İranlı ürünleri desteklemek - 3
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei nizamı ABD’nin yaptırımlarına itina etmeksizin akılcı bir şekilde ve direniş ekonomisinin yumuşak gücü stratejileri çerçevesinde ve yine yerli ürünleri destekleyerek çok yönlü kalkınma ve yetenekleri geliştirme ve milli izzet ve iktidar yolunda başı dik ilerlemeye devam ediyor.
Direniş ekonomisi politikalarını uygulamak ve yerli ürünleri desteklemek bu önemli hedefe ulaşmaya uzanan ve sorunların üstesinden gelen aydın bir yoldur.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bu konuda şöyle buyuruyor:
Ekonomik politikalar direniş ekonomisi politikaları olmalı. Dirençli bir ekonomi, iç yapısı itibarı ile dirençli olmalı, ayakta durabilmeli, dünyanın bu köşesinde veya öbür köşesinde yaşanan değişikliklerle dalgalanmamalı. Bunlar gerekli şeylerdir.
Bugünkü sohbetimizi İran’ın önemli iktisadi kapasitelerinden biri olan petro kimya sanayiine ayırdık.
İran zengin bir ülkedir ve çok değerli sermayeleri vardır. Bu milli zenginliğin önemli bir bölümünü doğal kaynaklar oluşturuyor. İran petrol ve doğalgaz kaynakları toplamında ve yine doğalgaz kaynaklarında tek başına dünyada birinci sırada yer alıyor, ki bu da büyük bir meziyet sayılır ve milli üretimde başta petro kimya ürünleri olmak üzere petrol ve doğalgaz yan ürünleri bakımından ülkeye önemli bir kapasite kazandırıyor.
İran İslam Cumhuriyeti bu kapasitelere ve yerli bilim ve teknoloji ve uzmanlarına dayanarak yavaş yavaş ham petrol satma konumundan uzaklaşıyor ve petro kimya ürünlerini üreterek bir yandan yerli ürünlerin ihracatı için daha büyük kapasiteleri oluştururken öbür yandan da istihdam alanlarını genişletmeye ve ülke içinde çeşitli fabrikaların ham maddelerini karşılamakta ve onları ihtiyaç duydukları ham maddeleri yurt dışından ithal etmekten bağımsız hale getirmeye zemin oluşturuyor.
İran İslam Cumhuriyeti büyük potansiyelleri ve mahir insan gücü bulunan bir ülkedir. Geçenlerde petrol sanayi fuarını ziyareti eden yabancı ziyaretçiler İran Ortadoğu bölgesinde eşsiz bir ülke olabileceğini belirtiyordu.
İran petro kimya sektörü çeşitli engebeli süreçleri geride bırakarak sürekli katma değeri yüksek olan bir sektör olarak gelişmeye devam ediyor. Nitekim bu sektör faaliyetlerinde yeni bir dönemi başlattığı gözleniyor.
İran’ın petro kimya sektörü gelişme yolunda teknik bilgileri ve uluslararası firmaların yatırımlarını kullanmak ve yerli firmaların yeteneklerinden yararlanmak ve yine ham madde olarak doğalgaz kaynaklarına sahip olmakla beraber bu alanda büyük başarılara imza atmıştır. İran’ın petro kimya sektöre üçüncü, dördüncü ve beşinci beş yıllık kalkınma programlarında küresel düzeyde gündeme gelme noktasına doğru ilerleme kaydetti. Bu dönemde ürünlerin nitelik ve değer bakımından gelişmesinden başka petrol dışı ihracatta petro kimya sektörünün konumu gelişti ve milli ekonomide de konumu bölgede ve dünyada yükselmeye başladı.
Son yıllarda ve Amerika’nın yaptırım uyguladığı dönemde İran petro kimya milli sanayii firması petro kimya sanayiini sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde geliştirme ve hş. 1404 yılı için belirlenen hedeflere ulaşma doğrultusunda petro kimya ürünlerinin üretiminde yeni kapasiteleri oluşturdu, öyle ki şimdi petro kimya sektörünün milli ekonomide payı ve uluslararası piyasalarda varlığı gelişmeye başladı ve bu çerçevede startupların teknolojileri ve faaliyetleri de yeni teknolojileri yerel hale getirme doğrultusunda ilerleme kaydetti.
2011 – 2016 yılları arasında yer alan beşinci beş yıllık kalkınma programında 26 petro kimya projesi çeşitli düzeylerde hayata geçirildi ve böylece ülkenin petro kimya ürünlerinin hacmine 5.1 milyon ton eklendi.
Bu dönemin en önemli hedefleri petro kimya sektörünü geliştiren projeleri doğalgaz ham maddesinin kullanarak hayata geçirmek ve petro kimya ürünlerinin katma değerini arttırmak ve bunu da yerli imkanlar ve kaynakları kullanmak ve özel sektörün sermayelerini cezbetmek ve araştırma geliştirmeye geliştirmekle gerçekleştirmekti.
Şimdi ise altıncı beş yıllık kalkınma programı başladığından beri bu sektörde yeni tesislerin geliştirilmeine başlandı. Bu tesislere Kave petro kimya kompleksi, Mercan petro kimya kompleksi ve Buşehr petro kimya kompleksinin birinci ünitesini örnek vermek mümkün. Bu tesisler cari yılda hizmete giriyor.
