Şubat 10, 2017 16:31 Europe/Istanbul

Bugünkü bültenimize Türkiye gündemini sarsan Anayasa değişikliği referandumu ile başlamak istiyoruz.

Geçen hafta muhalefet partileri ülkede "Hayır" kampanyaları başlatarak, başkanlık sistemini getirecek olan ana yasa değişikliğini halk oylamasıyla önlemeye çalışıtı.CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, başkanlık referandumundan “Hayır” sonucu çıkacağını, bu sonucun üzerine erken seçim yapılacağını ve bu erken seçimin AKP’nin son seçimi olacağını söyledi.

Hayır kampanyası çalışmalarıyla ilgili açıklamada bulunan CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, zor bir sürece girilmekte olunduğunu belirterek, "Zor bir sürece giriyoruz. Referandum kampanyasının ağır yükü sırtımızda. Bugün itibarıyla İstanbul’da 95 bin sandık sorumlusunun seçimini yaptık. 15 bin 400 mahalle delegesi görevlendirdik. Belediye meclis üyelerimizin tamamını ilçelerde görevlendirdik. İstanbul’da 150 bin arkadaşımız sahada çalışıyor. Toplumsal seferberlik başlattık" ifadelerine yer verdi.

Image Caption

Bilindiği üzere iktidar partisi AKP tarafından hazırlanan ve ülkenin idare sistemi parlamento sisteminden başkanlık sistemine çevrilen yeni anayasa değişikliği MHP partisinin de verdiği destekle mecliste yeterli oy almış ve yeni değişikliklerin referanduma götürtülmesi için gerekli ortam oluşmuştu. ancak şimdi iktidar tarafında tüm çabalar bu anayasa değişikliğinin referandumda kabul görmesi ve evet oyu almasıdır. Zira iktidar cenahı bu referandumda yenilmesi ve evet oyu çıkmaması durumunda ülke içinde durumların karışacağı ve yeni bir kaos ortaya çıkacağı belirtiliyor.

Diğer yandan referandum sürecine girilmesiyle Erdoğan cenahı ile muhalefet ve ona destek veren kesim arasında rekabet ve tartışmalar da şiddet kazanmaya başlamıştır. Şimdi seçim sürecinin, yeni tasvip edilen 18 maddelik başkanlık ana yasa maddelerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da imzalanarak iki aylık referandum sürecinin startının verilmesiyle başlanacağı belirtiliyor.

Image Caption

Geçen hafta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada anayasa değişikliğini sert eleştirerek Türkiye meclisinin bu değişiklikle birlikte ikinci sınıf bir meclis konumuna geldiğini söyledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başkanlığını eski TBMM Başkanvekili Hasan Korkmazcan'ın yaptığı "Milli Anayasa Hareketi" üyelerini kabul etti. Kılıçdaroğlu Türkiye parlamentosunun bağımsızlığından sonra kurulduğunu ama şimdiki yasama kurumunun 15 Temmuz darbesi sonucu ortaya çıktığını ve ikinci bir meclise dönüşme yolunda olduğunu söyledi. Hükümeti sert dille eleştiren Kılıçdaroğlu hükümetin halkı değişiklikler konusunda aydınlatmadığını bildirdi.

Geçtiğimiz hafta resmi temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya giden Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Merkel'in uçaktan inişi sırasında gazetecilerin görüntü almasına izin verilmezken, Merkel doğrudan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşeceği Beştepe'ye gitti. Merkel, daha sonra TBMM'ye giderek darbe girişimi sırasında bombalanan kısımları ziyaret etti.

Çankaya Köşkü'nde Başbakan Binali Yıldırım ile de bir araya gelecek Merkel'in gündeminde geçen yıl Türkiye’ye yaptığı üç ziyarette olduğu gibi sığınmacı krizinin çözümü yer aldı. Merkel’in Ankara'daki temasları, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye'ye ilk ziyareti olması bakımından dikkat çekiyor.

Image Caption

Öte yandan Almanya başbakanı Angela Merkelin Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyıp Erdoğan ile ortaklaşa düzenlenen basın toplantısında islami terörizm terimini kullanmasının ardından Erdoğan Merkel'in bu girişimini hatalı ve tahrik edici olarak niteledi. Erdoğan şunları belirtti: 'islami terörizm terimi müslümanlar için adil ve uygun değildir ve bunu yanlış telakki ediyorum ve kullanılmaması gerekir zira İslam ve terörizm yan yana olmaması gerekir'. 

Başbakan Yıldırım da, Almanya Başbakanı Merkel ile görüşmesi sonrası yapılan ortak açıklamada, "DEAŞ başta olmak üzere bütün terör örgütlerini bölgeden temizlemek hepimizin ortak sorumluluğudur diye düşünüyorum" dedi.

Türkiye'nin Fırat kalkanı diye başlattığı askeri saldırılar ve Suriye toprak bütünlüğünü ihlal etme girişimlerini sürdürmesi ardından Suriye dış işleri bakanlığı, Türkiye'ye karşı BM ve BM güvenlik konseyine dava açtı. Bültenimize bu konudaki raporumuzla devam ediyoruz.

