Haziran 12, 2017 21:59 Europe/Istanbul

Bir çok hadiste mübarek Ramazan ayı çeşitli adlar ve sıfatlarla vasfedilmiştir, ki bu da bu ayın azameti ve insanı kemale erdirmek ve daha iyi kulluk ve ibadet için cismi ve ruhi açıdan hazırlamak için olumlu rolünün ifadesidir.

Allah’ın ayı Şehrullah, temizleyen ay Şehrultahur, ateşten kurtuluş ayı Şehruletki Minennar, sabır ayı Şehrussabr, bu adlardan bazılarıdır.

Değerli dostlar bugünkü sohbetimize İslam Peygamberi’nin –s– güzel vecizelerinden biriyle başlamak istiyoruz. Allah Resulü –s– sıcak ve uzun süren günlerde oruç tutmanın faziletleri hakkında şöyle buyurur:

Kim Allah için bir günün sıcak saatlerinde oruç tutar ve susayacak olursa, Allah bin meleği onun yüzüne meshetmek ve iftar edene kadar onu müjdelemekle görevlendirir. O sırada yüce Allah şöyle buyurur: Ne hoştur senin ruhun. Ey meleklerim, siz şahadet getirin ki ben onu bağışladım.

Ramazan sözcüğünün lügat itibarı ile kökü, güneşin şiddetli sıcağında ısınan taş manasına dayanır. Yine sonbaharın başında yağan ve havayı yaz günlerinin tozundan arındıran yağmura da Ramazan denir.

İslam Peygamberi’nden –s– bir rivayette bu ayın Ramazan olarak adlandırılmasının sebebi şöyle beyan edilir: Bu ay Ramazan olarak adlandırıldı, zira günahları yok eder. Bazı rivayetler bu adlandırmanın sebebini, Ramazan ayın kalpleri her türlü günahtan arındırması ve insanın ruhunu hata pasından sildiğine bağlıyor. Yine biraz önce belirtildiği üzere bir çok hadiste mübarek Ramazan ayı çeşitli adlar ve sıfatlarla vasfedilmiştir, ki bu da bu ayın azameti ve insanı kemale erdirmek ve daha iyi kulluk ve ibadet için cismi ve ruhi açıdan hazırlamak için olumlu rolünün ifadesidir. Allah’ın ayı Şehrullah, temizleyen ay Şehrultahur, ateşten kurtuluş ayı Şehruletki Minennar, sabır ayı Şehrussabr, bereket ayın Şehrulbereket, mağfiret ayı Şehrulmağfiret, rahmet ayı Şehrulrahmet, tevbe ayı Şehrultevbe, ibadet ayı Şehrulibadet, müminin rızkının arttığı ay Şehrulzad fi Rızkulmümin bu adlardan bazılarıdır.

Mübarek Ramazan ayının adabına uyulması konusunda dinin önde gelen büyüklerinden bir çok tavsiye gelmiştir ki bu tavsiyeler bizlere Ramazan ayından en iyi şekilde yararlanmamıza yardımcı olur. Bu tavsiyelerden biri haramları terk etmenin yanında helal yiyecekleri tüketmeye özel özen gösterilmesidir. Yine namazı tam vaktinde kılmak ve gün boyunca bir kaç kez Kur'an'ı Kerim tilavet etmek bu ay için gelen tavsiyelerdir. Örneğin her gün 15 dakika gündüz saatlerinde ve 15 dakika gece saatlerinde Kur'an'ı Kerim tilavet edebiliriz. Bundan başka dualarımızı da bir kaç bölüme bölerek gün boyunca dua edebilir ve özellikle gecelerimizden dua için daha çok zaman ayırabiliriz. Yine zamanımızı en iyi şekilde değerlendirmek için yolda yürürken zikir edebilir ve yavaş yavaş dilden zikir merhalesinde zikrin manasına odaklanma ve kalbi zikir merhalesine geçebiliriz.

