İran'ın son siyasi gelişmeleri
Bugün yine her hafta olduğu gibi İran'ın geçen haftaki en önemli gelişmelerini gözden geçireceğiz.
Geçen hafta İranlı yetkililerin Irak milleti ve devleti ve büyük alimlerine Musul’un tekfirci IŞİD terör örgütünün işgalinden kurtuluşu dolaysıyla kutlama mesajları göndermeleri, Tahran’da terörle mücadele konulu uluslararası polis teşkilatı interpolun çalışma grubunun oturumu ve yine Tahran’da ilk kez uluslararası toz bulutları ile mücadele konferansının düzenlenmesi, İran’ın belli başlı önemli gelişmeleriydi.
Geçen hafta Umman Dışişleri Bakanı Yusuf bin Alevi’nin Tahran ziyareti ve İran ve Rusya’nın Bercam nükleer anlaşması ve ABD’nin anlaşmaya yönelik yükümlülüklerini yerine getirmemesi hakkında istişareleri, İran’ın diğer bazı gelişmeleriydi.
Geçen hafta AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini bir bildiri yayımlayarak, Bercam nükleer anlaşması tarihî bir anlaşma ve tüm dünyaya ait olduğunu açıkladı. Bercam anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ikinci yıldönümünde bu bildiriyi yayımlayan AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Mogherini, Bercam bölgeye ve tüm dünyaya güvenlik armağan ettiğini, anlaşma çok yönlü diplomasinin zaferi olduğunu ifade etti.
AB anlaşmaya bağlı kalacağını belirten Mogherini anlaşmanın tüm taraflarından da bu anlaşmaya yönelik iki yıl önce verdikleri sözü tutmalarını istedi. Mogherini ayrıca, Bercam’ı gözetleyen komisyon düzenli oturum düzenlediğini kaydetti.
Anlaşmanın sağlanmasını diplomasi zaferi niteleyen Mogherini, anlaşmanın tüm taraflarca ve özellikle İran tarafından başarılı bir şekilde uygulandığını, nitekim UAEK’nun 6 raporu da bunu doğruladığını vurguladı.
Geçen hafta sonunda şehitlerin akan kanı, İslam dünyasında tekfirci IŞİD terör örgütünün dosyasının kapanmasına vesile oldu. Irak’ta tekfirci IŞİD terör örgütüne karşı yürütülen amansız mücadele, örgütün Irak’ın Musul kentindeki son barikatlarının yıkılması ve Suriye’de çatışma sahalarında örgütün uğradığı hezimetlerin ardından çok hassas olan son aşamalarına yaklaştı. Gerçekte IŞİD ve diğer tekfirci terör örgütleri sadece Irak ve Suriye’ye karşı değil tüm beşeriyet için birer ciddi tehdittir.
İran İslam Cumhuriyeti bundan önce terör ve güvensizliğin acı tadını hisseden ve bizzat terörle mücadele iddiasında bulunan ülkelerin desteklediği terörün kurbanı olan bir ülkedir. Bu yüzden İran İslam Cumhuriyeti bu meselenin öneminin bilincinde olan bir devlet olarak bölgede güvenliğin sağlanması için özellikle son onyıllarda büyük çaba harcamıştır.
İran İslam inkılabı muhafızlar ordusuna bağlı Kudüs ordusu komutanı General Kasım Süleymani, Tahran’da düzenlenen bir törende, tekfirci IŞİD terör örgütü beşeriyet tarihinde yaşanan tüm musibetlerle mukayese edilemeyecek kadar feci olduğunu belirterek, Irak milleti son yıllarda Baas partisi fitnesinden daha tehlikeli bir sorun, yani IŞİD adında tekfirci bir terör örgütü ile mücadele ettiğini, bu örgüt Irak’ın toprak bütünlüğünü ve milli vahdetini tehdit etmenin yanında dünyaya yönelik de büyük bir tehdit haline geldiğini kaydetti.
Irak milletinin zafer kutlamalarına katılmanın dünyanın tüm milletlerinin hakkı olduğunu ve IŞİD’e karşı elde edilen zaferin de tüm beşeriyetin zaferi sayıldığını vurgulayan General Kasım Süleymani, bu bakımdan Irak ve Suriye milletleri dünya milletleri üzerinde büyük hakkı bulunduğunu vurguladı.
