Mayıs 06, 2017 12:30 Europe/Istanbul

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei 34. Uluslararası Kur'an'ı Kerim yarışmalarına katılan kariler ve hafızlarla görüşmesinde beyanatı, İran’ın Pakistan sınırında bir kaç askeri terörist unsurlarla çatışmada şehit düşmesi, 12. Dönem cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rekabetlerin kızışması ve İran ve Rusya savunma bakanlarının Moskova’da görüşmesi, geçen hafta İran’ın belli başlı önemli gelişmeleriydi.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei 34. Uluslararası Kur'an'ı Kerim yarışmalarına katılan kariler ve hafızlarla görüşmesinde İslami kimliğin düşmanların müdahalesine ve sultasına mani olan önemli engel olduğunu belirterek, Kur'an'ı Kerim maarifi kurtarıcı ve İslam ümmetinin muktedir ve izzetli yaşamının etkeni olduğunu, Kur'an'ı Kerim maarifi İslami toplumların yaygın ve açık söylemlerine dönüşmesi gerektiğini belirtti.

Ayetullah Hamanei 83 ülkeden gelen katılımcılara hitaben konuşmasında bugün İslam ümmetinin sorunu Batı kültürü, ekonomisi ve siyasetinin sultasından ibaret olduğunu belirterek, bugün bir çok İslam ülkesi İslami kimlikten yoksun olduğunu ve bu yüzden düşmanlar bu ülkelerin kültürüne, ekonomisine, inançlarına, siyasetlerine ve sosyal ilişkilerine müdahale edebildiklerini ve Müslümanların arasında savaş ve ihtilaf ve nefret yarattıklarını kaydetti.

Image Caption

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin belirttiğine göre günümüzde maalesef Müslüman milletler ve İslam ülkeleri Kur'an'ı Kerim’den uzak kaldı ve Kur'anî gerçek kavramlara yabancılaştı ve Kur'an'ı Kerim’den uzak kalmak, düşmanların suiistifadelerine ve imansızlığı aşağılamalarına ve Müslümanları bağımlı hale getirmeye yol açtı. Nitekim bugün İslam ülkeleri ve devletlerinin Amerika ve küresel siyonizm ve yağmacılara karşı durumu da Kur'an'ı Kerim’den gafil olmanın sonucudur, çünkü eğer İslam ülkeleri Kur'an'ı Kerim ve İslami kimliğe yakınlaşsaydı tüm bu sorunlar çözümlenecekti.

Bu yüzden İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei tüm İslam ülkelerinin esas görevi gerçek kimliklerine sarılmak ve Kur’anî değerlere yönelmek olduğunu belirtti ve bu büyük hedefe ulaşmak için İslam ümmeti Kur'an'ı Kerim ve İslam’ı doğru idrak etmesi ve düşmanların fitnelerine karşı uyanık davranması gerektiğini vurguladı.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei Kur'an'ı Kerim’den uzak kalmanın düşmanın bu durumdan nemalanmasına ve İslami toplumlara imansızlığı aşağılamasına ve Müslümanları bağımlı hale getirmesine sebebiyet verdiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: bugün İslam ülkeleri ve devletlerinin Amerika ve küresel siyonizm ve yağmacılara karşı durumu da Kur'an'ı Kerim’den gafil olmanın sonucudur, çünkü eğer İslam ülkeleri Kur'an'ı Kerim ve İslami kimliğe yakınlaşsaydı tüm bu sorunlar çözümlenecekti.

Kuşkusuz İslam ülkeleri sahip oldukları muazzam kapasiteleri ve İslami ve Kur’anî kimliklerini takviye etmeleri ile düşmanların bölgeye yönelik nüfuzunu ve tefrikacı komplolarını engelleyebilecek güçtedir. Ancak ne var ki İslam ülkelerinin düşmanın gözetlediği marjinal meselelerle uğraşması düşmanların İslam ülkelerine nüfuz etmeleri ve sulta kurmaları ve kaynaklarını yağmalamaları için gereken zemini oluşturacaktır.

Image Caption

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei İslam Peygamberi’nin -s- biset yıldönümü dolaysıyla nizamın önde gelen yetkililerini ve İslam ülkelerinin büyükelçilerini kabulünde de müstekbir güçlerin İslam’la düşmanlığının sebebini anlamanın İslam ülkelerinin yetkililerinin görevi olduğunu belirterek şu vurguyu yaptı:

İslami devletler Amerika’nın bir İslam ülkesi ile birlikteliği ve bir başka İslam ülkesi ile düşmanlığının amacı İslam dünyasında vahdeti engellemek ve Müslümanların İslami toplumların çıkarları konusunda ortak bir algıya ulaşmalarını engellemek olduklarını anlamaları gerekir.

