Mayıs 06, 2017 13:34 Europe/Istanbul

Geçen hafta 1 Mayıs kutlamaları Türkiye illerinde yine gergin bir ortamda gerçekleşti.

Geçen hafta dış siyaset arenasındaki gelişmeler Avrupalı ülkelerin Türkiye'ye yönelik sert tavırlarında özet buldu; ayrıca geçtiğimiz hafta ülke çapında yaşanan tutuklamalar ve basına yönelik şiddet tüm hızıyla devam etti. Şimdi bültenimizi bu ana başlıklardan yola çıkarak açıyoruz.

Geçen hafta Türkiye'de 1 mayıs işçi gününde polis, yüzlerce kişiyi gözaltına aldı. 

İstanbul Taksim meydanında  gösterilerin yapılmasına izin verilmemesinin açıklanmasına rağmen   meydanda gösteri yapmak isteyen işçi sendikalarının bu girişimine polis müdahale etti.  Yüzlercesini gözaltına aldı.

Türkiye haber çevreleri, Gayrettepe'de 72 kişinin gözaltına alındığını, Barbaros bölgesinde 20,  Talimhane'de 7 kişinin gözaltına alındığını bildirdiler.

Ayrıca İstanbul emniyeti, toplantı ve gösterilere kapatılan Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi'nde yoğun güvenlik önlemi aldı. Çevresi bariyerlerle kapatılan ve sadece güvenlik noktalarından geçişlere izin verilen Taksim Meydanı'na girmeye çalışanlara polis müdahale ederek gözaltına aldı.

Image Caption

Taksim'e yürümek isteyen bazı gruplar da Beşiktaş Meydanı'nda toplandı. Polis, Taksim'de toplanılmasına izin verilmediğini hatırlatarak, grupları dağılmaları konusunda uyardı. Taksim'e yürümekte ısrar eden gruplara müdahale eden polis, bazı eylemcileri gözaltına aldı.1 Mayıs İşçi bayramı nedeni ile sadece İstanbul'da yaklaşık 30 bin polisin güvenlik için görevlendirildiği ifade edildi.Bu arada İstanbul dışındaki bir çok şehirde de 1 Mayıs günü münasebetiyle düzenlenen gösterilerde bir çok gözaltı olayının olduğu bildirildi.  

Türkiye'de geçen yıl 15 temmuz başarısız darbe girişiminin ardından çıkarılan kanun hükmünde kararnameyle son 10 ayda 5295 öğretim görevlisinin Türkiye'nin değişik üniversitelerinden ihraç edildiği belirtilmekte.

ihraç edilenler arasında yüzde 14'nün profesör, yüzde 28'inin doçent ve yüzde 26'sının da yardımcı doçent olduğu anlaşılıyor. 

Bu arada ihraç edilen üniversite personelin de dikkate alındığında bu rakamın çok daha fazla olduğu görülüyor. İhraç edilenler arasında Türkiye'nin metropol şehirleri İstanbul ve Ankara gibi yerlerde bulunan devlet üniversitelerinden çok fazla ihracın  yapılması dikkat çekti. 

Bu arada Türkiye hükümetinin özel üniversitelerde de çok sayıda öğretim görevlisinin ihracıyla ilgili yeni  listelerin olduğu iddia ediliyor.

Bilindiği gibi Türkiye'de geçen yıl yaşanan başarısız darbe girişiminin ardından  başta yargı, polis ve  ordu olmak üzere kamudan on binlerce kişi  darbeden sorumlu tutulan Gülen grubuyla bağlantılı oldukları iddiasıyla ihraç edildiler.

Sınır Tanımayan Muhabirler'in açıklamasına göre, Türkiye'de basın ve medya için durum kötüleşmiştir.

Geçen hafta, Ankara'daki Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yusuf Kanlı yaptığı açıklamada, yaklaşık 150 gazetecinin aylardır Türkiye'de yargılanmadan tutuklu bulunduğunu belirtti.

Image Caption

Türk yetkilileri ise, hapishanelerde tutuklu olan gazetecilerin sayısının 10 kişiden az olduğunu savunuyor.

Sınır Tanımayan Muhabirler son raporlarında, Türkiye'nin basın özgürlüğünde 4 basamak gerileyerek, dünyada 155. sıraya düştüğünü bildirdi.

Öte yandan BM İnsan Hakları Komiseri "Zeid Ra'ad el Hüseyin", Türkiye'de yürürlüğe giren son kanun hükmünde kararname (KHK) ile yapılan toplu işten çıkarmaları ve gözaltıları eleştirdi.

