Temmuz 23, 2020 13:37 Europe/Istanbul

Bu bölümde geçen sohbetimizin devamında tiroit hastalıkları ile ilgili konuşacağız.

Tiroit hormonları,  boğazın ön tarafında kelebek benzeri tiroit bezinin kimyasal salgılarındandır.  Sağlıklı insanların tiroit bezi  yeteri kadar T4 adı ile de bilinen Tiroksin ve T3 adı ile de bilinen Tri Yedo-tironin  üretir. Bunlar ise vücudun etkili performansında önemli role sahipler. Bu hormonlar  vücudun metabolizmasını dengelerler. Ne kadar kalori yakmamız gerektiğini, ne kadar sıcak olmamızı ve kilomuzu ayarlarlar. Ayrıca kalp gibi kimi organlarda da bu hormonlar etkili olup metabolizmayı artırırlar. 

Geçen sohbetimizde daha çok hipotiroizm ile ilgili konuşmuştuk şimdi ise hipertiroidizm ile ilgili konuşacağız.  Bu durumda daha fazla tiroit hormonları vücut dokularına gönderilir.   Hipertiroidizm için farklı sebepler söz konusu olsa da ancak belirtileri  hipotiroizminkinin benzerleridir.

Hipertiroidizm hastalarının vücudunda metabolizma hızlandığı için bu kişiler etraftaki insanlara göre daha sıcak hisseder kendilerini ve genellikle daha fazla yemek tüketirler ancak yine de az kilolu olurlar.    Kimi hipertiroidizm hastaları ise  iştahları arttığı için birden bire kilo alabilirler.  Bu hastalar hep yorgunluk duyup uyku bozuklukları da yaşarlar. 

Ellerinin titremesi, kalp atışlarının düzensiz olması ve hızlanması da yaşayan bu hastalar  çıtkırıldım ve kolay üzülen tiplere de dönüşebilirler.  Hipertiroidizm aşırı seviyelere ulaşırsa   o zaman kişide nefes darlığı, göğüs kafesi ağrısı ve kaslarda ağrı da yaşanabilir.  Kusma, kaşınma, kalp yetmezliği, beyin krizi ve nadiren de psikolojik sorunlar da bu tip hastaların sorunlarından olabilir. 

Hipertiroidizm  farklı nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir 

Tiroidin aşırı faaliyet göstermesi ve ardından da aşırı tiroit hormonlarının salgılanması ile kişi  Graves hastalığına yakalanır. Ya da  tiroit bezinde kümeler veya düğümler oluşup faaliyetini arttırabilir.  Tümör bir taneyse tek düğümlü Graves hastalığı ve tümörler kaç tane ise kümeli Graves hastalığı adlandırılır. 

Tiroit bezinin iltihap kapması da mümkün. Buna tiroidit adı verilir. Bu durumda  tiroitte depolanan tiroit hormonları salgılanır ve böylece hipertiroidizm ortaya çıkar. Bu durum bir kaç haftada veya bir kaç ay devam edebilir.   Kimi kişiler  gerektiğinden daha fazla tiroit hormonlarını vücutlarında yakabilirler. Böylece yine de hipertiroidizm söz konusu olur.  Amiodaron ve Lugol Solüsyonu gibi ilaçlar büyük oranda iyot içermektedir.  Bu tür ilaçların da kimi kişilerde hipertiroidizme yol açabilir. 

Şimdi de sohbetimizin devamında hipertiroidizmin belirtilerinin neler olduğuna bakalım. 

Dakika içerisinde 100-120 kalp atışı veya daha fazlası, tansiyonun hafif şekilde yükselmesi, aşırı duyarlı olmak,  terlemenin artması, kasların özellikle de omuz, bacak ve makatta  kaslarının zayıflaması, ellerin titremesi,  iyi iştaha rağmen kilo vermek, saçların dökülmesi, tırnağın etinden ayrılması, parmak uçlarının iltihaplanması ve ödemli hale gelmesi,  üst kirpiğin yukarıya doğru çekilmesi,  cilt kalınlığının değişmesi,   sindirim sisteminin hareketlenmesi, guatr,  adet dönemindeki kan gelmesi sıralarının azalması, erkeklerde göğüslerin büyümesi, ayak bileği önündeki cildin kalınlaşması ve gözlerin yuvalarından öne çıkması bu göstergelerden ve belirtilerden sayılır. 

