Ocak 18, 2017 17:06 Europe/Istanbul

Geçen hafta 17 ve 18'inci maddelerin de kabul edilmesiyle birlikte birinci tur görüşmeleri sona ermiş oldu.

Türkiye meclisi bir kaç gün süren ve saatlerce tartışma ve özellikle fiziksel sürtüşme ve çatışmanın ardından sonunda anayasa reform paketinin ilk bölümünü onayladı.Türkiye meclisinde yeni anayasa reform paketi 9 Ocak tarihinde başladı. Yeni anayasa reform paketinde başbakanın tüm yürütme yetkilerinin cumhurbaşkanına devredilmesi öngörülüyor. Türkiye’nin şimdiki anayasasında cumhurbaşkanının yetkileri daha çok protokol mahiyetindedir. Yeni anayasa reform paketinde önerilen değişikliğe göre şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı dönemlerine kısıtlama getirilmesi 2019 yılından itibaren sayılması gerekiyor. Bu durumda ve yeni anayasa reform paketi onaylandığı takdirde Erdoğan 2019 yılından sonra da iki beş yıllık bir dönem için, yani 2029 yılına kadar tekrar Cumhurbaşkanı seçilebilecek.

Öte yandan Yeni anayasa reform paketi, Kürtlerin partisi olan HDP daha önce paketin oylama oturumlarına katılmayacağını açıkladığı bir sırada meclis genel kurulunda oylamaya sunuldu.

Image Caption

 

Hali hazırda HDP’nin meclise giren 59 milletvekilinden 11’i PKK terör örgütüne destek verme suçundan tutuklanarak hapse atılmış bulunuyor. buna karşın hapiste yatan HDP liderlerinden Selahattin Demirtaş meclise gönderdiği mektupla partisinin tüm milletvekillerine oy hakkı talebinde bulundu. Aslında HDP’nin meclis genel kurul oturumlarına katılmaması, yeni anayasa reform paketinin muhalif sayısının azalmasına yol açıyor ve söz konusu yasa tasarısı daha az muhalif oy sayısı ile onaylanıyor.

Geçtiğimiz hafta TBMM’de başkanlık sistemine ilişkin Anayasa teklifi görüşmeleri sürerken YSK da olası bir referandumun hazırlıklarına başladı. Hazırlıklar, referandumun 2 Nisan’da yapılacağına göre planlanıyor. Kurum, süreci yönetmek için 30 genelge hazırladı. Ayrıca YSK, CHP’nin yurtdışı seçmenle ilgili düzenlemenin, OHAL kararnamesiyle yapılmasına yönelik itirazını da reddetti. Yasadaki, yurtdışında seçmen kütüğünü oluşturmak için yerleşik adres bilgilerinin bulunması şartı, daha önce yapılan düzenleme ile 31 Aralık 2016’ya kadar askıya alınmıştı. Bu sayede, 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde, yurtdışında yaşayan seçmenler, adres bilgileri olmasa da büyükelçiliklerdeki kimlik bilgileriyle oy kullanmışlardı. Sürenin dolması ve yerleşik adres bilgilerinin tamamlanamaması nedeniyle bu referandumda yurtdışı seçmenin oy kullanamaması durumu ile karşı karşıya kalındı.

Image Caption

 

Geçen hafta İsviçre'nin Cenevre kentinde devam eden Kıbrıs meselesi için çözüm masasında yerlerini alan Rum Kesimi ve Türk tarafı arasında 'harita' ve 'dönüşümlü başkanlık' krizi çıktı.

 Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tüm iç ve bölgesel sorunlara ve Türkiye’nin kötüye giden iktisadi durumlarına rağmen bir kez daha Türkiye ordusunun Kuzey Kıbrıs’ta askeri varlığını sürdüreceğine vurgu yaptı. Erdoğan, Yunanistan Güney Kıbrıs’taki güçlerini çekmediği müddetçe TSK’nın Kuzey Kıbrıs’tan çekilmeyeceğini vurguladı. Yunanistan yönetimini Kıbrıs’ta geniş kapsamlı kalıcı bir çözüm yolu bulunmasından kaçındığını belirten Erdoğan, TSK’nın Kuzey Kıbrıs’tan çekilmesi asla gündemlerinde olmadığını belirtti. Görünen o ki Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tepkisini Cenevre’de düzenlenen Kıbrıs müzakerelerinde gündeme gelen bazı konulara gösterdi. Aslında Kıbrıs Rum ve Türk kesimlerinin üst düzey yetkilileri uzun süredir Kıbrıs münakaşasının nihai çözüme kavuşturulması için bir yol haritası belirlenmesi konusunda müzakere ediyor. Türkiye yönetimi Kıbrıs adasını eski Osmanlı imparatorluğu ve bugünkü Türkiye’nin bir parçası olarak görüyor. Bu yüzden Ankara son 40 yılda adanın kuzeyinde kurulan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adı verilen yapılanmanın dünyaca tanıması için sürekli uğraş veriyor.

