Nisan 20, 2020 17:06 Europe/Istanbul

Bu bölümde geçen sohbetimizde olduğu gibi kalp ve damar hastalıkları ile ilgili konuşacağız.

Geçen bölümde kalp ve damar hastalıklarının türleri, teşhis ve tedavi yöntemleri ile ilgili konuştuk. Bu bölümde bu tür hastalıkların önlenmesi, bu hastalıklar ile ilgili yanlış düşünceleri ve tehlikeli davranışlar hususunda konuşmak istiyoruz. 

Siz de doğru yaşam tarzı ile kalp ve damar hastalıklarından kendinizi koruyabilirsiniz. Sohbetimizin devamında kalp hastalıklarını önlemek ve kontrol etmek ve kalbinize yardımcı olmak adına bazı tavsiyelerde bulunmak istiyoruz. 

Kalp hastalıkları ölümün asıl nedenlerinden biri olabilir. Ancak bu bir kader meselesi değildir ve siz de bunu kabul etmek zorunda değilsiniz. Tabii genetik, cinsiyet ve yaş ile ilgili kimi tehlikelerden tamamen kurtulmak zor ancak kimi önlemler alarak kalp hastalıklarının hayati riski ve zararlarını en aza indirebilirsiniz. 

Kalp ve damar hastalıklarında tehlikeli davranışlardan biri de sigara içmektir. Sigarada veya her hangi bir tütün ürünündeki kimyasal maddeler damarlarınız ve kalbinize ciddi zararlar verip atar damarlarınızın daralmasına neden olur. Bunun sebebi de bu kimyasal maddelerin kandaki plaketlerinin  artmasına ve damarların sertleşmesine neden olmasıdır. Ayrıca sigara içmek tansiyonu arttırır. Böylece hem daralan damarlar hem de artan tansiyon kalp ve damar hastalıkları özellikle de kalp krizi ihtimalini epey arttırmaktadır. Hafta içerisinde genel olarak her gün 30 dakikalık düzenli bir spor ve egzersiz kalbinizi ve kan dolaşımınızı güçlendirir. Fiziksel faaliyet size kilonuzu da kontrol etmeniz için yararlı. Spor yapmak yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve diyabetin de tedavicisi ve hafifleticisidir. 

Sağlıklı bir beslenme düzenine uyarak yaşamak sağlıklı bir yaşam sürdürmek için şart. Doymuş yağların, yüksek sodyumlu ve şekerli besin maddelerinin tüketiminin kısıtlanması ve azaltılması kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini de azaltmaktadır. Sağlık bir beslenme düzeninde, taze meyve, sebze ve tahılların bol tüketimi, aşırı tuz ve şekerden kaçınma ve yağlı yemeklerin az tüketilmesi öncelik taşımaktadır. Oldukça doymuş yağlı, trans yağlı ve kolesterol içeren yemekler ve besin maddelerinden uzak durmaya çalışın. 

Haftada bir kaç öğün balık tüketmeye çalışın. Ayrıca düzenli olarak kilonuzu, tansiyonunuzu, kolesterol, trigliserit düzeyini ve diyabetin olup olmadığını kontrol edin. Alkol kullanmayın ve stresinizi yönetmeye çalışın. Yeterli uyku sağlıklı bir yaşam için şart. Düzenli olarak total tahlil yaptırın ve doktorunuza baş vurun. Ayrıca doktor tarafından size verilen ilaçları düzenli olarak kullanan ve başına buyruk bir şekilde bu ilaçları kesmeyin. 

Sohbetimizin devamında kalp ve damar hastalıkları hususunda hastalara daha çok zarar veren yanlış düşünceler ile ilgili tavsiyelerde bulunacağız. 

Yaygın olarak kalp ve damar hastalıklarına yakalanmışsanız o zaman dinlenmeniz düşünülmektedir. Ancak bu durum kanın ayaklarda birikerek pıhtılaşmasına neden olup fiziksel faaliyetlerinizin azalmasına da sebebiyet verir. Fiziksel faaliyet kaslarınızı güçlendirir doğal olarak da kalp kasları da güçlenir. Böylece kan beyine ve iç organlara daha rahat bir şekilde pompalanır. Bu da sağlığınıza ve rahatlığınıza neden olur. Siz de doktorunuza hangi sporları yapabileceğinizi sormalı ve bu egzersizlerin süresini de belirlemelisiniz. 

Kolesterol düşürücü ilaçlar alan kişiler ise istedikleri yemekleri ve içecekleri tüketebileceklerini düşünüyorlar. Tabii doymuş yağ tüketiminizi azaltıp böylece bu ilaçların etkinliğini arttırabilirsiniz. 

Yanlış ve yaygın düşüncelerden biri de yüksek tansiyonun illa yukarı yaşlarda iyi olmasıdır. Ancak yaş arttıkça damarların iç duvarları sertleşir ve damarlar daralır. Bu da kanın pompalanması için daha fazla güce ihtiyaç duyulduğu anlamındadır. Kalbin daha fazla ve daha sıkı atması zaman içerisinde damarların iç duvarlarına zarar vermektedir.

