Türkiye Gündemi
Geçen hafta Türkiye hükümeti Irak merkezi hükümetiyle gerginliği gidermek için Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım 2 günlük ziyaret için Bağdat ve Erbil'e gitti.
Geçen hafta Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım ve Irak Başbakanı Haydar el-İbadi'nin başkanlığındaki "Türkiye-Irak Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi" toplantısı yapıldı. Yıldırım İbadi ile katıldığı basın toplantısında iki ülkenin terörle mücadele konusunda birlikte çalışacaklarını, Irak toprak bütünlüğüne ve milli hakimiyetine saygılı olduklarını, IŞİD'le mücadelenin amansız bir şekilde devam edeceğini, Türkiye olarak Irak'ın egemenliğine zarar verecek hiçbir girişime rıza gösterilmeyeceğini söyledi.
Binalı Yıldırım Irak'la Türkiye arasındaki ilişkilerin ekonomik olarak, karşılıklı yatırım çerçevesinde geliştirilmesine ve her iki ülkenin refah ve kalkınması için çalışmaya hazır olduklarını, gerek yeni gümrük kapıları açılması gerekse yeni yatırımların karşılıklı olarak hayata geçirilmesi ayrıca eğitim alanında işbirliği anlaşmasının imzalanmasına önem verdiklerini belirtti.
Türkiye'nin Irak ve Suriye ile hatalı politikalarından dolayı ekonomisi de büyük bir kriz yaşamaktadır. Türkiye ile Irak ve Suriye sınır bölgelerindeki illerin halklarının çoğu iflas etmiş, ticari ve ekonomik işbirliği süreci ağır darbeler almıştır. Nitekim Binali Yıldırım da Bağdat'ta yaptığı açıklamada, 2012 yılında Irak ile ticaret hacmi 12 milyar dolarken bu rakam 7 milyar doların altına düşmüştür.
Ayrıca Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım'ın Irak ziyaretinde orada bulunan Başika kampı ile ilgili de görüşmeler gerçekleştirildi. Daha önce Başika kampı, iki ülke arasındaki ilişkilerin gerilmesine neden olmuş ve karşılıklı sert açıklamalar gelmişti.
Başbakan Irak'ta yaptığı görüşmelerde Başika kampının bir zorunluluktan ortaya çıktığını ileri sürmüştü.
Irak hükümeti ve siyasi gruplar, Türk askerlerinin Başika Kampında bulunmasını Irak'ın toprak bütünlüğünün ihlali olarak görüp, Türk askerlerinin kayıtsız şartsız şekilde Irak topraklarından çekilmelerini istiyor.
Türk askerlerinin Irak topraklarında bulunması şimdiye kadar iki ülke ilişkilerini önemli ölçüde olumsuz etkilemişti.
Türkiye Başbakanı Yıldırım, Bağdat'taki resmi temaslarının ardından özel uçak "ANA" ile Erbil'e geçti.
Irak'a iki günlük ziyaret gerçekleştiren Türkiye Başbakanı Yıldırım'ı, Erbil Uluslararası Havalimanı'nda, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Neçirvan Barzani, IKBY Hükümet Sözcüsü Sefin Dizayi, İçişleri Bakanı Kerim Sincari, Sağlık Bakanı Rekeft Heme Salih, Eğitim Bakanı Piştivan Sadık ile Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Fellah Mustafa törenle karşıladı.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ile Sağlık Bakanı Recep Akdağ da Yıldırım ile Erbil'e gitti.
AKP'nin, MHP'nin desteğiyle komisyondan kavga dövüş geçirdiği yeni anayasa taslağı, geçen hafta TBMM'de görüşülmeye başlandı. Teklif, partili cumhurbaşkanlığı adıyla başkanlık sistemini amaçlıyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin geçen yıl 11 Ekim'de yaptığı, "Karşımızda 2 alternatif yol vardır. Biri bizim için de en doğru olanı Sayın Cumhurbaşkanının yasal ve anayasal sınırlara çekilmesidir. Bu olmayacaksa, ikinci yol fiili duruma hukuki yol aranmasıdır. AKP bir anayasa hazırlığı varsa, mutabık kalınan diğer maddelerle birlikte TBMM'ye getirmelidir" açıklamayla ortaya çıkan yeni anayasa teklifi, geçen haftadan itibaren Türkiye ve Meclis'te gündemine gelmiştir.
TBMM Anayasa Komisyonu'nda görüşmelerine geçen yıl 26 Aralık'ta başlanan ve AKP'li 316 milletvekilinin imzası bulunan anayasa değişikliği teklifi, CHP'nin sert muhalefetine rağmen 30 Aralık'ta kabul edildi.