Mübarek Ramazan ayında sürekli abdestli olmak çok uygundur. Hatta gece yatmadan önce abdest alabiliriz. Bu ayda özellikle geceleri uyanık geçirmekten gafil olmamalıyız. Bu ayda dini maarif ve ahkamın beyan edildiği meclislere katılmalıyız, zira dini meclislere katılmak, ilahi meltemden yararlanmamıza vesile olur. Bu ayda enerjimizi yersiz ve boş yere harcamaktan da sakınmalıyız. Örneğin boş laf etmekten veya gereksiz işlerle uğraşmaktan kaçınabiliriz. Umarız bu değerli ayda yaptığımız alıştırmalarla yüce Allah’ın rızasını kazanır ve iyilikte bulunmak için çaba harcarız.

Değerli dostlar, sohbetimizin ikinci bölümünde yine Kur'an'ı Kerim’in nurani ayetlerine kulak veriyoruz. Yüce Rahman Bakara suresinin 285. ayetinde şöyle buyurmakta:

آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنزِلَ إِلَیْهِ مِن رَّبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ کُلٌّ آمَنَ بِاللّهِ وَ مَلآئِکَتِهِ وَ کُتُبِهِ وَ رُسُلِهِ لاَنُفَرِّقُ بَیْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ وَ قَالُواْ سَمِعْنَا وَ أَطَعْنَا غُفْرَانَکَ رَبَّنَا وَ إِلَیْکَ الْمَصِیرُ

Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. "Allah'ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, affına sığındık! Dönüş sanadır" dediler.

Bakara suresi, Kur'an'ı Kerim’in en büyük suresidir. Bu sure müslümanları tevhid, maad, melekler, ilahi peygamberler ve semavi kitaplara iman etmeye davet ediyor. Bakara suresinin en önemli ayetlerinden biri ise 285. ayetidir. Ayet ilkin İslam Peygamberi –s– ve müminlerin imanına işaret ediyor. Ancak esas nokta, Resulullah efendimizin –s– ve müminlerin imanının tasdikini birbirinden ayırarak şöyle buyuruyor: Peygamber Allah tarafından nazil olan her şeye iman etmiştir. Ayet ardından müminlere işaret ediyor, ki bu da aslında Resulullah efendimize –s– saygı ilkesine uymak içindir. Bu durum Kur'an'ı Kerim’in tümü için geçerlidir, yani nerede herhangi bir konu icap ediyorsa, Resulullah –s– ayrı tutuluyor ve özel bir saygı gösteriliyor. Örneğin Fetih suresinin 26. ayetinde Allah huzur ve sekineyi Resulü ve müminlere nazil buyurdu, şeklinde buyuruyor. Yine Tahrim suresinin 8 ayetinde yüce Allah’ın kendisine iman eden peygamberini ve müminleri hor yapmaz, şeklinde buyuruyor.

Kuşkusuz Resulullah’ın –s– adının ayrı zikredilmesi o hazretin diğer müminlere nazaran üstün makamı olduğunu beyan etmenin yanı sıra, ilahi mesaja derin iman eden ilk kişinin mesajı getiren kimse olduğunu hatırlatıyor. İslam Peygamberi -s- ilahi emirlere uyan ilk insandı ve bu yüzden müminler de o hazreti izleyerek hareket ederdi. Bu ayette müminler, Allah Resulü -s- gibi yüce Allah’a, ilahi kitaplara, meleklere ve ilahi peygamberlere iman eden ve hiç bir aşamada Resulullah efendimizi -s- yalnız bırakmayan insanlardır. Müminler ayrıca enbiya arasında hiç bir ayrım yapmaz ve hepsini vahiy kuryeleri ve masum oldukları ve ilahi katta mevkileri yüzünden kabul eder  ve sonunda da hepsi tek yürek ve tek dil şöyle der: Biz Allah’ın emrini duyduk ve itaat ettik ve ardından yüce Allah’ın onlar için kendine vacip saydığı hakkı arayarak yüce Allah’tan onları affetmelerini ve kusurlarını örtmelerini niyaz eder.