Kimi diyabet hastaları diyabet ilaçlarını kullandıkları durumda artık kalp hastalığına yakalanmayacaklarını düşünüyorlar. Diyabet ilaçları kanınızda şeker düzeyini düşürür. Kanın doğal şeker düzeyinin korunması böbrek hastalığı ve sinirsel bozukluklar gibi mikrop ve virüse dayalı damar hastalıklarının yan etkilerinin korunması için önem taşımaktadır. Ancak kandaki şekerin kontrol edilmesi büyük damarları daha az etkilemektedir. Siz de diyabet ilaçlarını mikrop ve virüse dayalı hastalıkların yan etkilerini azaltmak için doktorun izni ile kullanabilirsiniz. 

Kalp hastalıklarına yakalanma riskinin vitaminler ve tamamlayıcı ürünlerin tüketimi ile azalması kanısı da yanlıştır. Şimdiye kadar belirsiz nedenlerden dolayı vücut  en iyi vitaminleri ve mineralleri besin maddelerinden alır. Vitaminler ve mineralleri aldığınızda emin olmak için doktorunuza danışmalısınız. Kimi kişiler yıllarca sigara içtikleri için sigarayı bırakarak kalp ve damar hastalıkları riskinden kurtulamayacaklarını düşünüyorlar. Aslında sigarayı bıraktığınız an onun avantajları da görülmeye başlar. Hangi yaşta olursanız olun, ne kadar süre sigara içmişseniz için, günde kaç sigara içmişseniz yine de bırakmak için bunların önemi yoktur. Sigarayı bıraktığınız bir yıllık bir sürede kalp krizi geçirme riskiniz yüzde 50 kadar azalır. 

Kalp hastalıklarının daha çok erkeklerde görüldüğü iddiası da yanlış bir iddiadır. Yaşın ilerlemesi ile doğal olarak hastalığa yakalanma riski iki cinsiyet için de artar. Diğer yanlış kanı ise kalp hastası olanların daha az yağlı yemek kullanması şartıdır. Evet bu doğrudur siz de doymuş yağlı, hidrojenli ve trans yağlı yağları kullanmamalısınız ancak  doymamış yağlar içeren bitkisel yağlar ve besin maddeleri almanız gerekli bir husustur. Gerçekte Omega 3 yağlı asitleri içeren balıkların tüketimi örneğin somun balıklarının haftada iki kez tüketilmesi kalp hastalıklarına yakalanma riskini de azaltır. Siz az yağlı ürünleri, yağlı balıkları, kuru meyveleri ve de zeytin yağını beslenme düzeniniz çerçevesinde tüketebilirsiniz. Kırmızı et tüketmekten mümkün mertebe sakının. Bunun yerine beyaz et veya balık eti tüketmeye çalışın. 

Kimileri ufak kalp krizlerinin önemli ve tehlikeli olmadığını düşünüyorlar. Ufak bir kalp krizi aslında daha büyük bir kalp hastalığının göstergesi ve gelecek krizlerin uyarıcısıdır. O zaman kalbinizde en ufak değişiklik halinde bile kalp ve damar uzmanlarına baş vurmanız şart. 

Kalp ve damar hastalıkların yakalananların bazıları cerrahi, anjiyoplasti, baypass'ın ardından sürekli olarak hastalıklarından kurtulduklarını zannediyorlar. Tabii anjiyoplasti ve baypass ameliyatları göğüsteki ağrıları ve sorunları büyük oranda azaltır ve hayat kalitesini arttırır ancak bu tıbbi girişimler ve tedaviler bile damar sertleşmesini önleyemez ve zaman içerisinde yine aynı sorunlar baş gösterebilir. 

Damar sertleşmesi devam ederse damarlarda yağlı plaketler oluşur böylece damarlar yavaş yavaş tıkanmaya başlar  bu da kalp krizi ve beyin krizi riskini de arttırmış olur. Siz de anjiyoplasti veya baypass'ın ardından yüksek kolesterol veya tansiyon, uygun olmayan beslenme düzeni, sigara içmek veya egzersiz yapmama gibi kötü alışkanlıkları düzeltmeniz şart.

Hava kirliliği, bulaşıcı olmayan hastalıklar, aşıyı göz ardı etme ve düşük sağlık hizmetleri ve imkanlarından yararlanma 2019 yılında sağlığı tehdit eden hususlar olarak belirlenmişlerdir. 

Diyabet, kanser ve kalp hastalıkları gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar toplamda dünyadaki ölümlerin yüzde 70'inin nedeni olarak belirlenmektedir. Böylece dünyadaki 41 milyon ölümün bu hastalıklardan dolayı olduğu söylenmelidir. 

Dünya Sağlık Örgütü yeni yılda hükümetler ile küresel sağlık hedeflerine ulaşmak için özellikle de 2030 yılına kadar hareketsizliği yüzde 15 azaltmak doğrultusunda bir projeyi ortak bir şekilde uygulama hususunda iş birliği yapmak istiyor. Bu proje çerçevesinde günlük olarak insanların daha fazla aktivitede bulunması planlanmaktadır. Bu sohbetimizde değinilen hususların yanı sıra hareketliliğinizi arttırmanız kalp ve damar hastalıklarını da önleyebilir ve bu hastalıklardan doğan yan etkileri de azaltabilir. Bunun sonucunda ise toplum bireyleri daha fazla refah ve sağlık içerisinde yaşayabilirler.