İran'In son siyasi gelişmeleri
Bugün yine her hafta olduğu gibi İran'ın geçen haftaki en önemli gelişmelerini gözden geçireceğiz.
Geçen hafta İran oldukça hareketli günleri geride bıraktı. İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin 9 Dey hamasetinin yıldönümü dolaysıyla beyanatı, İran İslam Cumhuriyeti’nin Kudüs’e destek yönünde bölgesel diplomasisinin devam etmesi ve İslamî nizamın Filistin milletine destek yasa tasarısının onaylanması ve İslami Şura Meclisi’nde Kudüs’ün Filistin’in ebedi başkenti ilan edilmesine desteğin ilan edilmesi, İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani’nin Pakistan ziyareti ve İslamabad’da terörle mücadele zirvesine katılması, İran’ın savunma kapasitesiyle ilgili bir yorumun gündeme gelmesi ve haftanın sonuna doğru bazı iktisadi sorunlara yönelik itirazların çerçevesinde bazı protesto eylemlerinin düzenlenmesi, geçen hafta İran’ın önemli bazı gelişmeleriydi.
Amerika devletinin istikbar mahiyeti şimdiye kadar İran milleti için defalarca ispatlanan bir gerçektir. Bundan sekiz yıl önce de İran’da 10. dönem cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra seçimlere hile karıştığı bahanesi ile yakılan fitne ateşi ve sokak isyanları, Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti nizamına yönelik yumuşak savaşının yeni boyutlarını gün ışığına çıkardı.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei geçen hafta ve 30 Aralık 2009 tarihine denk gelen hş. 9 Dey 1388 tarihinde İran milletinin kendiliğinden düzenlediği milyonluk yürüyüşü ile düzenlediği hamasetin yıldönümünde fitne hareketini kınadığı konuşmasında Amerika’nın gerçek mahiyeti hakkında önemli noktaya işaret etti.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei geçen Çarşamba günü ülke genelinden gelen İslamî tebliğat koordinasyon konseyi üyeleri ve yetkililerini kabulünde Amerika yönetiminin sürekli şaibe yaratması ve İran milletinin umut ve özgüven duygusunu hedef alması yönünde aralıksız çabasına işaret ederek şöyle buyurdu: İlahi fazl ve İran milletinin uyanıklığı ve direnişi sayesinde geçmişte olduğu gibi şimdi de düşmanların burnunu yere süreriz ve yetkililerin halkın geçim sorunları ve iktisadi meselelerinin çözümlemek için sarf ettikleri çifte çabalarla ilerleme ve izzet yolunu büyük iktidarla sürdüreceğiz.
Ayetullah Hamanei beyanatının bir başka bölümünde ayrıca Amerika yönetiminin sürekli şaibe yaratması ve İran milletinin umut ve özgüven duygusunu hedef alması yönünden aralıksız çabasına işaret ederek şu vurguyu yaptı: 9 Dey günü onca azameti ile birlikte İran milletinin bu tür oyunlara verdiği cevap ve inkılap ve din değerlerini savunmaktı, nitekim bugün yine değerlerin üzerinde durmak hala gündemdedir.
İran milletinin kendiliğinden 30 Aralık 2009 tarihinde milyonluk bir yürüyüşe katılması, İran İslam inkılabı tarihinde kader beliryici günlerden biridir.Bu önemli günde İran’da unutulmaz bir hamasete dönüşen önemli ve tarihi bir olay yaşandı.
İran milleti bu tarihi günde gerçekleştirdikleri milyonluk yürüyüşü ile toplumda normlara karşı hareket edenlerden beraat ettiğini ilan ederek İran’da 10. Dönem cumhurbaşkanlığı seçimlerine hile karıştığını bahane ederek yanlış yola sapan fitnecilere güçlü bir cevap verdi.
İran’da 10. Dönem cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra yaşanan kargaşa ve isyan olaylarını irdelerken iki nokta dikkat çekiyor.
İlk nokta, İran milletinin gerçekleştirdiği inkılabın en önemli getirisi olan İran İslam Cumhuriyeti nizamının haysiyetini ve itibarını korumaktı. Bu getiri fitnecilerin saldırısına uğramıştı.
