Ağustos 20, 2017 08:06 Europe/Istanbul

İslami Şura Meclisi bir kaç gündür 12. Hükümetin önerdiği bakanlar kurulunda aday gösterilen bakanların salahiyetini incelerken sıkı müzakerelere ve istişarelere ve tartışmalara sahne oluyor. İslami Şura Meclisi, anayasada belirtilen görevi gereği Bakan adaylarının salahiyetini inceleyerek güvenoyu vermesi ve böylece kabinenin kurulmasına onay vermesi gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Ruhani geçen hafta Salı günü İslami Şura Meclisi’ine gelerek 12. Hükümete aday gösterdiği Bakanları savunduğu konuşmasında, bölgenin sorunları bir tek bölgesel çözümü olduğunu ve İran İslam Cumhuriyeti bölgede istikrar limanı olarak komşu ülkelere dostluk eli uzattığını ve tüm iyi niyeti ile bölgede barış ve istikrar için çaba harcadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Ruhani ayrıca Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmasını sabote etmesine de sert bir tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Ruhani, Amerika ne iyi bir ortak ne de güvenilir bir müzakereci olduğunu gösterdiğini, zorbalık, tehdit ve yaptırım dilini yeniden kullanmak isteyenlerin geçmişteki kuruntuların esiri olduklarını bilmeleri gerektiğini, bu zümre kendilerini barışın meziyetlerinden ve faydalarından mahrum ettiklerini de unutmamaları gerektiğini vurguladı.

Gözlemciler Cumhurbaşkanı Ruhani’nin bu sözlerini ABD Başkanı Donald Trump’a hitaben sarf edilen bir açıklama niteledi.

 

Cumhurbaşkanı Ruhani İslami Şura Meclisi’ndeki konuşmasında ayrıca, İran bir kaç saat içinde nükleer programına yeniden başlayabileceğini ve hemen hatta 2015 yılındaki seviyenin ve nükleer anlaşmadan önceki düzeyin çok çok üstüne çıkabileceklerini vurguladı.

Rusya’nın stratejik etüt merkezi uzmanlarından Vladimir Fitin, Amerika Başkanı Donald Trump yönetimi söz düellosundan yararlanmayı bir nevi siyasi sürece dönüştürmek istediğini belirtti.

 

Öte yandan  Amerika’nın BM daimi temsilcisi de patronu Donald Trump’ın İran’ın füze gücü ve İran’ın terörü desteklediği ve insan haklarını ihlal ettiği ile ilgili boş iddialarını tekrarlayarak Tahran yönetiminin füze denemeleri, terörü desteklemesi ve insan haklarına karşı duyarsızlığı yönünde hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Gerçekte Amerika yönetimi İran’ı bu tür yaftalarla suçlayarak Bercam nükleer anlaşmasından çekilmeye zorluyor ve böylece İran’ın Bercam anlaşmasından çekilen ilk taraf olduğunu belirterek bu anlaşmayı yok etmek istiyor.

Geçen hafta meclis ve hükümetin yeni kabine üzerinde teamülleri ile ilgili haberlerden başka, bölgesel diplomasi bakımından da oldukça yoğun bir gündem söz konusuydu. Bültenimize bu gelişmelerden bazılarını gözden geçirerek devam ediyoruz.

Geçen hafta Genel Kurmay Başkanı Muhammed Bakıri Türk mevkidaşının resmi daveti üzerine bugün Ankara’ya gitti. Genel Kurmay Başkanı General Muhammed Bakıri gittiği Türkiye’de Savunma Bakanı Nureddin Canikli ile görüştü. Bakıri gittiği Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Genel Kurmay Başkanı General Muhammed Bakıri, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, İran ve Türkiye askeri ve savunma alanlarında işbirliğini geliştirmekte kararlı olduklarını belirtti.

General Bakıri, Türkiye’nin üst düzey siyasi ve askeri yetkilileri ile ayrıca ortak sınırlarda işbirliği yapma konusunda anlaşmaya vardıklarını, görüşmelerinin en önemli gündem maddesi ise Kuzey Irak’ta referandum meselesi olduğunu kaydetti.

İran ve Türkiye bu referanduma karşı olduklarını belirten General Bakıri, bu konu İran, Irak ve Türkiye’yi uğraştıracağını ve bu yüzden İran ve Türkiye yetkilileri buna karşı çıktıklarını vurguladı

Genel Kurmay Başkanı General Muhammed Bakıri’nin Türkiye ziyareti dünya medyasında geniş yankı buldu.

Sabah Daily İran ve Türkiye’nin Irak ve Suriye krizlerini çözme isteği bu büyük gelişmeye vesile olduğunu yazdı.

Fransa haber ajansı ise İran ve Türkiye’nin Suriye ve Beşar Esad konusunda farklı görüşleri paylaştıklarını gündeme getirdi.

Amerika’nın sesi sitesi ise General Bakıri’nin Türkiye ziyaretini ender rastlanan bir gelişme niteledi ve iki taraf birbirinin ortak yönlerini tespit etmeye çalıştıklarını yazdı.

Türkiye medyası, General Bakıri’nin Ankara ziyareti İran, Türkiye ve Rusya’nın İdlib üzerinde anlaşmalarına vesile olduğunu yazdı.

