Orta Asya ve Kafkasya gelişmeleri
Bültenimizin başında önce Güney kafkasya bölgesinde bazı önemli haberlerin başlıklarını gözden geçirmek istiyoruz.
Geçen hafta Azerbaycan cumhuriyetinde benzin fiyatlarına yapılan resmi zamdan sonra halk sessizliğini bozdu ve İlham Aliyev yönetimine karşı protesto eylemi düzenlemeye karar verdi.
Geçen hafta Gürcistan Cumhurbaşkanı Giorgi Margvelaşvili, Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Proşenko ile Tiflis’te düzenlediği ortak basın toplantısında iki ülke NATO ve AB’ye katılmak için işbirliği yapmaya ve bu yönde çaba harcamaya karar verdiklerini açıkladı.
Ve son olarak geçen hafta Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ülkesinin sınır bölgelerinde düzenlediği ziyareti sırasında Armenia TV kanalına yaptığı açıklamada, Erivan yönetimi Ermenistan ve dağlık Karabağ bölgesine yönelik her türlü tehdidi etkisiz hale getirmek için gerekli silah ve teçhizata ve silahlı kuvvetlere sahip olduğunu belirtti. Sarkisyan ayrıca Karabağ münakaşasının çözümü için Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile müzakere etmenin faydasız olduğunu vurguladı.
Geçen hafta orta Asya bölgesinde de önemli bazı gelişmeler yaşandı.
Geçen hafta Tacikistan medyası, Cumhurbaşkanı İmamali Rahman’ın 23 yaşındaki çocuğu Zerrine Rahman’ın Tacikistan’ın en büyük bankası olan Arian Bankasının Başkan yardımcısı olarak atandığını duyurdu.
Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman’ın 9 çocuğundan Arian bankasının Başkan yardımcılığına atanan Zerrine Rahman’dan başka Rüstem İmamali, Azade Rahman ve Rahşane Rahman da sırasıyla Duşanba büyükşehir belediye Başkanı, cumhurbaşkanlığı kurumu Başkanı ve Dışişleri Bakanlığı uluslararası ilişkiler bölümü Başkan yardımcısı olarak görev yapıyor.
Geçen hafta Tacikistan yüksek mahkemesi Başkanı Şir Muhammed Şahian, Tacikistan mali fesatla mücadele idaresinin 10 memuru ve diğer bazı devlet kurumlarından 3 memurun ağır ceza dosyaları yüksek mahkemeye gönderildiğini açıkladı. Söz konusu 13 sanığın duruşmaları ise dosyalarının gizli olması yüzünden kapalı kapıların ardında ve gazetecilerin duruşmalarına katılmasına izin verilmeksizin düzenleneceği belirtildi.
Ve bir başka gelişmede, geçen hafta Özbekistan ve Kazakistan iki ülke arasında imzalanan bir anlaşma çerçevesinde bölgesel işbirliğine başladıkları açıklandı.
Şimdi geçen hafta bölgede yaşanan iki önemli gelişmenin detaylarını gözden geçirelim ve ilk olarak Azerbaycan cumhuriyetinde benzin fiyatlarının artışı ile ilgili gelişmelerin detayına bakalım.
Geçen hafta Azerbaycan cumhuriyetinde benzin fiyatlarına yapılan resmi zamdan sonra halk sessizliğini bozdu ve İlham Aliyev yönetimine karşı protesto eylemi düzenlemeye karar verdi.
Geçen hafta Bakü yönetimi Azerbaycan cumhuriyetinde tüketilen yakıtlara %20 zam yaptı. Böylece benzin fiyatı litre başına, 90 kapik, yani yaklaşık 53 sent olarak belirlendi. Kuşkusuz benzin fiyatının artışı Azerbaycan cumhuriyetinde temel ürünlerin fiyatlarını da etkileyecek, ki bu da bu ülkede özellikle yoksul kesimlerin daha da yoksullaşmasına yol açacaktır.
Azerbaycan cumhuriyetinin milli para birimi manattır. Hali hazırda bu ülkede bir ABD doları 176 manattır. Buna göre 90 kapik Amerikan dolarının yarısından, yani 50 sentten biraz fazladır.