Gerçekte teröristler şiddet uygulamalarını organize bir şekilde bütün bölgeye ve hatta dünyaya yaymış bulunuyor. terör örgütleri şimdiye kadar defalarca ve çeşitli dönemlerde İran İslam Cumhuriyeti’ni hedef almıştır. Münafıklar terör örgütü İran’da en az 12 bin masum insanın şehit olmasından sorumlu olan bu terör örgütlerinden biridir. maalesef bu tür ele kanlı terör örgütleri bölgede bazı ülkelere sığınarak bazı müdahaleci devletlerin desteklerinden de yararlanıyor. Nitekim terör örgütleri son yıllarda Amerika ve Arabistan’ın mali ve askeri destekleri ile bölge ülkelerinde bir çok korkunç cinayeti işlediği gözleniyor.
Kuşkusuz Irak ve Suriye’de elde edilen bu zaferler stratejik önem arz ediyor. Aslında bölgede yaşanan gelişmelerin mazisine bakıldığında, Irak ve Suriye’yi istikrara kavuşturmak, bölge ülkelerinin işbirliğine temel oluşturması gerektiği anlaşılıyor. Ama maalesef bazı malum ülkeler terörle mücadele ittifakı adı altında teröristlerle gerçekten mücadele etmek yerine onlara destek veriyor. Bu gerçeğin bir bölümüne işaret eden İngiliz The Independent gazetesi şöyle yazıyor: Arabistan şimdiye kadar kendi sınırları dışında Vahabi tarikatını yaygınlaştırmak üzere milyarlarca dolar harcadı ki bunun tesirlerini ve izlerini açıkça Suriye’de Rakka’dan İngiltere’de Londra ve Manchester’e kadar görmekteyiz.
Tekfirci IŞİD terör örgütünün geçen 7 Haziran tarihinde İran’ın başkenti Tahran’da İslamî şura meclisi ve İmam Humeyni –ks– külliyesinde düzenlediği terör saldırılarında 17 vatandaşımız şehit düştü, onlarca vatandaşımız da yaralandı. Bu cinayet bölgede teröristlerin hamilerinin şom hedeflerinin bir başka köşesine ışık tuttu.
Ancak İslam inkılabı muhafızlar ordusu hava uzay birliği komutanlığı 18 Haziran tarihinde tekfirci IŞİD terör örgütünü cezalandırmak amacıyla Suriye’deki komuta merkezi ve toplanma yerleri ve intihar eylemlerinde kullandıkları bomba yüklü araçların hazırlandığı karargahını orta menzilli altı balistik füze ile hedef alarak yerle bir etti. Bu operasyonda aralarından IŞİD’in bazı üst düzey komutanlarının da bulunduğu 170 kadar tekfirci terörist helak oldu.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei hava uzay birliği komutanlığının 18 Haziran’da Suriye’nin Deyrizzur eyaletinde IŞİD teröristlerinin mevzilerini düzenledikleri füze operasyonu ile imha etmelerinin ardından İslam inkılabı muhafızlar ordusunun üst düzey komutanlarını kabulünde onları kutladı ve füze alanındaki başarılarının devam etmesini istedi.
Tahran geçen hafta uluslararası Kalkan projesi operasyonu çalışma grubu oturumuna ev sahipliği yaptı. Oturuma içişleri Bakanı Abdurrıza Rahmani Fazli, İran İslam Cumhuriyeti emniyet teşkilatı komutanı General Hüseyin Eşteri ve interpol genel sekreteri Jürgen Stock ve otuz ülkeden bazı yetkililer katıldı. İki gün süren oturumda interpolun yeteneklerinin bütünleştirmesi ve ecnebi teröristlerin hareketlerinin bastırılması ve teröristlerin mali kaynakları ile mücadele edilmesi gibi konular ele alındı.
Son yıllarda terör saldırıları başta Ortadoğu bölgesi olmak üzere dünyanın bir çok bölgesini güvensiz hale getirdi ve bu bölge Batılı devletlerin ve bölgedeki bazı irticai rejimlerin ve korsan İsrail’in beslediği ve desteklediği teröristlerin cirit attığı alana dönüştü.
