Türkiye Gündemi
Geçen hafta Türkiye'nin Katar krizinin çözümü için diplomatik görüşmeleri devam ederken Irak'la ilgili yaşanan gelişmeler de Türk siyasilerinin gözünden kaçmadı.
Geçen hafta Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin Ankara büyükelçileriyle bir araya geldi. Çavuşoğlu, Bakanlar Kurulu öncesinde Dışişleri Bakanlığı Resmi Konutu'nda kabul ettiği Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn temsilcileriyle Fars Körfezindeki son gelişmeleri ele aldı.
Bakan Çavuşoğlu, görüşmede Türkiye ve uluslararası toplumun beklentilerini dile getirmesinin yanı sıra konuya ilişkin olarak yaptığı temaslara da değindi.
Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahreyn dışişleri bakanı Şeyh Halid Bin Ahmed Bin Muhammed Alı Halife de geçen hafta İstanbul'da bazı Arap ülkelerinin Katar'la ilişkilerini kesmesi konusunu görüştüler.
Erdoğan ve Alı Halife arasında görüşme Tarabya'daki Huber Köşkü'nde gerçekleşti. Görüşmenin ardından açıklama yapan Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Üzücü hadisenin bir an önce ramazan bitmeden, bayramdan önce çözülmesi gerektiğini de vurgulamıştır." dedi.
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye olarak Katar sorununun çözülmesi için yapıcı çalışmaları sürdüreceklerini belirtirken, Türkiye'nin Katar'da askeri üs kurmasının Fars körfezi bölgesinde tamamının güvenliğine yardım hedefli olduğunu belirterek, bu üssün bölgede başka bir hedefinin olmadığını söyledi.
Bahreyn dışişleri bakanının Türkiye ziyareti, bazı Arap ülkelerinin Katar'la ilişkilerini kesmelerinin ardından Türkiye'nin bu buhranın son bulması için arabuluculuk yapabileceğini bildirmesinden sonra gerçekleşti.
Ayrıca Erdoğan geçen hafta, Ankara'da halktan bir gruba yaptığı açıklamada, Fars körfezindeki ülkelerde yaşanan son gelişmelere işaretle, 'Ankara'nın Katarlı kardeşlerini yalnız bırakmayacağını' söylemişti.
Geçtiğimiz hafta Türkiye devleti ve AKP hükümeti de Tıpkı İran ve Irak devleti ve bağdat hükümeti gibi, Irak Kürdistan yerel yönetiminin bağımsızlık referandumu iddiasına sert bir muhalefet gösterdi. Sohbetimizi be gelişmeyle ilgili devam ediyoruz.
Geçen hafta Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım, Irak Kürdistanı Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) 25 Eylül'de bağımsızlık referandumu yapma planına ilişkin, "Bizim görüşümüz çok açık ve nettir. Biz Irak'ın toprak bütünlüğünü istiyoruz. Bütün Iraklıların bir arada, bir devlet olarak yaşamasını istiyoruz. Dolayısıyla, bölgemizde yeterince sorun var. Yeni bir sorun alanı oluşturulmasının doğru olmadığını düşünüyoruz ve bu kararın da sorumsuzca verilmiş bir karar olduğunu düşünüyoruz." dedi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada; Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin, 25 Eylül'de "bağımsızlık referandumu" yapma planını vahim bir hata olarak nitelendirip, Irak'ın toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin muhafaza edilmesinin Türkiye'nin Irak politikasının temel ilkelerinden biri olduğunu, Türkiye'nin IKBY'nin bir süredir planlamakta olduğu bağımsızlık referandumu hakkındaki görüş ve endişelerini, Irak Hükümeti ve IKBY ile uluslararası toplumun önde gelen üyeleriyle paylaştığını, bu çerçevede, bağımsızlık konusundaki referandumun IKBY başta olmak üzere Irak'ın çıkarına olmayacağını, bölgede kritik gelişmelerin meydana geldiği mevcut dönemde söz konusu tasarrufun istikrarsızlığı artıracak olumsuz sonuçlar doğuracağını vurguladı.
Bilindiği üzere Irak'ın parçalanması, bölge ülkelerinin barış ve güvenliğini tehdit ederek, etnik ve kavmi çatışmalara sebep olacaktır. Ancak Türkiye hükümeti DAEŞ terör örgütüyle mücadelede Barzani'nin davetiyle Irak topraklarına askeri güçler gönderdiğini iddia etmektedir. Buna karşılık devletinin tam yetkili temsilcisi Bağdat Merkezi hükümeti, Türkiye askeri güçlerinin Irak topraklarına girişini ve konuşlandırılmış olmasını işgal gücü olarak nitelendirmektedir.
Türkiye başbakan yardımcısı Numan Kurtulmuş, Irak'ın kuzeyindeki Yerel Kürt yönetiminin, Irak'tan ayrılmak için referandum kararına tepki göstererek bunun istikrarsızlığı arttıracağını söyledi.
Kurtulmuş, bu gibi referandumların istikrarsızlığı daha da arttıracağını çok iyi bildiklerini belirten Kurtulmuş'tan önce de Türkiye dışişleri bakanlığı, Iraklı Kürtlerin bu yöndeki kararına çok sert tepki göstermiş ve bunu 'facia hata' olarak nitelemişti.
