Temmuz 07, 2017 18:07 Europe/Istanbul

Türkiye geçen hafta oldukça hararetli gelişmelere sahne oldu.

Rusya savunma Bakanı'nın Türkiye ziyareti, Türkiye'den Suriye'deki kürt grupların mevzilerinin hedef alınması ve CHP'nin başlattığı yürüyüşün yankılarının devam etmesi, Alamnya ile Türkiye arasında yeni söz düellosunun yaşanması bugünkü sohbetimizin ana başlıklarını oluşturmakta. Şimdi detaylar

Geçen pazar günü Rusya savunma bakanı General Sergey Şoygo  Türkiye’nin üst düzey yetkilileri ile görüşmek üzere İstanbul’a gitti. Rusya savunma bakanı Shoygu ve Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel meseleleri ele alan görüşme yaptılar. İstanbul'da gerçekleşen görüşmede basın mensuplarına izin verilmedi.

Türkiye medya kaynakları, söz konusu görüşmede, Türkiye'nin Rusya'dan S 400 hava savunma sistemlerini satın alması, Suriye gelişmeleri ve Kuzey Irak gelişmeleri, Katar ile bazı Arap ülkeleri arasında yaşanan kriz ve ikili ilişkilerin geliştirilmesi gibi konuların ele alınmış olabileceğini bildirdiler.

Aslında Türkiye ve Rusya ilişkilerinde Türkiye savaş uçakları Kasım 2015’te Rusya hava kuvvetlerine bağlı bir savaş uçağını Suriye hava sahasında düşürmesi ve böylece Rusya’dan Türkiye’ye karşı geniş yaptırımlara yol açması ve en son da Erdoğan’ın Rusya’yı ziyaret etmesi ve bu ülkenin Başkanı Vladimir Putin’den resmen özür dilemesi ile noktalanan büyük gerginliğin ardından şimdi Ankara ile Moskova ilişkilerinde yeni bir dönem başladığı gözleniyor. Nitekim Rusya’dan üst düzey askeri bir yetkilinin Türkiye’yi ziyaret etmesi de iki tarafın askeri ve güvenlik alanlarında ilişkilerini geliştirmeye sıcak baktığını ortaya koyuyor. Bu doğrultuda Türkiye yönetimi Rusya’nın askeri teknolojilerinin ürünlerinden yararlanmak istiyor, nitekim iki tarafın Rus yapımı S-400 füze savunma sistemini satın almak üzere sıkı müzakere yürütmeleri de bu iddiayı doğrular niteliktedir.

Gerçekte Türkiye’nin Astana’da düzenlenen ve Suriye krizinin çözümünü amaçlayan müzakerelere aktif bir şekilde katılması ve Ankara yönetiminin Moskova ile ilişkilerini çok yönlü geliştirmek istemesi ve ayrıca iki ülkenin Katar’la Arap komşuları arasında patlak veren kriz veya Iraklı ve Suriyeli kürtlerin meseleleri gibi bölgesel konulara yönelik ortak tavır sergilemesi, bir yandan iki ülke arasında istişarelerin artmasına ve öbür yandan da Ankara ile Moskova arasında ikili askeri ve güvenlik işbirliğinin gelişmesine katkı sağladığı anlaşılıyor.

Türkiye Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin Katar'daki askeri üssünün sadece Katar ile bazı bölge ülkeleri arasındaki son krizle bir irtibatının olmadığını söyledi.

Kurtulmuş, Türkiye'nin Katar'daki askeri üssünün sadece Katar'ın  güvenliğiyle ilgili değil, bölgenin güvenliğiyle ilgili bir mesele olduğunu belirtti. Kurtulmuş, Katar ile bazı Arap ülkeleri arasında yaşanan son krizin daha da artması halinde bütün bölge ülkelerinin olumsuz yönde etkileneceği uyarısında bulundu.

Bu arada Türkiye dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, geçen hafta bölge ülkelerine yaptığı ziyaretler sırasında, Türkiye askerlerinin Katar'daki üste konuşlanmasının  başka ülkeleri ilgilendirmediğini ve diğerlerinin bu anlaşmaya saygı göstermeleri gerektiğini bildirmişti. 

