Ekim 27, 2017 09:22 Europe/Istanbul

Geçtiğimiz hafta İstanbul'un 9. D-8 liderler zirvesine ev sahipliği yapması,ABD ve Türkiye arasında yeni vize tartışmasının gündeme yansıması,ana muhalefet parti tarafından hükümete yönelik eleştirilerinin devam etmesinin yanısıra sınır hareketliliği çerçevesinde TSK'nın PKK unsurlarına karşı mücadeleleri de Türkiye gündeminin baş köşesinde yer aldı.

Geçen hafta Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen 9. D-8 liderler zirvesinin açılış töreninde yaptığı konuşmada İslam ülkelerinin yüksek iktisadi kapasitelerine vurgu yaparak, üye ülkelerin iktisadi işbirliğinin artmasını istedi. 

D-8 liderler zirvesinin açılış töreninde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan grubun dönemsel Başkanı sıfatı ile yaptığı konuşmada, gruba üye ülkelerin arasındaki ticarette milli para birimlerinin kullanılmasının yolu açıldığı takdirde, D-8 grubunun tarihinde büyük bir adım atılmış olacağını vurguladı.

İslam dünyasının iktisadi açıdan  çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirten Erdoğan, D8 grubu arasında 100 milyar dolarlık iktisadi işbirliğinin yıllık 500 milyar dolara çıkmasını gerektiğini  söyledi. 

Erdoğan konuşmasında, "Ülkelerimiz arasındaki ticarette milli para birimi kullanmayı başarabildiğimiz taktirde D8 tarihinde devrime yol açmış olacağız" dedi. 

İstanbul’da düzenlenen D-8 liderler zirvesinde İran İslam Cumhuriyeti’ni, Cumhurbaşkanı birinci yardımcısı İshak Cihangiri ve Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Murtaza Sermedi temsil etti.

D-8 grubu İran, Türkiye, Pakistan, Bangladeş, Endonezya, Malezya, Mısır ve Nijerya’dan oluşan sekiz İslam ülkesinin kurduğu iktisadi bir teşekküldür. D-8 grubu, üye ülkelerin arasında iktisadi işbirliğini takviye etmek ve geliştirmek amacı ile 1997 yılında faaliyete geçti.

D-8 grubu liderler zirvesinin dokuzuncusu da fırsatları arttırmak için işbirliği başlığı ile adlandırıldı ve böylece gruba üye ülkelerin önceden belirlenen hedeflerin çerçevesinde birbiriyle iktisadi ve sosyal ilişkilerini geliştirme ve derinleştirme yolunda ilerlemeleri için gereken zeminin oluşturulması amaçlandı. Nitekim D-8 grubunun tüzüğünde de üye ülkelerin ticaret, sanayi, iletişim, enformasyon, bankacılık, özel sektör, küçük kentlerin iktisadi kalkınması, teknoloji, yoksullukla mücadele gibi durumlara vurgu yapılmıştır. Yine insan kaynaklarını geliştirmek, tarım , çevre , turizm , kültür ve spor gibi alanlarda işbirliği yapmak, D-8 grubuna üye ülkelerin üzerine vurgu yaptıkları diğer bazı önemli başlıklardır.

Gerçekte D-8 liderler zirvelerinin dönemsel olarak düzenlenmesi üye ülkelere iktisadi, kültürel ve sanayi alanlarında sorunlarını en üst düzeyde gündeme getirmelerine ve bu sorunların bertaraf edilmesi için çözüm yollarının üretilmesine yardımcı oluyor.  Bu yüzden 9. D-8 liderler zirvesinden önce grubun iktisadi ve ticari komisyonu, üye ülkelerin önde gelen işadamları ve ticari kurumlarının katılımı ile bir oturum düzenledi. 

,******

Geçen hafta  ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington'ı ziyaret etmeyi planlayan Adalet Bakanlığı heyetinin vize başvurusunu reddetti. Ankara ise haberi yalanladı.

 

ABD, Washington'a gitmeye hazırlanan Türkiye Adalet Bakanlığı heyetine vize vermedi. CNN Türk'ün verdiği haberde heyette bakanlıktan beş bürokrat ile bir akademisyenin bulunuduğu belirtildi. Haberde heyetin vize başvurusu ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından geri çevrildiği belirtildi.Haberin ardından Türkiye Adalet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada iki ülke arasında yaşanan vize krizi nedeniyle planlanan ziyaretin iptal edildiği, vize başvurusunun reddedilmesi gibi bir durum olmadığı belirtildi. ABD 8 Ekim'de Türkiye'den yapılan vize başvurularını süresiz olarak askıya almıştı. Washington yönetiminin bu kararı, Türkiye'deki konsolosluk çalışanı Metin Topuz'un tutuklanmasının ardından alınmıştı. Türkiye de bu karara aynı şekilde karşılık vererek  ABD'ye yönelik vize işlemlerinin askıya alındığını duyurmuştu.

