Orta Asya ve Kafkasya gelişmeleri
Geçen hafta Azerbaycan Cumhuriyeti savunma bakanlığı bir bildiri yayımlayarak Ermenistan’a ait iki askeri üssü imha ettiklerini duyurdu.
Azerbaycan cumhuriyetinin temas hattında askeri operasyonu, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Bakü yakınlarında açılan yeni bir askeri üssü ziyareti sırasında yaptığı konuşmada dağlık Karabağ bölgesinde ikinci bir Ermeni devletin kurulması imkansız olduğunu ve Bakü yönetimi Azerbaycan topraklarında ikinci bir Ermeni hayali hükümetin kurulmasına asla müsaade etmeyeceğini belirtmesinin ardından gerçekleşti.
Geçen hafta Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mir Ziyayev, Başbakan yardımcısı Rüstem Azimov’u mali fesat yüzünden görevden aldı.
Geçen hafta Mir Ziyayev ayrıca radikal terör örgütlerine üye olan Özbekistan vatandaşları bu ülkenin vatandaşlığından çıkarılacaklarını açıkladı.
Geçen hafta Tacikistan’da bağımsız devletler topluluğuna üye ülkelerin “2017 Duşanba – anti terör” adı altında düzenledikleri terörle mücadele tatbikatı sona erdi. Söz konusu askeri tatbikatta Moskova ilk kez İskender-M füze sistemini Rusya toprakları dışında denedi.
Şimdi detaylara geçiyoruz.
Geçen hafta Azerbaycan Cumhuriyeti savunma bakanlığı bir bildiri yayımlayarak Ermenistan’a ait iki askeri üssü imha ettiklerini duyurdu. Azerbaycan cumhuriyetinin temas hattında askeri operasyonu, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Bakü yakınlarında açılan yeni bir askeri üssü ziyareti sırasında yaptığı konuşmada dağlık Karabağ bölgesinde ikinci bir Ermeni devletin kurulması imkansız olduğunu ve Bakü yönetimi Azerbaycan topraklarında ikinci bir Ermeni hayali hükümetin kurulmasına asla müsaade etmeyeceğini belirtmesinin ardından gerçekleşti. İlham Aliyev ayrıca Karabağ’ın hukuki statüsüne işaret ederek, Karabağ’ın hukuki statüsü ancak Azerbaycan Cumhuriyeti sınırları dahilinde mümkün olduğunu ve bu da karabağ münakaşasının tek çözüm yolu sayıldığını kaydetti.
Azerbaycan Cumhuriyeti ordusunun Ermenistan ile temas hattında askeri operasyon yapmasından önce geçen hafta AGİT’e bağlı Minsk grubu eşbaşkanları ortak bildiri yayımlayarak karabağ münakaşasının taraflarından sağduyulu davranmalarını istedi. Bildiride Minsk grubu Azerbaycan cumhuriyetini ateşkes kurallarını ihlal etmekle suçlarken, taraflar arasında savaşın yeniden başlaması durumunda artık AGİT’in güçlü bir katılımı olamayacağını vurguladı.
Bu şartlarda Azerbaycan Cumhuriyeti ordusunun Ermenistan ile temas hattında Ermeni güçlerle çatışmaya girmesi, Bakü yönetiminin Azerbaycan cumhuriyetinin işgal altındaki toprakları kurtarmak istediğini gösteriyor. Kuşkusuz Bakü yönetiminin bu tür çabaları bölgede münakaşa tarafları arasında savaş alevini yeniden yükseltebilir. Oysa Güney kafkasya bölgesi yeni bir çatışmayı kaldırabilecek kapasiteden yoksundur ve bu yüzden münakaşa tarafları bir an önce çatışmalara son vermeleri gerekir.
Azerbaycan ve Ermenistan arasında mayıs 1994 tarihinde imzalanan ateşkes anlaşmasından sonra bu anlaşma şimdiye kadar bir çok kez bir veya her iki tarafça ihlal edildi. Son yıllarda ateşkes ihlalinden pek söz etmeyen Minsk grubu eşbaşkanları geçenlerde ise yayımladıkları ortak bildiride Azerbaycan cumhuriyetini ateşkesi ihlal etmekle suçladı. Oysa Bakü yönetimi Azerabycan Cumhuriyeti topraklarının her yerinde istediği her türlü operasyon yapma hakkına sahip olduğunu belirtiyor. Gerçekte Bakü yetkilileri Bakü yönetiminin hatta işgal altındaki karabağ bölgesindeki hareketliliği ecnebi güçleri ilgilendirmediğini savunuyor. Bir başka ifade ile Bakü yönetimi ecnebilerin Azerbaycan cumhuriyetinin içişlerine karışama hakkına sahip olmadığını vurguluyor. Kuşkusuz karabağ münakaşası devam ettiği takdirde Bakü yetkililerinin yeni tutumları Ermenistan ile temas hattında gerginlikleri daha da tırmandırabilir. Ancak bu durum başta Azerbaycan Cumhuriyeti olmak üzere münakaşanın hiç bir tarafının yararına olmayacağı ve bilakis bölge milletleri ve devletlerine ağır bedel dayatacağı kesindir.
