Kasım 11, 2019 12:22 Europe/Istanbul
  • Üretimin Gelişmesi, Kalkınmanın Ekseni-6

Bugünkü bölümümüzde insani sermaye ve iş gücünün üretimdeki rolüne değinmek istiyoruz.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei şöyle buyurmaktadır:

"İran dünya nüfusunun yüzde 1'ine kadarına sahip olmasına rağmen dünya maden rezervlerinin yüzde 7'isini elinde bulundurmaktadır. Zengin yeraltı kaynakları, Doğu, Batı, Kuzey ve Güney arasındaki emsalsiz coğrafi konumu, büyük milli piyasa, 15 komşu ve 600 milyonluk bölgesel piyasa, uzun sahil hattı, tarımsal ürünler ve ekinlerin çeşitliliği, verimli toprakları, çeşitli ve geniş ekonomisi, İran'ın belli başlı kapasitelerinden sayılır. Söylenenlere göre İran kullanılmamış ve el değmemiş doğal ve insani kaynaklar açısından dünyada ilk sıraya yerleşmektedir. Kuşkusuz siz mümin ve çalışkan gençler bu kapasiteden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz. İran, ekonomik gelişme vizyonunun ikinci onyılında geçmişte elde ettiği getirilerden ve mevcut kapasitelerden yararlanıp üretim ve milli ekonomiyi geliştirmek yoluna girmelidir. "

Bugünkü sohbetimize İran'ın servetleri ve zenginliklerine değinen İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei'nin sözleri ile başladık. İslam İnkılabı Lideri'nin gençleri, fırsatları ve imkanları kullanma yolunda yaratıcı ve kabiliyetli güç olarak adlandırması ekonomik gelişme ve üretimin artmasındaki insani gücün önemine vurgu mahiyeti taşıyor. 

Günümüzde bilim ve teknolojinin gelişmesi ile insani güç de ülkelerin ekonomik gücü ve servetinin artmasında belirleyici ve önemli bir bileşen olarak tanınmaya başlamıştır. İnsani güç yapıcı ve doğru şekilde ekonomide rol oynarsa ekonomik faaliyetlerde katma değerin artmasına, ürünlerin ve mamullerin kalitesinin artmasına ve iç ve dış piyasalarda rekabet zemininin de oluşmasına yer açacaktır. 

İşgücü üretimin önemli etkenlerinden biridir. İşgücü bileşeni, fiziki faaliyet, yaratıcılık, düşünce ve fikir özelliklerinden oluşarak maddi kaynaklarda olumlu değişikliklere neden olup hizmet ve ürün üretiminde faydalı olacaktır. Bu üretim etkeninin diğer üretim etkenlerine göre önemi ise diğer alanlarda yaşanan fiziki ve maddi eksiklikler ve kısıtlamaları büyük oranda telafi etmesi ve gidermesidir. Böylece işgücü üretimde temel bir destek sayılır. 

Zamanın geçmesi ile üretim sürecinde yaşanan değişikliklerle işgücünün rolü, sade işgücü yani fiziki çalışmak ve güçten, insani sermaye yani bilim ve beceriye dönüşmüştür. Halihazırda ise bilim ve beceri üretimin en önemli etkenlerinden biri sayılır. 

Ekonomik literatürde insani sermaye tamamen ekonomik bir kavram olarak kullanılmaktadır. Böylece insanın niteliksel özellikleri de bir tür sermaye sayılmaktadır. Bu özellikler üretimin ve verimliliğin artmasına ve sonuçta da gelirlerin ve refah düzeyinin artmasına neden olacaktır. Günümüzde işgücü artık niteliksel bir etken olarak üretim ve gelişme alanında ele alınmıyor. Artık işgücünün kalitesi ve randımanın artması ve de verimliliğin artması, yaratacağı sonuçlardan dolayı önem taşımaktadır. Randımanın artması özellikle de işgücünün randımanının artması tüm ekonomik ve toplumsal faaliyetleri etkilemektedir. Örneğin sanayi alanında işgücünün randımanının artması ile üretim kapasitesi, ürün kalitesi arttırılabilir, masraflar ve fiyatlar düşüreülebilir ve yatırımcılığın kârı artabilir.

İşgücünün randımanının artmasındaki önemli etkenlerden biri de eğitimdir. Eğitim işgücünün kabiliyetleri ve becerilerinin arttırılmasındaki önemli bileşenlerinden sayılır. Bu doğrultuda bilimsel ve akademik merkezler, araştırma ve eğitim merkezlerin büyük bir sorumluluğu vardır. Bu merkezler doğru eğitmek sureti ile işgücünün kabiliyet düzeyini arttırabilir. Eğitilmiş ve kalifiye işgücüne sahip olan bir ülke gerçekte toplumsal ve kültürel ayrıca ekonomik gelişmede önemli ve kilit rol oynamaktadır. 

