye krizi hakkındaki üçlü zirveye katılması, Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani’nin bölge turu çerçevesinde Ermenistan, Kazakistan ve Kırgızistan’ı ziyaret etmesi İran’ın geçen hafta en önemli gelişmeleriydi.

Geçen hafta Cumhurbaşkanı Ruhani bölge ülkelerine yeni tur ziyareti çerçevesinde Ermenistan, Kazakistan ve Kırgızistan’a ziyaret gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Ruhani Ermenistan’da Cumhurbaşkanı Serj Sarkisiyan ve bu ülkenin Başbakanı ile görüşmenin yanı sıra iki ülkenin üst düzey heyetlerinin ortak oturumuna katıldı ve ardından İran ve Ermenistan’ın işadamlarının düzenlediği oturumda bir konuşma yaptı. Ruhani’nin Ermenistan ziyareti sırasında iki ülkenin üst düzey yetkilileri beş işbirliği belgesi imzaladı.

Cumhurbaşkanı Ruhani bölge turunun ikinci ayağında Kazakistan’ın başkenti Astana’ya ziyaret etti ve Kazak lider Nur Sultan Nazarbayev’le bir araya geldi. İki liderin görüşmesinden sonra iki ülkenin üst düzey yetkilileri beş işbirliği belgesi imzaladı.

Cumhurbaşkanı Ruhani orta Asya ve kafkasya bölgesine düzenlediği ziyaretinin son ayağında Kırgızistan’ın beşkenti Bişkek’e geldi ve Cumhurbaşkanı Elmas Beyk Atambayev’le görüştü. İki ülkenin üst düzey yetkilileri beş işbirliği belgesi imzaladı.

Tahran yönetimi Ermenistan, Kazakistan ve Kırgızistan ile iktisadi alanlar başta olmak üzere çeşitli alanlarda işbirliğini geliştirmeyi amaçlıyor, nitekim Cumhurbaşkanı Ruhani’nin söz konusu üç ülkenin cumhurbaşkanları ile görüşmesinde de bu konu ele alındı.

Ruhani’nin Kırgızistan ziyaretinin sonunda ayrıca iki ülkenin on yıllık işbirliği yol haritasi ve ayrıca iki liderin imzaladığı ortak bildiri yayımlandı. Bildiride ikili ilişkilerin tüm alanlarda geliştirilmesine vurgu yapıldı.

İran ve orta Asya ve kafkasya ülkeleri arasında ortak derin tarihi ve kültürel bağlar ve değerler ve ayrıca bölge milletlerinin toplu çıkar ve maslahatları İran ve bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin önemini iki kat arttırıyor. Gerçekte İran’ın orta Asya piyasalarına karşılıklı işbirliği ve ortak çıkar temelinde açılması tüm tarafların yararına sayılır. Nitekim Cumhurbaşkanı Ruhani’nin Ermenistan, Kazakistan ve Kırgızistan ziyaretini de ikili ilişkilerde yeni dönemin başlangıcı şeklinde değerlendirmek gerekir.

Gerçekte ortak tarih, kültür, din ve inanç eskiden beri İran ve orta Asya ve kafkasya ülkeleri arasında güçlü bir köprü oluşturuyor. Bu ortak değerler ve bağlar İran ve bölge milletlerinin ilişkilerinde güçlü bir dayanak sayılıyor. İran ayrıca orta Asya ve kafkasya ülkelerinin uluslararası açık denizlere ulaşma güzergahı sayılır. Nitekim bu ülkeler İran’ın karayolları, demiryolları ve Hazar denizindeki limanlarını kullanarak daha geniş ticari fırsatlar elde edebilir. Hazar denizinde petrol ve doğalgaz başta olmak üzere çeşitli kaynaklardan yararlanmak ve burada üretilen enerjiyi çeşitli yollardan dünya piyasalarında ulaştırmak da İran ve orta Asya ve kafkasya ülkeleri arasında önemli işbirliği kapasiteleridir. Bu bağlamda geçmişte de işbirliği söz konusu olmuştur, örneğin İran Kazakistan ve Türkmenistan ile ortaklaşa demiryolu projesini hayata geçirdi ve yine her üç ülke Hazar denizinde petrol boru hattı inşa etti. Bu çerçevede İran ve Kazakistan arasında transit alanda işbirliği söz konusu olmuştur ve Kazakistan demiryollarının İnceburun üzerinden İran’a bağlanması da iki ülkenin ilişkilerinin gelişmesine katkı sağlayan bir projedir.  Şimdi ise bu ülkelerin arasında imzalanan yeni anlaşmaların başta ekonomi olmak üzere çeşitli alanlarda işbirliğini geliştirme fırsatı oluşturacağı ifade ediliyor.