Haberde, İran Genel Kurmay Başkanı General Muhammed Bakıri’nin Ankara’ya yaptığı üç günlük ziyareti ve Türkiye liderleri ile görüşmesi İdlib konusunda kesin anlaşmayı beraberinde getirdiği ve şimdi sadece ufak tefek detayların geride kaldığı belirtildi.

Haberde, İran ve Türkiye’nin askeri liderlerinin görüşmesi İdlib anlaşması ile sonuçlandığı, Rusya da bu süreçte rol ifa edeceği kaydedildi.

Öte yandan General Bakıri’nin Ankara ziyareti ve Türk yetkililerle müzakerelerine paralel olarak Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakında Tahran’ı ziyaret edeceği açıklandı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüd Çavuşoğlu da Rusya genel kurmay Başkanı Valeri Grasimov’un Türkiye’ye geleceğini ve İdlib meselesini masaya yatıracağını açıkladı. Çavuşoğlu, Rusya Türkiye’nin YPG ve PKK ile ilgili kaygılarını Amerika’ya nazaran daha iyi algıladığını ifade etti

İran, Rusya ve Türkiye yönetimleri Astana müzakereleri çerçevesinde Suriye krizini çözümlemek için iyi bir zemin oluşturdu ve bu doğrultuda Suriyeli tarafların müzakerelerinin şekillenmesine vesile oldu. Bu teamül tarafların bölgesel tehditlerinden ortak algılamaları çerçevesinde stratejik düzeye yükseldi.

Türkiye, İran İslam Cumhuriyeti’nin en önemli komşularından biridir ve bölgede de önemli bir yeri vardır. İki ülke arasında ise ortak tarih, kültür ve jeo politik bağlar son 4 asırda iki ülkenin sınırları her zaman dostluk sınırı olarak kalmasına vesile olmuştur.

Siyaset meseleleri uzmanları, genel kurmay Başkanı General Bakıri’nin Ankara ziyaretini İran ve Türkiye’nin bölgede oluşan yeni dengelere karşı ortak hareket etme ve özellikle Batılı devletlerin Irak’a karşı komplolarına karşı ortak mücadele etme şeklinde değerlendiriyor. Bu çerçevede Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüd Çavuşoğlu da yaptığı açıklamalarından birinde 25 Eylül 2017’de düzenlenmesi planlanan Kuzey Irak bağımsızlık referandumuna işaret ederek bölgenin bunca sorunla karşı karşıya bulunduğu mevcut şartlarda bu referandumun şartları daha da vahim hale getireceğini ve Irak’ı bir iç savaşa sürükleyebileceğini belirtti.

İran genel kurmaş Başkanı General Bakıri de Ankara temaslarının ardından yaptığı açıklamada İran ve Türkiye bu referanduma karşı olduklarını belirtti. General Bakıri, bu konu İran, Irak ve Türkiye’yi uğraştıracağını ve bu yüzden İran ve Türkiye yetkilileri buna karşı çıktıklarını vurguladı.

İran genel kurmay Başkanı General Bakıri’nin Türkiye ziyareti bir bakıma iki ülkenin bölgesel dayanışmalarını takviye etmeye yönelik açık işaretleri de ortaya koydu. Türkiye savunma Bakanı Nureddin Canikli, General Bakıri ile görüşmesinde Ankara yönetiminin ecnebilerin bölgeye girmesini engellemekte kararlı olduğunu belirterek General Bakıri’nin Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bakan Canikli, İran’ın üst düzey askeri heyetinin Ankara’ya gelmesi ikili işbirliğini ve ortak ilişkileri geliştirebileceğini vurguladı.

Russia El-Yom haber kanalı da bu ziyaretin üzerine yaptığı yorumunda, bir çok uzmanın bölgedeki krizlerin Türkiye için ciddi kaygılara yol açtığını ve bu yüzden bu ülkeyi komşuları ile ilişkilerini takviye etmeye yönelttiğini dile getirdiğini belirtti.

Bu bağlamda bir açıklama yapan siyaset meseleleri uzmanı Bekir Ağacan da İran ve Türkiye arasındaki işbirliği son dönemde geliştiğini ve özellikle Suriye, Irak ve Katar krizlerinde iki ülkenin bu krizlerin baskıları altında tüm alanlarda işbirliğine doğru yöneldikleri anlaşıldığını vurguladı.

Geçen hafta Irak içişleri Bakanı Kasım Araci de Tahran’ı ziyaret etti. Bakan Araci’nin Tahran ziyareti de gözlemcilerce ikili ve bölgesel meselelerin çerçevesinde yorumlandı.

Gerçekte Irak içişleri Bakanı Araci’nin Tahran ziyareti ve İran İslam Cumhuriyeti üst düzey yetkilileri ile müzakereleri iki ülkenin ikili ilişkilere ve bölgesel meselelerin çözümüne ve özellikle güvenlik ve terörle mücadele konularına büyük önem verdiklerini ortaya koydu.

İran İslam Cumhuriyeti komşuları ile ilişkilerinde bir kaç önemli noktayı birer sabit prensip olarak benimsiyor. Bu prensiplerden biri ise güvenliğin sağlanması için çaba harcamaktır. Bu açıdan İran’ın Irak, Türkiye ve diğer komşuları ile ilişkileri de ortak çıkar ve dini ve kültürel ortak değerlere dayanmaktadır.