Orta Asya ve Kafkasya gelişmeleri
Bültenimizin başında ilkin hazar denizinin iki kıyısında yaşanan en önemli gelişmelerin başlıklarını gözden geçirmek istiyoruz.
Geçen hafta Rusya’nın Merkezî bölge askeri komutanı Vladimir Zerudenitski bu ülkenin bölgedeki askeri üslerinin durumunu gözden geçirmek üzere Tacikistan’ın başkenti Duşanba’ya geldi. Zerudenitski Duşanba ziyaretinde Tacikistan savunma Bakanı ile görüşerek bölgesel güvenlik meselelerini ele aldı.
Geçen hafta Rusya’da bir güvenlik yetkilisi, Kazakistan ve Kırgızistan’dan bazı askeri birliklerin Suriye’nin bazı bölgelerine gönderilme ihtimalinden söz etti. Bu arada Rusya yönetimi Kazakistan ve Kırgızistan ile Suriye’de ateşkes ilan edilen bölgelere asker gönderme konusunu görüştüğü belirtiliyor.
Geçen hafta Çin ve Kırgızistan orduları Sin Kiang özerk bölgesinde ortak askeri tatbikat düzenledi. Tin Şan 2017 – 3 adı altında ve Şanghay işbirliği teşkilatı ŞİT çerçevesinde düzenlenen ortak askeri tatbikatı üye ülkeler Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya, Tacikistan ve Özbekistan ülkelerinden askeri heyetler ve temsilciler izledi.
Geçen hafta 12. Türkmenistan ve Japonya karma ekonomik komisyonu oturumu iki ülkenin Dışişleri Bakanları ve kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımı ile düzenlendi. Bu arada Japon firmaların Türkmenistan’da toplam değeri 1.8 milyar dolara varan doğalgazı sıvı gaza dönüştürme, limanları geliştirme, elektrik santralleri inşa etme ve diğer altyapı projelerine ortak olmak istedikleri belirtildi.
Geçen hafta Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman başkent Duşanba’da bağımsız devletler topluluğuna üye ülkelerin içişleri bakanları ile bir araya gelerek bölgesel ve küresel güvenlik meselelerini görüştü.
Tacik lider Rahman’ın bağımsız devletler topluluğu içişleri bakanları ile görüşmesinde ayrıca Tacikistan’ın bu ülkelerle terör, radikalizm sınırötesi organize suçlar, uyuşturucu madde kaçakçılığı ve bu ülkelerin vatandaşlarının tekfirci terör örgütlerine katılmaları ile mücadele yolları ele alındı.
Geçen hafta Özbekistan ve Macaristan Dışişleri Bakanları Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te bir araya gelerek ikili ilişkileri geliştirme yollarını masaya yatırdı. Görüşmede Tacikistan Dışişleri Bakanı Abdulazizov ve Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Siarto iki ülkenin siyasi, iktisadi, ticari, kültürel ve yatırım alanlarında ilişkilerini daha da geliştirmeyi ele aldı.
Kazakistan senato meclisi geçen hafta tekfirci radikal terör örgütlerine üye olan vatandaşları vatandaşlıktan çıkarma yasasını onayladı ve imza etmek üzere cumhurbaşkanına gönderdi. Bu yasa tasarısı geçen mayıs ayında Kazakistan temsilciler meclisinde kabul edilmişti. Yasa tasarısına göre Kazakistan mahkemesi bundan böyle terör örgütlerine üye olan vatandaşları bu ülkenin vatandaşlığından çıkarabilir.
Geçen hafta Rusya Merkezî bölge askeri komutanı Vladimir Zerudenitski’nin Kırgızistan ziyareti ve ayrıca Kırgızistan Cumhurbaşkanı Elmas Beyk Atambayev’in son moskova ziyaretinin ardından ve yine Moskova’nın Kırgızistan ve Kazakistan’dan Suriye’ye asker göndermelerini talep etmelerinden sonra Kırgız yetkililer bu konuda medyada yaşanan şüpheye açıklık getirmeye çalıştılar. Bu bağlamda Kırgızistan milli güvenlik konseyi sekreteri Tamir Cuma Kadirov yaptığı açıklamada, Suriye’ye asker gönderme meselesi, toplu güvenlik anlaşması daimi konseyinin oturumunda gündeme geldiğini, ancak bu bağlamda Kırgızistan’dan hiç bir resmi talepte bulunulmadığını belirtti. Kadirov bu doğrultuda herhangi bir talep geldiği takdirde hiç kuşkusuz bu talep Kırgızistan milli güvenlik konseyinde ele alınacağını vurguladı.
