Temmuz 06, 2020 12:53 Europe/Istanbul

Bu bölümde geçen bölümün devamında Alzheimer hastalığı ile ilgili konuşacağız.

Yapılan araştırmalar Alzheimer hastalığına ve kimi demans hastalıklarına yakalanma riskinin azaltılabileceğini gösteriyor. Bu ise uygun beslenme, egzersiz ve spor, zihinsel ve toplumsal faaliyetler ve streslerin kontrol edilmesi ile gerçekleşebilir. Sağlıklı bir yaşam sürdürerek Alzheimer hastalığının belirtilerini ve sorunlarını azaltmak mümkün. 

Dünya çapındaki araştırmacılar  Alzheimer hastalığının tedavisi için çalışmaktadırlar. Ancak bu hastalığa yakalanma oranının artması ile bu araştırmacılar da daha fazla bu hastalığın önlenmesine odaklanmışlardır. Risk oluşturan nedenler ve etkenlerin tanınması ile beyninizin sağlığını en üst düzeyde koruyup bilişsel becerilerinizin geliştirilmesi için iyi etkin adımlar atabilirsiniz. 

 Alzheimer hastalığı birçok tehlikeli etkenden kaynaklanan karmaşık bir hastalıktır. Yaş ve genetik gibi etkenler kontrol edilemez durumlardır. Ancak birçok risk oluşturucu etken sizin kontrolünüzdedir. Sohbetimizin devamında sizin kontrol edebileceğiniz hususlara değinmek istiyoruz. 

Yapılan Araştırmalar ise düzenli sporun ve egzersizin  Alzheimer hastalığına yakalanma riskini yüzde 50 kadar azaltacağını ayrıca bilişsel sorunların gelişmesinin hızını düşüreceğini gösteriyor. Hafta içerisinde en az 150 dakika orta hızlı bir şekilde egzersiz yapın. Sizin için ideal durum ise kalp atışlarınızı arttıran hareket ve egzersizler yapmanızdır. Bu çerçevede vücut geliştirme çalışmaları da yapılır. Başlangıç için yürüme ve yüzme uygun faaliyet olur. Evi temizleme, bahçıvanlık ve benzeri ev işleri de uygun girişimlerden sayılır.

Yaşın ilerlemesi ile vücuttaki adale oranı azalır. Güce dayalı egzersizler ise adale hacmini arttırıp beynin  sağlığının sağlanmasına yardımcı olur ve uygun kiloyu garantiler.  Vücut geliştirme ve aerobik faaliyetleri  beraber yapıldığında ise bu hastalığın önlenmesi için en uygun yöntemdir.  65 yaşı üzerinde olanlar ise haftalık egzersiz programlarında 2 ila 3 kez de güce dayalı egzersizleri yapmaları ve böylece Alzheimer hastalığına yakalanma riskini yüzde 50 azaltılmaları tavsiye edilmektedir. 

Geçen bölümde de değindiğimiz gibi düşme sonucu kafaya gelen darbe de demans veya Alzheimer hastalığına yakalanma riskini arttırabilir. Bu yüzden dengeye dayalı egzersizler ve sporlar da sizi dengeli hale getirip düşmenizi engelleyebilir. Yoga'yı da denemenizde fayda var. 

Tai Çi veya  denge topları ile egzersizler de size yardımcı olabilir. Şimdiye de bedensel faaliyetlerde bulunmayıp statik bir hayat sürdürmüşseniz o zaman spora ve egzersizlerinize ağır bir şekilde başlamayın. Asansör yerine merdivenleri kullanmak gibi sade egzersizler ile işinize başlayabilirsiniz. Ayrıca düzenli spor ve egzersiz sırasında salgılanan Endorfin de hafızanızın iyileşmesine yardımcı olabilir. 

Uygun bir beslenme rejimi, Alzheimer hastalığının önlenmesinin yardımcı olan bir başka yöntemdir. 

Alzheimer hastalığında, insüline karşı tepkiler yüzünden beyin hücreleri arasındaki bağlar da nöronlar da zarar görür.  Alzheimer hastalığı kimi zaman da  beyin diyabeti ismi ile de anılmaktadır.  