Geçen hafta Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, 7-8 Temmuz'da Hamburg'da yapılacak G20 zirvesi için ülkelerine gidecek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya'da kamuya açık alanlarda miting yapmak için başvuruda bulunduğunu söyledi. Gabriel, Rusya gezisi sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada Erdoğan'ın miting yapmasının uygun olmayacağını belirtti.Alman bakan iki hafta önce Ankara'ya bu yönde bir başvuru yapılmaması yönünde tavsiyede bulunduğunu ancak tavsiyesinin dikkate alınmadığını aktardı.Almanya Dışişleri Bakanı Gabriel, Erdoğan'ın konsolosluk ve elçiliklerde bir etkinlik düzenleyip düzenleyemeyeceğine yönelik soruyu ise buna Ankara'nın karar vereceğini söyleyerek cevap  verdi.

Öte yandan Erdoğan'ın Almanya'da G-20 Zirvesi dışında kamuoyu karşısına çıkmasının Berlin tarafından yasaklanmasının ardından Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Alman siyasetçilerin açıklamalarına yönelik, "Provokatif ve art niyetli açıklamalar kabul edilemez. Dostluk ve müttefiklik ilişkileriyle bağdaşmaz" dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, konuyla ilgili yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın G-20 liderler zirvesine katılmak üzere Almanya'nın Hamburg şehrine gerçekleştirecekleri ziyaret öncesinde bazı Alman siyasetçiler tarafından yapılan provokatif ve art niyetli açıklamaların kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Kalın ayrıca, "Alman makamlarının referandum sürecinde yapılan vahim hataları tekrarlamayacağını umuyor, yüzyıllara dayanan Türk-Alman ilişkilerini kısa vadeli seçim hesaplarına kurban edilmemesi gereğini bu vesileyle tekrar hatırlatıyoruz"dedi.

Geçen hafta Suriye'nin kuzeyinde bulunan terör örgütü PYD/YPG kontrolündeki Parsa Dağı'ndan Türkiye tarafına taciz ateşi açıldı.

Kilis'in karşısındaki Suriye'nin PYD/YPG kontrolündeki Parsa Dağı bölgesinden Türkiye tarafına akşam saatlerinde taciz ateşi açılması ardından misillemede bulunan Ankara yönetimi ise Kilis'in karşısındaki PYD hedefleri vuruldu

Ateşin açıldığı bölge, uluslararası angajman kuralları çerçevesinde sınır hattında konuşlu birlikler tarafından top atışlarıyla hedef alındı. Belirlenen hedefler, fırtına ve obüslerle misliyle ateş altına alındı.

Türkiye Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Kahramanmaraş'ta yaptığı bir açıklamada, Afrin'in "terör ve teröristlerden" temizlenmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye Başbakan Yardımcısı yaptığı açıklamada, "Hem Türkiye'nin sınır güvenliği bakımından hem de bölgenin güvenliği bakımından Afrin bölgesinin terörden, teröristlerden, terör unsurlarından temizlenmesi gerekecek" dedi.

Türkiye'nin Suriye'nin Afrin kentine hava ve kara harekatı yapacağı belirtilirken Sputnik'e konuşan YPG Sözcüsü Nuri Mehmud de, Türkiye'nin müdahalesi durumunda kendilerini koruyacaklarını ve meşru savunmayı esas alacaklarını söyledi. Afrin'e yönelik hiçbir müdahaleyi kabul etmeyeceklerini ve Afrin'i koruyacaklarını vurgulayan Mehmud, şöyle devam etti:

"Türkiye askerlerini ve silahlarını Suriye topraklarına getirdi. Azez ve Mare bölgesinde konuşlandırmış. Suriye sınırına da sevkiyat yapıyor. Bu sevkiyatların amacı Telrıfat içindir. Türkiye Afrin'e de saldırmak istiyor. Hangi yerden saldırı olursa olsun Afrin'i koruyacağız. Meşru savunma çizgisini esas alacağız."

Ayrıca Türkiye genel kurmay başkanlığı, Türkiye'nin güney doğusunda çıkan çatışmalarda bazı PKK'lı militanların öldürüldüğünü bildirdi. Türkiye Genel Kurmay Başkanlığı yayınladığı bildiride, Mardin'in Dargeçit bölgesinde 5 PKK'lının öldürüldüğüne yer verilirken  Bingöl'de de savaş uçaklarının Kara Cehennem bölgesinde PKK mevzilerini bombaladığı ve bunun sonucunda da  biri kadın 5 PKK militanının öldürüldüğüne  yer verildi.