Konu ile ilgili bir açıklama yapan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Atambayev de Kırgız askerlerin Suriye’ye gönderilme meselesi Rusya lideri Vladimir Putin ile görüşmesinde gündeme gelmediğini ve ele alınmadığını belirtti. Kırgız lider Atambayev Kırgız askerlerin Suriye’ye gönderilme meselesi küçük bir mesele olmadığını, zira bunun için toplu güvenlik anlaşması kurumunun tüm üyeleri ortak karar alması gerektiğini, ayrıca BM kararnamesine de ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Atambayev bundan başka bu konuda Kırgızistan parlamentosu karar alması gerektiğini ifade etti.
Kazakistan Dışişleri Bakanı da bu habere gösterdiği tepkide, bu konuda hiç bir müzakere gerçekleşmediğini belirtti.
Bu arada Kırgız yetkililer için ülkenin iç güvenliği ve istikrarı Kırgız askerlerin yurt dışında görev yapması ve Irak ve Suriye gibi ülkelerde savaşmasından daha önemli olduğu belirtiliyor. Bir başka ifade ile Bişkek yönetimi için Kırgızistan’ın sınırlarını ve iç güvenliğini ve istikrarını korumak ve ülkenin sınırları içinde tekfirci terör örgütleri ve radikal akımlara bağlı çetelerle mücadele etmek daha önceliklidir.
Gerçi Kırgız askerlerin Irak ve Suriye’de görev yapmaları kendi ülkelerinde her türlü güvensizlik unsurları ile mücadele etme deneyimlerini geliştireceği belirtiliyor. Ancak bu arada Bişkek ve Şam yönetimi arasında Kırgız askerlerin Suriye’de görev yapmaları için gerekli olan anlaşmanın da bulunmadığı ifade ediliyor. Bu yüzden bazı Kırgız çevreler ancak Bişkek’in Suriye’de terör örgütleri ile mücadele eden Şam yönetiminin müttefikleri ile daha fazla dayanışmasına vurgu yapıyor ve Kırgızistan Suriye’ye askeri göndermek niyetinde olmadığını belirtiyor.
Geçen hafta Kazakistan senato meclisi tekfirci radikal terör örgütlerine üye olan vatandaşları vatandaşlıktan çıkarma yasasını onayladı ve imza etmek üzere cumhurbaşkanına gönderdi. Bu yasa tasarısı geçen mayıs ayında Kazakistan temsilciler meclisinde kabul edilmişti. Yasa tasarısına göre Kazakistan mahkemesi bundan böyle terör örgütlerine üye olan vatandaşları bu ülkenin vatandaşlığından çıkarabilir. Bu yasanın aynı zamanda mafya çetelerine üye olan veya bu tür çetelerin kurulmasında rol ifa eden vatandaşları da kapsadığı belirtiliyor.
Gerçi yeni yasa tasarısının bazı muhalifleri de bulunuyor. Yasayı eleştirenler Astana yetkilileri bu yasadan siyasi muhaliflere ve özellikle Kazakistan dışında olan opozisyona karşı kullanabileceklerini belirtiyor. Nitekim Kazakistan vatandaşlığından çıkarma kanununun kapsam alanındaki muğlaklık, yeni yasanın en önemli sorunlarından biri olduğu anlaşılıyor.
Öte yandan Kazakistan’da radikalizmin hızla tırmanışından duyulan derin kaygı, yeni yasa tasarısının hazırlanması ve onaylanmasının esas nedeni olduğu ifade ediliyor. Özellikle başta Kazakistan olmak üzere orta Asya cumhuriyetlerinde tüm önleyici tedbirlere rağmen bölgede tekfirci ve radikal örgütlerin sayısı her geçen gün biraz daha arttığı anlaşılıyor. Bu yüzden Kazak yetkililer, güvenlik güçleri ve terör ve radikalizmle mücadele için kurulan özel birimleri tüm çabaları Kazak devlet adamlarının beklentilerini karşılayamadığı ve bu yüzden Astana yönetimi bu yasa tasarısını hazırlayarak radikalizm ve tekfircilikle daha etkili bir biçimde mücadele etmeye karar verdiği ifade ediliyor. Özellikle orta Asya ülkelerinde sosyal paylaşım sitelerinin yaygınlaşmasından sonra radikalizm ve tekfircilik ve selefilik gibi sapkın ideolojilerin büyük bir hızla artış kaydettiği gözleniyor.
Orta Asya bölgesinde bazı siyaset çevreleri yoksulluk ve ailelerin iktisadi gücünün yetersizliği yöre gençlerinin tekfirci ve radikal örgütlere yönelmelerine yol açan önemli etkenlerden biri olduğunu belirtiyor. Bu arada Arabistan rejiminin orta Asya cumhuriyetleri ile ilişkilerini geliştirmesi ve sapkın vahabi ideolojisinin propagandasını yapması ve bunun sonucunda bölgede radikalizmi ve tekfirci inançları yaygınlaştırması Kazakistan yönetiminin bu yasa tasarısını çıkarmasına yol açan sebeplerden biridir.