Haziran 09, 2017 18:59 Europe/Istanbul

Geçen hafta orta Asya cumhuriyetleri arasında Tacikistan ve Özbekistan oldukça aktif bir haftayı geride bıraktı.

Ama önce bölgenin bazı önemli gelişmelerinin başlıklarını gözden geçirelim.

Geçen hafta Tacikistan cumhurbaşkanlığı stratejik etüt merkezi Başkan yardımcısı Seyfullah Seferov, İran ile ikili ilişkilerin geliştirilmesine vurgu yaptı. Seferov Duşanba’da yaptığı konuşmada, Tacikistan yönetimi İran ile işbirliği yönünde bir çok programı olduğunu kaydetti.

Geçen hafta Taşkent medyası BM genel sekreteri Antonio Guterres’in yakın gelecekte Özbekistan’ı ziyaret edeceğini duyurdu. BM genel sekreteri Antonio Guterres’in Haziran ayının ilk gününde Taşkent’e gelmesi ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mir Ziyayev ve diğer Özbek üst düzey yetkililerle görüşmesi bekleniyor.

Geçen hafta Özbekistan IBT Bakanı Şirzad Şirmetov ülkesinde internet kullanıcılarının sayısının artışından söz etti. Şirmetov yerli ve yabancı medya mensupları ile Taşkent’te düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada son bir yılda Özbekistan’da internet kullanıcı sayısı iki kata çıkarak 14.7 milyon kullanıcıya ulaştığını vurguladı.

Geçen hafta Kırgızistan milli meclisi Başkanı Çinibay Tursun Beykov ve Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım, iki ülke arasında çeşitli alanlarda işbirliğinin gelişmesi gerektiğini vurguladı.

Ankara’da Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım’la görüşen Kırgızistan milli meclisi Başkanı Tursan Beykov, ülkesi Türkiye ile aktif siyasi diyalog kurmak istediğini ifade etti.

Geçen hafta Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, bu ülkenin Başbakanı Karen Karapetyan hükümetinin istifasını kabul etti. Ermenistan anayasasına göre hükümet  yeni milli meclisin çalışmaya başladığı ilk günde istifa etmesi gerekir. Bu arada Cumhurbaşkanı da bu istifadan en geç on gün içinde yeni Başbakanı ataması gerekir. Başbakan da yeni hükümeti 20 günde kurmalıdır.

Geçen hafta Türkmenistan milli güvenlik konseyi sekreteri Yaylım Berdiyev, ülkesinde iktisadi fesat sorununa işaretle bu şom olgu ile mücadele kanununda değişiklik yapılacağını duyurdu. MGK sekreterliğine paralel olarak Türkmenistan savunma bakanlığı görevini de yürüten Berdiyev, bakanlar kurulu ile MGK’nin Cumhurbaşkanı ve MGK Başkanı Kurban Kulu Berdi Muhammedov başkanlığında düzenledikleri ortak oturumda Türkmenistan’da iktisadi fesatla mücadele kanununun gözden geçirilmesi yönündeki ön hazırlıklarla ilgili bir rapor sundu.

Geçen hafta Tacikistan ekonomi bakanlığı Arabistan kalkınma fonu ile okul inşaatı için 35 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladıklarını açıkladı. Arabistan’ın Tacikistan’da okul inşa etme anlaşması Cidde kentinde imzalandı. Anlaşmayı Tacikistan ekonomi Bakanı Abdusselam Kurbaniyan ve Arabistan kalkınma fonu Başkanı Yusuf İbrahim Bessam imzaladı.

Aslında Suud hanedanı İslam ülkelerinde nüfuzunu arttırmak amacıyla Vahabi tarikatını hedef ülkelerde medrese ve cami ve okul ve üniversite inşa ederek yaygınlaştırmaya çalışıyor. Pakistan’da 20 bin kadar dini medrese faaliyet yürütüyor ki bunların büyük bir bölümü Vahabi Suud hanedanı tarafından yönetiliyor. Bu medreselerden mezun olan insanlar ise Pakistan’da cehenguy ve sahabe orduları gibi radikal terör örgütlerinin insan gücünü karşılıyor.