Bültenimize ekonomik alanında yaşanan gelişmelerle devam ediyoruz. Geçen hafta Türkiye ekonomi bakanı Nihat Zeybekçi, Türkiye Merkez Bankası'nın Lira'nın değer kaybının önlenmesi konusunda gerekli tedbirlere sahip olduğunu söyledi. Türkiye Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, son haftalarda rekor üstüne rekor kıran dövizdeki yükselişin spekülatif olduğunu bildirirken, “Merkez Bankası’nın eli kolu bağlı değildir. Elinde çok fazla enstrüman var. Önümüzdeki dönemde spekülatif hareketlerden ümidin kesilmesiyle TL normal seyrine dönecektir” dedi.

Konuyla ilgili Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada, Lira'nın döviz karşısında değer kaybetmesinin normal süreç olmadığını zira bunun bir komplo olduğunu belirterek, bu girişimin gerçekte terörist girişimle hiç bir farkının bulunmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 34. Muhtarlar Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Terör örgütlerinin sadece birer maşadan ibaret olduğunu, asıl mücadeleyi onların arkasındaki güçlerle verdiğimizi gayet iyi biliyoruz. Şu gerçeğin de farkındayız; eğer maşaları kırmazsak arkadaki güç mücadelesini kazanamayız. Bunun için bölücü örgütü kıpırdayamaz hale getirmek için tüm tedbirleri aldık." ifadelerini kullandı. Bilindiği üzere Türkiye'nin iflas etmiş ekonomisi gittikçe daha da beter bir hale geliyor.

Image Caption

 

Geçen hafta Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ekim dönemine ilişkin işsizlik verilerini açıkladı. Türkiye'de işsizlik oranı, 2016 yılı ekim ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,3 puan artarak yüzde 11,8 seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde işsiz sayısı, 500 bin kişi artarak 3 milyon 647 bin kişi oldu. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 1,5 puanlık artış ile yüzde 14,1 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 1,9 puanlık artış ile yüzde 21,2 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 1,3 puanlık artış ile yüzde 12 olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin sayısı 2016 yılı ekim döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 411 bin kişi artarak 27 milyon 267 bin kişi, istihdam oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 46,2 oldu.

Geçen hafta Türkiye basını HDP üyesi Garo Paylan'ın soykırım ibaresini kullandığı için mecliste 3 gün oturumlardan men cezası verildiğini belirtti. ‘Partili cumhurbaşkanlığı’ teklifini içeren anayasa değişikliği teklifi görüşülürken, kullandığı ‘soykırım’ ifadesi nedeniyle üç gün oturumlardan men cezası alan HDP Milletvekili Garo Paylan, konuşmasında 1876’da yazılan ilk anayasaya atıfta bulunmuştu.

Image Caption

 

Öte yandan geçtiğimiz hafta Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasına çarptırıldı. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Aydoğan, 2011'de kentte katıldığı basın açıklamaları, yürüyüşler ve cenaze törenleri nedeniyle yargılanıyordu.

Tutuklu yargılanan Aydoğan hakkında "Örgüt propagandası yapma", "Örgüt üyesi olma" ve "2911 Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet etmek" suçlarından 18 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, vize serbestliği konusunda Avrupa Birliği'ne son kez bir teklif sunacaklarını söyledi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 9. Büyükelçiler Konferansı'nın kapanışının ardından basın toplantısı düzenledi. AB ile vize muafiyeti konusundaki soru üzerine Çavuşoğlu, "Vize muafiyeti konusunda biz son teklifimizi hazırladık, üzerinde titizlikle çalıştık, önümüzdeki günlerde AB'ye teslim edeceğiz." diye konuştu. Bilindiği gibi Vizelerin kaldırılması meselesi son dönemde Türkiye ile AB yetkilileri arasında ciddi bir sorun haline gelmiştir.