İran'ın son siyasi gelişmeleri
İran geçen hafta bir kaç önemli gelişmeye sahne oldu.
Geçen hafta İmam Humeyni -ks- rihletinin yıldönümü merasimleri, rahmetli imamın külliyesine ve yine İslamî şura meclisi idari binasına terör saldırısı düzenlenmesi, Amerika’nın İran karşıtı hareketliliğini sürdürmesi ve ABD senatosunun İran aleyhinde yeni yaptırım kararları alması, Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in Şanghay işbirliği teşkilatı zirvesine katılmak üzere Kazakistan’ın başkenti Astana’yı ziyaret etmesi geçen hafta İran’ın bazı önemli gelişmeleriydi.
Şimdi bu gelişmelerin detaylarına şöyle bir göz atalım.
Geçen hafta İran İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu İmam Humeyni’nin -ks- 28. Rihlet yıldönümüydü. Bu çerçevede imamın hayranları ve yolunu izleyenler rahmetli imamın külliyesinde bir araya geldi. İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei burada düzenlenen merasimde yaptığı konuşmada İslam Cumhuriyeti nizamının kurucusu İmam Humeyni -ks- adı bu inkılabın adı ile düğümlendiğini belirtti. Ayetullah Hamanei bu iki şey birbirinden ayrılmayacağını ve İslam inkılabı İmam Humeyni’nin -ks- en büyük eseri olduğunu vurguladı.
İmam Humeyni -ks- halkın rolüne güvenerek ve halkın gücü zulümden kurtuluş için büyük hareketleri başlatacağına inanarak İslam inkılabı hareketini yönetti ve böylece bu inkılabın zafere ulaşması için gereken zemini hazırladı. İmam Humeyni -ks- İran milletinde sulta düzeninden tek kurtuluş yolu zorbalara karşı birlik ve beraberlik içinde olmaktan başka bir şey olmadığı inancını takviye etti. Bu yüzden inkılabın hedefleri ta baştan belliydi ve dünyada küresel zorba güçlerin sultası altında inleyen bir çok millet için de büyük değer ve önem arz ediyordu.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei konuşmasında ayrıca bölgede yaşanan durumla ilgili önemli yorumlarda bulundu. Ayetullah Hamanei konuşmasında, bugün ve mevcut şartlarda düşmanlar bölge ülkelerinde vekalet savaşı başlattıklarını belirtti. Ayetullah Hamanei Arabistan rejiminin Yemen ve Bahreyn topraklarına müdahalesini de bölgede vekalet savaşları başlatmak isteyen düşman komplolarının bir bölümü niteledi.
Tekfirci IŞİD terör örgütü türediği bölgeler olan Irak ve Suriye’den kovulduğunu ve şimdi Afganistan, Pakistan ve hatta Filipinler ve Avrupa’ya doğru yayılmaya başladığını belirten Ayetullah Hamanei, bu ateşi onların kendileri yaktığını ve şimdi de onları sarmaya başladığını belirtti. Nitekim bu doğrultuda bölgede bir dizi istikrarsızlaştırıcı akımlara şahit oluyoruz ve İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin tabiri ile bu hareketler bölgeye vekalet savaşları kılığında şekillenmeye başladı.
İran İslam inkılabının zaferi üzerinden yaklaşık kırk yıl geçtiği bir sırada inkılapçı değerlerini korumayı başardığı ve bu değerleri evrensel hale getirdiği gözleniyor. İslam inkılabı rahmetli imamın belirlediği yörüngede hareket ederek milletlerin haklarını savunmayı baş hedef edindi ve dünyanın bir çok diğer inkılapları gibi esas yolundan ve amacından sapmadı ve hiç bir koşul altında ve tüm baskılara ve sabotajlara rağmen ülkülerinden ve değerlerinden taviz vermedi. Nitekim bu yüzden İslam inkılabı dünyanın siyasi ve sosyal arenalarında haktaleplik simgesi haline geldi. Ve yine bu yüzden İmam Humeyni’nin -ks- büyük hareketi bölgede ve dünyada muazzam bir değişimin başlangıcı oldu.