Geçen hafta gündemin en sıcak maddesi belki de İran, Rusya ve Türkiye Dışişleri Bakanlarının Moskova’da bir araya gelmesiydi. Bültenimizi bu önemli gelişme ile ilgili hazırladığımız raporumuzla noktalıyoruz.

İran, Rusya ve Türkiye Dışişleri Bakanları Moskova zirvesinin sonunda ortak bir bildiri yayımladı.

Bildiride üç ülkenin Suriye’nin milli egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne destek verdikleri kaydedildi.

Bildiride üç ülkenin Suriye krizinin askeri çözümü olmadığına inandığı ve Halep’in doğusunda ve ayrıca Fua ve Keferya ve Zebdani ve Mazaya’da mahsur kalan sivillerin tahliyesi ve silahlı unsurların çıkışı için ortak çaba sarf ettikleri kaydedildi.

Bildiride her üç ülke IŞİD ve El-Nusra terör örgütleri ile mücadeleye ve bu terör örgütlerini silahlı muhalif gruplardan ayırt etmeye vurgu yaptı.

Moskova’da düzenlenen İran, Rusya ve Türkiye’den oluşan üçlü zirvenin sonunda üç ülkenin Dışişleri Bakanları birer açıklama yaptı.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif üç ülkenin ortak hareket etmesi ile birlikte Suriye milletinin terörden çektiği acıyı bir an önce gidermeyi umduklarını belirtti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov ise Halep’in tahliyesi iki güne kadar sona ereceğini açıkladı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüd Çavuşoğlu de Suriye’de geniş kapsamlı ateşkes sağlanması gerektiğini, şimdiye kadar 37 bin kişi Halep’ten tahliye edildiğini kaydetti.

Moskova zirvesi bir çok açıdan önem arz eden bir zirveydi. Bu zirvede Suriye gelişmelerinde etkili olan üç devlet, yani İran, Rusya ve Türkiye BM güvenlik konseyinin 2254 sayılı Suriye kararnamesine bağlılık üzerine vurgu yaparak terörle mücadelede işbirliği zaruretine vurgu yaptı. Bu vurgu aslında Türkiye ve Rusya arasında Suriye üzerinde yaşanan ciddi ihtilaflerin bir nevi çözüme kavuştuğu ve aralarında dayanışma hakim olduğunu ortaya koydu. Bu çerçevede Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Moskova’da düzenlediği basın toplantısında üç ülkenin ortak hareket etmesi ile birlikte Suriye milletinin terörden çektiği acıyı bir an önce gidermeyi umduklarını belirtti. Zarif terör meselesi kısa vadeli siyasi hedeflere ulaşma aleti olarak kullanılmaması gerektiğini kaydetti.

Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu da Suriye’de geniş kapsamlı ateşkes sağlanması gerektiğini vurguladı.

Şimdi ise İran, Rusya ve Türkiye’nin Suriye yönetimi ile muhaliflerin arasında gerçekleşecek müzakerelerde varılacak anlaşmanın uygulanmasının garantörü olmaya hazır olduklarını açıklaması ve özellikle IŞİD ve el Nusra terör örgütleri ile ortak mücadeleye ve bu örgütleri diğer silahlı gruplardan ayırt edilmesi gerektiğini belirtemeleri Moskova zirvesinin en önemli getirilerden sayılır.