İkinci nokta, halkın seçimlerin asaletini ve doğruluğunu bozan akıma gösterdiği tepkiydi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine halkın %85’lik katılımını karalamak kolay kolay gözardı edilecek ve umursanmayacak bir konu değildi. Kuşkusuz bu seçimlerde bazı adayların seçim münazaraları sırasında sergiledikleri yanlış tutum seçimleri tehlikeli bir şekilde gölgelemişti, öyle ki bazı unsurların seçimleri kaybeden bazı adaylara destek bahanesi ile Muharrem ayının yas merasimleri sırasında Aşura simgelerine ve değerlerine hakaret ederek meseleyi din karşıtı bir harekete dönüştürdü. Bu yüzden 9 Dey hamaseti olarak anılan 30 Aralık tarihinde yaşanan büyük hamaseti irdelerken, bu olayı etkileyen tüm konuları ve bileşenleri gözetlemek ve böylece nasıl ve neden kendiliğinden oluşan bu hareketin nizamın büyük bir komploya karşı yumuşak gücünü sergileyen bir harekete dönüştüğünü aydınlatmak gerekir.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin geçen hafta beyanatı gerçekte Amerika devletinin bölgesel ve küresel düzeylerde izlediği ve bölge ve dünya milletlerinin bir çok sorunlarının temel nedeni olan hedeflerinin katmanlarını gün ışığına çıkaran beyanattı. Kuşkusuz Ayetullah Hamanei’nin de vurguladığı üzere, Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti’nde siyasi, dini, etnik ve benzeri alanlarda ihtilaf yaratmak için kurduğu kumpaslar ve ödediği bedeller asla fayda etmeyecek ve hepsi bozguna uğrayacaktır. Nitekim İran milletinin gelişmesi ve ilerlemesi Amerika’nın şimdiki Başkanı Donald Trump döneminde de tüm hızıyla devam edeceği kesindir.
2017 yılında bölgede ve dünyada yaşanan gelişmeleri ve özellikle bölgenin izlediği ve geride bıraktığı süreci değerlendirdiğimizde, bu gelişmeler 2018 yılının başında İran’ı bölgede yaşanan değişikliklerin uzun vadeli kazanan tarafı telakki etmesek bile, kesinlikle İran’ı Ortadoğu bölgesinin parlayan yıldızı nitelemek mümkün, öyle ki bir çok alanda Amerika ve diğer düşmanlar ve İran’ın tefrikacı rakipleri hayal bile edemedikleri şekilde parladı ve başı dik çıktı.
Kuşkusuz İran’ın bölgedeki gelişmelerde etkili varlığı pek de uzak olmayan geçmiş yıllara kıyasla beklenmedik bir ilerleme ile devam etti, öyle ki hiç kimse İran’ın Irak ve Suriye’de rol ifa etmesi tekfirci IŞİD terör örgütünün yok olmasına vesile olabileceğini hayal bile edemiyordu.
Son günlerde İran’da iktisadi aktivistler ister kamu ister özel sektör aktivisti olsun, ülkenin iktisadi durumundan kaygılı görünüyor. Son dönemde İran’da bazı ürünlerin fiyatlarının artması ve ayrıca bazı mali müesseseler konusunda tasarruflarının kaderinin belirsizlik durumunun devam etmesinin ardından son aylardan beri İran’ın çeşitli kentlerinde bazı oturma eylemleri ve protestolar düzenlendi.
Bu itirazların devamında geçen Perşembe ve Cuma günü yine İran’ın bazı kentlerinde bazı ürünlere yapılan zamlar ve halkın geçim sıkıntısı ve yine mali kurumlarda tasarruflarının durumunun belirsizliği yüzünden bir takım protesto eylemlerin düzenlendi. Ancak söz konusu protesto eylemleri sırasında Meşhed, İsfahan, Kirmanşah ve Reşt gibi kentlerde bazı unsurlar farklı sloganlar atarak bu itirazları doğru yörüngesinden saptırmaya çalıştı.
Ancak burada iki önemli meseleyi birbirinden ayırt etmek gerekir. İlk mesele geçim sıkıntısı ile ilgili sorunlar ve halkın çeşitli kesimlerinin iktisadi sıkıntılara ve yetersizliklere yönelik itirazda bulunmaları ve gayet tabi bunun yanında hükümetten ve ülkenin yürütme erkinin yetkililerinden talepleridir. Fakat ikinci mesele, bu tür olaylara dıştan bakışlarla ilgilidir, ki son iki günde bu bakışların mahiyeti Amerika’da beyaz saray yetkilileri ve ABD temsilciler meclisindeki temsilcilerin yayımladıkları bildirilerle kendini gösterdi. Kuşkusuz iktisadi sorunları İran İslam Cumhuriyeti nizamına özel sorunlar olmadığı herkesçe bilinen açık bir gerçektir, nitekim hali hazırda Avrupa kıtasında bir çok büyük ekonomik güç olan ülkeler ve hatta Amerika bile bu tür sorunlardan acı çekmektedir ve kendi ekonomilerinden aydın bir ufuk sergileyemedikleri açıkça ortadadır.