Cenevre'deki Birleşmiş Milletler (BM) binasında basın toplantısı düzenleyen BM İnsan Hakları Komiseri Zeid Ra'ad el Hüseyin, özellikle geçtiğimiz hafta sonunda yayınlanan son KHK ile Türkiye'de 1000'i Adalet Bakanlığı'ndan olmak üzere 4 bine yakın kamu çalışanının görevden alındığını vurguladı.

Türkiye'deki insan hakları tablosunun kendilerini ciddi bir biçimde endişelendirdiğini belirten El Hüseyin, "Bir yandan çok sayıda görevden alma ve gözaltı yaşanırken, diğer taraftan bunların hepsinin hukuk kuralları açısından standartlara uyduğunu söylemek çok zor" dedi.

OHAL uygulamasının uzatılmasına da değinen El Hüseyin "bu konuda çok endişeli olduklarını" belirterek kararın  "ülkede bir korku havası hakimken" alındığını söyledi.

Türkiye'nin hala kendi bürosuna bağlı ekibin ülkede inceleme yapmasına izin vermediğini vurgulayan El Hüseyin, "Ulusal güvenlik temel hakların ihlal edilmesine gerekçe yapılamaz. Uluslararası sözleşmeler bir sebepten ötürü var" dedi.

Image Caption

Bültenimize Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Hindistan ziyareti ile devam ediyoruz. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 30 Nisan ile 1 mayıs gününde Hindistan ziyaretini gerçekleştirdi. Bu gün Erdoğan ile Hindistan Başbakanı Narenrdra Modi’nin katılımıyla "Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu-DEİK" ile "Hindistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FICCI)"  ev sahipliğinde düzenlenen Hindistan-Türkiye İş Forumu, başkent Yeni Delhi'de düzenlendi.Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Delhi'de Türkiye-Hindistan İş Forumu'nda yaptığı konuşmada, iki ülkenin ikili ticarette doları kaldırma imkanını incelemeye aldığını ifade etti. Konuyla ilgili ayrıntılı raporumuzu dinliyorsunuz.

Türkiye’den Hindistan’a 7 yıl aradan sonra cumhurbaşkanı düzeyinde yapılan ilk ziyaret kapsamında gerçekleştirilen İş Forumu’na 160’ın üzerinde Türk iş dünyası temsilcisinin yanı sıra çok sayıda Hintli iş insanı katıldı.

Hindistan ile Kapsamlı Ekonomik Ortaklık müzakerelerinin bir an evvel başlaması gerektiğini ifade eden Erdoğan, Hindistan ile Türkiye arasında bir Serbest Ticaret Anlaşmasının müzakerelerine başlanması gerektiğini belirtip, iki ülke arasındaki mevcut ikili ekonomik işbirliğinde ciddi dengesizliklerin bulunduğunu,  Türkiye ile Hindistan’ın potansiyelinin mevcut rakamların çok üzerinde olduğunu söyledi ve Hint yatırımcıları Türkiye’ye, Türk yatırımcıları da Hindistan’a yatırım çağrısında bulundu.

Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca ikili ticaretteki kur baskısını azaltmak amacıyla Türkiye ile Hindistan'ın Kendi milli paralarıyla karşılıklı ithalat-ihracat yapabileceklerini vurguladı.

Hindistan’ın dünyanın en büyük demokrasisi, ayrıca dünyanın en hızla büyüyen serbest piyasa ekonomisi olduğuna dikkat çeken Recep Tayyip Erdoğan, başta bilişim ve bilgi teknolojileri olmak üzere yüksek teknoloji içeren sektörlerde Hindistan ile geniş işbirliği fırsatı bulunduğunu, müteahhitlik, enerji ve turizm sektörlerinde Türkiye ile Hindistan arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Image Caption

Hindistan Başbakanı Modi ise, Türkiye ile Hindistan’ın tarihi ilişkileri kadar, benzer ekonomik vizyona sahip iki ülke olduğunu, dünyanın en güçlü 20 ekonomisi arasında yer alan Türkiye ve Hindistan’ın ekonomik ilişkilerini geliştirmek için daha fazla işbirliği yapması gerektiğini ifade etti. Hindistan ekonomisinin dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduğuna dikkat çeken Başbakan Modi, izledikleri bilgi-temelli ekonomik kalkınma modeli ile büyük firmalardan KOBİ'lere kadar tüm sektörlerin dinamik bir şekilde dönüşüme devam ettiğini söyledi. Hindistan Başbakanı Modi, ülkesinin bağımsızlığının 150’nci yılına denk gelen 2022 yılında, 15 milyon konut inşa etmek istediklerini, bu çerçevede Türk müteahhitlik sektörü ile daha fazla çalışmak istediklerini kaydetti.