*******

Geçen hafta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin ve cumhurbaşkanı Erdoğan'ın icraatını ağır bir dille eleştirerek Erdoğan'ı hainlikle suçladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul için söylediği "Biz bu şehre ihanet ettik, hala da ihanet ediyoruz, ben de bundan sorumluyum" sözlerine sert tepki göstererek "Hainler devlet yönetemez." dedi

Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu İstanbul'a dair özeleştiri yapan Erdoğan'a sert eleştiriler yöneltti. Sultanahmet Camisi'nin arkasında yükselen gökdelenlerin olduğu fotoğrafı kürsüden gösteren Kılıçdaroğlu, Erdoğan için şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Erdoğan bir açıklama yapıyor İstanbul ile ilgili 'Biz bu şehre ihanet ettik. Ben de bundan sorumluyum' diyor. Hainler devlet yönetemez. Bakın şu kuleler ihanet kuleleridir. Bu kuleleri yıkın dediler yıkmadılar mahkemeye gidildi Danıştay karar verdi Danıştay'ın kararını hiç kimse takmadı. İhanet ettik diyor şimdi hain kim? Sensin başka kim olabilir ki?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında ayrıca erken seçim açıklaması da yaptı. Kılıçdaroğlu, "Şimdi teklif ediyorum, demokrasiyi koruyalım. 17 ay beklemeyelim yerel seçimler için. Buyurun gelin seçimleri erkene alalım" dedi.

CHP Başkanı, AK Parti'nin icraatını eleştirerek, AK Parti halkın oylarına başvurmaktan korkmuyorsa, erken seçimler düzenlemesini istedi.

Kılıçdaroğlu sözlerinin devamında, Erdoğan ve partisinin kendi yaptıkları ve toplumdaki konumuna güveniyorsa eğer, erken yerel seçime gitmelerini önerdi.

******

Geçtiğimiz hafta Türkiye Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Rusya ile tarım ürünlerinde kısıtlamaya tabi hiçbir ürün kalmadığını belirterek, "Ekim sonu itibarıyla gerek domateste gerekse diğer tarım ürünlerinde Türkiye ürünleri Rusya'ya gelmeye başlayacak.” dedi.

Zeybekci, Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’da düzenlenen “Rus-Türk Hükümetlerarası Karma Ekonomik Komisyonu 15. Dönem Toplantısı” sonrasında, basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu.Toplantı kapsamında Rusya ile Türkiye arasındaki tüm konuların değerlendirildiğini dile getiren Zeybekci, “Bizim Türkiye-Rusya ilişkilerinde ticari ekonomik ilişkilerdeki ana prensibimiz, iki ülke arasındaki ticaretin, yatırımın ve ekonominin önünde hiçbir engelin olmaması.” diye konuştu.

Türkiye ve Rusya arasında enerji alanında da hiçbir engel olmadığının ve tüm süreçlerin uygun şekilde devam ettiğinin altını çizen Zeybekci, şöyle konuştu: “İki ülke arasındaki sanayi ürünlerinde ve sanayideki iş birliği anlamında da son derece olumlu yaklaşımlar devam etmektedir. İki ülke arasında milli paralarla Rus rublesi ve Türk lirasıyla alışverişleri de değerlendirdik. Artı iki ülkenin yatırım fonlarının ortak fon kurarak, gerek iki ülkede gerekse de üçüncü ülkelerde Türk ve Rus şirketlerinin desteklenmesi konusunu çok yakından takip ediyoruz ve bunu da mutlaka ete kemiğe büründürüp hayata geçireceğiz.”

*****

Geçen hafta  İstanbul’da PKK’nın gençlik yapılanmasına yönelik operasyonda 10 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet müdürlüğünün yazılı açıklamasına göre Avcılar, Bağcılar, Esenyurt ve Güngören'de önceden belirlenen adreslere baskın yapıldı.