Gerçekte Suud krallığının İslam ülkelerinde Vahabi tarikatının propagandasını yapmak için izlediği yöntemlerden biri hedef ülkelerde eğitim işine yüklü para yatırmak ve hatta bu ülkelerde yoksul kitlelere yardım etmektir. Nitekim son zamanlarda Tacikistan’da az gelirli ailelerin yavaş yavaş Vahabi tarikatının adamları tarafından tespit edildiği ve onlara tedrici bir şekilde yardım ulaştırıldığı anlaşılıyor. Bazı ülkelerde hatta bazı yoksul insanlara iş ve ve dükkan gibi imkanlar sunuluyor. Kuşkusuz bu şekilde Vahabi tarikatına üye olan yoksul insanlar hatta canını bile feda etmeye hazır oluyor. Nitekim bu insanlardan bazıları daha ileriki eğitim aşamalarında Irak ve Suriye gibi ülkelerde intihar eylemleri için yetiştiriliyor

Suud rejiminin Tacikistan’da yeni okullar inşa etmesiyle ilgili anlaşmanın imzalanması, geçen hafta Tacikistan Cumhurbaşkanı İmam Ali Rahman ülkesinin vatandaşları ve özellikle Hatlon velayetinin halkı tekfirci terör örgütlerine katılım oranının artmasından kaygı duyduğunu dile getirdiği günlere denk gelmesi dikkat çekiyor.

İmam Ali Rahman Hatlon velayeti halkı ile görüşmesinde yaptığı konuşmada, Irak ve Suriye’de terör örgütlerine katılan Taciklerin büyük bir bölümü Celaleddin Balhi, Bahter, Vahş, Vasi, Kubadiyan, Tus kenti, Kulab, Ferhar, Hemedani ve Gurgantepe kentinin sakinlerinden olduğunu ifade etti.

Tacik lider İmam Ali Rahman ayrıca Hatlon velayetinin Dangara bölgesinin yetkilileri ile görüşmesinde hali hazırda Hatlon bölgesinden 507 Tacik Irak ve Suriye savaşlarına katıldıklarını, bu sayının 60 kadarı bu savaşlarda telef olduklarını belirtti.

Şimdi bu şartlarda Duşanba yönetiminin Tacikistan’da Vahabi Suud hanedanının oku inşa etmesine müsaade etmesi aslında sapkın radikal Vahabi düşüncesinin bu ülkede gelişerek yayılmasına davetiye çıkarıyor. Nitekim gözlemciler Tacikistan’ın gelecek kuşaklarının gelecekte ciddi sıkıntılarla karşı karşıya bulunacağından hiç kuşku duymamak gerektiğini vurguluyor.

Geçen hafta Taşkent yönetiminin Özbekistan kapılarını uluslararası camianın yüzüne açma çabalarının devamında Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mir Ziyayev, Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile Riyad’da bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede taraflar orta Asya bölgesinde istikrar, barış ve güvenliğe ve terörle mücadeleye vurgu yaptı.

Arabistan’ın Riyad’da düzenlediği sözde terörle mücadele zirvesinde dikkat çeken bir husus, bölgede terörü besleyen ve destekleyen bazı ülkelerin de terörle mücadele iddiası ile bu zirveye katılmasıydı. Amerika, Türkiye, Suud rejimi son yıllarda bölgede terör örgütlerine her türlü siyasi askeri ve mali desteği sağlayan ülkelerdir. Buna karşın bu ülkeler Riyad’da terörle mücadele etme jesti tutmaya ve terör ve radikalizmi kınadıklarını göstermeye çalıştı.

Her halükarda son bir kaç yılın deneyimleri, ne zaman bu tür bir oturum düzenlenirse, bölgede terör örgütlerine siyasi, mali ve askeri destek bakımından yeni bir çerçeve ve model şekillendiği gözleniyor. Bir başka ifade ile Amerika, Arabistan, Katar ve Türkiye gibi IŞİD terör örgütünün kurulması ve gelişmesi için yüklü paralar harcayan veya lojistik destek sağlayan ülkelerin mevcut şartlarda bu örgütün yok edilmesine rıza gösterecekleri imkansız gibi gözüküyor. Çünkü teröre destek veren bu ülkeler bu teröristlerden kendi çıkarları doğrultusunda daha çok yararlanabilir.

Bilindiği üzere bölge ve dünya medyasının ifşaatı ve bazı Amerikalı üst düzey yetkililerin itirafları, tekfirci IŞİD terör örgütünün Amerika ve bölgedeki müttefiklerinin destekleri ile kurulduğunu ortaya koymuştu.

Şimdi aynı ülkeler Riyad’da sözde Amerika ve İslam ülkeleri zirvesi düzenleyerek terörle mücadelede izledikleri yanlış yolu ve yanlış politikaları haklı göstermeye çalıştılar. Oysa teröre destek veren ülkelerin politikacılarının açıklamalarından anlaşıldığı üzere Batılı devletler ABD liderliğinde ve Türkiye ve Arabistan’ın yardımları ile Irak ve Suriye topraklarında faaliyet yürüten tekfirci terör örgütlerini ve radikal unsurları takviye etmek istiyor. Bu ülkeler Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde hala IŞİD terör örgütlerinden kendi çıkarları yönünde yararlanabileceklerini zannediyor.