İran'ın son siyasi gelişmeleri
ugün yine her hafta olduğu gibi İran'ın geçen haftaki en önemli gelişmelerini gözden geçireceğiz.
Geçen hafta İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin İranlı seçkin gençlerini kabul etmesi, İran İslam Cumhuriyeti nizamının önde gelen yetkilileri ve İran milletinin ABD Başkanı Donald Trump’ın İran hakkındaki yaftalarına ezici bir şekilde tepki göstermesi, Cumhurbaşkanı birinci yardımcısı İshak Cihangiri’nin Türkiye’de D-8 grubu liderler zirvesine katılması, İran ve Rusya yetkililerinin bölge gelişmeleri hakkında istişareleri, İran devlet radyo televizyon kurumu Başkanı Dr. Ali Asgeri’nin Irak, Lübnan ve Suriye ziyareti, İran’ın belli başlı önemli gelişmeleriydi.
Dr. Asgeri Lübnan ziyareti sırasında El Minar televizyon kanalını da ziyaret etti. Bu arada İran devlet radyo televizyonu ve Lübnan Hizbullah hareketi arasında medya ve kültürel alanlarda işbirliği belgesi imzalandı. Dr. Asgeri Lübnan ziyareti sırasında Hizbullah hareketi genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah ile de görüştü.
Değerli dinleyiciler, bültenimizin başında da belirtildiği üzere, İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei geçen Çarşamba günü ülkenin önde gelen seçkin gençlerini kabulünde bu gençleri İran’ın parlak geleceğinin dayanakları niteledi. Ayetullah Hamanei İranlı seçkin gençleri kabulünde İran İslam Cumhuriyeti’nin Amerika’ya olan bağımlılığı tamamen kesildiğini belirterek şöyle dedi: düşman İran İslam Cumhuriyeti’nin gelişmelerini ve faaliyetlerini rasat ederken, İran’ın geri kalmış ve bağımlı bir ülke konumunda etkili ve nüfuz sahibi ve siyasi ve savunma ve bilimsel gücü sürekli artan bir ülke konumuna gelmesinden öfkeli ve şiddetle kaygılıdır.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei Amerika rejiminin ta İslam inkılabı zafere kavuştuğu ilk günden itibaren İran milleti ile düşmanlık gütmeye başladığını hatırlatarak şöyle devam etti: o günlerde ne nükleer enerji meselesi vardı, ne füze ve ne de İran’ın bölgesel nüfuzu meselesi, fakat Amerikalılar inkılabın zafere kavuşmasından sonra emirlere uyan ve onların çıkarlarını sağlayan bir İran’ı kaybettiklerini anladılar.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei konuşmasında ayrıca halka, yetkililere ve siyaset ve medya çevrelerine Bercam nükleer anlaşması ile ilgili son gelişmelerin hakkında yedi önemli tavsiyede bulundu, ki bu tavsiyelerin başlıkları Amerika’nın inkılapçı İran milleti karşısında yenilmesi, Amerika’nın hilelerinden gafil olunmaması, İran’ın güç unsurlarının takviye edilmesi, düşman telkinlerinin umursanmaması, savunma gücünün geliştirilmesi, Avrupalıların tutumunun rasat edilmesi, direniş ekonomisi ve ilkelerinin ciddiye alınmasından oluşuyordu.
Gerçekte İran milleti İslam inkılabını zafere kavuşturduğu günden beri şimdiye kadar bir çok tehdidi ve komployu etkisiz hale getirdi. Bu komploların amacı İran milletine zarar vermekti.
Şimdi de Bercam nükleer anlaşması Amerika’nın hasmane uygulamalarını örtbas etmek ve İran aleyhinde muğlak iddiaları ve ucuz sözleri sarf etmek için bir bahanedir. Ancak İran milleti, bir millet irade ettiği takdirde Amerika ve diğer küresel güçlerden bağımsız olarak büyük ilerlemelere imza atabileceğini ispat etmiş bir millettir. İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei Amerika Başkanı ve hakimiyetini İran ve bölgede yaşanan gelişmeleri doğru idrak edemedikleri için zihni geri kalmışlığa yakalandıklarını belirtti ve şöyle devam etti: onlar İran’ın genç, mümin, inkılapçı ve ilerici gençliğini elli yıl öncesine geri götürmek istiyor. Gerçi bunun mümkün olmadığı bellidir ama onlar zihni geri kalmışlıkları yüzünden bu gerçeği idrak etmekten acizdir ve bu yüzden yanlış hesaplar yaparak sürekli İran milleti karşısında hezimete uğruyorlar.
Gerçekte Amerika’nın amacı İran İslam Cumhuriyeti’nin bölgesel ve küresel arenalarda inzivaya itmektir. Amerika yönetimi sinsi hareketleri ile İran’ın savunma kurumlarını tahrip etmeye çalışıyor ve bu bağlamda İslam inkılabı muhafızlar ordusunu hedef alarak haksız iddialarla suçluyor, çünkü İslam inkılabı muhafızlar ordusu bölgede mazlum milletlerin haklarını savunuyor ve Amerika’nın türettiği IŞİD terör örgütü gibi eli kanlı terör örgütleri ile mücadele ediyor ve bu da Amerika’yı rahatsız ediyor.