Kuşkusuz terörle mücadele uluslararası düzeyde önem arz eden bir konudur, zira terör Batı’nın iddia ettiği gibi iyi veya kötüsü yoktur. terör terördür ve hangi şekilde olursa olsun dünya güvenliğine yönelik bir tehdit sayılır. Bugün uluslararası camia terörle mücadele için işbirliği yapmaları gerektiği sonucuna varmıştır. Nitekim terörle mücadele devletlerin uluslararası yükümlülükleri çerçevesinde yürütülmesi gerekir. Fakat terörle mücadele için ilk önce terörün ideolojik kökleri tespit edilmesi ve ardından bu akımın mali ve askeri ve insani kaynakları kurutulmalıdır.
Tahran’da düzenlenen uluslararası Kalkan projesi operasyonu çalışma grubu oturumuna katılan İran temsilcisi Albay Necefi ise hiç bir ülke tek başına terörün üstesinden gelemeyeceğini, günümüzde bir çok ülke bir nevi terör kurbanı olduğunu ve bu yüzden terörü bireysel bir mesele olarak ele almamak gerektiğini belirtti.
Bu arada interpol genel sekreteri Jürgen Stock iki gün süren oturumun kulisinde gazetecilere yaptığı açıklamada, günümüzde uluslararası camianın uluslararası tehditler ve yine sanal ortamdaki ortak tehditlerle karşı karşıya bulunduğunu ve hiç bir ülke veya bölge tek başına bu tehditlerle mücadele edemeyeceğini kaydetti.
Tahran’da düzenlenen uluslararası Kalkan projesi operasyonu çalışma grubu oturumuna katılan İran emniyet teşkilatı komutanı General Hüseyin Eşteri de günümüzde terör tüm ülkeleri tehdit eden uluslararası bir sorun olduğunu, terörü iyi ve kötü olmak üzere ikiye ayırmanın stratejik bir hata olacağını ve küresel güvenliği tehdit edeceğini ve buna göre tüm ülkelerin el ele vererek bu şom afetle mücadele etmeleri gerektiğini belirtti.
İran İslam Cumhuriyeti bu doğrultuda bölge ülkeleri ile teamülüne ve çabalarına devam ederken, aynı zamanda terörle mücadelenin çok geniş kapsamlı ve uluslararası ortak yükümlülük çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savunuyor. Tahran’da düzenlenen uluslararası Kalkan projesi operasyonu çalışma grubu oturumu da bu amaç doğrultusunda düzenlendiği anlaşılıyor.
Geçen hafta Amerikalı yetkililerin İran’a karşı yeni maceracılıklarına ve İran aleyhinde açıklama yapmaya devam etti.
Amerika savunma Bakanı James Matis geçen hafta Daily Caller sitesine yaptığı açıklamada, İran ve Amerika arasında ikili olumlu ilişki kurulması için İran’da hakim nizamın değişmesi gerektiğini belirtti.
Savunma Bakanı General Hüseyin Dehgan, Amerikalı mevkidaşı General James Matis’in müdahaleci, utanmaz ve uluslararası hukuka aykırı sözlerine sert tepki gösterdi.
General Dehgan, Amerika savunma Bakanı ve hakimiyeti başka milletler için ahkam kesmek yerine kendi iç meselelerine çare bulmaları gerektiğini ve pek de uzak olmayan bir gelecekte şimdiki yönetimin düşmesine ve hatta bu ülkenin siyasi rejimin ciddi sıkıntılarla karşılaşmasına yol açacak esas sebepleri araştırmaları gerektiğini vurguladı.
Matis’in sözleri tarihî gerçeklere ve milletlerin gücüne karşı cahilliğinin işareti niteleyen General Dehgan, bu sözler hasta yatağında sayıklayan bir insanın sözlerine benzediğini kaydetti.
Amerika savunma Bakanı Matis, Washington yönetimi bölgede ve dünyada demokrasi ve seçim nedir bilmeyen ve özellikle teröre destek veren rejimleri destekleyerek bölgeyi ve dünyayı istikrarsızlığa sürüklediği halde İran İslam Cumhuriyeti’ni bölgeye yönelik tehdit ve istikrarsızlık kaynağı olmakla suçluyor. Oysa bugün Amerika dünyada terörün ve insan hakları ihlallerini simgesidir ve bu gerçeği bölge ve dünya milletleri çok iyi bilmektedir. Bugün dünya kamuoyu Amerika’nın nasıl Filistin, Irak, Suriye ve Yemen milletlerini kana buladığını açıkça görmektedir, nitekim İran milleti de Amerika’nın İran’a karşı cinayetlerini asla unutmayacaktır.