Gerçekte Moskova zirvesi bölgesel diplomasi açısından da Suriye krizinin çözümünde anahtar konumda bulunan meselelerin üzerinde ilkeli bir anlaşma sağlandığını ortaya koyuyor.

Şimdi ise Halep’in tekfirci teröristlerin işgalinden tamamen kurtarılmasının ardından Suriye ordusu daha azimli ve kararlı bir şekilde IŞİD’in işgalinde bulunan tüm bölgeleri kurtarmaya hazırlanıyor. Halep’in IŞİD işgalinden kurtarılması ve Moskova’da verilen dayanışma mesajı IŞİD ve hamilerine açık ve net bir mesajdır ve artık her şey hızla değişmekte olduğunun yansıtır. Halep kurtuluşu da terörle mücadelede stratejki bir değişim ve bir dönüm noktası olarak algılanmalıdır.

Şimdi Suriye’de Halep savaşı sona ermiş ve hayat bu kentte yeniden normale dönmeye başlamıştır. Ancak çabaların aralıksız sürdürülmesi gerekir çünkü terör ve teröristler hala Suriye’dedir ve bölgesel ve küresel hamilerinin entrikaları ve şom komploları devam etmektedir. Geçen hafta Türkiye’de Rusya büyükelçisine yönelik düzenlenin hain suikast olayı bu zümrenin Suriye’deki değişimden ve stratejik Halep kentinin kurtuluşundan rahatsız olduklarını ve şartları eski haline getirmek için ellerinden geleni yaptıklarını göstermektedir. Kuşkusuz Suriye’de askeri sahadaki değişiklikler teröristleri ve hamilerini derinden etkilemiştir. Şimdi bu fırsattan daha sonraki adımları atmak ve Suriye’de geniş kapsamlı barışı inşa etmek üzere anlaşmaya varmak için yararlanmak gerekir. Nitekim Moskova zirvesinde alınan ve Suriye krizini çözmeyi amaçlayan kararları desteklemek Suriye milletinin yanı sıra bölgenin toplu çıkarları ve güvenliğine hizmet edecektir.

Bu bağlamda geçen hafta İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi İMGYK Sekreteri Ali Şamhani, İran ve Rusya Suriye’de ortak karargah çerçevesinde askeri istişare verdiklerini belirtti.

İMGYK Sekreteri şamhani, BM Güvenlik Konseyi’nin Halep’le ilgili 2328 sayılı kararnamesi terör hamilerinin yıkıcı faaliyetlerinin devamı niteliğinde olduğunu belirtti.

Şamhani, İran ve Rusya Suriye’de ortak bir karargah çerçevesinde Suriye ordusu ve direniş güçlerine istişare verdiğini kaydetti.

Şamhani, askeri açıdan terörle mücadele çerçevesinde Irak, Rusya ve Suriye ile de ortak çalışma yürüttüklerini, bugün Moskova’da da İran, Rusya ve Türkiye arasında ortak bir çalışmanın temeli atılmasını beklediklerini kaydetti.

İran devlet radyo televizyon kurumu dış yayınlardan sorumlu Başkan yardımcısı Peyman Cebelli de Suriye ordusunun teröristlere karşı zaferi ve düşman medyanın teröristlerin lehine propaganda yapma yönündeki faaliyetlerine işaretle, söz konusu garez-kar medya organları Halep’te soykırım yapıldığı iddiası ile uluslararası camiayı yönlendirmeye çalıştığını, BM güvenlik konseyi de bu doğrultuda Suriye ordusunun ilerlemesini engellemek için bir kararname çıkardığını belirtti. Cebelli İran radyo televizyon kurumları dünyanın her yerinde hatta müslüman olmayan mağdur insanların yanında yer aldığını ve bu yüzden dünya camiası bu kurumun haberlerine büyük ilgi gösterdiğini vurguladı.