Türkiye'de AKP ve Erdoğan gibi anayasa değişikliğini destekleyenler, başkanlık sisteminin Türkiye'de siyasi istikrar sağlayacağına inanıyor. Türkiye geçtiğimiz yıl, 15 Temmuz darbe girişimi ve zaman zaman gerçekleşen kanlı terör saldırıları yüzünden ciddi güvenlik sorunları yaşadı.
CHP, anayasa değişikliği ve cumhurbaşkanının yetki ve gücünün artmasının Erdoğan'ın daha fazla totaliterleşmeye ve muhalifleri şiddetli şekilde bastırmaya yönelik bir çaba olduğunu düşünüyor.
Türkiye başbakanı Binali Yıldırım, cumhurbaşkanının yetkilerinin arttırılmasını içeren anayasada yapılan reformu destekledi.
Türkiye başbakanı, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, anayasa reformunun asıl hedefinin bu ülkede demokrasinin geleceğini garanti altına almak olduğunu söyledi.
Türkiye başbakanı, anayasaya da yapılacak reformlarla Türkiye'nin tarihinde en önemli değişikliğin yaşayacağını söyledi.
Bu arada Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yetkilerini artıracak anayasa reformuna yönelik itirazlar devam ederken anayasa reformuyla ilgili pakette yer alan maddeler de oylamaya sunuldu.
Türkiye'de iç ve dış sorunlar halen tüm şiddetiyle devam ederken iktidar tarafından her geçen gün yeni kanun ve uygulamalar hayata geçirilmekte.
Bu çerçevede geçen hafta Ankara Valiliğinden umuma açık alanlarda yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin 30 gün süreyle yasaklandığı bildirildi.
Ankara Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, valiliğe ulaşan istihbari bilgilere göre, yasa dışı terör örgütlerinin Ankara'da eylem arayışı içinde oldukları ve bazı hazırlıklar yaptıklarının tespit edildiği belirtildi. Açıklamada, özellikle insanların toplu olarak bulundukları açık ve kapalı alanlarda toplantı, gösteri yürüyüşleri ve benzeri faaliyetlerde eylem yapılmak istendiğinin tahmin edildiği aktarıldı.
Bilindiği gibi Türkiye'de geçen yıl 15 temmuz'da yaşanan başarısız darbenin ardından kanun hükmünde kararname ile Türkiye'nin bir çok yerinde olağanüstü durum ilan edilmiştir. ve Ankara valiliğinin bu son kararı da bu doğrultuda alınmıştır
Türkiye güvenlik, siyasi ve iktisadi açıdan zor günleri geçirirken Türk Lirası geçen hafta Amerikan doları karşısında tarihinin en düşük seviyesini gördü.
Türk Lirası alınan bütün önlemlere rağmen düşüşünü sürdürürken, geçtiğimiz hafta lira dolar karşısında yüzde 2.46 oranında değer kaybetti ve bir dolar 3.73 liradan işlem gördü.
Türk lirası son aylarda dolar karşısında ciddi bir değer kaybı yaşarken, başta cumhurbaşkanının halka yönelik çağrıları ve hükümetin önlemleri olmak üzere bu zamana kadar dolar karşısında liranın değer kaybının önlenmesi yönündeki çabalar istenen sonucu vermedi.
Miladi 2017'e girilirken İstanbul'da bir gece kulübüne yönelik işlenen cinayet ve ardından İzmir ve daha önce de Türkiye'de yaşanan bombalı saldırılar Türkiye'ye turistlerin ve yatırımcıların gelmesini çok ciddi oranda etkilerken, bu durum aynı zamanda ekonominin de çökmesine neden oluyor.
Türkiye'de iç huzursuzluklar ve terör olaylarının artış kazanmasıyla Ankara yönetimi muhalif çevreleri, Türkiye'nin yeni bir Pakistan olma yönünde olduğu konusunda uyarıda bulunmaktalar.
Geçen hafta Halkların Demokratik Partisi HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, yeni anayasa değişikliği ve cumhurbaşkanına verilmek istenen yetkileri eleştirerek, "Dünyada yetkileri tek elde toplayarak, tek adamda toplayarak geçiş dönemini atlatmış, ekonomik sorunlarını aşmış, çatışmayı önlemiş bir tek örnek var mı" diye sordu.
Türkiye’nin yeni ittifakları dolayısıyla Suriye politikasında manevra yaptığını belirten Bilgen, eski ittifakların bedelinin kolay bitmediğini savundu ve "Nasıl 15 Temmuz kirli bir ittifakın bedeli olarak bu ülkeye, topaklara bombaların yağmasına, kurşunların sıkılmasına sebep olduysa, Suriye’deki kirli ittifakın sonucu da Suruç’tur, Gar katliamıdır, Sultanahmet’tir, yılbaşı akşamı Türkiye’nin yaşadığı utanç katliamıdır" şeklinde konuştu.