Türkiye Gündemi
Geçen hafta Uluslararası Af Örgütü, Türkiye'de 15 Temmuz'dan sonraki işten çıkarmaların hukuka aykırı olduğunu savundu.
Uluslararası Af Örgütü, Türkiye'yi devlet memurlarının "keyfi şekilde" işten çıkarıldığı gerekçesiyle eleştirdi. Örgütün geçen hafta başında yayımladığı raporda, 15 Temmuz 2016'daki darbe teşebbüsünün ardından aralarında yargı ve silahlı kuvvetler mensuplarının da bulunduğu 100 binden fazla kamu görevlisinin görevden alındığı aktarıldı.
Göreve son vermelerde darbe girişimi sonrası yayımlanan kararnamelerde "terör örgütleriyle ilişkisi olmak" gibi "genel suçlamalara" yer verildiğini belirten Uluslararası Af Örgütü, 15 Temmuz'u takiben 33 bin öğretmen ve eğitim görevlisiyle 24 bin polis ve İçişleri Bakanlığı mensubu ile diğer bakanlıklarda çalışan çok sayıda kişinin olağanüstü hâl kararnameleriyle görevden uzaklaştırıldığını duyurdu.
Uluslararası Af Örgütü'nün raporunda görevlerine son verilenlerin, uygulama haklı bile olsa, kamu hizmetlerinden men edilmesi ve pasaportlarına el konulmasının hukuka aykırı olduğuna dikkat çekildi. Örgüt; raporunu, aralarında 33'ü eski devlet görevlisi olmak üzere 61 kişiyle yaptığı anket ve sendikaların, resmi makamların, sivil toplum kuruluşlarının ve avukatların verdikleri bilgilere dayanarak hazırladı.
Uluslararası Af Örgütü, görevden uzaklaştırma kararlarına yargı yoluyla itiraz etme imkânının bulunmamasını eleştirdi ve Ocak ayında mağdurların durumuna açıklık getirilmesi için 100 binden fazla dosyayı incelemek üzere görevlendirilen komisyonun yeterli olmadığına işaret etti. Örgütün raporunda, bağımsız olmadığı belirtilen komisyonun, görevine henüz başlamadığına dikkat çekildi. Darbe girişiminin ardından bin 300 kişinin göreve iade edildiği de raporda yer aldı.
Geçen hafta Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) Avrupa Birliği destekli, "İfade ve Basın Özgürlüğü" raporunda ifade ve basın özgürlüğüne ilişkin çarpıcı tespitlerde bulunuldu.
Rapora göre, hapiste tutuklu olan gazeteci sayısının Nisan ayı sonu itibarıyla 159’a tırmandığı ve yurt dışında "kaçak" durumunda 123 gazetecinin bulunduğu tespit edildi. Ayrıca 2017 yılı ilk dört ayında gazetecilere yönelik 46 yeni soruşturma ve 20 ilave davanın açıldığı,ülkede ifade ve basın özgürlüğünün kısıtlanması,sansür ve otosansürün tırmanması ve RTÜK'ün antidemokratik girişimlerine de yer verildi.
Geçen hafta Türkiye'deki 15 Temmuz darbe girişiminde Fethullah Gülen'in 1 numaralı sanık olduğu ve darbeyi planladığı bildirilen aralarında Akın Öztürk, Mehmet Partigöç, Mehmet Dişli ile Ali Kalyoncu'nun da bulunduğu 38 kişilik 'Yurtta Sulh Konseyi' üyeleri ile birlikte 221 sanık 'FETÖ Genelkurmay çatı davası' ile ilk kez hakim karşısına çıkarıldı.
Sanıklardan darbe girişiminin bir numaralı ismi olduğu ifade edilen eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk, "Silah arkadaşlarım ve milletim iyi bilsin ki bu hain darbe girişimi ile ilgili herhangi bir katkım ve haberim yoktur." dedi.
Bu arada sanıkların Ankara'nın dışındaki bir mahkemeye götürüldüğü sırada caddenin etrafında toplanan onlarca eylemci, bu kişiler için ölüm cezasının verilmesini istediler.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta düzenlenen olağanüstü kongrede, AK Parti'nin başkanlığına geçti.Türkiye'de partili cumhurbaşkanı dönemi, Erdoğan'ın AK Parti'ye üye olması ve ardından AK Parti'nin başkanlığına geçmesi ile başladı.