Bu belirtilerin çoğu ise  hipertirodizm tedavisi ile iyileşirler. Ancak diğer belirtiler ayrı ayrı tedavilere ihtiyaç duymaktadırlar. 

Hipertiroidizm hastalığının en bariz şekli ise Graves hastalığıdır.  Graves hastalığı  kişinin bağışıklık sistemi bozukluğu hastalığıdır.  Doğal olarak vücuttaki bağışıklık sistemi  vücudumuzu zararlı bakteriler ve virüslere karşı korur ancak bu hastalıkta  bağışıklık sistemi  vücudumuzun dokularına saldırır. Bu hastalıkta vücut panzehir salgılasa da ancak bu tiroidin dürtülmesine ve  aşırı hormonun salgılanmasına neden olur.   

Graves hastalığı akrabalarda da görülen bir hastalıktır.  Kadınlarda bu hastalığa yakalanma oranı erkeklere göre 5 ila 10 kat daha fazladır. Graves, Haşimoto adı ile de bilinen kronik tiroidit gibi bağışıklık sistemi hastalıkları, saçların erken beyazlanması, tatlı diyabeti, artrit ve vitiligo hastalığı ile de beraber olabilir. 

Hipertiroidizm üst kirpiğin yukarıya çekilmesine ve böylece gözlerin dikili kalmasına ve gözlerin yuvarlarından öne doğru çıkmasına yol açabilir.  Bu durum tıp dilinde Ekzoftalmi adı ile bilinir ve göz adaleleri üzerindeki kontrolü azaltıp, diplopi ve nadiren de görme kabiliyetinin zayıflamasına neden olur. 

Çoğu durumlarda tedavi ihtiyaç yoktur. Ancak kimi durumlar göz doktoruna baş vurup bu hususta tedavi görebilirler.  Bu çerçevede kortikosteroid enjeksiyonu veya cerrahi yapılabilir. 

 

Sohbetimizin devamında hipertiroidizm teşhisi için hangi tahlillerin gerekli olduğuna bakmak istiyoruz. 

 

Diğer hastalıklarda olduğu gibi hipertiroidizm belirtileri ve emareleri teşhis için ilk basamak sayılır. Bu doğrultuda sadece uzman doktorlar böyle bir hastalığın olup olmadığına karar verebilirler.     Doktorun muayene etmesi, ailenin sağlık geçmişine ve sizin sağlık dosyalarınıza bakması, kan tahlili,  ultrason, tarama ve Bilgisayarlı tarama  da tiroit hastalıklarının teşhisi için ilk aşamalar sayılır. 

Hastanın sağlık geçmişi ve klinik incelemelerin ardından  tiroit hormonları oranı, TSH ve kandaki tiroidi tetikleyen panzehirler oranı ölçülür ve tiroit bezi yapısı ve performansı da azıcık radyoaktif iyotun enjekte edilmesi ile ölçülük T3 ve T4 oranı da belirlenir.   Kimi ilaçlar ve maddelerin kandaki tiroit hormonlarını azaltabileceği yüzünden  özel tahliller de yaptırılır.   Teşhis için önemli olan göstergelerden biri de Tiroidi Tetikleyen Hormonlar-TSH'nin ölçülmesidir.   Bu hormonlar ise hipofiz bezi tarafından salgılanır. 

Sp14

Hipofiz tarafından salgılanan hormonlar tiroit bezini kontrol edip tiroit hormonlarını dengeli tutmaya yarar. Tiroit hormonlarının kandaki oranı artması halinde TSH üretimi de durdurulur. Böylece kandaki TSH oranının az olması demek hipertiroidizm emarelerinden olabilir. 

