Eylül 02, 2017 14:34 Europe/Istanbul

Geçen hafta kurban bayramı özel merasimlerinin yerine getirilmesi ve İranlı hacıları İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin Hac mesajının okunmasının ardından müşriklerden beraat merasimini düzenlemeleri, hükümet haftası kutlamaları ve Cumhurbaşkanı ve kabine üyelerinin İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’yi ziyaret etmeleri, İran’ın belli başlı önemli gelişmeleriydi.

 

Geçen hafta Zilhicce ayının dokuzuncu günü olan Arefe gününde Arabistan’ın Arafat çölünde vakfe eden hacıların katılımı ile düzenlenen müşriklerden beraat merasimi İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin Hac mesajının okunmasının hemen ardından gerçekleşti.

Müşriklerden beraat etme merasimi Hac farizesinin en önemli siyasi erkanlarından biri sayılır. Nitekim Kur'an'ı Kerim ayetleri de Hac farizesinin siyasi boyutuna işaret etmektedir. Yüce Allah Kur'an'ı Kerim’in Maide suresinin 97. Ayetinin başında şöyle buyurmakta:

Allah, Kâbe'yi, o saygıya lâyık evi, haram ayı, hac kurbanını ve (kurbanın boynuna asılan) gerdanlıkları (maddi ve manevi yönlerden) insanların belini doğrultmaya sebep kıldı.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei geçen Perşembe günü kutsal topraklarda Hac farizesini yerine getiren hacılara hitaben gönderdiği mesajında sulta düzeninin Müslümanların arasında tefrika çıkarma politikasına işaretle Müslümanların toplumu eşsiz Hac farizesinin hem manevi ve hem siyasi, hem bireysel ve hem sosyal boyutlarına muhtaç olduğunu belirtti. Ayetullah Hamanei şöyle devam etti:

Günümüzde bir yandan materyalizmin büyüsü modern araçlarla kitleleri aldatıp yok oluşa sürüklemekte ve diğer yandan da sulta düzeninin siyasetleri Müslümanlar arasında fitne salıp savaş kışkırtıcılığı yaparak  İslam ülkelerini emniyetsiz ve ihtilaflarla dolu bir cehenneme dönüştürme eylemindedir. Hac, İslam ümmetinin başına gelen her iki büyük belaya şifa olabilecek ilacı sunabilir. Hem gönülleri bu pisliklerden arındırarak takva nuru ve marifetle aydınlatabilir hem de gözlerin İslam dünyasının acı gerçeklerini görmesine, azimlerin gerekli eylemler için kuşanmasına neden olabilir.

 

Hac farizesinin merasimleri, Müslümanların milyonluk kongresinin amacı İslam ümmetinin kaderi olması gerektiğini ortaya koyuyor. Nitekim İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin de Hac mesajında vurgulandığı üzere: siyonist düşman İslam dünyasının göbeğinde fitne çıkarmakla uğraşıyor ve biz Filistin’i kurtarmak gibi kat’i görevimizden gafil bir şekilde Suriye, Irak, Yemen, Libya ve Bahreyn’de iç savaşla ve Afganistan ve Pakistan vesaire ülkelerde terörle uğraşıyoruz.

Kuşkusuz Hac bu açıdan bakıldığında şeytani güçlerin reddedilmesinin simgesidir ve müşriklerden beraat etmek için en uygun zaman sayılır ve ayrıca İslam ümmetinin hakiki gücünü yansıtır. Bu yüzden Hac sırasında İslam düşmanlarından beraat etmeyi Hac farizesinin siyasi boyutunun tecellisi nitelemek gerekir.

 

Geçen hafta Bazı kaynaklar, kutsal mekanlarının cesur savunucularından Şehit Muhsin Haceci’nin mutahhar naaşı Tedmor kentinde Hizbullah hareketine teslim edildiğini duyurdu.

Şehit Muhsin Haceci 9 Ağustos 2017’de tekfirci IŞİD terör örgütü tarafından Suriye – Irak sınırında esir alındıktan sonra başı kesilerek namertçe katledildi. Şimdi Şehit Hoceci’nin naaşı ilkin Suriye’nin başkenti Şam’a getirilecek ve ardından İran’a gönderileceği belirtildi.

Lübnan Hizbullah hareketi ile IŞİD arasında varılan bir anlaşmaya göre söz konusu terör örgütünün şehit Haceci ile birlikte Hizbullah’ın iki şehidinin naaşını bir esirle beraber Hizbullah hareketine teslim etmesi gerekiyordu.

Bu arada İslam inkılabı muhafızlar ordusu kara kuvvetleri komutanlığı da bir bildiri yayımlayarak, Suriye’de şehit düşen Muhsin Hoceci’nin naaşı üzerinde yapılan DNA deneyi ile kimliği tespit edildiğini duyurdu.

Bildiride, şehit Muhsin Hoceci’nin cenaze töreni Cumartesi günü Tahran’da düzenleneceği ve ardından toprağa verilmek üzere memleketi İsfahan eyaletinin Necefabad ilçesine gönderileceği belirtildi.

 

İran milleti dünyada terörün en büyük kurbanlarından biri sayılır. İran’da İslam inkılabı 1979 yılında zafere kavuştuktan sonra münafaklar terör örgütü İslamî nizama karşı isyan ederek 17 bin kadar vatandaşı ve yetkiliyi şehit etti.

Bundan 36 yıl önce münafıklar terör örgütü 30 Ağustos günü İran’ın başbakanlık binasına bir bomba yerleştirerek Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai ve Başbakan Muhammed Cevad Bahüner’i şehit etti. Bu gün İran takviminde terörle mücadele milli günü olarak kayda geçti.