Gözaltına alınan şüphelilerin PKK'nın gençlik yapılanması Devrimci Gençlik Hareketi (DGH) üyesi olduğu belirtilirken, gelecek günlerde korsan eylemler yapacaklarının öğrenildiği ifade edildi.

Operasyonda, DGH'nin kırsala eleman temin ederken ‘aktarım faaliyeti'nde kullandığı adreslerin de hedef alındığı kaydedildi.

Operasyonun biri kent dışında olmak üzere 16 kişinin yakalanması için yapıldığı bilgisi verildi.

Aralık 2012 yılında Türkiye devleti ile PKK arasında başlatılan barış sürecinin Temmuz 2015 yılında son bulması ardından çatışmalar tekrar başlamış ve şimdiye kadar yapılan resmi açıklamalara göre güvenlik ve askeri birimlerden 600 kişi hayatını kaybederken 7 bini aşkın PKK üyesi ve yandaşı öldürülmüştür.

Öte yandan Türkiye güvenlik kaynakları TSK'nın Kuzey Irak'ta PKK mevziilerine saldırı düzenlediklerini bildirdiler.

Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları tarafından Irak'ın kuzeyindeki Zap bölgesine düzenlenen hava harekatında 5 terörist etkisiz hale getirildi.

Bağdat yönetiminin defalarca itiraz etmesine rağmen Ankara hükümeti PKK mevziilerini bombaladığı bahanesiyle Irak Kürdistan bölgesine saldırmaktadır.

Muhtelif kaynaklar Türkiye savaş uçaklarının Irak topraklarına yönelik saldırıları sonucu şimdiye kadar Irak sivil halkından yüzlercesi hayatını kaybetmiş veya yaralanmıştır.

Konuyla ilgili Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak ve Suriye'nin kuzeyindeki topraklarda, PKK, IŞİD, Suriye Kürt güçleri (YPG) gibi terör örgütlerinin faaliyetlerine izin vermeyeceklerini söyledi.Erdoğan, bölge halkının Kürt yönetimi yetkililerinin yaptıklarını görmelerini istediğini ve bizzat Irak kürt bölgesi halkının Kürt yerel yöneticilerine gerekli dersi vermelerini istediklerini söyledi.

******

Türkiye'de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), halktan Türkiye mali kuruluşlarına güvenmelerini ve şayialara kulak asmamalarını zira bankaların çalışmalarını çok iyi şekilde sürdürdüklerini bildirdi.

BDDK, Habertürk'te iddia edilen, Türkiye'den 6 bankanın İran aleyhinde yaptırımları deldikleri için  ABD tarafından cezalandırılacaklarına dair çıkan habere tepki gösterirken, yayınladığı bildiride, bu gibi haberlerin tamamen bir şayia olduğu ve gerçeklerle hiç bir irtibatının olmadığı ve bu gibi haber ve şayialara kulak asılmaması gerektiği hatırlatılması yapıldı.

Habertürk gazetesi, 6 Türk bankasının İran'a yönelik yaptırımları çiğnedikleri gerekçesiyle  Amerikan yönetimi tarafından milyarlarca dolar  cezaya tabi tutulacağı iddia edilmişti. Bu arada Türkiye ekonomi yetkilileri ise Reurters'e verdikleri demeçlerde bu yaptırımlarla ilgili Amerika tarafından hiç bir şekilde uyarılmadıklarını  bildirdiler.

Türkiye'de gelir ve servet dağılımı hızla bozuluyor.

TÜİK verilerine göre, 2014'te en zengin yüzde 5'lik kesimin geliri en yoksul yüzde 5'lik kesimin gelirinin 20 katıyken, 2016'da 23 katına kadar çıktı.

Son 14 yılda vatandaşı hızla bankalara borçlandırarak oluşan tüketim ekonomisi zenginleri daha da zenginleştirdi. Milyonerlerin bankalardaki parası 14 yılda tam yüzde 3.059 oranında arttı. Ağustos 2017'de hesabında 1 milyon lira ya da üzerinde parası bulunan yurtiçi mudi sayısı 125 bin 381'e çıktı. Yılbaşında bu sayı 110 bin 892 kişiydi.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine göre ağustos itibarıyla bireysel krediveya kredi kartı borcunu ödememiş ve borcu halen devam eden kişi sayısı ise 3 milyon 102 bin 106'yı buluyor. Vatandaşın hali böyleyken milyoner sayısının istikrarlı bir şekilde artması ekonominin tek kazananının zenginler olduğunu gösteriyor.