Haziran 16, 2017 19:15 Europe/Istanbul

Kur'an'ı Kerim üzerine araştırma yapan alimlerin ve uzmanların ilgisini çeken konulardan biri, Kur'an'ı Kerim’in adlarıdır.

Ancak bu semavi kitabın adlarının sayısı hakkında bir çok da ihtilaf söz konusudur. Buna göre bazıları Kur'an'ı Kerim için 4 addan söz ederken, bazıları 40, bazıları 50, bazıları 66 ve hatta bazıları 90 addan söz etmiştir. Bu ihtilaflar iki sebepten ortaya çıkmış olabilir. Bunlardan biri müfessirlerin görüş ayrılığı ve diğeri ise Kur'an'ı Kerim adları ve sıfatlarının birbirinden ayırt edilmemiş olması olabilir.

Her halükarda biz de yüce Allah’ın yardımı ile Kur'an'ı Kerim’in bazı adlarını gözden geçirmeye karar verdi. İlk ad Kur'an'ın kendisidir. Bu sözcü Kur'an'ı Kerim’de 68 kez gelmiştir. Bu ad özellikle mübarek Ramazan ayı ile ilgili ayetlerde de sık sık yer almıştır. Örneğin Bakara suresinin 185. Ayetinde şöyle buyurmakta:

Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır.

İslam Peygamberi -s- Kur'an'ı Kerim’in melekuti asaletini onayladığı bir başka ayet, Enam suresinin 19. Ayetidir. Ayet şöyle buyurmakta:

De ki: Hangi şey şahadetçe en büyüktür? De ki: (Hak peygamber olduğuma dair) benimle sizin aranızda Allah şahittir. Bu Kur'an bana, kendisiyle sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyolundu. Yoksa siz, Allah ile beraber başka tanrılar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz? De ki: "Ben buna şahitlik etmem." "O ancak bir tek Allah'tır, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden kesinlikle uzağım" de.

Kur'an'ı Kerim’in diğer adı “Kitap”tır. Bu kitap tamamen semavi kaynaklıdır. Bu kitap beşeri toplumu yönetme ve hidayete erdirme gücüne sahiptir ve insanların tüm alanlarda her türlü ihtiyacını karşılayabilir. Yüce Allah Kur'an'ı Kerim’in ikinci suresinin başında bu kitaptan Zalik adı ile sö etmiş ve şöyle buyurmuştur:

O kitap (Kur'an); onda asla şüphe yoktur. O, müttakîler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir.

Tarih boyunca bir çok kitap bir çok bilgin tarafından çeşitli konuların üzerine kaleme alınmıştır. Bu eserlerden bazıları faydalı ve bazıları ise zararlı olmuştur. Bazı kitaplar olumlu rol ifa ederken, bazılarında bir takım kusurlar da göze çarpmıştır. Bazı kitaplar belli kesimlere veya belli bir topluluğa veya milliyete hitaben yazılmıştır. Bu yüzden şimdiye kadar tüm beşeriyetin tüm zamanlarda ve sonsuza kadar tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir kitap yazılmamıştır. Bu özelliklere sahip olan tek kitap ise Kur'an'ı Kerim yani yüce Allah’ın gönderdiği son ilahi kitaptır. Allah teala bu konuda Enam suresinin 92. Ayetinde şöyle buyurmakta:

Bu (Kur'an), Ümmü'l-kurâ (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır.

Hekim, Kur'an'ı Kerim’in bir başka adıdır. Kur'an'ı Kerim’in en seçkin özelliklerinden biri içindeki kelimelerin, cümlelerin, manaların  ve zahiri ve batını eşsiz bir dayanıklılıktan yararlanmasıdır ki bu özellik de içindeki hayat veren mesajlarının hikmetli ve hikmetle birlikte olmasına sebebiyet vermiştir. Yüce Allah bu inkar edilemez hakikati ispat etmek için Yasin suresinde şöyle yemin ediyor:  Yâsîn, Hikmet dolu Kur'an hakkı için,  ve Yunus suresinin başında da benzer manaya dikkat çekiyor:

Elif. Lâm. Râ. İşte bunlar hikmet dolu Kitâb'ın âyetleridir.

İlahi esma ve sıfatlardan biri de Rahman ve diğeri Rahim’dir yani Kur'an'ı Kerim, rahmet mazharıdır ve rahmetinin kapsamı tüm varlık alemini kapsar. Bu kitap özellikle insanlara karşı özel inayeti vardır ve içinde rahmet işareti olan her şeyi esirgememiştir. Kur'an'ı Kerim’de işaret edilen rahmetlerden biri İslam Peygamberi’dir -s- ve yüce Allah hakkında şöyle buyurmuştur:(Resûlüm!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik."Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz diye (Kur'an'ı indirdik). İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi.

yüce Allah bu alanda hiç bir şüphe bırakmamak için bir başka ayette şöyle buyurur:

Bu (Kur'an), insanlar için basiret nurları, kesin olarak inanan bir toplum için hidayet ve rahmettir.

Beşeri tarih, ilahi peygamberlerin sürekli iki kesimle karşı karşıya geldiğini gösteriyor. Bunlardan biri güç ve servet sahibi olan kesimdi ki peygamberlere karşı çıkar ve ilahi ve semavi ayetleri ve hakkı inkar ederdi. Kur'an'ı Kerim bu kesim hakkında uyarılarda bulunuyor.

Öteki kesim ise toplumun içinden gelen kesimdi ki ilahi davete lebbeyk derdi ve enbiyanın çağrılarına kucak açar ve semavi kitaplarda belirtilen ahkamı yerine getirmeye çalışırdı.

Kur'an'ı Kerim bu kesim için müjdeleyicidir. Kur'an'ı Kerim bu kesime aydın bir gelecek, huzurlu ve mutlu bir yaşam ve bu dünyada ve ebedi dünyada ilahi sonsuz rahmet sayesinde mutlu ve saadet dolu ebedi yaşamı müjdeler. Dolaysıyla Kur'an'ı Kerim’in bir adı da Beşir ve müjdeleyendir. Yüce Allah bu bağlamda şöyle buyuruyor:

Ayrıca bu Kitab'ı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

Nur, hayat ve hareket ve gelişme ve büyüme kaynağıdır. Nur insanın hareket edeceği yönü aydınlatır, karanlığı yok eder ve neşe ve sevince vesile olur. Nur uçurumları gösterir ve insanın düşmesine mani olur. Nerede nur olursa orada huzur ve mutluluk olur.

Kur'an'ı Kerim’in bir başka adı Nur’dur. Bu nur mülkle melekut arasındaki mesafeyi aydınlatır. Bu nur insanı yerden Arş’a yükseltebilir ve dünyada hiç bir kitap böyle değildir ve ancak Kur'an'ı Kerim’ın nuraniyetinden yararlanan kitaplar böyle olabilir. Her halükarda yerin ve göklerin nuru olan yüce Allah Kur'an'ı Kerim hakkında şöyle buyuruyor:

Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik.

Ey ehl-i kitap ! Resûlümüz size Kitap'tan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açıklamak üzere geldi; birçok (kusurunuzu) da affediyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur, apaçık bir kitap geldi.