Gerçekte Batı terörü kendi çıkarları doğrultusunda iyi ve kötü olmak üzere ikiye ayırıyor ve böylece terörden kendi amaçları doğrultusunda nemalanıyor. Amerika 11 Eylül 2001 olaylarını bahane ederek sözde terörle mücadele başlattı ve kendi ürettiği El-kaide ve IŞİD gibi tekfirci terör örgütleri ile savaşmaya başladı, ama gerçekte bölge milletlerini hedef aldı.

Amerikalı uzman Ben Raynolds bu konuda yaptığı değerlendirmede, IŞİD gibi tekfirci terör örgütleri Batı’nın Ortadoğu bölgesine müdahaleleri ve Arabistan gibi rejimlerin destekleri ile türediğini belirtiyor.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei hükümet haftası dolaysıyla Cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulunu kabulünde ekonomi, İran İslam Cumhuriyeti’nin gerçek önceliği olduğunu belirterek yetkililerin başta gençlerin işsizliği olmak üzere halkın geçim sıkıntıları ile ilgili sorunları çözmek üzere aralıksız çaba harcamaları gerektiğini vurguladı. Ekonomi hükümetin ve bakanların ve tüm erkanların önceliği olması gerektiğini beyan eden Ayetullah Hamanei ayrıca İran ekonomisi petrol ekonomisi ve rant ekonomisinden sıyrılması ve üretken ve halkçı bir ekonomiye dönüşmesi gerektiğini kaydetti. Ayetullah Hamanei şu vurguyu yaptı: ekonomiyi petrolün pençesinden kurtarmalıyız ve bu önemli hedef İran’ın imkanları, kapasiteleri ve insan gücüne bakıldığında mümkün olduğu anlaşılıyor, nitekim petrolü olmayan bazı ülkeler bunu yapmayı başardı.

 

İran İslam Cumhuriyeti çeşitli iktisadi alanlarda halk eksenli çok iyi üretim kapasiteleri bulunan bir ülkedir. Bu önemli ilkeyi gözetlemek ve petrol ekonomisinden el çekmek hiç kuşkusuz İran ekonomisinin güvenliğini ikiye katlayacaktır. Bu önemli meseleden başka esas mesele, yeni işsizlik ve istihdam meselesi de üretken ve halkçı ekonomi ilkesi gözetildiği takdirde çözümlenebilir. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Ruhani 12. Hükümetin üyeleri ile birlikte ziyaret ettiği İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’ye sunduğu 11. Hükümetin icraatı ve 12. Hükümetin programlarını içeren raporunda hükümet İran milletine mutlak yoksulluğu önümüzdeki dört yıllık süre içerisinde kökünden yok etme sözü verdiğini vurguladı.

 

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei geçen hafta ayrıca Tahran eyaletinin dini ilimler merkezlerinde görev yapan bazı ulema ve bu merkezlerde eğitim alan bazı talebeleri kabul etti.

Ayetullah Hamanei yaptığı konuşmada, ideal duruma ulaşmanın yolu kesin karar, güdümlü hareket ve mücadele olduğunu belirterek, İslamî nizamın hakimiyetinin imtiyazlar ve özellikleri çaba, cihat, fikir alış verişi ve teşekkül haline gelmekten ibaret olduğunu belirtti.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei İslamî nizamın hakimiyetinin imtiyazlar ve özelliklerine işaretle şu vurguyu yaptı: günümüzde beşeriyet ve özellikle genç kuşak, yeni sözleri duymak istiyor ve İslam insan, toplum ve siyaset alanlarında bir çok yeni ve cazip sözü vardır. Eğer bu sözler dünya halkına ulaştırılırsa, hiç kuşkusuz bir çok kesimce kabul edilecektir.

 

 

Geçen hafta UAEK genel müdürü Yokio Amano İran ile ilgili yeni raporunu yayımlayarak UAEK yönetim kurulu üyelerine sundu. Genel müdür raporunda İran İslam Cumhuriyeti nükleer anlaşmadaki tüm yükümlülüklerine bağlı kaldığını belirtti.

UAEK İran’ın nükleer faaliyetlerinin doğruluğu ve Bercam nükleer anlaşması ile uyumlu olduğu konusunda görüş beyan edebilecek tek resmi kaynaktır. Ancak Amerika İran’ın Bercam nükleer anlaşmasını ihlal eden taraf olarak ilan edilmesi için UAEK’na baskı uyguluyor ve böylece Bercam anlaşmasını bozarak bu durumdan da İran’ı sorumlu tutmaya çalışıyor.

 

 

Geçen hafta Amerika’nın BM daimi temsilcisi Nicky Hilly Viyana’ya gelerek UAEK genel müdürü Yokio Amano ile görüştü. Hilly görüşmede  Amano’yu İran’ın bazı askeri merkezlerde nükleer faaliyette bulunduğu konusunda şüphe uyandırması yönünde teşvik etmeye çalıştı.

Cumhurbaşkanı Ruhani ise geçen hafta bir TV programda Amerika yönetimi İran aleyhinde uluslararası konsensüs sağlamakta en zor tarihi şartlar altında bulunduğunu belirterek, artık dünya camiasının İran’a bakışı değiştiğini, Amerikalı yetkililer başka türlü düşünüyor olabileceğini, ancak artık uygulayacağı yaptırımlar kesinlikle eskisi gibi olamayacağını vurguladı.

Bu arada Rusya, Çin ve hatta Amerika’nın müttefiki olan Avrupa ülkeleri Amerika Başkanı Trump’ın Bercam’la muhalefet politikasına karşı çıkmaya başladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron Bercam nükleer anlaşmasının hiç bir alternatifi olmadığını ve Paris yönetimi İran ile varılan bu anlaşmaya kesin bağlı olduğunu açıkladı

.