Doğru ve düzenli beslenme ise iltihaplanmayı azaltıp, doğal enerjinin artmasına ve beynin sağlıklı kalmasına neden olur. Epidemolojik araştırmalar ise  Akdeniz diyetine sahip olmanın bilişsel sorunları ve Alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltacağını gösteriyor.  Akdeniz diyeti, bol sebzeli, bakliyatlı, tahıllı, balıklı, zeytin yağlı olup  az yağlı süt ürünleri ve kırmızı etten oluşmaktadır. 

 

 Araştırmacılar ise  Nöroglia hücrelerinin beyinden zehirleri uzaklaştırarak Alzheimer hastalığına yakalanma riskini azalttığını söylemektedirler.  Zencefil, yeşil çay, yağlı balıklar, soya ve dut türlerinin bu hücreleri korumaya yardımcı olduğu söylenmelidir. Bu çerçevede trans ve doymuş yağların alınmasından da sakının. Çünkü bu yağlar iltihaplara neden olur. Bu çerçevede daha az yağlı süt ürünleri,kırmızı et, hazır yemek, kızartılmış yemekler ve işlenmiş yemekler tüketin. 

Belgeler ve araştırmalar ise  Omega 3 yağları asitlerindeki DHA oranının  demans ve Alzheimer hastalığını önleyebileceğini gösteriyor. Bu çerçevede  somon balığı, alabalık, sardalya ve tamamlayıcı yağlar tüketin. Antioksidan içeren meyva ve sebzelerin tüketilmesi özellikle de brokoli gibi sebzeler ve dut, vişne ve kiraz gibi meyvaların tüketilmesi de önerilmektedir. 

Kanınızdaki insülin ve şeker oranınızı kontrol etmeyi ihmal etmeyin. Gün boyunca bir kaç hafif öğün yapın ve işlenmiş, karbohidratlı yemekler ve ürünlerden uzak durun. Yeşil çayın düzenli olarak alınması ise hafızanıza yardımcı olup beynin yaşlanmasını erteler. Yapılan araştırmalar da günlük olarak 2 ila 4 fincan çayın çok faydalı olabileceğini gösteriyor. Ayrıca Kahve almanızda da fayda vardır. Asit folik, B12, D vitaminleri, balık yağı almanız da size beyninizin sağlığının korunmasında size yardımcı olur. Doktorunuza ilaçları alırken tamamlayıcı maddeleri tüketmeden önce muhakkak danışın ve başına buyruk bir şekilde bu tamamlayıcıları almayın. 

Yeni konuları öğrenmek isteyen ve beyinlerini çalıştırmak isteyen kişiler daha az Alzheimer ve Demans hastalıklarına yakalanırlar. O zaman zihinsel olarak faaliyet yapmayı ihmal etmeyin. Yeni bir dilin öğrenilmesine başlamanız, yeni bir musikiyi denemeniz, kitap okumaya başlamanız veya yeni bir eğlenceye başlamanızda fayda vardır. Ne kadar daha fazla beyninizi sorunlar ile karşılaştırsanız o kadar kendinize yardımcı olmuşsunuz demektir. Yapbozla oynamanız, bilmece çözmeniz ve fikirsel oyunlar ile uğraşmanız, Sudoku, satranç oynamanız, günlük tutmanız, şiir söylemek, yeni bir yolu kullanmak, alışkanlıkları farklı şekilde yapmak gibi faaliyetler uygun faaliyetlerdirler. 

Uykunuzun kalitesine çok dikkat edin. Çünkü yeni araştırmalar da uyku sorunlarının Alzheimer belirtilerinden olmadığını ancak bir risk sayıldığını gösteriyor. Uyku bozuklukları ile ilgili araştırmalar ise  kötü bir uyku düzeninin beyindeki Amiloid Beta'nın çoğalması ile doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor.  Akşamları uyku yetersizliği, konsantrasyon azalmasına neden olup kişinin davranışlarını da etkilemektedir.  Yetişkinler en az 8 saat kadar uykuya ihtiyaçları bulunmaktadır. 

