İran'ın son siyasi gelişmeleri
Geçen Perşembe günü kameri 20 Sefer 1439 ve miladi 9 Kasım 2017, şii Müslümanların üçüncü imamı Hz. İmam Hüseyin –s– ve vefakar arkadaşlarının Kerbela çölünde şehadetinin kırkıncı gününe denk gelen Erbain günü yıldönümüydü.
Bu yıl yine Muharrem ayının muhteşem yas merasimleri çerçevesinde milyonlarca İranlı ziyaretçi çevre ülkelerden gelen ziyaretçilerle birlikte Kerbela’ya doğru düzenlenen büyük Erbain yürüyüşüne katılarak İmam Hüseyin –s– aşkını bir kez daha canlandırdı ve muhteşem bir yürüyüşle İran’dan Kerbela’daki kutsal mekanlara doğru akın etti.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bir dersinde Hüseyni Erbain yürüyüşü hakkında şöyle buyurdu: Ne mutlu bu yürüyüşe katılan ve Erbain ziyaretine nail olanlara. Bu insanlar bu güzel ziyarette ve Erbain gününde dünya Şii Müslümanlarının üçüncü imamı İmam Hüseyin’e –s– hitaben o güzel ziyaretnameyi okuyacaklar.
Şehitlerin efendisi Hz. İmam Hüseyin –s– ve vefakar ashabının şehadetinin kırkıncı gününde İmam Humeyni –ks– hüseyniyesi de İran genelinden gelen öğrenci heyetlerini ağırladı. Öğrenci heyetleri ve akademisyenlerden oluşan heyetler İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei huzurunda yas merasimine katıldı.
Ayetullah Hamanei öğrencilere hitaben yaptığı kısa konuşmasında Hüseyni Erbain yas merasimine işaret ederek şöyle buyurdu: Bu tür etkinlikler herkesin azim ve iradesini güçlendirmesi gerekir ve önemli olan şey, bu yolda istikrarlı adımlarla ilerlemek ve zorluklardan etkilenmemektir.
Geçen hafta Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif orta Asya turu çerçevesinde Tacikistan ve Özbekistan’ı ziyaret etti.
Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif geçen Çarşamba günü Tacikistan yetkililerinin resmi daveti üzerine başkent Duşanba’ya gitti.
İran ve Tacikistan ilişkileri her zaman her iki ülke için büyük önem arz etmiştir. Gerçekte İran ve Tacik halkları arasında din, dil ve kültür zeminlerinde derin bağlar söz konusudur. Nitekim iki ülkenin siyasi ve iktisadi ilişkilerinde de İran her zaman Tacikistan’da barış ve imar sürecinde yapıcı rol ifa etmiştir
İran İslam Cumhuriyeti Tacikistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biridir. İran Tacikistan’da 1992 ila 1997 yılları arasında yaşanan iç savaş sırasında da bu çatışmalara son vermek amacıyla arabuluculuk yaptı ve Tacikistan yönetimi ile muhaliflerin arasında barış müzakerelerinin başlamasına vesile oldu.
Kazakistan’ın Avrasya milli üniversitesi etüt fakültesi üyesi Bagabet Knosov Tahran yönetimi ile orta Asya ülkeleri arasında ilişkiler hakkında yazdığı makalesinde şöyle diyor: İran’ın orta Asya bölgesinde çıkarları eşsiz ve bu ülkelerle eşit ilişki çerçevesindedir, gerçi İran’ın askeri ve iktisadi ve nüfus bakımlarından potansiyeli bölgedeki tüm ülkelerde fazladır.
Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Tacikistan temaslarını tamamladıktan sonra Özbekistan’ın tarihi Semerkant kentine geçti.
Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Orta Asya turunun devamında gittiği Özbekistan’da Cumhurbaşkanı Şevket Mir Ziyayev’le görüştü.
