Haziran 23, 2017 12:20 Europe/Istanbul

İslam Peygamberi –s– şu vaatte bulundu: Allah’ın Kadir gecesini sadakat, ihlas ve iman ile uyanık geçirip tüm günahları af olmayan hiç bir kulu yoktur.

Selam olsun yüce Allah’ın buyurduğu gibi bin aydan daha üstün olan bu geceye. Selam olsun her anı ilahi lütuf ve rahmetle dolup taşan ve Kur'an'ı Kerim hakikati Resulullah’ın –s– kalbine nazil olan bu geceye.

Evet değerli dostlar, çok değerli anları idrak ediyoruz. Büyük ihtimalle Kadir gecesine denk gelen mübarek Ramazan ayının 23. Gününe bağlanan geceyi idrak ediyoruz. Biraz önce de belirtildiği üzere İslam Peygamberi –s– bu gece için şu vaatte bulunmuştur: Allah’ın Kadir gecesini sadakat, ihlas ve iman ile uyanık geçirip tüm günahları af olmayan hiç bir kulu yoktur. Selam olsun yüce Allah’ın buyurduğu gibi bin aydan daha üstün olan bu geceye. Selam olsun her anı ilahi lütuf ve rahmetle dolup taşan ve Kur'an'ı Kerim hakikati Resulullah’ın –s– kalbine nazil olan bu geceye.

Değerli dostlar, İmam Cafer Sadık –s– de Kadir gecesinin yüce konumu hakkında “Kadir gecesi Ramazan ayının kalbidir” şeklinde buyurmuştur. Dolaysıyla kim Ramazan ayını doğru biçimde idrak edecek olursa ilkin bu ayın kalbini, yani Kadir gecesini ihya etmesi gerekir. Bu özel gece için bol bol ibadete ve Kur'an'ı Kerim tilavetine ve böylece kalplerimizi ilahi marifet ve sevgi ile safa bulmasına hazırlamamıza vurgu yapılmıştır.

Kadir gecesi önemli kararların alınması için iyi düşünmek üzere bir fırsattır. Zira Kadir gecesi kaderin belirlendiği gecedir. Kuşkusuz herkes kendisi için en iyi ve en güzel kaderi niyaz etmektedir. Ancak en iyi ve en güzel kaderin ne olduğunu iyice düşünmek gerekir.

Kur'an'ı Kerim’in nazil olduğu bu gecede melekler gruplar halinde yeryüzüne iner, müminlerin meclislerini dolaşır, onlara selam eder ve şafak sökünceye dek dualarına amin der.

Ey yüce Rabbimiz, senin affına sığınmak için Kadir gecesinde rahmet kapılarına geldik. Bu gece sahura kadar uyanık olacağız, senin sevgini tevbe göz yaşları ile besleyeceğiz ve gönlümüzü senin rahmet yağmurunda yıkayacağız. Ey yüce Rabbimiz, günahlarımızın karanlık gecelerini merhamet güneşinle aydınlat ve bu değerli saatlerde geceyi uyanık geçirmeyi nasip et.

Kadir gecesinin ünlü dualarından biri Cevşeni Kebir duasıdır. Bir çok güzel ve değerli kavramı içeren bu nurani duada yüce Allah’ı büyüklüğü ve azameti ile yad ediyoruz. İnsan bu güzel duayı okumakla ruhunu ilahi rahmet semalarında kanatlandırır ve içi maneviyat neşesi ile dolup taşar.