İran 80 milyon'u aşkın nüfusu ile 15 ila 65 yaş arası  55 milyon iş gücü ile büyük bir işgücü kapasitesine sahiptir. Gençlik ve çalışma bakımından İran'da 15 ile 45 yaşları arasında 33 milyon kişi mevcuttur. İran İslam Cumhuriyeti'nin önemli getirilerinden biri de son kırk yılda ülkede eğitim ve bilimsel merkezlerin ciddi derecede artmasıdır. Günümüzde 2 bin 600'ü aşkın bilimsel ve araştırma merkezi ülke çapında faaliyet göstermektedir. Ülke nüfusunun 15 milyon kadarı mühendislik, tıp, beşeri bilimler ve sanat dallarında ya eğitim görmektedir ya da mezun olmuştur. İran özellikle de mühendislik dallarında dünyada önde gelen ülkeler arasında yer almaktadır. 

Eğitimin yanı sıra, kabiliyetlerin arttırılması işgücünün kalitesinin arttırılmasında büyük bir rol oynamaktadır. Günümüzde kabiliyetleri arttırma, üretimin gelişmesi ve istihdamın artmasında önemli bir etken olup verimli ve kalifiye insani gücün sağlanmasında belirleyici bir rol oynamaktadır. 

Bu doğrultudaki kabiliyetlerin arttırılması, hem sanayi  hem de işgücü piyasasının kamu maharetlerinin kalitesinin arttırılması ile alakalıdır. Ayrıca teknolojik değişimlerden dolayı randımanları düşen işgücü de maharetlerini güncellemeli ve tamamlamalıdırlar. Bu yüzdendir ki sanayileşmiş toplumlarda eğitim alanındaki yatırımcılıkların  önemli önceliklerinden birinin de mesleki maharetlerin eğitimi olduğunu görüyoruz. Mesleki ve profesyonel maharetlerin eğitimi,  işsizlik oranını azaltma, toplumsal sorunları azaltma, daha iyi bir yaşam için kişilerin kabiliyetlerinin arttırılması, psikolojik sağlık ve hijyenin artması, beklenen yaşam süresinin artması, iş ve mesleki hayatın gelişmesi, insani ve toplumsal ilişkilerin geliştirilmesi, toplumsal değerler ve normların aktarılması ve kişilerin sosyalleştirilmesi gibi nedenlerden dolayı toplumsal değişikliklere de yol açmaktadır. 

Geçmişte maharetler ve becerilerin arttırılması İran'ın ekonomik faaliyetlerinin temelini oluştururdu. Öyle ki kişiler düşük yaşlardan beri bir veya bir kaç mahareti öğrenmeye çalışıp gelecekte mesleki açıdan sorun yaşamamaya gayret ediyorlardı. Böylece her meslek kuşaktan kuşağa aktarılıyordu. Son onyıllarda ise ülkenin eğitim sisteminin hedeflerinden biri de bilime kuşanmış eğitim görmüş işgücünün çalışmaya hazırlanmasıdır. Bu çerçevede kalifiye ve etkin işgücünün yetiştirilmesi için mesleki eğitim süreçleri ve kurslarına büyük bir yatırım yapılmıştır. 

İran'da bu alandan sorumlu kurum ise Mesleki ve Teknik Eğitim Örgütü'dür. Bu örgüt yıllık olarak 1.5 milyon kişiye hizmet vermektedir. Bu örgüt 550'yi aşkın eğitim merkezi, 21 bin eğitmeni, 11 bin 700'ü aşkın özel sektöre bağlı merkezleri ile toplumun büyük bir kesimine hizmet vermektedir. Bu merkezlerde orta eğitim görmüş öğrencilerden, üniversitelerde yüksek öğretim ve mezun öğrencilere kadar eğitim görmektedirler. Öyle ki 28 akademik merkezde bile mesleki danışmanlık ve mesleki beceriler eğitim merkezleri kurulmuştur. Bu örgütün alt kanatlarından biri de kırsal ve aşiretler bölgesindeki eğitim düzeyinin arttırılması üzere kurulan gruplardır. Tarımsal alandaki faaliyetler ise İran Tarımcılık Bakanlığının desteği ile yürütülmektedir.

Kalifiye işgücünün yetiştirilmesi doğrultusundaki faaliyetler, bu kez İran garnizonlarında  askerlerin de mesleki eğitim görmelerine neden olmuştur. Tabii askerlerin asıl görevi toprak bütünlüğünü korumak ve güvenliği sağlamaktır. Ancak bu kutsal amacın yanı sıra İran silahlı kuvvetleri askerleri mesleki olarak eğitip onların teknik kabiliyetlerini arttırarak İslam İnkılabı Rehberi'nin bu seneyi" Üretimin gelişmesi" olarak adlandırması doğrultusunda adım atmak istiyor.