Petro kimya sanayii İran’ın milli ekonomisinde önemli rol ifa ediyor. Petro kimya sanayii petrol ve doğalgaz sektörlerinin dışında ülkenin ihracat hacmini geliştirmekte ve ekonomik büyümede en çok etkisi olan sektördür ve ülkenin petrol dışı ekonomisinde yer alan sektörlerin arasında ikinci sırada yer almaktadır.
Petro kimya sektörü ülkenin üretim sektörleri arasında ve ithalata alternatif üreten bir sektör olarak ülke ekonomisinde en başarılı sektördür, öyle ki kendi içinde büyüme üzerindeki etki bakımından söz konusu dönemde ülke ekonomisinin genelinde birinci sıraya yerleşmiştir.
Petro kimya uzmanı Abbas Kerimi bu konuda şöyle diyor:
İran petro kimya sanayii 50 yıllık mazisine dayanarak şimdi sıçrama aşamasına gelmiş ve dünya piyasalarında konumunu pekiştirmeye ve petrol üreten ülkeleri sollamaya başlamıştır. Bu sektör böylece yerli ve yabancı yatırımcıların yatırımlarını güvence altına alabileceğini ve İran sanayiinde ve ekonomisinde ve dünya piyasalarında etkili olabileceğini ve gelişme ve ilerlemeye devam edebileceğini ispat etmiştir.
Petro kimya uzmanı Kerimi buna karşın bu yolda bazı zorluklardan da söz ederek şöyle devam ediyor: İran petro kimya sanayiinde ilk mesele, sistematik eğilimden gafil olmak ve petro kimya sanayiinde değer zincirini umursamamaktır.
Son yıllarda beyaz eşya gibi bir çok sanayi sektörü yabancı polimerleri kullanıyordu, ancak bu polimerler şimdi ülkemizde üretiliyor ve kalite bakımından da yabancı örnekleri ile rekabet edebilece kalitede oldukları ifade ediliyor.
Hali hazırda İran’ın petro kimya ürünlerini üretme kapasitesi 32.7 milyon tona ulaşmıştır ki bunun bir bölümü hayata geçirilmiş ve geriye kalan kısmı da tamamlanmak üzeredir. Petro kimya sanayii, yerli ürünleri ithal ürünlerine kullanmayı amaçlayan ithalat alternatifi başlıklı stratejik bir programı hayata geçirerek son yirmi yılda ülkenin çeşitli sanayi sektörleri arasında birinci sıraya yerleşmiştir.
Hali hazırda Ortadoğu bölgesinde etilen ve poli etilen üretim kapasiteleri şiddetle artış kaydetmiştir. İran’da polimer ürünleri 2000 yılında 480 tondan hali hazırda yılda 5000 tona yükselmiştir. Bu sanayiinin büyüme hızı ise üretilen ürünler başka sanayilerde cezbedilmeden petro kimya sektörünü zor duruma sokabilir. Bu yüzden altıncı beş yıllık kalkınma programında petrol sektöründe petro kimya ürünlerinin değerlerinin korunması, petro kimya ürünleri üzerinde işlem yapan sanayilerin geliştirilmesi ve hükümetin yerli yatırımları özellikle az gelişmiş bölgelerde desteklemesi ile birlikte vurgulanmıştır.
Kuşkusuz yabancı yatırım, petro kimya sektörü için çok önemli bir konudur. Gerçekte yabancı sermaye cezbi tüm ülkeler için özel önem arzeden bir meseledir. Yine bu sermayeleri özellikle petrol üreten ülkeler başta olmak üzere petrol, doğalgaz ve petro kimya sektörlerinde cezbetmek ayrı bir öneme sahiptir. İran da bu kaideden müstesna değildir ve bir çok ülke İran’ın petro kimya sektörüne yatırım yapmayı arzu etmektedir. Aslında yabancılar için bu sektörde yatırım yapmayı cazip hale getiren konu, bu sektörün ham maddesini kolayca elde ediyor olması, petro kimya sektörünün mazisi ve uygun altyapılara ve İranlı uzman güce sahip olmasıdır.
Hal böyleyken İran’ın petro kimya sanayii yabancı sermaye cezbi bakımından da özel bir konum elde ettiği anlaşılıyor. Bu yüzden ABD ve Başkanı Trump’ın Bercam nükleer anlaşması ile ilgili tehditleri en çok İran’ın ekonomik altyapılarını hedef almaya çalışıyor. Bu çerçevede Amerika İran’ın petro kimya sektörüne ilgi duyan Fransa, Almanya, Japonya, Güney Kore, Hollanda, Çin ve diğer bazı ülkelerin büyük firmalarına baskı uyguluyor.
Buna karşın İran petro kimya sektörü yabancı yatırımcılar için cazibesini korumaya devam ediyor, nitekim bu sektörde 80 yeni proje ile 90 milyon ton üretim kapasitesi artışı öngörüldüğü belirtiliyor. Yabancı yatırımcılar ise ABD’nin baskılarına rağmen İranlı firmalarda bu sektörde birlikte çalışmak istiyor.
Gnel bir değerlendirmede İran petro kimya sektörünün imkanları ülke ekonomisinde büyük bir yeri bulunuyor ve İran İslam Cumhuriyeti’nin yerli ürünlere destek vererek ekonomisini güçlendirmeye ve yatırım güvencelerini takviye etmeye ve iş güvenliğini temin etmeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Sonuçta İran Ortadoğu bölgesinin bir numaralı gücü olmak ve dünyada petrol ve enerji piyasalarında anahtar konuma gelmek için hız kesmeden yoluna devam ediyor, nitekim bu hedefe ulaşmak düşmanların tüm komplolarına karşın mümkün olduğu gözleniyor.