Cevşeni Kebir duasının bir bölümünde şöyle okumaktayız:

"یا دلیل المتحیّرین، یا غیاث المستغیثین، یا صریخ المستصرخین - یا جار المستجیرین / یا امان الخائفین / یا عون المؤمنین / یا راحم المساکین / یا ملجاء العاصین / یا غافرالمُذنبین ؟ یا مُجیب دعوة ِ المُضطرّین. سبحانک یا لااله الاانت الغوث الغوث خلّصنا من النّار یا ربّ"

Ey şaşkınların rehberi, ey feryad edenlerin feryadına yetişen, ey adalet talep edenlerin imdadına yetişen, ey sığınanların sığınağı, ey korkanlara aman veren, ey müminlere yardım eden, ey miskinlere acıyan, ey günahkarların sığınağı, ey günahları bağışlayan ve ey yolda kalanların dualarını icabet eden, sen münezzehsin. Ey senden başka ilah olmayan ilah, feryat, feryat, bizi ateşten kurtar ey yüce Rabbimiz.

 

Değerli dostlar, sohbetimizin ikinci bölümünde yine Kur'an'ı Kerim’in nurani ayetlerine kulak veriyoruz. Bugün sizler için Yasin suresinin 11. ayetini seçtik. Ayet şöyle buyurmakta:

"إِنَّما تُنذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّکرَ وَخَشِیَ الرَّحمٰنَ بِالغَیبِ ۖ فَبَشِّرهُ بِمَغفِرَةٍ وَأَجرٍ کَریمٍ

Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahmân'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.

Bu ayetler insanların ne kadar hidayete erebilecekleriyle ilgilidir. Fıtratının sesine kulak vermeyen, aklını ve düşüncesini kullanmayan ve başkalarının gerekçelerine itina etmeyenler kuşkusuz kendilerini ilahi hidayetten mahrum bırakanlardır. Ancak sözü kulak veren ve üzerinde düşünenler için hidayet kapıları her daim açıktır.

Yüce Allah peygamberine şöyle buyurmakta: Sen ancak ilahi ayetleri duyanları etkileyebilirsin. Kureyş elebaşıları hiç kimse Resulullah efendimizin –s– hak sözünü duymasın diye bazı adamlarını ne zaman o hazret Kabe’nin yanı başında Kur'an'ı Kerim okursa gürültü yapmakla görevlendirmiş ve böylece Kur'an'ı Kerim ayetlerinin duyulmasını engellemek istemişti. Dolaysıyla bu ayet ancak Kur'an'ı Kerim’e kulak veren ve ayetlerine uyan ve ayrıca görmeden Rahman olan Allah’tan korkan insanlar hidayete erebileceklerini buyuruyor. Burada yüce Allah’tan kimse yokken de korkmalarına yapılan vurgu, münafıklar gibi olmamaya işaret ediyor, yani halkın huzurunda Allah’tan korktuklarını iddia eden, fakat halvette Allah’tan asla korkmayanlardan olmamak gerektiğini beyan ediyor.

İnsan ne zaman büyük bir şahsiyetle karşılaşırsa, karşı tarafın heybeti ve şevketi onda huşu denen bir duygu oluşturur. Bu duygu ceza ve azap korkusunun yarattığı duygudan farklıdır. Bu ayette bu duygu Allah’ın Rahman adı ile beraber zikredilmiştir. Bunun sebebi ise müminin huşu duygusunun umutla birlikte bir korku olduğunu vurgulamaktır. Bu duygu kulu Allah’a kulluk etmeye yöneltir ve kul bir yandan kendi amellerinden memnun olmadığı ve ilahi azaptan korunamadığını düşünmekle beraber ilahi fazl ve rahmetten de umudunu kesmemektedir.

Öte yandan hidayete ermeye yatkın olan, Kur'an'ı Kerim dinleyen ve görmeden Allah’tan korkanların iki mükafatı söz konusudur. İlkin Allah teala onların günahlarını bağışlar ve ikincisi de onlara büyük mükafat verir. Burada yüce Allah bir yere çiçek ve bitki ekmek isteyen bir bahçivan gibi ilkin oradaki yaban otları ve taşları ve engelleyici her şeyi toplar ve ardından tohumunu serer. Yani ilkin kirlenmeye sebebiyet veren günahları ve rezillikleri ve kötülükleri kendi mağfireti ile temizler ve kulun büyük ilahi mükafatı haketmesine zemin oluşturur ve büyük mükafat da cennette ebedi hayattan başka bir şey değildir.