Bu hastalığın tedavisinden güdülen ilk hedef  tiroit hormonlarının dengelenmesidir.  Kimi hastalarda hormon tüketimi  hipertiroidizme sebep olur böyle bir durumda ilaç dozu dengelenmelidir.  Tiroit iltihaplanması görülen hastalarda  hasta kendiliğinden iyileşeceği yüzünde ek bir tedavi yöntemine ihtiyaç yoktur. 

Hipertiroidizm hastalığının sebebinin Graves hastalığı  veya tek düğümlü  guatr olduğu zaman  metibazol, karbimazol veya propil, tivavrasil gibi ilaçlar reçete edilir.    Graves türü hastalar için ise bu ilaçlar 1.5 ila 2 yıl kadar tüketilir. Diğer hususlarda ise daha az kullanılır.  İlaç doğru şekilde alınırsa  bir kaç hafta içerisinde etkisini gösterir.  Bu ilaçların cilt üzerinde yan etkileri olabilir. Bazı durumlarda ise  karaciğer iltihaplanması, akyuvarların azalması gibi durumlar da yaşanabilir. Hasta kaşınma, cilt sorunları yaşarsa  yüksek ateş ve boğaz ağrısı yaşarsa doktora baş vurmalıdır. 

Tiroit ilacının kesilmesinin ardından ise hipertiroidizmin geri dönmesi mümkün. 

Bu hastalığın bir başka tedavisi ise radyoaktif iyottur.  Bu yöntem  guatrın sonlanmasına ve aşırı tiroit hormonu üreten zehirli düğümlerin küçülmesine yol açar.  Bu tedavi yönteminin bir tehlikesi yoktur. Öyle ki birçok yetişkin bu yönteme baş vurmaktadır. 

Bu iyot içerikli ilaç tiroit hücrelerinin yok olmasına yol açabilir. Ancak tiroitte yoğunluğu diğer noktalara göre daha fazla olduğundan dolayı  radyoaktif ışınlar diğer noktalara ulaşmaz.  Radyoaktif iyodu ise yemek yolu ile hastanın vücuduna gönderilir. Radyoaktif maddelerin faaliyetlerinin büyük bir bölümü   bir kaç gün içerisinde sonlanır. Ancak tiroit bezi üzerindeki etkileri bir veya üç ay devam edebilir.   

Çoğu hastalar ise tek bir doz ile hipotiroizm hastalıklarını da tedavi edebilirler. Kimi kişilerin kaygılarına rağmen bu tür tedavi yönteminin  tiroitte kansere yol açacağını ispatlayacak bir bulgu mevcut değildir.     Ayrıca kadınlarda da kısırlığa yol açmaz ve böylece kadınlar da sağlam çocuklar doğurabilirler. 

Günümüzde ise dünyanın birçok merkezinde radyoaktif iyotlar tedavi yöntemi olarak kullanılır. 

Hipertiroidizmin tedavisinin bir başka yolu da cerrahidir. Günümüzde bu tür tedavi yöntemine daha az baş vurulur. Çünkü  hastanede yatırılmaya ihtiyaç duyulmakta ve cerrahi sonrası sorunlara yol açar.  Buna ilaveten boyundaki tiroide yakın organlara da zarar verme imkanı mevcuttur. Bu tedavi yönteminin bir başka yan etkisi de  hipertiroidizm sorundur. Bu sorun ise bazı ilaçlar ile rahatlıkla giderilebilir.  Properanolol gibi ilaçlar hipertiroidizm tedavisi için de kullanılabilir.    Böylece öbür yan etkiler de giderilir. 

Hipertiroidizm tedavisi gören bazı hastalar daha sonra sürekli hipotiroidizm sorunu ile de karşı karşıya kalabilirler. 

Son tavsiyemiz ise  doktorun reçete ettiği kadar ilaçların alınmasıdır.   Bu dozu azaltıp çoğaltmak ise hiç doğru olmaz.  Hiper veya hipotiroizm belirtilerini görür görmez  doktora danışmanız gerekir.   Belirli aralar ile doktora baş vurun.  Bu hastalığın kolay tedavi edilme imkanı ise sevilmeye değerdir. İlaçları düzenli almak ve zamanında doktora baş vurmak bu hastaların şifası olacaktır.