Haziran 12, 2017 21:53 Europe/Istanbul

Zamanlar ve mekanlar kendi başına hiç bir fazilete sahip değildir.

Asıl önemli olaylar zaman ve mekana önem kazandırır. Yüce Allah mübarek ramazan ayının fazilet sebebini, Kur'an'ı Kerim’in bu ayda nazil olması şeklinde buyuruyor. Allah teala ayrıca Kur'an'ı Kerim’in bazı seçkin sıfatlarını de anlatıyor. Bu sıfatlardan biri Kur'an'ı Kerim’in hidayet edici oluşudur ve daha da önemlisi, Kur'an'ı Kerim insanı hidayete erdirmenin yanında ona hakkı batıldan ayırt etme ve böylece hakikate nail olma gücünü da kazandırır

Mübarek Ramazan ayının manevi atmosferinde herkes yüce Allah katına yaklaşmak için iyi bir yol bulmaya çalışır. Biz de tüm oruçlu kardeşlerimize bu uğurda sarf ettikleri emekte başarılar dilerken, sohbetimize İmam Seccad’dan -s- çok güzel bir dua ile başlamak istiyoruz.

İmam Seccad -s- şöyle buyuruyor:

Hamd, bize İslam dinini sunan ve bizi iyi yollarına yönlendiren Allah’a mahsustur. Ey yüce Rabbim, Muhammed’e ve hanedanına selam gönder ve bizlere bu ayın faziletini tanıma ve hürmetini koruma ve bu ayda men ettiğin her şeyden sakınma faziletini ilham eyle. Ey yüce Rabbim, Ramazan ayını bizim ibadet fısıltılarımızla doldur ve gecesini gündüzünü bizim ibadetlerimizle beze. Bize gündüzlerini oruç tutma ve gecelerini senin katına dua etmekle geçirerek sahura ulaşmaya yardım et.

Mübarek Ramazan ayında İran’ın kentlerini ve köylerini özel bir hareketlilik sarar. İran milleti bu mübarek ayı karşılamaya gider ve Ramazan ayına girmeden bir kaç gün önce bu ayda ihtiyaç duyduğu erzakı temin etmeye ve ayrıca evlerine ve camilerine temizlik yapmaya başlar.

Mübarek Ramazan ayında Kur'an'ı Kerim tilavet meclisleri gençlerin coşkulu katılımı ile özel bir havaya bürünür. Bu tür meclisler camilerde ve dini mekanlarda fevkalade bir coşku ve şevkle düzenlenir. Bu meclislerde ulema ve müfessirler Kur'an'ı Kerim ayetlerini tefsir eder ve çeşitli sosyal ve ahlaki konuları anlatmaya çalışır. Öte yandan oruçlu insanların camilere ve dini mekanlara gelmesi, bu insanların hayır işlerine ortak olmaları ve sıkıntılı insanlara yardımda bulunmaları için iyi bir fırsat oluşturur.

İran’da fabrikalar, devlet daireleri ve çeşitli kurum ve kuruluşlar oruçlu insanların bu ibadet sırasında bulundukları şartları kolaylaştırmak üzere mesai saatlerinde bazı değişiklikler yapar ve çalışanlarına bazı imkanlar sunmaya çalışır.

İran’da iftar sofrası kurmak ve başkalarını bu sofraya çağırmak, diğer İslam ülkelerinde olduğu gibi yaygın bir adettir. İftardan sonra veya iftar sofrasında Sıla-i rahim, eş dost ziyareti de İranlı ailelerin arasında yaygın bir gelenek sayılır. Bu ayda ilk kez oruç tutan küçüklere hediyeler verilir ve böylece Ramazan ayından iyi anıları olmalarına katkı sağlanarak bu ibadeti sürdürmeye teşvik edilir.

Ramazan ayında geleneksel tatlı ürünleri oldukça rağbet görüyor. İran’da her kentin kendine özgü yerel tatlıları vardır. Bundan başka mübarek Ramazan ayında lokantalarda halka Ramazan ayına özel yemekler sunuluyor.