Geçen hafta Türkiye ile Azerbaycan Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri, Azerbaycan Cumhuriyeti'nde ortak askeri tatbikata başladı.

Azerbaycan Cumhuriyeti Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki askeri iş birliği çerçevesinde yapılan tatbikatla tecrübe paylaşımı yapılarak, iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki koordinasyonun geliştirilmesinin amaçlandığı belirtildi.

Askeri birliklerin yanı sıra zırhlı araçlar, topçu bataryaları, havan topları, uçak ve helikopterler ile hava savunma sistemlerinin yer aldığı ortak tatbikatta atışlar gerçekleştirilecek. Tatbikat, 5 Mayıs'a kadar devam edecek. Ermenistanlı bir diplomat, Türkiye'nin Nahcıvan Özerk cumhuriyetine askeri üs kurma teklifini getirerek Bakü ile askeri işbirliğini geliştirmek peşinde olduğunu bildirdi.

Öte yandan  Ermenistan diplomatı Arman Navasardiyan basın mensuplarına yaptığı açıklamada Türkiye ve Azerbaycan arasında yapılmakta olan ortak askeri tatbikata temasla iki ülkenin Rusya ve Ermenistan'a karşı mücadele yönünde işbirliğinde bulunduklarını ve hatta bu amaçla özerk Nahcıvan Cumhuriyetinde bir askeri üs kurmayı da düşündüğünü bildirdi.

Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki askeri iş birliği çerçevesinde yapılan tatbikatla tecrübe paylaşımı yapılarak iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki koordinasyonun geliştirilmesinin amaçlandığı belirtildi.

Askeri birliklerin yanı sıra zırhlı araçlar, topçu bataryaları, havan topları, uçak ve helikopterler ile hava savunma sistemlerinin yer aldığı ortak tatbikatta atışlar gerçekleştirilecek.Tatbikat, 5 Mayıs'a kadar devam edecek.

Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ortadoğu  ve özellikle Suriye'de etkin bir güç olduğunu iddia etmek için yaptığı açıklamada, çelişkili sözler sarf etti. Bültenimizi Suriye gelişmelerine dair Türk siyasilerin söz konusu iddiaları ile noktalıyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan TSK'nin Irak'ın kuzey bölgeleriyle Suriye'nin kuzey doğu bölgelerine yaptığı hava saldırıları sonucu öldürülen sivillerle peşmerge güçleri hakkında çelişkili bir tutum izledi. Erdoğan bir taraftan Irak kürt bölgesi yöneticileriyle Kürt halkından özür dilercesine söz sarf edip, gönüllerini almaya çalıştı. Bir taraftan da Irak Kürdistan yerel yönetim başkanı Barzani ile görüştüğünde, peşmergelerin bombardıman sırasında öldürülmesinin kasıtlı olmadığını, yaralıların da Türkiye'de tedavi edilebileceğini söyledi.

Erdoğan Sincar ile Suriye'nin Derik bölgesinde öldürülen sivillerin ailelerinin acılarını nasıl giderebilir. Erdoğan Barzani ile görüşmesinde PKK'ya karşı Irak'ta saldırılarını sürdüreceklerini, onların Sincar bölgesini terk etmeleri gerektiğini, Ankara ile Erbil arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin bazı sorunları gidermeye ve PKK'lıların bu bölgelerden geri çekilmesine bağlı olduğunu söyledi.

Erdoğan Amerika liderliğindeki koalisyon güçlerinin YPG yerine TSK'nin kullanılmasıyla Rakka operasyonlarının yapılabileceğini, Rakka'yı DAEŞ'e mezar yapabileceklerini iddia etti.  Türkiye halkıyla Suriye halkının Ankara ile tekfirci terörist DAEŞ'in El-bab'dan geri çekilmesi ve bu bölgeyi Türkiye ordusuyla paravan bir örgüt olan sözde özgür Suriye ordusuna devredilmesi konusundaki gizli anlaşmaları unutmamış ve bu konuda ikna olmamıştır. Erdoğan geçen aylarda Amerika'nın DAEŞ'e gelişmiş silahlar verdiğine ilişkin sözlerini de unutmuşa benziyor.