İran'ın son siyasi gelişmeleri
Geçen hafta hava kuvvetleri komutanları ve askeri personelinin İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei ile görüşmesi, 22 Behmen İslam inkılabı zafer yıldönümü kutlamaları, Venezüella Dışişleri Bakanı ve Petrol Bakanı’nın Tahran ziyareti ve İran ile AB ilişkileri, bugünkü bültenimizin ana başlıklarını oluşturuyor.
Geçen hafta İran’da İslam inkılabının 38. Zafer yıldönümü kutlandı. Bu gelişme İran medyasının yanı sıra bölgenin ve dünyanın önde gelen medya organlarının üzerinde durduğu en önemli gelişmelerden biriydi.
Bu çerçevede geçen hafta hava kuvvetleri ve Hatemul Enbiya –s– hava savunma karargahı komutanları ve askeri personeli İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Ayetullah Hamanei 22 Behmen zafer yıldönümü arifesinde gerçekleşen görüşmede önemli beyanatta bulundu.
Ayetullah Hamanei konuşmasının bir bölümünde Amerika’nın yeni Başkanı sözleri ve uygulamaları ile İran’ın Amerika’da egemen sınıfın çok yönlü fesat ve fıskı fücuru ile ilgili sözlerinin hakkaniyetini ispat ettiğini vurguladı.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei Amerika’nın yeni Başkanı Donald Trump’ın İran milleti ondan korkması gerektiği yönündeki yaftasına işaretle İran milleti hiç bir tehditten kormadığını belirtti.
Ayetullah Hamanei ayrıca Trump’ın “İran Obama yönetimine teşekkür etmeli” yaftasına da değinerek, Obama yönetimine asla müteşekkir olmadıklarını, çünkü Obama yönetimi İran milletini ve İslam nizamı felçe uğratmak için İran’a en ağır yaptırımları dayattığını, gerçi bu amacına ulaşamadığını, nitekim hiç bir düşman da büyük İran milletini felçe uğratamayacağını kaydetti.
Ayetullah Hamanei sözlerini şöyle sürdürdü: Neden Amerika’nın önceki yönetimine teşekkür edecekmişiz? İran’a dayattığı yaptırımlar için mi, IŞİD’i kurduğu için mi, Irak ve Suriye’de bölgeyi ateşe verdiği için mi, yoksa nifak ve iki yüzlülüğü için mi, özel mektubunda saygı duyduğundan ve işbirliği yapmak istediğinden söz ettiği, ama 2009 seçimlerinden sonra çıkan fitneyi açıkça desteklediği için mi?
İran milleti İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin tabiri ile demir yumruğuun kadife eldivenin içinde saklayarak değişimden söz ettiğinde bu lafları duyduğundan heyecanlanmadı ki şimdi Trump’ın tabiri ile geçmişin hasretini hissetsin veya Obama İran’a iyi davrandı diye, teşekkür etsin. Eğer Trump biraz daha dikkatle geçmişe bakacak olursa, Obama İran’a iyi davranmadığı gibi, gücü yettiğince Amerika’nın itibarını korumaya çalıştı ve sürekli tüm seçenekler masada yaftasını tekrarladı. Obama Bercam nükleer anlaşmasını imzalamak istediğinde de eğer gücü yetseydi İran’ın tüm nükleer faaliyetlerini toplatmak istediğini de söyledi. Fakat Obama sonunda daha fazla itibar kaybına uğramamak için Bercam anlaşmasını imzalaması gerektiği sonucuna vardı. Obama hatta beyaz saraydaki son günlerinde de İran aleyhinde yaptırımları uzatmak ve İran’la ilgili acil durum yasasını uzatmakla Trump’ın İran’a karşı düşmanlık gütmesi için tüm yolları açık bıraktı.
Amerika devleti İran İslam cumhuriyetine karşı düşmanlık gütmekten başka hiç bir şey yapmadı ve bu ülkede iki büyük partiden hangisi iktidarın başına geçtiyse İran düşmanlığını sürdürdü. Bu yüzden ve Amerika devletinin İran’a yönelik siyasetleri ve amaçlarının mahiyeti itibarı ile İran milletinin gözünde Trump ve Obama arasında hiç bir fark yoktur. Nitekim İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin de belirttiği üzere, Amerika’nın yeni Başkanı seçim kampanyaları sırasında ve özellikle son günlerde sarf ettiği sözleri ve uygulamaları ile Amerika’nın gerçek mahiyetini gözler önüne serdi ve Amerika’nın gerçeğinin ne olduğunu aydınlattı.
Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani Cuma günü ve 22 Behmen zafer yıldönümü yürüşü sırasında Azadi meydanında yaptığı konuşmada, bölgede ve Amerika’da yeni yeni işbaşına gelen acemi politikacıların İran milleti karşısında ancak saygı ile konuşmaları gerektiğini bilmeleri gerektiğini vurguladı. İran milletinin tehditlere karşı tepkisi kesin olacağını vurgulayan Ruhani, İran devletini ve silahlı kuvvetlerini tehdit edenlerin, İran milletinin tarihin en hassas dilimlerinde direnişini, gücünü ve duyarlılığını ve mantığını gözler önüne serdiğini bilmeleri gerektiğini ifade etti.
Geçen hafta İran milletinin İslam inkılabının 38. Zafer yıldönümü dolaysıyla ülke genelinde düzenlenen yürüyüşlere milyonluk ve muhteşem katılımı gerçekte Amerika Başkanı Donald Trump’ın tehditlerine verilen en kesin cevaptı. Gerçekte İran milletinin 22 Behmen zafer yürüyüşüne katılması sadece İslam inkılabının ülküleri ile ahit tazelemek değil, aynı zamanda düşman karşısında iktidar ve azametini ve gücünü sergilemektir.