Görüşmede iki taraf ikili ilişkileri başta enerji, transit, dörtlü koridor olmak üzere çeşitli alanlarda geliştirme yollarını ele aldı.
Görüşmede ayrıca İran, Özbekistan ve Afganistan arasında demiryolları alanında işbirliği yapmak üzere üçlü bir komisyonun kurulması vurgulandı.
Terör ve radikalizmle mücadele iki tarafın ele aldığı bir başka gündem maddesiydi.
Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen Uluslararası Orta Asya’da güvenlik ve sürdürülebilir kalkınma konferansında bir konuşma yaptı.
Zarif konuşmasında günümüz dünyasında güvenlik sadece askeri boyutlarla sınırlı olmadığını ve karmaşık ve çok boyutlu bir mesele olduğunu belirtti. Zarif, günümüzde yüz milyarlarca dolar harcayarak güvenliği satın almak ve gemiye yükleyerek ithal etmenin mümkün olmadığını vurguladı.
Zarif, maalesef bazı küresel güçler güvenliği ticaret malzemesi haline getirdiklerini ve bu bağlamda iyi müşteriler de bulduklarını, İran ise komşularının güvenliğini kendi güvenliği olarak algıladığını ve bu yönde komşuları ile bölgesel bazda işbirliğine hazır olduklarını kaydetti.
Konuşmasında İran’ın barışçıl nükleer enerjiden yararlanma hakkına değinen Dışişleri Bakanı Zarif, İran nükleer anlaşmasını imzalamak ve bu anlaşmadaki tüm yükümlülüklerini yerine getirmekle nükleer silahların yapımına ve yayılmasına karşı olduğunu ispat ettiğini belirtti.
Zarif, orta Asya bölgesinin her türlü nükleer silahtan arınan bölge ilan edilmesi güvenliği doğru okuma temeline dayandığını belirterek İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin 2013 yılında şiddet ve radikalizmden arınmış dünya önerisi orta Asya bölgesinde toplu işbirliğine iyi bir çerçeve oluşturacağını vurguladı.
Geçen hafta Tahran, Pakistan ordusu başkomutanı General Kamer Cavid Bacua’ya ev sahipliği yaptı. General Bacua İran genel kurmay başkanının resmi daveti üzerine üst düzey askeri bir heyet başkanlığında Tahran’a geldi.
General Bacua’nın Tahran ziyareti sırasında iki ülkenin üst düzey askeri yetkilileri ikili savunma ve güvenlik işbirliğini ve ayrıca ortak sınırlarda güvenliğin temin edilmesini masaya yatırdı.
İran ve Pakistan’ın 900 km ortak sınırı bulunuyor ve Mircave ve Taftan kapıları iki ülke arasında resmi sınır kapıları olarak faaliyet yürütüyor.
Gerçekte İran ve Pakistan içinde bulundukları coğrafya itibarı ile terörle mücadelede ve ortak sınırların güvenliğini geliştirmekte işbirliği yapmaları gerekir ve bu konu her iki ülkenin önemli güvenlik önceliğini oluşturmalıdır. Nitekim iki ülkenin ortak sınırında eşkiyanın faaliyet yürütmesi Tahran açısından asla kabul edilemez bir durumdur.
Aslında Pakistan topraklarından İran topraklarına teröristlerin sızmasının bir tek sebebi olabilir, o da Pakistan içinde teröristlere karşı ciddi bir tedbir alınmamasıdır. Ancak İran İslam Cumhuriyeti her türlü terör unsurları ile mücadele edebilecek güce sahip olduğu da belirtilmelidir.
Geçen hafta Suud rejiminin başını çektiği saldırgan Suud ittifakının İran’a yönelik suçlamaları bölge medyasına yansıyan haberlerden biriydi.