Gerçekte İran ekonomisi de bazı iktisadi sorunlarla karşı karşıyadır. Kuşkusuz iktisadi meselelerin karmaşıklığı, toplumun çeşitli kesimleri bu sorunları dile getirmeden sadece zaman akışına bırakmalarını bekleyemeyecek kadar fazladır. Ancak deneyimler bu tür meselelerin çözümü için harekete geçmek ve belli programların üzerinden uygulamaya başlamak gerektiğini göstermektedir.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bir yıl önce Cumhurbaşkanı Ruhani ve bakanlar kurulunu kabulünde yaptığı konuşmada, bugün iktisadi sorunlar ve düğümler ülkenin birinci meselesi olduğunu ve bu sorunların çözümlenmesi gerektiğini, bu sorunların çözümü ise direniş ekonomisinin doğru ve titiz bir şekilde uygulanmasına bağlı olduğunu buyurdu.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei karar yetkilerinin eyaletlere devredilmesi, bankaların mali imkanları ve nakit paraların üretime doğru sevkedilmesi, ihracatın teşvik edilmesi, tarım ürünlerinin bedelinin zamanında ödenmesi, kırsal alanlara ve yan sanayilere ciddi özen gösterilmesi gibi uygulamaların direniş ekonomisinin politikalarının hayata geçirilmesi için temel bazı uygulamalar olduğunu vurguladı.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei ayrıca hükümet haftası dolaysıyla Cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulunu kabulünde ekonomi, hükümetin tüm üyelerinin esas önceliği olması ve yönlerin de rant ve petrol ekonomisinden üretken ve halkçı ekonomiye doğru değişmesi gerektiğini vurguladı.
Gerçekte yaklaşık kırk yıldır İran’da İslam inkılabı Amerika’nın İran’daki kukla rejimine karşı zafer kazanması ve İslam Cumhuriyeti nizamı bu tarihi diyarda kurulmasından sonra Amerika’nın Ortadoğu bölgesindeki sultacı varlığı ve uzun vadeli planları ve amaçları ciddi derecede zarar gördü. Bu yüzden Amerika tüm gücüyle bu zararı telafi etmeye çalışmaktadır. Bu çerçevede Amerika ve bölgedeki kuklası siyonist rejim İran İslam Cumhuriyeti nizamını bölgedeki dengelerin dışına itmeye çalışıyor.
Bu arada 2017 yılında popülist ve siyonist dostu Donald Trump’ın beyaz saraya yerleşmesi korsan İsrail ve bölgedeki bazı gerici ve cani rejimler için İran’a baskı uygulamak için yeni bir fırsat doğdu ve bu zümre İran’ın füze gücünü ve bölgesel nüfuzunu tehdit ilan etmeye başladı. Oysa her bağımsız ülkenin en doğal hakkı kendini savunmak için konvansiyonel silahlara sahip olmak ve güvenlik gereksinimlerini karşılamaktır. Nitekim bu zati hak çerçevesinde İran İslam Cumhuriyeti nizamı kendi uzmanlarının yeteneklerine dayanarak konvansiyonel ve stratejik savunma bileşenlerine kavuşmuş bulunuyor.
Geçen hafta İran savunma Bakanı General Emir Hatemi, Irak’ın eski baas rejiminin İran’a dayattığı sekiz yıllık savaş, İslam inkılabının dostları ve düşmanlarının tanınmasına vesile olduğunu belirterek, İran’a karşı düşmanlıkların derinliklerinden hareketle İran’da stratejik uzun vadeli bir bakış şekillendiğini ve böylece İslamî nizam savunma yeteneklerini geliştirdiğini belirtti.
Gerçekte Amerika ve müttefiklerinin İran’ın füze gücünü bölgede istikrar ve güvenliği bozan etken olarak ileri sürmeleri bölgenin güvensiz hale gelmesinden duydukların kaygı yüzünden olmadığı, bilakis bölgeye yönelik sultacı emellerinin tehlikeye düşmesinden kaynaklandığı açıkça ortadadır, zira İran İslam Cumhuriyeti nizamı ecnebilerin bölge milletlerine musallat olmasına ve kaderlerine karışmasına kesinlikle karşıdır.
Hali hazırda Ortadoğu bölgesinin güvenliği barış ve istikrarını tehdit eden en temel unsur, siyonist rejim İsrail’in nükleer silahları ve diğer kitle imha silahlarıdır. Bundan başka Fars körfezinde yer alan petrol zengini bazı Arap emirlerin askeri alımları için yüklü paraları tahsis etmesi ve özellikle Arabistan’ın Amerika’dan bir partide 110 milyar dolar silah alımı yönünde bu ülke ile anlaşma imzalaması, bölgeyi tehdit eden asıl etkenlerdir.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bir süre önce Avrupa’nın Amerika ile eşgüdümlü hareket etmesi ve İran’ın savunma amaçlı füze programına baskı yapmaya kalkışmalarına gösterdiği tepkide şöyle buyurdu: Avrupalı yetkililer Amerikalı yetkililerle İran’ın savunma gücü veya bölgesel nüfuzu gibi konularda eşgüdümlü hareket etmekten kaçınmalıdır, zira biz kesinlikle Avrupalıların Amerika’nın zorbalıklarına eşlik etmesini kabul etmeyiz.