22 behmen zafer yürüyüşünün mesajı aslında her türlü sultacı güce karşı direnişe yapılan vurgu ve tehditlere ve beyaz saray elebaşılarının yaftalarına ve masalarının üzerindeki seçeneklerine verilecek cevaptır.
Nitekim CNN, Associated Press ve diğer bir çok Batılı medya organların 22 Behmen zafer yürüyüşünü geçtikleri haberlerinde bu yıl İran milletinin bu yürüyüşe katılımı geçmiş yıllara nazaran daha da muhteşem ve muazzam olduğunu itiraf etti.
Geçen hafta İran ekonomi ve maliye Bakanı Ali Tayyibnia Macaristan’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Macaristan Başbakanı Viktor Urban, Bakan Tayyibnia ile görüşmesinde iki ülkenin çeşitli iktisadi alanlarda ilişkilerinin geliştirilmesine vurgu yaptı. Görüşmede ayrıca bölgedeki son gelişmeler ele alında ve İran’ın bölgede istikrar ve güvenliğin sağlanmasında ifa ettiği rolün önemine vurgu yapıldı.
Ekonomi ve maliye Bakanı Ali Tayyibnia, İran ve Macaristan karma ekonomik komisyonunun ilk ortak oturumuna katılmak amacıyla Budapeşte’ye gitti. Bakan Tayyibnia’nın ziyareti sırasında Macaristan Dışişleri Bakanı’nın da katıldığı törende iki ülke yetkilileri iktisadi, kültürel ve sportif alanlarda altı işbirliği belgesi imzaladı.
Bir başka gelişmede Tahran İsveç Başbakanı’nı ağırladı. İsveç Başbakanı Cumhurbaşkanı Ruhani’nin daveti üzerine geçen Cuma günü üst düzey bir heyet başkanlığında Tahran’a geldi.
İran ve Avrupa ülkeleri arasındaki ilişkiler Bercam nükleer anlaşmasından sonra yeni bir döneme girdi. AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini Bercam nükleer anlaşması imzalandıktan sonra Tahran’a yaptığı ziyareti sırasında İranlı yetkililerle müzakerelerinde bu noktaya işaretle AB'nin İran ile ortak çıkarlar çerçevesinde işbirliğini geliştirmek istediğini belirmişti. Mogherini ayrıca Amerika Başkanı Donald Trump’ın Bercam nükleer anlaşması ile ilgili açıklamalarını eleştirerek İran ile imzalanan nükleer anlaşma Amerika ile İran arasında ikili bir anlaşma olmadığını, bu anlaşma çok yönlü bir anlaşma olduğunu ve BM güvenlik konseyi kararnamesi çerçevesinde onaylanan bir anlaşma olduğunu vurguladı.
Gerçekte AB ülkeleri İran’ın bölgesel konumunu ve rolünü özel olarak önemsiyor. Buna göre ve özellikle AB’nın bölgesel siyasi konulara yönelik tutumu İran’a yakın olduğundan, iki taraf arasındaki müzakereler siyasi dayanışmanın güçlenmesine vesile olduğu gibi, bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına da katkı sağlayabilir. İran ve AB arasındaki işbirliği iktisadi alanların yanı sıra terör ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ve organize suçlarla mücadele gibi güvenlik alanlarında da geliştirilebilir.
İran uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadelede bölgede önemli rol ifa ediyor ve bu konu Avrupa için büyük önem arz ediyor. Bu çerçevede geçen hafta İran uyuşturucu madde ile mücadele polisi ve uyuşturucu madde ile mücadele merkezinden oluşan bir heyet, Afganistan içişleri Bakan yardımcısı, Pakistan uyuşturucu madde ile mücadele merkezi Başkanı ve BM organize suçlar ve uyuşturucu madde ile mücadele bürosu yetkililerinin katıldığı bir oturum gerçekleşti. Oturumda 2017 ila 2018 yıllarında izlenecek yol haritası ve çalışma programları masaya yatırıldı.
Afganistan’da 2016 yılında uyuşturucu madde üretimi bir önceki yıla oranla %50 artış kaydederek 9 bin tona ulaştı. Üretilen uyuşturucu maddelerin önemli bir bölümü ise Avrupa kıtasına kaçak ediliyor.
İran İslam Cumhuriyeti ise dünyada uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadele eden ülkelerin başında yer alıyor ve şimdiye kadar bu yolda 3500 şehit ve on bini aşkın yaralı verdiği anlaşılıyor.
Geçen hafta Venezüella Dışişleri Bakanı Delsey Rodrigez, petrol Bakanı Neslon Pablo Martinez’le birlikte Tahran’a geldi. Bu ziyaretin amacı petrol piyasalarında son durum hakkında istişarede bulunma şeklinde açıklandı.
İran ve Venezüella petrol ihraç eden ülkeler örgütü OPEC üyesidir. OPEC 30 Kasım 2016 tarihinde günlük üretimini 1.2 milyon varil azaltma ve 2017 yılının ilk yarısında günde 32.5 milyon varile düşürme kararı aldı.
Şimdi ise dünya petrol piyasaları OPEC’ten 2017’nin ikinci yarısında da üretimini biraz daha düşürmesini bekliyor, fakat bu konu biraz daha fazla istişare gerektiriyor.