Geçen hafta İran’ın Sistan Bulucistan eyaletinin Mircave sınırında Pakistan’dan gelen tekfirci teröristlerle çıkan çıkan çatışmada İranlı cesur bazı askerlerin şehit düşması İran milletini derin yasa boğdu.

Geçen hafta Çarşamba günü teröristlerin İran ve Pakistan’ın ortak sınırının sıfır noktasında kurdukları pusuda İran’ın sınır muhafaza birliğine bağlı askerlerden on asker şehit düştü. Ceyşul zulüm adlı tekfirci terör örgütünün sorumluluğunu üstlendiği bu cinayette 8 asker çatışma sırasında ve iki asker da hastaneye kaldırıldıktan sonra şehit düştü.

Image Caption

İran sınırlarında tekfirci terör örgütleri ve eşkiya çeteleri en çok Sistan Bulucistan eyaletinin sınır bölgelerinde terör eylemleri düzenliyor. Oysa İran şimdiye kadar bir kaç kez bu eyaletle ortak sınırı bulunan komşu ülkelerle bir dizi oturum düzenledi. Ancak silahlı eşkiya çeteleri ve tekfirci terör örgütleri son bir kaç yılda bir kaç kez Pakistan topraklarından İran topraklarına sızarak İranlı bazı vatandaşları ve sınır muhafaza birliği askerlerini Sistan Bulucistan eyaletinin sınır bölgelerinde şehit etti.

Son terör saldırısında da tekfirci teröristler İranlı askerleri şehit ettikten sonra Pakistan topraklarının derinliklerine doğru kaçtı.

Mircave sınır bölgesinde yaşanan terör saldırısına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani milli güvenlik konseyi ve Dışişleri Bakanlığından olayın aydınlanmasına kadar konuyu en ciddi biçimde takip etmelerini ve bu tür namertçe eylemlerin tekrarlanmasını önlemelerini istedi.

Cumhurbaşkanı Ruhani ayrıca Pakistan Başbakanı Muhammed Navaz Şerif’e bir mesaj göndererek İslamabad yetkililerinin tüm vaatlerine rağmen eşkiya çeteleri ve tekfirci terör örgütleri Pakistan topraklarını İran İslam cumhuriyetine karşı kullanmayı sürdürdüklerini belirtti. Ruhani mesajında, maalesef İslamabad yönetiminin gerekli tepkiyi vermemesi ve gereken tedbirleri almaması yüzünden İranlı askerlerin ve bazen de masum sivillerin şehit düşmesine sebebiyet verdiğini vurguladı.

Silahlı eşkiya çeteleri ve tekfirci terör örgütleri son bir kaç yılda bir kaç kez Pakistan topraklarından İran topraklarına sızarak İranlı bazı vatandaşları ve sınır muhafaza birliği askerlerini Sistan Bulucistan eyaletinin sınır bölgelerinde şehit etti. Bu arada teröristlerin her eylemden sonra Pakistan topraklarına kaçması veya Pakistan topraklarından İranlı askerlerin üzerine ateş açması, İslamabad yönetiminin bu konuya karşı duyarsız davrandığını gösteriyor. Oysa Pakistan’ın sınır muhafaza güçleri ve güvenlik yetkilileri terör örgütlerinin Pakistan topraklarından İran İslam cumhuriyetine karşı operasyon düzenlemekten bu kadar hür davranabildiklerine açık bir izah getirmeleri gerekiyor.

Geçen hafta savunma Bakanı General Hüseyin Dehgan, Moskova’da düzenlenen 6. Uluslararası güvenlik konferansına katıldı. Konferansa 80 ülkeden 700 temsilci katıldı.

Image Caption

Savunma Bakanı General Dehgan konferansta yaptığı konuşmada dünyada yaşanan güvensizlik durumlarına işaretle, küresel güvenlik tehditleri Amerika’nın yeni Başkanı Donald Trump’ın söz ve davranış ve kararlarında sergilediği sorumsuzlukla ve ayrıca Washington, korsan İsrail, İngiltere ve Arabistan gibi rejimlerin bölgede tekfirci terör örgütlerine desteklerini sürdürmeleri ile daha da şiddetlendiğini kaydetti.

Uluslararası Moskova güvenlik konferansı bu yılki oturumunu Suriye ve Yemen’de tekfirci terör örgütleri ve bu örgütlerin bölgede yayılmaları ve Ortadoğu ve dünyada yaşanan yeni gelişmelerin irdelenmesi gibi başlıklara ayırdı.