Sahurda da İranlı Müslüman aileler maneviyat ve sevgi ve şevk dolu bir ortamda sahur için hazırlanan yiyeceklerle besleniyor. Oruç niyeti ile sahura kalkan insanlar daha sonra da sabah ezanı ile birlikte abdest alarak namaza duruyor. Bazıları cemaat namazına katılmak üzere camiye gidiyor.

Yüce Allah hepimize Ramazan ayında oruç tutan ve eşsiz fırsatlarından yararlanan kullara katılma şevkini inayet eylesin.

Şimdi hep birlikte Kur'an'ı Kerim’in nurani ayetlerinden Bakara suresinin 185. Ayetini dinleyelim:

شَهْرُ رَمَضانَ الَّذی أُنْزِلَ فیهِ الْقُرْآنُ هُدىً لِلنَّاسِ وَ بَیِّناتٍ مِنَ الْهُدى‏ وَ الْفُرْقانِ فَمَنْ شَهِدَ مِنْکُمُ الشَّهْرَ فَلْیَصُمْهُ وَ مَنْ کانَ مَریضاً أَوْ عَلى‏ سَفَرٍ فَعِدَّهٌ مِنْ أَیَّامٍ أُخَرَ یُریدُ اللَّهُ بِکُمُ الْیُسْرَ وَ لا یُریدُ بِکُمُ الْعُسْرَ وَ لِتُکْمِلُوا الْعِدَّهَ وَ لِتُکَبِّرُوا اللَّهَ عَلى‏ ما هَداکُمْ وَ لَعَلَّکُمْ تَشْکُرُونَ

Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden Ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.

Yüce Allah bu ayette orucun hükmü ve felsefesi ve belli bir kaç günde tutulması gerektiğini buyurduktan sonra bu belli günlerin mübarek Ramazan ayında yer aldığını beyan ediyor. Ramazan ayı tüm aylardan daha faziletlidir. Zamanlar ve mekanlar kendi başına hiç bir fazilete sahip değildir. Asıl önemli olaylar zaman ve mekana önem kazandırır. Yüce Allah mübarek Razaman ayının fazilet sebebini, Kur'an'ı Kerim’in bu ayda nazil olması şeklinde buyuruyor. Allah teala ayrıca Kur'an'ı Kerim’in bazı seçkin sıfatlarını de anlatıyor. Bu sıfatlardan biri Kur'an'ı Kerim’in hidayet edici oluşudur ve daha da önemlisi, Kur'an'ı Kerim insanı hidayete erdirmenin yanında ona hakkı batıldan ayırt etme ve böylece hakikate nail olma gücünü da kazandırır.

Bu ayet aynı zamanda İslamî hükümlerin kolaylığına işaret ediyor ve şöyle buyuruyor: Kim hasta veya yolcu ise, oruç tutmasın ve kazasını yerine getirsin. Eğer hastalık veya yolculuk yüzünden oruç tutamadıysanız, tutamadığınız gün sayısı kadar başka günlerde oruç tutun. Allah’a iman eden insan, yüce Allah’ın onu hidayete erdiği için Allah’a şükretmelidir. Ayet son bölümde tekbire emrediyor ve böylece oruç tutmanın yüce Allah’ın büyüklüğü için olduğunu ortaya koyuyor ve en son hidayet nimeti için şükredilmesi gerektiğini vurguluyor.

Hoca Abdullah Ensari güzel bir sözünde şöyle diyor:

Ramazan ayı bedenimizi açlık ateşi ile yakmak ve tevbe suyu ile günahkar kalpleri temizlemek içindir. O zaman ey miskin, sana bunca şerefi sunan bu nimetin kıymetini bil, nitekim tüm inançlardan üstün olan İslam senin için geldi; tüm kitaplardan daha aziz olan Kur'an'ı Kerim senin için nazil oldu; dünyalıların öncüsü olan Muhammed-i Mustafa –s– senin peygamberin oldu; en şerefli ev olan Kabe senin kıblen oldu; en şerefli ay olan Ramazan ayı, günahların bağışlandığı ay, devlerin kovulduğu ve cehennem kapılarının kapandığı ay, senin yararlanman için belirlendi.