Uyku sırasındaki solunum duraklamalarından kaynaklanan ve uyku düzeninin bozulmasına sebep olan önemli bir hastalık sayılan uyku apnesi ve uyku ritmi bozukluğu gibi sorunların giderilmesi ile uykunun kalitesi ve seviyesi arttırılabilir. Sohbetimizin devamında uykunuzun kalitesini arttırmak için bazı tavsiyelerde bulunacağız. 

Düzenli bir şekilde yatağa gitmek, uyumak ve uyanmak doğal ritmin sağlanmasına neden olup beynin saatini de düzenli olarak çalıştırır. Kimi durumlarda ise kestirmek ise özellikle de yaşlılar için iyi bir yöntem sayılsa da ancak uykusuzluğu da tetikleyebilir. Günlük uykunun en fazla 30 dakikaya indirilmesi bu yönde size yardımcı olabilir. Yatağa gitmenin hemen öncesinde televizyon izlememeye, çalışmamaya, cep telefon ve bilgisayarınıza bakmamaya gayret edin. 

Sıcak su ile duş alma, ışıkları azaltma, yumuşak ve hafif egzersizler yapma gibi huzur veren girişimler, uykudan önce beyne iyi sinyaller göndererek derin uyku için zemin hazırlar. Kendinize mırıldanmayı kesin. Sinirsel baskı ve stres olduğunda, kendinizle mırıldanmanız uykunuzu engellediğinde  20 dakika kadar yatak odanızdan çıkın ve kendinizi avutun ve sonra yatak odanıza geri dönün. 

Sinirsel baskıları ve streslerinizi yönetmeye çalışın. Uzun süreli sinirsel baskılar ise beynin hipokampt bölgesinde yapısal sorunlara neden olup beyne ciddi zarar verir. Ayrıca sinirsel hücrelerin gelişmesini engeller ve Alzheimer hastalığına yakalanma riskini de arttırır. Sinirsel baskılarınızı ispatlanan teknikler ile azaltmanız mümkün.  Derin ve yavaş nefesler, yoga ve meditasyon, yürüyüş yapmak ve sıcak su duşu, bu yükü azaltabilir. Ayrıca araştırmalara göre  maneviyat ve beyin sağlığı arasında da bağ olduğu görülmüştür. Bu çerçevede düzenli olarak namaz kılmak ve dini faaliyetlerde bulunmak sizi sinirsel baskıların yıkıcı etkilerinden korur. Eğlenceniz için de zaman ayırmanız şart. Şakacı olmayı da unutmayın. Gülmek sinirsel baskıları azaltmakta çok etkili bir yöntemdir. 

İnsan, toplumsal bir varlıktır. Araştırmalar ise daha fazla toplumsal bağa sahip olanların, hafıza ve bilişsel  testlerde de daha iyi sonuçlar alacağını gösteriyor. Toplumsal olarak aktif olmak, demans ve Alzheimer hastalığını önleyebilir. Bu yüzden  dostlar ve tanıdıklar ile ilişkilerin korunması bir önceliktir. Toplumsal ilişkilerin kalitesinin önemli olduğunu unutmayın. Bu çerçevede yüz yüze konuşmak çok büyük bir etki yapmaktadır. 

Gönüllü faaliyetler, toplumsal bir gruba katılmak, sınıflara katılmak, telefon veya e-posta aracılığı ile temaslar, sinema, park, müzeler, ve camiler gibi kamu alanlarına katılmak, yaşlıların yalnızlaşmasını ve çevresindekiler ile irtibatlarını korumak için etkili girişimlerdir.  Sigara ve alkol alınmaması, kolesterol düzeyinin ve kan şekerinin ve kilonun kontrol edilmesi de bu hastalığın önlenmesinde çok faydalıdır. 

Son olarak da Alzheimer hastalığının kesin olarak önlenmesi için bir önlemin olmadığı söylenmelidir. Alzheimer ve Demansın baş göstermesinde birçok sebep söz konusudur.  Ancak hayat tarzının değiştirilmesi beyin sağlığının korunmasına da yardımcı olabilir.