İran savunma Bakanı General Hüseyin Dehgan konferansın gündemi ile ilgili olarak önemli noktalara değindi ve güvenlik tehditlerinin artış nedenlerini beyan ederek uluslararası hukuk kurumlarının dünyada masum insanların katliamına yönelik sessizliği ve çifte standart tutumunu eleştiride. General Dehgan bugün dünya terörle kesim mücadele için ciddi irade sergilenmesini ve terör akımlarının türemesine ve gelişmesine yol açan etkenlerin ortadan kaldırılmasını beklediğini vurguladı.

Savunma Bakanı General Hüseyin Dehgan, Moskova’da düzenlenen uluslararası güvenlik konferansının kulisinde Rus mevkidaşı General Sergei Şoygo ve Suriye savunma Bakanı Fehed Casım Fureyc ile üçlü bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmede Suriye’de son güvenlik gelişmeleri ele alındı. İran, Rusya ve Suriye savunma bakanları bundan önce de Haziran 2016’da Tahran’da düzenlenen terörle mücadele zirvesinde bir araya gelmişti.

Öte yandan savunma Bakanı General Dehgan’ın Moskova’da sürdürdüğü müzakerelere paralel olarak Dışişleri Bakanı Yardımcısı Hüseyin Cabiri Ensari de Tahran’da Rusya lideri Putin’in Suriye özel temsilcisi Aleksandır Lavrentiev ile bir araya gelerek Suriye’de terör örgütleri ile mücadelede gelinin son noktayı değerlendirdi. Görüşmede Ensari ve Rus diplomat Lavrentiev Suriye krizinin çözümü yönünde başlatılan Astana sürecinin bir sonraki oturumunun düzenlenmesi için çabaların sürdürülmesine vurgu yaptı. Ensari ve Lavrentiev, Astana sürecinde düzenlenen müzakerelerde İran ve Rusya heyetlerine başkanlık ediyor. Şimdiye kadar bu sürecin çerçevesinde Kazakistan’ın başkenti Astana’da üç tur müzakere düzenlendi. Dördüncü tur müzakerelerin 3 ve 4 Mayıs tarihlerinde yine Astana’da düzenleneceği açıklandı.

İran’da 12. Dönem cumhurbaşkanlığı seçim kampanyaları tüm hızı ile devam ediyor.

Seyyid Mustafa Ağa Mirselim, İshak Cihangiri Kuşai, Hasan Ruhani, Seyyid İbrahim Reisi Sadati, Muhammed Bakır Galibaf ve Seyyid Mustafa Haşimataba, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylıkları onaylanan 6 adaydır. Adayların her biri şimdiki Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani gibi çeşitli alanlarda sorumluluk üstlenen ve İslami nizama hizmetlerde bulunan adaylardır ve mazilerine dayanarak seçim arenasına ayak basmıştır. Seçimlerin bu aşamasında adaylar TV kanalında düzenlenen münazaralara katılıyor ve seçim programlarını açıklayarak savunmaya çalışıyor. Bu aşama aslında seçim heyecanını arttıran önemli aşamalardan biri sayılıyor.

12. dönem cumhurbaşkanlığı seçimlerinin altı nihai adayı geçen Cuma günü İran devlet radyo televizyon kurumunun bazı kanallarından canlı olarak yayımlanan münazaraya katıldı. Gerçekte münazarada gündeme gelen konular seçim kampanyalarını iyice kızıştırdığı gözleniyor. Münazarada her bir adayın çeşitli sosyal konularla ilgili görüşleri ve programları masaya yatırılarak tartışıldı.

12. dönem cumhurbaşkanlığı seçimleri 5. Dönem İslami kent ve köy konseyleri seçimleri ve İslami şura meclisi ara seçimleri ile eşzamanlı olarak 19 Mayıs tarihinde düzenleniyor.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin 25 Nisan Salı günü nizamın önde gelen yetkilileri ve İslam ülkeleri büyükelçileri ile görüşmesinde 12. Dönem cumhurbaşkanlığı seçimleri hakkındaki beyanatı da hiç kuşkusuz İran anayasasının ruhunun yansımasıdır. Ayetullah Hamanei görüşmede şöyle buyurdu:

İran milleti önümüzdeki seçimlere katılarak İslam ve İran düşmanlarını hüsrana uğratacaktır. Bu arada sayın adayların da İran milletini ülkenin kalkınması ve ilerlemesi ve düğümlerin çözümü için gözleri sınırların ötesinde olmayacağı yönünde söz vermelidir.