Geçen hafta Tacikistan’da bağımsız devletler topluluğuna üye ülkelerin “2017 Duşanba – anti terör” adı altında düzenledikleri terörle mücadele tatbikatı sona erdi. Farazi teröristler bu tatbikatta Oragan füze sistemlerinin hedefi oldu. Söz konusu askeri tatbikatta Moskova ilk kez İskender M füzelerini Rusya topraklarının dışında denedi.
Tacikistan milli güvenlik komisyonu Başkanı Simomin Yetimov ülkesi teröristlerin bağımsız devletler topluluğuna üye ülkelere yönelik terör tehditlerine karşı hayati ve önemli yeri bulunduğunu belirtti. Yetimov aynı zamanda Afganistan içinde yaşanan durumdan ve tekfirci IŞİD terör örgütünün Afganistan’ın kuzeyinde faaliyete geçmelerinden duyulan kaygıdan söz etti.
Son yıllarda Duşanba yönetiminin üst düzey yetkilileri, radikal örgütlerin Tacikistan’ın sınır bölgelerinde ve Afganistan’ın Kunduz, Tahar ve Bedehşan eyaletine komşuluğundaki alanlarda faaliyetini arttırmasından kaygı duyduklarını dile getiriyor. Duşanba yetkilileri Afganistan’daki huzursuzlukların Tacikistan topraklarına da sıçramasından endişe ediyor. Bu kaygılarla ilgili olarak söylenmesi gereken şey, tekfirci IŞİD terör örgütünün başta Suriye olmak üzere bölgede art arda hezimete uğraması ile beraber orta Asya ve kafkasya ülkelerinin bu ülkelerde sapkın vahabi tarikatının faaliyetlerini arttırmasından duydukları kaygıların da arttığı anlaşılıyor.
Son yıllarda camilerin giriş kapılarında çok sayıda güvenlik görevlisi namaz kılmaya gelenlerin üzerini aramak için yerleştirilirdi, fakat bu sayının son aylarda daha da arttığı gözleniyor. Tacikistan polis gücü ayrıca 18 yaşın altındaki gençlerin camilere gelmesini engelliyor. Kuşkusuz Duşanba yönetiminin dini ve mezhebi işlerde sıkı kurallar uygulaması son yıllarda bir çok Tacik gencin radikal örgütlere katılmalarına neden oldu. Bu bağlamda Tacikistan yönetimi de hali hazırda en az bin Tacik vatandaşın tekfirci IŞİD terör örgütüne katıldığını belirtiyor.
Tacikistan başsavcısı Yusuf Rahman ise yaptığı açıklamada selefiliğin amacı radikalizmi yaygınlaştırmak olduğunu belirtti. Duşanba’da yayımlanan Cumhuriyet gazetesine konuşan başsavcı Rahman, hali hazırda Irak ve Suriye gibi ülkelerde silahlı çatışmalara karışan Tacik vatandaşların %85 kadarı Rusya’ya çalışmak için göç eden işçilerden oluştuğunu, bunlar selefilerin yardımıyla IŞİD gibi radikal terör örgütlerine katıldıklarını kaydetti.
Hali hazırda yaklaşık bin kadar Tacik vatandaş selefiliği benimseyen insanlar olarak Irak ve Suriye topraklarında IŞİD saflarında yer alıyor. Tacikistan başsavcısı Yusuf Rahman radikalizme çağrı, selefilerin temel hedeflerinden biri olduğunu, bu yüzden bununla mücadele etmek gerektiğini kaydetti.
Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman da geçenlerde Tacik gençlerin radikal örgütlere katılmasından duyduğu kaygıyı dile getirerek yetkililerden bu konuya karşı duyarsız olmamalarını ve radikalizmin tehlikeli davranışları ile mücadele etmeyi takviye etmelerini istedi. İmamali Rahman Tacikistan’ın Sağd eyaletinin önde gelen yetkilileri ile görüşmesinde özellikle bu eyalette gençlerin radikal örgütlere katılımının yüksek olmasından endişeli olduğunu belirterek bu bağlamda gerekli tedbirleri almalarını ve tehlikeli davranışlara karşı koymalarını istedi.
Ancak ne var ki bugün tekfirci IŞİD terör örgütünün sapkın vahabi tarikatının askeri kanadı olduğu ve vahabi şeyhleri de Suud rejimine bağlı sapkın alimler oldukları ve orta Asya ve kafkasya bölgelerinde militan topladıkları bilindiği halde başta Tacikistan olmak üzere bu ülkelerin yönetimleri vahabi tarikatının faaliyetlerine engel olmuyor.
Geçen hafta orta Asya ve kafkasya bölgelerinde yaşanan gelişmeler bu bölgelerin hala radikalizmin yayılmasından kaynaklanan güvenlik tehditlerine maruz kalmaya müsait olduğunu gösteriyor. Bu durum yeteri kadar üzerine gidilmediği takdirde hiç kuşkusuz gelecekte daha ciddi güvenlik tehditlerini beraberinde getirecektir.