Türkiye içişleri bakanı Süleyman Soylu da, PKK'nın özel güçler komutanı Muhammed Doğan'ın  güvenlik güçleriyle girilen çatışmada öldürüldüğünü bildirdi

Türkiye başbakan yardımcısı Numan Kurtulmuş da  Amerikan hükümeti tarafından Suriye'de iki kürt gruba silah gönderilmesine tepki gösterdiği açıklamasında, bu durumun Türkiye ve ABD arasında gerginliğe  neden olduğunu belirterek, bunun aynı zamanda taraflar arasındaki ilişkileri kriz eşiğine kadar getirdiğini söyledi. Kurtulmuş, Türkiye'nin Suriye'de buhranın başladığı ilk baştan beri  bu ülkenin toprak bütünlüğünü desteklediğini iddia etti.

Kurtulmuş'un bu açıklamaları, Türkiye liderlerinin terörizm karşısında çifte standart siyaset izledikleri  bir zamanda yapılıyor. Zira Türkiye'nin Irak ve Suriye'de, halkın öldürülmesinde rolü olmuş ve hatta terör örgütü IŞİD'li yaralıların tedavilerini kendi hastanelerinde  yapmıştır.  

Bültenimize CHP'nin adalet yürüyüşü ile devam ediyoruz.CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Ankara'dan İstanbul'a Adalet Yürüyüşü sırasında olası provokasyonlar konusunda uyarıda bulundu. Konakladığı Kalıcı Konutlar Yolu mevkisinde gazetecilere açıklama yapan Kılıçdaroğlu, yürüyüşünün 14. gününe geldiğini söyledi. Hiç kimsenin buna engel olmaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Biz her türlü baskıya ve provokasyona karşı hazırlıklıyız. 12 maddelik bir uyarı metni hazırlamıştık. Katılımcıların tamamı bu genelgeye uydular. Bütün katılımcılara yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Bizi sevgiyle, hoşgörüyle karşılayan Düzce halkına da teşekkürlerimi iletiyorum" ifadesini kullandı.

Öte yandan Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan  CHP'nin Ankara'dan İstanbul'a başlattığı ve halen devam eden 'Adalet' yürüyüşüne tepki gösterdiği açıklamada, bu yürüyüşün  girişimcisi olan CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu terörizmin hamisi olarak suçladı.

Bilindiği gibi CHP milletvekili Enis Berberoğlu'nun  MİT tırlarıyla ilgili haberleri ve ifşasının ardından çıkarıldığı mahkemede 25 yıl hapis cezası almasını müteakip CHP başkanı, buna itiraz amacıyla 'Adalet' yürüyüşü başlatmıştı.

Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP başkanının gittiği yolun PKK ve Gülen'in yoluna benzediğini  belirtti.

Kılıçdaroğlu ise bu zamana kadar yaptığı açıklamada, geçen yılki başarısız askeri darbe girişimini hükümetin kontrollü darbe girişimi olarak niteliyor ve hükümetin böylece bu durumu suistifade ettiğini bildiriyor.

Geçen ha hafta Türkiye hükümeti, Afganistan'da "Kemal Han" barajı ihalesini kazanan Türk firmasının iflas ettiği iddialarını reddetti. Afgansitan çalışma bakanı, Afganistan Kemal Abad barajı projesini kazanan Türk firmalarından birinin iflas ettiğini açıkladı.

Yapılan ihalede Türk firması "Peymatek"in 79 milyon dolarlık Nimruz eyaletindeki Kemal Han baraj projesini kazanmış ve ardından Afganlı bazı yetkililer söz konusu firmanın iflas etmiş bir firma olduğunu açıkladılar.

Söz konusu firmanın iki Türk ve bir Afgan firmasına devredildiği açıklanmıştı.

Bu konuda çıkan haberleri yalanlayan Türkiye'nin Kabil büyük elçiliği, söz konusu Türk firmasının iflas etmediğini bildirdi.