Öte yandan İslam inkılabı Muhafızlar Ordusu Başkomutanı General Muhammed Ali Caferi, muhafızlar ordusu ile Dışişleri Bakanlığı’nın İran’ın milli iktidar ve değerleri savunmakta aynı safta yer aldığını vurguladı.
Dışişleri Bakanı Zarif’in tutumuna işaret eden General Caferi, aynı tutumu savunma ve güvenlik kurumları da paylaştığını, fakat ifade etme biçimi farklı olabileceğini, İran İslam Cumhuriyeti düşmanları da nizamın tüm yetkilileri ülkenin milli iktidarını ve değerlerini savunmakta gönlü ve dili bir olduğunu bildiğini kaydetti.
General Caferi ayrıca İran milleti ve devletinin İslam inkılabı muhafızlar ordusuna sahip çıkarak Amerika Başkanı Donald Trump’ın utanmazca sarf ettiği sözlerine kesin tepki vermesinden ötürü şükranlarını sundu. General Caferi şöyle devam etti: Amerika başkanının muhafızlar ordusuna zalimane yeni yaptırımlar dayatması bu gücün beyaz saray ve siyonist rejimin bölge haritasını değiştirme yönündeki komplolarını etkisiz hale getirmekte başarılı olduğunu gösterdiğini vurguladı.
İslam inkılabı Muhafızlar Ordusu Başkomutanı General Muhammed Ali Caferi bu konuda yaptığı bir başka açıklamasında da düşman büyük İran milletine karşı tüm tehditlerini aktifleştirerek aslında İslamî nizama düşmanla mücadele için savunma hazırlığını yükseltmenin önemli ve kesin öncelik olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Gerçekte savunma ve caydırıcı gücü geliştirmek, İslam Cumhuriyeti nizamının önemli stratejik önceliklerinden biridir ve amacı da ülkede ve bölgede huzuru sağlamak ve bölgesel ve uluslararası işbirliği için gerekli olan güveni temin etmektir.
Amerikalı yetkililerin son tehditlerine tepki gösteren Savunma Bakanı General Emir Hatemi, İslam inkılabı Muhafızlar Ordusu en güçlü anti terörist kurum olduğunu vurguladı.
General Hatemi, İslam inkılabı Muhafızlar Ordusu, ordu ve ülkenin tüm güvenlik güçleri Amerika devletinin her türlü siyasetine ve hasmane tutumuna karşı durduklarını ve bu ülkeye vekalet savaşları ve terörle bölgenin güvenliğini tehdit etmesine asla müsaade etmeyeceklerini belirtti.
General Hatemi ayrıca, İran devleti İslam inkılabı Muhafızlar Ordusuna yönelik her türlü el uzatmayı nizamın tümüne el uzatma olarak telakki ederek, bu tür hareketleri kesin bir azim ve kararlılıkla bastıracaklarını ifade etti.
Gerçekte güvenliği geliştirmek ve caydırıcı gücü arttırmak İran İslam Cumhuriyeti’nin özellikle füze gücüne dayanarak en önemli bileşenlerindendir ve İslam inkılabı Muhafızlar Ordusunun konumunu düşmanların hesaplarında ve İran’ın savunma gücündeki yerinin belirlenmesinde ön plana çıkarmıştı.
Bu çerçevede geçen hafta Genel Kurmay Başkanı General Muhammed Bakıri üst düzey askeri bir heyet başkanlığında Suriye’nin başkenti Şam’a gitti. General Muhammed Bakıri, Suriye temaslarının devamında Savunma Bakanı General Fehed Casım Feric’le görüştü.
Görüşmede iki komutanı bölgede yaşanan son gelişmeleri ve terörle mücadele cephesinin takviye edilmesinin zaruretini masaya yatırdı.
İki komutan ayrıca İran ve Suriye arasındaki askeri ilişkilerin geliştirilmesini görüştü.
Genel Kurmay Başkanı General Muhammed Bakıri ve beraberindeki askeri heyeti, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile görüştü.
Görüşmede General Bakıri Suriye ordusu ve silahlı kuvvetlerinin son zaferlerini kutladı ve Suriye genelinde terörün bir an önce kökünden kurutulmasını diledi.
General Bakıri ayrıca İran milleti ve devletinin Suriye milleti ve devletini desteklemeye devam edeceklerini vurguladı.
Görüşmede Beşar Esad da İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei ve İran milleti ve devletinin Suriye’ye terörle mücadelede verdikleri desteklerinden ötürü teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri, D-8 grubu liderler zirvesine katılmak amacıyla Türkiye’ye gitti.