Bir kez daha 21. Yüzyılın bu büyük şahsiyetini saygı ile anıyor ve bültenimize bir başka önemli gelişme ile devam ediyoruz.
Geçen hafta Çarşamba günü Tahran bir iki terör saldırısına sahne oldu. Silahlı teröristler Çarşamba günü sabah saatlerinde meclise müracaatta bulunan vatandaşların içeri alındığı kapıya gelerek mecliste bulunan güvenlik güçlerini üzerine ateş etmeye başladı.
Tekfirci IŞİD terör örgütüne bağlı oldukları anlaşılan teröristlerin meclis ve İmam Humeyni -ks- külliyesine düzenledikleri saldırıların sırasında 17 vatandaşımız şehit düştü, 52 kişi de yaralandı.
İran bundan önce de defalarca terör saldırılarının hedefi olmuştu ve bu yolda 17 bin vatandaşını şehit verdi ki bu da İran’ın bölgede terörün en büyük mağdurlarından biri olduğunun işaretidir.
İran milleti İslam inkılabı zafere kavuştuğu ilk günden bu yana defalarca terör saldırıları ve kör bombalamalara ve cinayetlere şahit oldu. Bu cinayetler münafıklar terör örgütünün üyeleri ve Amerika, İsrail ve Arabistan’ın ve diğer terör hamilerinin paraları ve planları üzerinden işlendi. Şii Müslümanların sekizinci imamı Hz. İmam Rıza -s- külliyesinde bombalı saldırı, başbakanlık bürosuna bombalı saldırı ve dönem Cumhurbaşkanı ve dönem Başbakanının şehit edilmesi, Cuma namazları sırasında çok sayıda suikast girişimi ve İslam Cumhuriyeti partisi bürosunun bombalanması ve yine bir çok terör saldırısı bu iddiayı ispat eden örneklerdir.
Geçen Çarşamba günü Tahran’da düzenlenen hain terör saldırısı da IŞİD terörünü andıran cinayetlerden biriydi. Batı’nın yıllardır beslediği teröristler Irak ve Suriye’de onca cinayet işledikten sonra şimdi zillet içinde Irak ve Suriye topraklarından kaçmak zorunda kaldıkları ve bu yüzden uğradıkları bozgunların acısını başka yerlerde çıkarmaya çalıştıkları anlaşılıyor. Bu doğrultuda terörün baş hamileri besledikleri teröristleri bazı bölgelerden İran içine sızdırarak İran topraklarını güvensiz hale getirmeye çalışıyor. Gerçekte bugün bölgede oluşan şartlar, İran’da İslam inkılabı zafere kavuştuğu ilk günlerde uygulanan senaryonun aynısı sayılır. Bugün yine aynı senaryo ama bu kez IŞİD adında bir örgüt tarafından bölgede eşzamanlı bir kaç ülkede uygulanıyor ve Arabistan gibi rejimler de artık ellerini açarak oynamaya başladıkları ve açıkça teröristlerin desteklenmesi ve İran’ın güvensizliğe sürüklenmesi dış politikalarının bir parçası olduğunu ilan ediyor.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei Tahran’da düzenlenen hain terör saldırısında sonra bir mesaj yayımladı. Ayetullah Hamanei mesajında şu ifadelere yer verdi: Çarşamba günü İmam Humeyni -ks- külliyesi ve İslamî şura meclisinde düzenlenen terör saldırıları küresel istikbarın uşaklarının şerefli İran milleti ve İslamî nizam ve İslam inkılabı ile ilgisi olan her şeyle ve merhum liderine karşı habisçe kin ve düşmanlık beslediklerinin açık işaretidir.
Ayetullah Hamanei mesajında bu tür cinayetler azmettiricilerin ve danışmanlarının ne kadar hor ve aşağılık olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.