Image Caption

Geçen hafta Suriye'nin BM daimi temsilcisi Beşar Caferi 2 Şubat Perşembe günü, yaptığı açıklamada, Türkiye yönetiminin Suriye topraklarına tecavüz ettiğini, Suriye toprak bütünlüğü ve milli hâkimiyet hakkını, Suriye Vatandaşlarının haklarını ihlal ettiğini, bu saldırının bölgesel ve uluslararası güvenliği tehdit ettiğini belirtip, bu konuda Şam hükümetinin BM güvenlik konseyine dava açtığını, BMGK'nin Barış ve güvenlikten sorumlu bir teşkilat olarak harekete geçmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan hükümeti Amerika ile elbirliği yaparak Suriye hükümetini devirmek için hakarete geçmiş bulunuyor. İlkin Suriye muhaliflerini örgütleyip, Özgür Suriye ordusu terör örgütünü kurdurdu. Ardından DAEŞ ve diğer selefi Vahhabi terör örgütlerini besledi ve silahlandırdı. MİT tırlarıyla Suriye'nin kuzey bölgelerini işgal eden DAEŞ ve Nusra Cephesi gibi terör örgütlerine silah ve mühimmat taşıyıp, sınırlarını teröristlerin giriş ve çıkışlarına açtı.Bu nudenle Fırat kalkanı isimli askeri saldırılar geçtikçe Surüye yönetiminin hakimiyetine karşı bir eylem olduğu gerçeği bölge ülkeleri ve Suriye merkezi yönetimi tarafından kınanmaktadır.

Geçen hafta HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş'ın ardından Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen de tutuklandı.

Image Caption

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 6-8 Ekim Kobani olaylarına ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında geçen cumartesi günü gözaltına alındıktan sonra adli kontrol kararı ile serbest bırakılan HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen'in, yapılan itiraz üzerine tutuklanmasına yönelik yakalama kararı çıkarılmıştı. HDP Milletvekili Meral Beştaş da aynı soruşturma kapsamında iki gün önce tutuklanmıştı.HDP Genel Merkezi'nden yapılan açıklamada, "Parti Sözcümüz Ayhan Bilgen'in tutuklanması, referandum çalışmamızı engellemek içindir. Ama "Hayır"ın sesini kısamazsınız!" ifadeleri kullanıldı. HDP'nin mecliste bulunan 59 milletvekilinden 12'si tutuklanmış bulunuyor. 

Geçen hafta Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2016 yılına ilişkin turizm istatistiklerini açıkladı. Buna göre, turizm geliri, geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 29.7 azalarak 22 milyar 107 milyon 440 bin dolar oldu. Söz konusu gelirin yüzde 72.8'i yabancı ziyaretçilerden, yüzde 27.2'si ise yurtdışında ikamet eden Türkiye vatandaşlarının ziyaretlerinden elde edildi.Geçen yılki gelirin 18 milyar 495 milyon 978 bin dolarını kişisel harcamalar, 3 milyar 611 milyon 462 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu. Bu dönemde kişi başına ortalama harcama 705 dolar, yabancıların ortalama harcaması 633 dolar, yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşlarının ortalama harcaması ise 978 dolar oldu.

Türkiye'den çıkış yapan ziyaretçi sayısı, 2016'da bir önceki yıla göre yüzde 24.6 azalarak 31 milyon 365 bin 330 kişiye düştü.

Türkiye ile gayri meşru İsrail rejimi arasındaki siyasi istişareler 7 yıl aradan sonra 1 şubat 2017 Çarşamba günü tekrar başladı.  Türkiye Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ümit Yalçın ve ırkçı İsrail rejimi Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Yuval Rotem başkanlığındaki heyetler Ankara'da bir araya geldi. Bültenimizi bu gelişmeye dair detaylarla noktalıyoruz.

Geçen hafta Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın temasları kapsamında İsrail Turizm Bakanı Yariv Levin ile biraraya geleceği bildirildi. Temaslarının 2'nci gününde ise Ramallah'a geçeceği ve Yaser Arafat'ın kabrini ziyaret edeceği açıklandı.

Image Caption

İşgalci İsrail'in 10 Türk vatandışını şehit ettiği Mavi Marmara saldırısı sonrası Ak Parti, İsrail ile anlaşmış davaların Türk yargısında düşürülmesini sağlamıştı.  

İsrail, İstanbul'daki Dünya Enerji Zirvesine Enerji Bakanı Yuval Steinitz'i gönderdi. Türkiye ve İsrail arasında karşılıklı büyükelçiler yeniden görevlendirildi.

İki taraf arasında 7 yıl aradan sonra ilk siyasi istişareler yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın İsrail'e yapacağı ziyaret bu süreçte atılan son adım olarak değerlendiriliyor.

Geçmişte Türkiye hükümetiyle ile terörist İsrail rejimi arasında düzenli olarak yılda iki defa siyasi askeri ve istihbarat işbirliği alanında istişareler yapılıyordu. Bu toplantıların yeniden başladığı, Filistin halkı başta olmak üzere Türkiye halkıyla bölge milletlerine karşı saldırı ve tefrika ile düşmanlıkların yol açmasına sebep olacağı söylenebilir.