Cihangiri’ye ziyaretinde Yol ve Kentleşme Bakanı, Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı, Kültürel Miras, El Sanatları ve Turizm Kurumu Başkanı, Merkez Bankası Başkanı, Gürmük Kurumu Başkanı ve bazı Bakan Yardımcıları eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Cihangiri, İran ve Türkiye heyetlerinin görüşmesinde Erdoğan’ın son İran ziyaretinde varılan anlaşmaların yürürlüğe girmesine ve bu yolda var olan engellerin bir an önce kaldırılmasına vurgu yaptı.
Bölgede terörle mücadele zaruretine vurgu yapan Cihangiri, iki ülke Suriye ve Irak’ta bu yönde işbirliğini geliştirebileceklerini kaydetti.
İkili ticaret hacminin 30 milyar dolara yükseltme hedefine vurgu yapan Cihangiri ayrıca iki ülkenin milli para birimlerini ikili ticarette kullanmaları da tarafların lehine olacağını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshan Cihangiri Türkiye temaslarının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştü.
D-8 liderler zirvesinin kulisinde gerçekleşen görüşmede Cihangiri, İran ve Türkiye bölgenin iki büyük devleti olarak geniş kapasitelere sahip olduklarını ve bu kapasitelerden ikili ilişkileri geliştirme yolunda kullanmak gerektiğini belirtti.
Sınırların korunması ve bölgede barış ve istikrarın sağlanması ve terör ve radikalizmle mücadele iki ülkenin ortak hedefleri olduğunu belirten Cihangiri, iki ülkenin işbirliği bölgenin yararına olacağını kaydetti.
Görüşmede Erdoğan da ülkesi İran ile tüm alanlarda ilişkilerini geliştirmekte kararlı olduğunu ve hazırlanan programlarla birlikte ikili ticaret hacmi 30 milyar dolar hedefine ulaşacağını belirtti.
Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshan Cihangiri, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le görüşmesinde de Tahran yönetimi bölge ülkeleri ile koordineli olarak terör örgütleri ile mücadele ettiğini ve bölge milletlerinin huzur ve rafahını temin etmeye çalıştığını ve İslam ülkelerini bazı küresel güçlerin bölgeye dayattıkları bu tehlikeli tehditten korumaya çalıştığını belirtti.
D-8 grubu İran, Türkiye, Pakistan, Bangladeş, Endonezya, Malezya, Mısır ve Nijerya’dan oluşan sekiz İslam ülkesinin kurduğu iktisadi bir teşekküldür. D-8 grubu üye ülkelerin arasında iktisadi işbirliğini takviye etmek ve geliştirmek amacı ile 1997 yılında faaliyete geçti.
Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri D-8 liderler zirvesinde yaptığı konuşmada İslam ülkelerinin işbirliği hakkında önemli noktalara temas ederek D-8 grubu bu ülkelerin arasında işbirliğini takviye etmek için iyi bir fırsat olduğunu vurguladı.
Geçen hafta Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov üst düzey siyasi ve iktisadi bir heyet başkanlığında ve iki günlük bir ziyaret çerçevesinde Tahran’a geldi. Özbek Bakan Kamilov Tahran’da Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ve diğer bazı üst düzey yetkililerle görüştü. Özbek heyet ayrıca İran ve Özbekistan iktisadi oturumuna katıldı ve İranlı taraflarla görüşmelerde bulundu.
İran ve Özbekistan Dışişleri Bakanlarının görüşmesinde taraflar petrol ve doğalgaz alanında işbirliği, terör ve radikalizmle mücadele, iki ülke arasında doğrudan uçak seferlerinin başlatılması gibi konuları ele aldı.
İki ülkenin turizm, konsolosluk hizmetleri, teknik ve mühendislik hizmetleri, tarım, otomotiv, karma ekonomik komisyonu oturumunun düzenlenmesi doğrudan uçak seferlerinin başlaması, üçlü ve dörtlü transit meselesi gibi alanlarda işbirliği, iki bakanın görüşmesinde masaya yatırılan diğer bazı konulardı.
Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de Özbekistan Dışişleri Bakanı kamilov’u kabulünde, İran Özbekistan’da tarih boyunca geçmişte ve gelecekte bir dost olarak algılandığını belirtti. Ruhani, iki milletin ve kültürün ve medeniyetin ortak din ve inanç, milli ve bölgesel çıkarlarla beraber tarihi bağları, ortak sınırları olmadığı halde birbiriyle bütünleştirdiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Ruhani ayrıca iki ülke arasında transit yolları geliştirmenin yanında bankacılık işbirliği ve karşılıklı vize kolaylığı gibi alanlarda da işbirliği yapmaları ve böylece iki ülkenin özel sektörlerine İran ve Özbekistan’da var olan fırsatlardan yararlanmalarına imkan sağlamaları gerektiğini ifade etti.
Sanayi, maden ve ticaret Bakanı Muhammed Şeriatmedari ise yaptığı açıklamada iki ülke arasında varılan anlaşmalara göre ikili ticaret hacminin yılda 400 milyon dolardan bir milyar dolar yükselmesini beklediklerini belirtti.