Türkiye Gündemi
Geçtiğimiz hafta Türkiye ile AB arasında referandum krizinin derinleşmesi, Türkiye'nin AB'ye üyelik büçtesinin bir kısmının kesilmesi ve Moskova’da Erdoğan ile Putin’in görüşmesi bugünkü bültenimizin ana başlıklarını oluşturuyor.
Türkiye yetkililerinin Avrupa'da yaşayan Türkler arasında anayasa değişikliği referandumu ile ilgili miting ve konuşma merasimleri düzenleme ısrarı ve Almanya, İsviçre ve Hollanda gibi Avrupalı ülkelerin Türkiye yetkililerine bu ülkelerde referandum mitingi düzenlemelerine izin vermemesi ardından iki taraf arasında kriz patlak verdi.
Geçen hafta Türkiye ve Hollanda arasında diplomatik ilişkilerdeki gerginlik büyürken, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Hollanda'da 'istenmeyen kişi' ilan edildi.
Bu arada Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanı Pedro Agramunt, Türkiye ile Avrupalı ortakları arasında yükselen gerilimin endişe verici olduğunu açıkladı. Agramunt, Hollanda'nın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun uçağının iniş iznini iptal etmesi ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'ya yönelik muamelesi sonrası artan gerilime ilişkin sosyal medya üzerinden "Türk Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun Amsterdam uçuşunun iptal edilmesi sonrası Türkiye ve Avrupalı ortakları arasında yükselen gerilimden endişeliyim" mesajını paylaştı. Türkiye'de 16 nisan tarihinde yapılacak anayasanın değiştirilen 18 maddesiyle ilgili olarak referandum konusunda Türkiye hükümeti yetkililerinin Avrupa'da etkinliklere katılmak istemeleri ve onların da bu gibi faaliyetlere izin vermemeleriyle başlayan kriz giderek büyüyor. Avrupa'da bazı çevreler Türkiye'nin AB üyelik müzakerelerinin tamamen durdurulmasını isterken bazı çevreler de Türkiye'nin NATO üyeliğinden çıkarılmasını gündeme getiriyorlar.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Hollanda ile yaşanan krizle ilgili açıklama yaptı. Hollanda Maslahatgüzârı'nın 3 defa bakanlığa çağrıldığı ve 3 defa nota verildiği belirtildi. Hollanda polisi geçtiğimiz pazar günü tazyikli su ile Rotterdam'da Türk protestocuları dağıtmaya çalıştı. Protesto sırasında bazı Türk vatandaşlarının gözaltına alındığı ve yaralandığı bildirildi. Hollanda hükümetinin Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nu taşıyan uçağın iniş yapmasına izin vermemesinin ardından, Çavuşoğlu Fransa'ya gitmek zorunda kaldı.İstanbul'da da bir grup eylemci, Hollanda Konsolosluğu'ndaki bu ülkenin bayrağını indirerek, yerine Türkiye bayrağını göndere çekti.
Hollanda’yla yaşanan diplomatik krizi değerlendiren Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Sonunda göreceksiniz, özür dileme noktasına getirilecek" dedi.Türkiye Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği Genel Merkezi'nde düzenlenen toplantıda Hollanda’yla yaşanan kriz ile ilgili konuştu."Hem oy verin hem de oy verme kampanya sürecinde propaganda yapmayın diyeceksiniz" değerlendirmesini yapan Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, “Bu akıl, mantık ve izan dışı bir davranıştır. Bunu anlamak ve kabul etmek mümkün değildir. Buna gerekli her türlü cevap verilecek. Sonunda göreceksiniz Hollanda özür dileme noktasına getirilecektir” diye konuştu.
Geçen hafta Avrupa Komisyonu Türkiye'ye, Hollanda ve diğer AB ülkeleri ile durumu daha da kötüleştirecek aşırı söylem ve eylemlerden kaçınması çağrısında bulundu.
AB'nin Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn tarafından yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Türkiye ve bazı AB üyesi ülkeler arasında son günlerde yaşanan tansiyonun ardından, konunun daha fazla tırmandırılmasından kaçınmak ve durumun sakinleşmesi için yollar bulmak gerekmektedir. AB üyesi ülkelerde miting ve toplantı yapılması kararları uluslararası ve ulusal kanunlarla uyumlu olarak üye ülkenin sorumluluğundadır" dendi.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg da, Türkiye ve Hollanda'ya itidal çağrısında bulundu.