Geçen salı günü İzmir'deki bir operasyonla ByLock kullandığı iddiasıyla gözaltına alınan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç'ın da aralarında bulunduğu 6 avukat tutuklandı.
Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye şubesi yöneticisi Kılıç, suç örgütü olarak tanımlanan Gülen hareketi, ya da kamuoyunda daha çok bilinen adıyla, “Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)” üyeliği suçlamasıyla 6 haziran'da gözaltına alınmıştı. Avukat Kılıç’la birlikte gözaltına alınan 17 avukatın örgütün “ByLock” adlı şifreli haberleşme programını kullandığı iddia edilmişti.
Öte yandan Kılıç'ın tutuklanması, Af Örgütü'nün Türkiye araştırmacısı Andrew Gardner tarafından tepkiyle karşılandı. Gardner kişisel Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "İnsan hakları savunucusu, Af Örgütü Türkiye şubesi yönetim kurulu Başkanı Taner Kılıç, hiç bir somut inandırıcı delil gösterilmeden tutuklandı. Yazıklar olsun" ifadelerini kullandı.
Kılıç'ın tutuklanma gerekçesi olarak ByLock kullanıcısı olduğu iddiası öne sürülürken, Af Örgütü ise bu iddiaların asılsız olduğunu, Kılıç'ın programı ne telefonuna indirdiğini, ne de kullandığını kaydediyor. Af Örgütü Genel Sekreteri Salil Shetty konuya ilişkin açıklamasında, "Türkiye'de darbe girişimi sonrası uygulanan baskının bu kez de Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı’nı ağına alması, bu durumun ne kadar ileriye gittiğinin ve ne denli keyfi bir hale geldiğinin yeni bir kanıtı. Taner Kılıç, Türkiye yetkililerinin şu an çiğnemekte oldukları özgürlükleri savunmak konusunda uzun ve saygın bir geçmişe sahip" açıklamasında bulundu.
Geçen hafta Türkiye Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, katıldığı bir iftar programı kapsamında yaptığı konuşmasında iki yılda 10 Bin 657 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, PKK ile mücadelede 35 yıllın en başarılı döneminin geçirildiğine vurgu yaparak şu açıklamalarda bulundu. "35 yıllık mücadele tarihinin en başarılı dönemini yaşıyoruz. 23 Temmuz 2015'ten bugüne kadar, yaklaşık iki yıllık zaman içerisinde etkisiz hale getirilen terörist sayısı 10 bin 657. Bu önemli bir başarıdır. Artık terör örgütü hamdolsun eylem yapamaz hale gelmiştir. Kalleşçe PYD gibi, çok uzaktan havan topu atmak gibi eylemlerin dışında Allah'a hamdolsun eylem yapamaz konuma geldi. İnşallah bu terör örgütünün tamamen belini kıracağız ve bir daha bu ülkeye tehdit olmaması için de gereken tüm tedbirleri alacağız."
Geçen hafta Batman’daki çifte saldırıda bir öğretmen hayatını kaybetti, ikisi asker dört kişi yaralandı.
Olay saat 11.30 sıralarında iki PKK’lının Kozluk ilçesinde gasp ettikleri araçla Kozluk Belediye Başkanı Veysi Işık’ın özel aracına uzun namlulu silahlı saldırıyla gerçekleşti.
Belediye başkanının olmadığı aracı başkanın yeğeni avukat Muhammet Işık kullanıyordu.
Işık’ın yara almadığı saldırıda, olay yerinden geçen başka bir araçtaki 22 yaşındaki öğretmen Şenay Aybüke hayatını kaybetti, bir kişi de hafif yaralandı.
Geçen hafta Türkiye ve Azerbaycan Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nde ortak askeri tatbikat başlattı.
Azerbaycan Cumhuriyeti Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, iki ülke arasında imzalanan anlaşma gereği, Türk ve Azerbaycan silahlı kuvvetlerinin Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nde ortak askeri tatbikata başladığı bildirildi.
Tatbikatla silahlı kuvvetlerin tecrübe paylaşımı aracılığıyla iki ordu arasındaki koordinasyonun ve ortak operasyon yürütme yeteneğinin geliştirilmesinin amaçlandığı kaydedildi.Tatbikat 16 Haziran'a kadar devam edecek.
Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan Cumhuriyeti arasında da geçtiğimiz hafta ortak bir tatbikat düzenlenmişti.
Sohbetimizi Türkiye sularında meydana gelen bir doğal afet ile noktalıyoruz.Kandilli Rasathanesi'nin bildirdiğine Geçen hafta Saat 15.28'de, İzmir'in Karaburun ilçesinin açıklarında deprem meydana geldi. Deprem İzmir başta olmak üzere, İstanbul, Çanakkale ve Bursa'da da hissedildi.
Edinilen bilgilere göre, deprem yerin 10 km derinliğinde gerçekleşti. Depremin merkez üssü İzmir'e 84 kilometre, Midilli adasına 38 kilometre uzaklıkta.
Can kaybının olup olmadığı konusunda açıklama yapan Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır, "Deprem sonrasında şu ana kadar olumsuz haber yok" dedi.