Değerli dostlar şimdi sohbetimizin üçüncü ve son bölümünde yine İslam’ın mübarek Ramazan ayı ile ilgili beslenme ve sağlık tavsiyelerine kulak veriyoruz.

Şimdiye kadar belki de bir çok kez sağlıklı ruh sağlıklı bedendedir diye duymuşsunuzdur ki bu da ruhun sağlığı, cismin sağlıklı beslenmesine bağlı olduğunun işaretidir. Bu konuda İmam Rıza –s– şöyle buyurur:

Bilin ki, güç ve ruh  bedenlerin durumuna tabidir.

Nefisten maksat, insan ruhudur ki adeta bir kuş gibi beden kafesine hapsedilmiştir. Öte yandan her ne kadar insanın cismi sağlıklı olursa, ruhu da bir o kadar sağlıklı ve mükemmel olur. Günümüzde bazı besin maddelerinin insanın ahlakını ve davranışını etkilediği ispat edilmiştir. Örneğin üzüm keder ve elemi ve depresyonu neşeye çevirir. Elma sinir sistemini takviye eder ve yüzün rengini açar ve İran’a özel bir yemek olan ve “Keşkek” adı verilen yemek ibadet neşesini arttırır.

Keşkek, mübarek Ramazan ayında İran halkının en çok sevdiği ve tükettiği yemeklerden biridir. bu ayda her mahallede ve her sokağın başında Keşkek kazanı göze çarpar. İftar saati yaklaştığı sıralarda Tahran’da Keşkek satan mekanların önünde uzun kuyruklar oluşur ve Keşkek’in buğday ve tarçın kokusu her tarafa yayılır.

Keşkek oldukça yüksek kalori içeren bir yemektir ve her 100 gramında 190 kalori ve 6 gram protein ve 10 gram yağ ve 20 gram karbohidrat ve 1 miligram demir ve 9 miligram kalsiyum vardır.

Keşkek İran’ın en ünlü geleneksel yemeklerinden biridir ve genellikle iftar ve sahur sofralarında tüketilir. Bu yemeği çocuklar da çok sever.

Keşkek buğday, soğan, dana eti veya piliç veya hindi eti ve biraz yağla yapılır. Keşkek içindeki buğday yüzünden hem doyurucudur, hem de çeşitli mineralleri içerir. Keşkek yapımında yüksek lif oranı bulunan buğday kabuğu ile kullanıldığı takdirde bazı sindirim sistemi hastalıkları bağırsak  ve meme kanseri tedavisinde etkilidir. Buğdayın kabuğu kanda kollestrol oranını düşürdüğü gibi tansiyonu dengeler ve kan şekeri oranını da kontrol ederek kalbin daha iyi çalışmasına ve kalp hastalıklarının önlenmesinde etkili olur. Buğdayın kabuğu ayrıca kabızlığı önlemek ve bağırsak kanserinin önlemekte de birebirdir.buğdayın kabuğu parazit düşmanıdır ve bağırsakların iyi çalışmasına ve sinir hastalıklarının önlenmesine katkı sağlar.

Beslenme uzmanları Keşkek hakkında şöyle diyor: Keşkek sağlıklı ve çok besleyici bir yemektir. Ancak eğer kan şekeriniz veya yağınız yüksekse, bu yemeği şeker ve yağ kullanmadan tüketmelisiniz veya mümkün mertebe az tüketmelisiniz. Keşkeği evde yapmanız daha iyidir. Kalan keşkeği tüketmeyin, çünkü keşkek bir kaç saat veya bir kaç gün kaldığında içindeki nişasta, sindirilemeyen nişastaya dönüşür ve sindirim sisteminizde rahatsızlığa yol açar. Keşkek protein oranı yüksek ve geç sindirilen bir yemektir ve bu yüzden sahurda tüketilmesi, uzun süre açlık duygusunu engeller.