Muhalefetin cumhurbaşkanının parti üyesi olmasına karşı çıkmasına rağmen, Recep Tayyip Erdoğan Ankara'da düzenlenen olağanüstü kongrede Başbakan Binali Yıldırım'ın yerine geçerek AK Parti Başkanı oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1.370 delegenin imzasıyla AK Parti genel başkanlığa tek aday gösterilmesinin ardından kongrede konuştu. Erdoğan konuşmasında Gülen hareketi ile mücadeleye devam edeceklerini belirtti.
Türkiye cumhurbaşkanı'nın geçen haftaki diğer durağı ise İstanbul'du. Erdoğan İstanbul'da işadamlarıyla görüşmesinde yaptığı açıklamada, ''her şey huzura kavuşmadan OHAL'in kaldırılmayacağını'' açıkladı.
Erdoğan ülkenin doğu ve güneydoğusunda PKK'nın silahlanmakta olduğunu ve dağların ise onların sığınma yerleri olduğunu belirterek, OHAL'in bu ortamda kaldırılmasının sözkonusu olamayacağını söyledi.
''OHAL konusundaki endişelerinizi, ben tabii anlamakta biraz zorlanıyorum. Acaba OHAL, şu ana kadar bizim sanayicilerimizin, işadamlarımızın, neyini engelledi? Olağanüstü Hal, tam aksine, Türkiye'de bütün işlerin çok daha sağlıklı bir şekilde yürümesine yönelik atılmış bir adımdır." ifadesini kullandı.
Bilindiği gibi OHAL, geçen yıl darbe girişiminin ardından alınmıştı.
Geçen hafta Türkiye İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, 2017 yılından şimdiye kadar, güvenlik güçleri tarafından PKK'ye yönelik düzenlenen operasyonlarda, 316 PKK mensubunun etkisiz hale getirildiğini duyurdu.
Türkiye İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, güvenlik güçlerince yılbaşından itibaren düzenlenen 4 bin 786 operasyonda 316'sı ölü, 6'sı yaralı, 133'ü teslim, 187'si sağ olmak üzere toplam 642 PKK'lının etkisiz hale getirildiği bildirildi.
Operasyonlarda 657 sığınak ve barınak imha edilirken, arasında yeni nesil güdümlü füze de bulunan 2 bin ağır ve uzun namlulu silah, 352 mayın ve el yapımı patlayıcı (EYP), bin 610 el bombası, 579 kilogramı plastik patlayıcı olmak üzere 33 ton patlayıcı madde ile 400 bin adet çeşitli çapta mühimmat ele geçirildi.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ise son dönemde yayınladığı bir raporda, Türkiye güvenlik güçlerinin girişimlerini kınayarak, Türkiye ordusunun ülkenin Güneydoğusu'nda düzenlediği operasyon yüzünden, bölge sakinlerinden 355-500 bin kişinin kendi evlerini terk etmek zorunda kaldığını bildirdi.
Yüksek Komiserlik, Türkiye ordusu ve güvenlik güçlerinin PKK'ya karşı operasyon sırasında insan haklarını ihlal ettiğini de raporuna yansıttı.
Sohbetimizi bölge gündemi ile ilgili bir haberle noktalıyoruz. Geçen hafta Suudi Arabistan'daki toplantılara katılan, direniş cephesini hedef alan ve yüzlerce milyar dolarlık silah anlaşması dahil anlaşmalara imza atan ABD Başkanı Donald Trump'ın bölgeye yaptığı ziyaret, İstanbul'da protesto edildi.
Siyonist İsrail işbirlikçisi ve İslam düşmanı olan Trump’ın Arabistan ziyareti çeşitli ülkelerdeki Müslüman topluluklar tarafından tepki çekmekle birlikte, Türkiye’de bir grup Müslüman İstanbul’daki Arabistan konsolosluğu önünde protesto eylemi gerçekleştirerek, basın açıklamasında bulundu.
Suudi Arabistan Konsolosluğu Önünde toplanan grup program boyunca: Mekke- Medine Özgür olacak… Direnişe sadakat onurumuzdur… Katil ABD Ortadoğu’dan defol… Kahrolsun ABD- Kahrolsun İsrail.. Yaşasın Filistin direnişimiz… Ümmetiz Kardeşiz kazanacağız… sloganları atarak ABD-Arabistan ve Fars körfezi Arap ülkelerine tepki gösterdiler.