Hollanda’yla Türkiye arasındaki diplomatik gerilime Fransa’nın aşırı sağcı partisi Ulusal Cephe’nin lideri Marine Le Pen de katıldı. Geçen hafta Twitter hesabından bir mesaj paylaşan Le Pen, 16 Nisan’daki anayasa değişikliği referandumu için Fransa’da miting ya da toplantı yapmak isteyen siyasetçilerin engellenmesini istedi.
Le Pen, “Neden başka demokrasilerin reddettiği teklifleri topraklarımıza kabul etmeliyiz? Fransa’da Türk seçimleri için hiçbir kampanya yapılmasın” diye yazdı.
Türkiye ile referandum etkinlikleri krizi yaşayan Avrupa ülkelerinden biri olan Almanya'da ise, siyasetçiler, Türkiye'ye takınılması gereken tavır konusunda görüşlerini paylaştı.
Öte yandan Avrupa Birliği Komisyonu, Ankara'nın son sıralardaki politikası yüzünden Türkiye'nin AB'ye üyelik bütçesinin bir kısmı askıya aldı.
AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncher bu bağlamda yaptığı açıklamada, Türkiye Avrupa yolunda değil, ters istikamette hareket ettiğini belirterek, AB'nin doğru yolda ilerleyen ülkelere mali destek vermekle kendi yükümlü gördüğünü vurguladı.
AB Komisyonu Başkanı, 15 Temmuz darbe girişiminden önce bile bazı olumsuz işaretlerin Türkiye'de görüldüğünü, bunun sadece AB standartları değil, uluslararası kurallara bile aykırı olduğunu ifade etti.
Bültenimize Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Rusya ziyareti ile devam ediyoruz. Geçen hafta Moskova'ya günü birlik bir ziyaret gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin'le Kremlin'de bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın günübirlik Moskova ziyareti, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin görüşmesiyle başladı.
Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi Toplantısı ve Putin tarafından onuruna verilen yemeğe katılan Erdoğan, daha sonra anlaşma imza töreninde hazır bulundu ve Putin'le ortak basın toplantısı düzenledi, Erdoğan, son olarak Meçhul Asker Anıtı'na çelenk bıraktı.
Putin ve Erdoğan'ın Kremlin'deki görüşmesi, Türk F16'larının Kasım 2015'te bir Rus uçağını düşürmesinden sonra ilişkilerin yeniden normalleşmeye başlaması ardından liderlerin gerçekleştirdiği dördüncü yüz yüze temas.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da Erdoğan'ın Moskova'ya inmesinden hemen önce yaptığı bir açıklamada, bu ÜDİK toplantının 'uzun zamandan beri beklenen bir olay' olduğunu söyledi.
Geçen hafta Ankara’da gazetecilerle bir araya gelen Başbakan Binali Yıldırım, OHAL’in üç ay daha uzatılacağını söyledi.
Darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL üç ay süreyle iki kez uzatılmıştı. Mevcut durumda uygulamanın süresi 19 Nisan’da doluyor. OHAL’in üç ay daha uzatılması halinde uygulama bir yıla çıkmış olacak.
15 Temmuz başarısız darbenin ardından aralarında onlarca gazeteci olmak üzere en az 41 bin kişi tutuklanırken 100 binlerce kamu çalışanı da görevden alındı.
Geçen hafta İstanbul'da 100 kadar basın mensubu, arkadaşlarının tutuklu hallerinin devam etmesini protesto için gösteri düzenledi.
sözkonusu gösteri, cezaevinde tutuklu bulunan basın mensuplarıyla dayanışma amacıyla yapılırken, CHP İstanbul milletvekili Barış Yarkadaş da, gösteriyle ilgili yaptığı açıklamada, çok sayıda basın mensubunun baskılardan dolayı Türkiye'de işini yapamaz hale geldiğini söyledi.
Bilindiği gibi geçen yıl Türkiye'de 15 temmuz'da yaşanan başarısız darbenin ardından Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile çok sayıda basın mensubu tutuklanmış ve onlarca medyanın yayını ise durdurulmuş ve bir çoğuna da elkonulmuştu.
Geçen hafta İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan saat 11.16'da kalkan TC-HEZ tescilli Sikorsky S-76 tipi helikopter Büyükçekmece'de saat 11.21'de düştü. İstanbul Valisi Vasip Şahin, kazada ilk belirlemelere göre, 5 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.
Ajanslara düşen ilk haberlerde helikopterin Beylikdüzü'ndeki bir yangına müdahaleye gittiği iddia edildi. Ancak bu iddia İBB tarafından yalanladı. NTV'den Melda Yücel Kocaalp de helikopterin Eczacıbaşı Gruba'na ait olduğu bilgisini paylaştı. Buna göre helikopterde, üst düzey yöneticiler ve yabancı konukları vard