Geçen hafta Yemen ordusunun Riyad’ın Melik Halid havaalanına füze operasyonu düzenlemesinin ardından Yemen topraklarına tecavüz eden Suud ittifakı İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik bir dizi mesnetsiz iddiaları ve suçlamaları yöneltmeye başladı ve Yemen’in Arabistan’ın tecavüzüne verdiği füze karşılığı İran’dan Yemen’e gönderilen askeri teçhizatla gerçekleştiğini ileri sürdü. Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr bu çerçevede İran’ın bölge ülkelerine müdahalesi uluslararası barış ve güvenliğe zarar verdiğini iddia etti. İran aleyhinde tekrarlı iddiaları dile getiren Cubeyr İran’ın hasmane davranışlarına cevap verme hakkını da saklı tuttuklarını belirtti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi İran’a yöneltilen bu suçlamaları reddederek Suud rejimi Yemen milletinin tepkisinin köklerini İran veya başka ülkelerde değil, asıl Yemen topraklarına tecavüzünde araması gerektiğini belirtti.
Geçen hafta Lübnan Başbakanı Saad Hariri’nin şaibeli istifasını ve Lübnan gelişmelerini masaya yatıran Türkiye’nin Yeni Şafak gazetesi şöyle yazdı: Arabistan, BAE ve İsrail Kuzey Irak bölgesinde uğradıkları hezimeti telafi etmek ve İran’ın bölgede nüfuzunu engellemek için Saad Hariri’yi istifa etmeye zorladı.
Saad Hariri 4 Kasım Cumartesi günü Arabistan’a yaptığı ziyareti sırasında beklenmedik bir çıkış yaparak başbakanlık görevinden istifa ettiğini açıkladı. Hariri El Arabiye TV kanalından yayımlanan görüntülerinde İran ve Hizbullah hareketini Lübnan’ı istikrarsızlaştırmakla suçladı.
Arabistan rejimi eski kral Abdullah’ın ölümünden sonra İran ile oldukça gergin bir dönemi başlattı ve bu gerginliği toplu güvenlik alanına kadar yaydı. Arabistan’ın bu davranışı Yemen’e dayattığı savaş bu ülke için bir bataklığa dönüştüğü bir sırada gündeme geliyor.
Geçen hafta Dışişleri Bakanı Yardımcısı Macid Tahti Revançi Fransa’ya bir ziyaret gerçekleştirdi. Paris’te temaslarda bulunan Dışişleri Bakanı Yardımcısı Macid Tahti Revançi, Fransa Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Gordo Montine’la Bercam nükleer anlaşmasını ve ayrıca iki ülke arasındaki ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri görüştü.
Görüşmede İran’ın bölgenin önemli aktörü olduğu ve iki ülkenin bölgesel sorunların çözümü için sürekli istişarelerde bulunmaları ve ayrıca başta Fransa olmak üzere AB’nin Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmasındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesine karşı daha ciddi tavır sergilemeleri vurgulandı. İki taraf ayrıca Fransa Dışişleri Bakanı’nın gelecekte Tahran ziyareti istişarelerin ve işbirliğinin devamı yönünde önemli adım olduğunu vurguladı.
Amerika senato meclisi Haziran 2017’de Katsa adı ile ün yapan İran karşıtı geniş çaplı bir yaptırım tasarısını onayladı. Bu yaptırımlar İran’ın savunma gücü üzerinde odaklanıyor ve İSK’ya darbe vurmayı amaçlıyor.
İran dış ilişiler stratejik konseyi Başkanı Kemal Harrazi konu ile ilgili yaptığı açıklamada ise Katsa adı altında İran aleyhinde alınan yaptırım kararı Bercam nükleer anlaşmasının ihlali olduğunu belirtti.
Gerçekte Bercam nükleer anlaşmasının Amerika tarafından ihlal edilmesi uluslararası camiayı ciddi sorunlarla karşı karşıya getiriyor. Bu sorunlardan biri ise Amerika’nın uluslararası düzeyde yükümlülük üstlenme ilkesine bağlı kalmamasıdır ki bu da tüm dünyaya bedel ödetecek bir durumdur.