Değerli dostlar şimdi sohbetimizin üçüncü ve son bölümünde yine İslam’ın mübarek Ramazan ayı ile ilgili beslenme ve sağlık tavsiyelerine kulak veriyoruz.

Geçen bölümde yüce Allah oruç ibadetine emrettiği çağrısında hastaları ve güçsüz insanları bu yapıcı ve etkileyici ibadetten muaf tuttuğunu beyan ettik. Ancak bu ilahi emrin ardından bazı insanlar en ufak rahatsızlıkta kendilerini oruç tutmaktan muaf sayıyor. Oysa yüce Allah Bakara suresinde oruç tutmakla sizi zor durumda bırakmak istemediğini ve insanların doğasını ve psikolojisini gözetleyerek oruç ibadetine emrettiğini hatırlatıyor ve bu yüzden insanlar için eğer bilecek olurlarsa, oruç tutmanın daha iyi olacağını buyuruyor.

Günümüzde oruç farizesinin insan sağlığı üzerinde çok olumlu etkileri olduğunu ve oruç tutan insanların bu olumlu etkilerden ve manevi sağlıktan yararlandığını bilim adamları yaptıkları araştırmaları ile ortaya koymuştur. Nitekim bilim ve deneyimler de oruç ibadeti bir çok hastalık durumunda sorun yaratmadığı gibi, hatta bazı hastalıkları kontrol altında aldığını ve hafiflettiğini ve hatta tedavi ettiğini ortaya koymuştur.

Amerikalı uzman hekim Dr. Carlo şöyle diyor: Her hasta insan yılın belli bir süresi yemekten sakınması gerekir, zira besin maddeleri size ulaştığı müddetçe mikroplar da sürekli gelişmektedir. Oysa yemekten sakındığınız zaman mikroplar da zayıflamaya başlar. İslam’ın vacip kıldığı oruç, sağlığımızın en büyük güvencesidir.

Tıp bilimi açısından oruç, vücut sağlığı ve başta sindirim sistemi olmak üzere organların mikroplardan arınması gibi sonuçları söz konusudur. Oruç tutmak insan vücudunu tazeler ve zehirlerden arınmasına vesile olur. Nitekim bir çok hastalık bağırsaklarda besin maddelerinin bozulmasından kaynaklandığından, bu sorun oruç tutmakla çözümlenebilir.

Beslenme uzmanı Dr. Zehra Abdullahi şöyle diyor:

Araştırmalar oruç tutmanın çeşitli hastalıklarının iyileşmesinde etkili olduğunu göstermiştir. Yanlış beslenme adetleri, obezite ve aşırı kiloların etkili olduğu hastalıklarda oruç tutmak çok faydalıdır. Araştırmalar ayrıca oruç tutmanın yüksek kollestrol oranından sıkıntı çeken hastalar için de çok faydalı olduğunu göstermiştir. Zira oruç, kandaki kötü kollestrol oranını düzenler ve iyi kollestrolün oranını yükseltir. Oruç tuttuğunuz zaman sindirim sistemi bir kaç saatliğine boş kalır. Bir başka ifade ile bu sistem ve bir nevi yemeklerin hazmedilmesi ve sindirilmesine rol ifa eden organlar dinlenir ve oruç ayından sonra daha iyi ve verimli çalışır.

Bir b aşka önemli nokta da, oruç tutan insanların susamaktan korktukları için Ramazan ayında tuz tüketimini azaltmalarıdır. Dolaysıyla az oranda tuz tüketen bu insanlar daha az yüksek tansiyondan etkilenir. Nitekim bu ayın ardından da bu alışkanlıklarını sürdürecek olurlarsa yüksek tansiyon sıkıntısından kurtulabilirler.

Mübarek Ramazan ayında doğru beslenme programı büyük önem arz eder, çünkü bu durum hem yanlış beslenme alışkanlıklarını düzeltir, hem Ramazan ayının manevi bereketlerinden yararlanmaya katkısı olur.