Ayetullah Hamanei, ancak bu tür cinayetler İran milletinin iradesini etkileyemeyeceğini ve ancak İran milletinin Amerika ve Suud rejimi gibi işbirlikçilerine yönelik nefreti arttırmaktan başka hiç bir işe yaramayacağını vurguladı.
Ayetullah Hamanei mesajında şehit ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifa dileğinde bulundu.
Öte yandan bazı siyaset ve medya çevreleri de bu saldırıları Amerika ile İran’ın karşı karşıya gelmelerinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu ve Amerika bu süreçte bölgenin bazı Arap rejimlerini de devreye sokmak istediğini belirtmeye başladı. Nitekim bu bağlamda özellikle Riyad’da düzenlenen ve Amerika ve Arap İslam ülkeleri liderlerinin katıldığı zirveden sonra Arabistan savunma Bakanı Muhammed bin Salman’ın güvensizliği İran topraklarının içine çekmek gerektiğini beyan etmesi de olayların perde arkasında kimlerin yer aldığına ışık tutuyor. Arabistan savunma Bakanı Muhammed bin Salman açıkça İran’ı tehdit etti ve Riyad rejimi savaşı İran topraklarının içine çekmek istediğini belirtti.
İran’ın BM temsilcisi Golam Ali Hoşru ise bu açıklamadan iki gün sonra BM genel sekreteri ve BM güvenlik konseyi dönem başkanına birer mektup yazarak Muhammed bin Salman’ın hasmane sözlerini İran İslam cumhuriyetini açıkça tehdit mahiyetinde sözler olduğunu ve BM bildirgesinin ikinci maddesinin dördüncü bendinin ihlali sayıldığını belirtti.
Hoşru, Suud rejiminin sorumsuz, kışkırtıcı ve kötümser politikaları BM bildirgesine ve amaçlarına tamamen aykırı olduğunu ifade etti.
Geçen hafta İran milli güvenlik yüksek konseyi sekreteri Ali Şamhani, Fransız Figaro gazetesine verdiği mülaklatta ABD’nın terör örgütlerini birer araç olarak kullanmasına değinerek Amerika yönetimi stratejik hedeflerini gütmeye çalıştığını ve bunun için ABD’nin Suriye ordusu ve müttefiklerinin mevzilerine saldırıları IŞİD’e destek çerçevesinde yürütüldüğünü belirtti.
BM genel sekreteri Antonio Guterres de Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile görüşmesinde Tahran’da düzenlenen terör saldırılarını kınadı ve İran milleti ve devletine başsağlığı dileğinde bulundu.
Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in Şanghay işbirliği teşkilatı zirvesine ve Expo 2017 fuarının açılışına katılmak üzere Kazakistan’ın başkenti Astana’yı ziyaret etti.
İran’ın doş politika önceliklerinden biri bölgede çok yönlü iktisadi işbirliği yapmaktır. İran’ın Şanghay işbirliği teşkilatı zirvesine katılması da bu amacın doğrultusundadır. İran şanghay işbirliği teşkilatına tam üyelik talebini Nisan 2008 tarihinde teşkilata sunmuştur. Kremlin yetkilileri ise İran’ın yakında teşkilata tam üye olacağını belirtiyor. Kremlin sarayı yetkililerinden Yuri Uşakov geçen Çarşamba günü yaptığı açıklamada İran teşkilatın yedinci tam üyesi olarak kabul edileceğini kaydetti.
İran Şanghay işbirliği teşkilatına güvenlik, ticaret ve piyasa, ulaştırma ve enerji gibi üç önemli bileşeni gözetleyerek yaklaşıyor. İran 80 milyonluk piyasası olan bir ülkedir ve Şanghay işbirliği teşkilatına üye olması üye ülkelerin arasında işbirliği bağlamında iyi bir fırsat oluşturacaktır. Nitekim BM güvenlik konseyinin iki daimi üyesinin de üye olduğu bu teşkilat iktisadi alanlarda da iyi konumu bulunuyor.