Hoca Abdullah Ensari bu ayetin altına düştüğü notta şöyle diyor: Allah Resulü’nden -s- yüce Rahman mirac gecesinde size ne ödül verdi, diye soruldu. Resulullah -s- Hamd suresi ve Bakara suresinin son ayeti, şeklinde buyurdu ve şöyle devam etti: Bu iki ödülü Arş’taki hazinesinden bana verdi, öyle ki benden önce hiç kimseye vermemiştir.

Değerli dostlar şimdi sohbetimizin üçüncü ve son bölümünde yine İslam’ın mübarek Ramazan ayı ile ilgili beslenme ve sağlık tavsiyelerine kulak veriyoruz.

Bilindiği üzere hurma, iftar sofralarının vaz geçilmez tatlarından biridir ve oruç tutan insanın orucunu hurma ile bozması müstahap sayılır. Hurma ağacı çok eski ve mukaddes ağaçlardan biridir ve adı Kur'an'ı Kerim’de 42 kez tekrarlanmıştır. Müslümanlar hurmayı cennet meyvelerinden bilir.

Öte yandan bir çok hadiste ve rivayette hurmanın tüketilmesine tavsiye edilmiştir ki bu da mübarek Ramazan ayında bu değerli besin maddesinin önemini yansıtır.

İslam Peygamberi -s- kim helal hurma ile iftar ederse namazının sevabı dört yüz kat arttığını buyurmuştur. İmam Cafer Sadık -s- da Allah Resulü -s- ne zaman oruç tutarsa hurma ile orucunu bozduğunu buyurur.

Beslenme uzmanları da iftar vakti orucun hurma, ılık su, açık çay veya sütle bozulmasını tavsiye ediyor, zira bu besin maddeleri insanın şekere olan ihtiyacını hızla karşılıyor ve vücudu diğer besin maddelerini almaya hazır hale getiriyor.

İranlı beslenme uzman Dr. Sara Ahmetpur şöyle diyor: Ramazan ayında daha fazla hurma tüketildiği için insanda yorgunluklar giderilir ve neşelenme başlar, ayrıca yemeklerin sindirilmesi kolaylaşır. Bilimsel araştırmalar da mübarek Ramazan ayında hurma, oruç tutan insanlar için en iyi besin maddesi olduğunu gösteriyor. Günün son saatlerine doğru kan şekerinin düşmesi beyni etkiler ve yorgunluk, bitkinlik ve zafiyet hissi oruçlu insanın konsantrasyon gücünü etkiler. İftarda hurma tüketmekle tüm bunlar 20 dakika içinde gideriler.

Beslenme uzmanları iftar vaktinde mümkünse üç ile beş adet hurma tüketilmesini, fakat bu tatlı besinden diğer tatlılar gibi kaçınılmasını tavsiye ediyor. Beslenme uzmanı Dr. Ahmetpur şöyle diyor: Hurma aslında bir meyvedir ve A, B, C ve E vitaminlerinin deposu sayılır. Her 100 gram hurmada yaklaşık 14 miligram C vitamini vardır. Hurma ayrıca fosfor, kalsiyum, iyot ve menyezyum gibi minerallerin deposudur. Bunların her biri insanın sağlığı üzerinde önemli etkileri vardır.

Öte yandan hurma lifli bir besin maddesi olması ve bağırsakları çalıştırma özelliği sayesinde gün boyunca oruç tutma yüzünden hareketsiz hale gelen sindirim sistemini hareketlendirir. Bu yüzden bu meyvenin mübarek Ramazan ayında tüketilmesi tavsiye edilir. Vücudu mikroplara ve türlü hastalıklara karşı korumak ve direncini arttırdı, tansiyon ve anemi gibi hastalıkları önlemek, kan pıhtılaşmasını engellemek, bağırsak sorunlarını iyileştirmek, ızdırabı ve öfkeyi yatıştırarak huzurlu hale getirmek, hurmanın diğer bazı özellikleridir.