Ancak mevcut şartlarda İlham Aliyev yönetiminin yakıt fiyatlarına zam yapması başta yoksul kesim olmak üzere Azerbaycan halkının yaşamını olumsuz yönde etkileyeceği ifade ediliyor. Bu konu, özellikle Azerbaycan halkının büyük bir kesiminin yoksul kesimden sayıldığında daha da büyük önem arz ediyor. Azerbaycan cumhuriyetinde resmi olmayan son veriler bu ülke nüfusunun ancak %5 kadarı geriye kalan %95’lik nüfusunun gelirine eşit oranda gelire sahip olduğunu gösteriyor.
Azerbaycan cumhuriyetinde yakıt fiyatlarının artmasının ardından başta gıda maddeleri ve ilaç ve giyim kuşam olmak üzere temel ihtiyaçların fiyatları da artış kaydetmesi bekleniyor. İlham Aliyev yönetimini eleştiren ekonomi uzmanları Azerbaycan cumhuriyetinde benzin fiyatlarının artması başka ürünlerin fiyatını etkileyeceğini ve bu da halkın iktisadi gücünü olumsuz yönde etkileyeceğini ve sonuçta daha da fakirleşmelerine yol açacağını belirtiyor. Bu konuda Azeri uzmanların görüşleri bu iddiaya ışık tutuyor.
Azerbaycan Cumhuriyeti ekonomi uzmanı Nazım Baydemir, benzin fiyatlarına yapılan %20’lik zam hakkında şöyle diyor: Son aylarda mali kurumlardan alınan kredilerin Bakü yönetimini bu kararı almaya zorladığı anlaşılıyor, zira bu tür kurumlar genellikle kredilerini vergilerin ve hizmetlerin bedellerinin arttırılmasına endeksliyor. Muhtemelen söz konusu mali kurumlar Azerbaycan ekonomisine yönelik güven derecesinin düşük olması yüzünden kredilerin geri ödenmesini daha geçerli bir kaynakla, yana halktan alınacak paralara endekslemiştir.
Azerbaycan Cumhuriyetinin bir başka ekonomi uzmanı Roşen Ağayev de şöyle diyor: yakıt fiyatlarının yükseltilmesi sorunlara çözüm getirmez. Azerbaycan cumhuriyetinde kamu firmalarının esas sorunu, faydasız ve şeffaf olmayan giderleridir.
Hali hazırda Amerika’da sürgünde bulunan Azerbaycan milli meclisi eski Başkanı Resul Kuliyev de facebook sayfasında şu notu düştü: Hükümet bütçe açığını kapatmak için elini zaten cebi boş olan vatandaşların cebine
Sokmaya karar verdi.
Azerbaycan Cumhuriyeti ekonomi uzmanı Ali Asger Muhammedli de facebook sayfasında şu değerlendirmede bulundu:
Yasalara göre ekonominin bir bölümünde tekeli elinde bulunduran kamu firmaları her türlü fiyat artışını uygulamaya başlamadan bir ay önce duyurmaları gerekir. Azerbaycan cumhuriyetinde ürünlerin fiyatını belirleyen konsey gece yarısı aldığı benzin fiyatını arttırma kararı ile yasaları ihlal etmiştir.
Azerbaycan cumhuriyetinde benzin fiyatlarının artışı özellikle komşusu Ermenistan ile sınırlarda gerginlik yaşarken gündeme gelmesi, Bakü yönetimini zor duruma sokabilir. Bu yüzden Bakü devlet adamları bu tür kararları alırken, ülkenin genel şartlarını ve dış arenada da pazarlık gücünü göz önünde bulundurması gerekir.
Geçen hafta Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan gerektiği takdirde Erivan yönetimi Azerbaycan cumhuriyetine karşı İskender füzelerini kullanacağı tehdidinde bulundu. Sarkisyan Armenia TV kanalına verdiği mülakatta bu açıklamayı yaparak, “unutmayın bu röportajı sadece Ermenistan vatandaşları seyretmiyor. Siz beni, birçok istihbarat servisi cevabını öğrenmek için yüklü paralar harcadığı bir soruya cevap vermeye zorluyorsunuz”, dedi.
Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan’ın askeri üniforma içinde verdiği bu cevap aslında Ermeni liderin Azerbaycan Cumhuriyeti ile savaşın yeniden başlaması durumunda kendisinden çok emin olduğunu gösteren bir cevaptı. Sarkisyan’ın belirttiğine göre, kim İskender füzeleri sadece psikolojik tesiri olduğunu düşünüyorsa, İskender füze sistemini tam olarak anlayamamıştır.
Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan bu mülakatta ayrıca Karabağ münakaşasına da değinerek şöyle dedi: Kendi kaderini belirleme hakkı, Karabağ halkı ve bu bölgede yaşayan insanların zati hakkı olduğunu, bu hak uluslararası kurum ve kuruluşlarca da onaylandığını ve gerçekleşmesinin ilk şartı da Azeri – Ermeni münakaşasının çözüme kavuşmasından ibaret olduğunu kaydetti. Sarkisyan, Karabağ milletinin kendi kaderini belirleme hakkı uluslararası çevrelerce tanındığını ve yürürlüğe girmesi gerektiğini vurguladı.
Aslında Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan’ın sözleri iki genel açıdan değerlendirilebilir. İlkin bu sözler Azeri tarafın son günlerde bir çok kez ve Bakü yetkililerinin ağzından art arda gündeme gelen tehditlerine bir tepki ve cevaptır. Ancak uzmanlar, Bakü ve Erivan yetkililerinin sürekli karşılıklı tehditlerde bulunmaları yıllardır süregelen Karabağ münakaşasına yardımcı olmadığını, bilakis iki komşu ülkenin milli çıkarlarına zarar verdiğini belirtiyor. Aslında tarafları bu tür karşılıklı tehditlerde gelecekte geri alamayacakları bazı sözleri sarf ediyor. Örneğin Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan ülkesinin savunma gücü ve Rusya yapımı İskender füzelerinin doğru biçimde kullanılması hakkında sarf ettiği sözler Azeri tarafı kışkırtabilecek niteliktedir. Nitekim benzer açıklamalar Nisan 2016’da Azeri tarafı Ermenistan’a saldırmaya zorladı ve bu yüzden şimdi aynı acı olayın yeniden tekrarlanabileceği ihtimalini gözardı etmemek gerekir
Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan’ın son açıklamalarının ele alınabileceği ikinci açı ise, Ermenistan’ın Azerbaycan cumhuriyetine karşı silah gücünü ve rekabet yeteneğini ortaya koymasıdır. Gerçi Ermenistan askeri gücü Nisan 2016’da Azerbaycan ordusuna karşı uygun bir direniş ve savunma yapamadı ve yaşanan çatışmaların sonucunda bir Azeri köyü kurtarıldı, ama buna karşın Ermenistan lideri Sarkisyan bu gerçekleri ters yüz göstermeye çalıştı. Oysa gerçekleri ters yüz göstermek ne Ermenistan’a bir yardımı olabilir, ne de bu ülkenin askeri gücünü geliştirebilir.
Gerçi son bir kaç yılda Azerbaycan Cumhuriyeti Karabağ barış müzakerelerine katılmaktan kaçınmış ve Ermeni taraf da sonuçsuz sona eren müzakereleri olumlu karşılamıştır, ama buna karşın Ermenistan lideri Sarkisyan Azerbaycan lideri Aliyev’le oturup Karabağ münakaşasını müzakere etmeyi faydasız ve sonuçsuz bir hareket nitelemesi üzerinde düşünülmesi gereken bir açıklama sayılır. Zira Karabağ barış müzakereleri süreci ve AGİT’in Minsk grubu eşbaşkanlarının tutumuna bakıldığında Sarkisyan’ın bu sözleri Ermenistan’ın konumuna zarar vereceği anlaşılmaktadır.
Geçen hafta Güney kafkasya ve orta Asya bölgelerinde yaşanan gelişmeler, orta Asya bölgesinin sakin günleri geride bırakırken, Güney kafkasya bölgesi gergin günlere sahne olduğunu gösteriyor. Bu bölgede Azerbaycan Cumhuriyeti benzin fiyatlarına zam yapması ve Ermenistan ile gerginlik yaşaması ve yine Gürcistan yönetiminin başta NATO olmak üzere Batılı kurumlarına Gürcistan’la ilişkilerini daha da geliştirmeleri yönünde çağrı yapması bölgeyi daha da gergin günler beklediğini ortaya koyuyor.