Sağlık Bülteni-17
Bu bölümde romatizma hastalıkları ile ilgili konuşacağız.
Romatizmal hastalıklar yaygın hastalıklardan sayılıp birçok insanın hayatını etkilemektedir. Bu hastalık türlerinin çoğu kronik ve kimi zaman bazıları da ömür boyu devam etmektedir. Bu süreçte ise hasta birçok sorun ile karşı karşıya kalır.

Romatizma kelimesi, Yunanca ’’rheuma’’ kökünden gelir. Bu kelime herhangi bir vücut sıvısının akışını, kanın yürümesini ifade eder. Romatizma, kemikleri, eklemleri, eklem çevresi dokuları, hatta sinir köklerini etkileyen bütün hastalıkları adlandırmak için kullanılır. Bir başka deyişle, kaslarda ve özellikle eklemlerde kendini gösteren ağrılı hastalıkların genel adıdır. Yunan tıbbı ise beyinden bir maddenin aktığını ve oradan kana karıştığını ardından da eklemlere yerleştiğini düşünüyordu. Bunun da iltihaba ve ödeme yol açtığını düşünüyordu. Bu yüzden de bu tür hastalıklara romatizma adı verilmiştir.
Romatizma daha çok kaslar, eklemler ve eklemlerin etrafındaki dokuları ile ilgili olsa da ancak kimi durumlarda diğer organları da etkileyebilir. Yine de en fazla eklemleri etkilediği söylenmelidir. Eklemler ise bir kaç kemiğin birleştiği noktaya verilen isimdir. Eklemlerin varlık sebebi ise esneklik ve hareket manevrasının kazanılmasıdır.

Genel olarak romatizmal hastalıklar en bilinen kronik hastalıklardan ayrıca acı ve güçsüzlüğün asıl nedenlerindendir. Öyle ki halkın yüzde 25'i kadarı bir tür romatizmal hastalığına yakalandığı söylenebilir. Doktorlara baş vuruların yüzde 17'si de romatizmal hastalıklar oluşturmaktadır. Bu hastalık türü ise toplumlara büyük masraflar yüklemiştir.
Sohbetimizin devamında romatizmal hastalık türleri ile ilgili konuşacağız.
Romatizma hastalıkları 120'yi aşkın hastalık türünü kapsamaktadır. Tabii bu hastalık türlerinin yaygınlığı ve önemi aynı derecede değildir. Genel bir tasnifleme yapmamız gerekirse en yaygın romatizmal hastalıklarının 25'e ayrıldıkları söylenebilir. Bunların tek tek alınması ise bizim sohbetimize sığmayacaktır. Ancak en yaygınları arasında kireçlenme veya osteoartrit, artrit romatoid, lupus, sklerodermo,behçet hastalığı, dermatomiyozit, samla hastalığı, raktif artrit, kemik erimesi, damar iltihaplanması veya vaskülit, Ankilozan spondilit ,Sjögren sendromu, tandinit, kapsülit, golfçü ve tenisçi dirseği sorunları ve hastalıklarına değinebiliriz. Ancak yine de romatizmal hastalıkların hiçbirinin bulaşıcı olmadığını bilmenizde de fayda vardır.
En yaygın romatizmal hastalıklardan olan artrit ise eklemlerin iltihaplanmasına verilen isimdir. Acı, sertleşme, sıcaklık ve kızarıp morarmak artritin yaygın belirtilerindendir. Artrit bir eklemde veya bir kaç eklemde medyana gelebilir. Artrite yakalanmanın bir çok sebebi vardır. Romatizmal hastaların yanı sıra birçok başka hastalıklar da artrite yol açabilir. Romatizmal hastalıklar, darbe alma, enfeksiyon kapma ve kötü huylu hastalıklar da artrite yol açabilir. Sebeplerinden yola çıkarak artrit türlerinin tedavisinin de farklı olduğu söylenebilir.

Romatizmal hastalıkların asıl sebebi ile ilgili hala kesin bir kanıya varılmamıştır. Ancak romatizmal hastalıkların otoimmun hastalıkları olduğu yani insanların bağışıklık sistemini etkilediği ve böylece bağışıklık sisteminin vücut dokularına saldırması ile ilgili olduğu söyleniyor. Böylece bu saldırı sonucunda vücut organları zarar görür. Buna rağmen bazı etkenler de romatizmal hastalıkların ortaya çıkışında etkilidirler.
Sp8 Artrit romatoid, lupus, Ankilozan spondilit, behçet sendromu gibi romatizmal hastalıklarda genetiğin payı vardır. Bu tür romatizmal hastalıklara yakalanan insanlar ise yakınları ve çevresindekilerinin de bu hastalığa yakalanmaları hususunda kaygı duymalarına gerek yoktur. Onların bu hastalığa yakalanma riskleri ise yüzde bir kadardır. Kimi Romatizmal hastalıklar ise enfeksiyonlardan dolayı meydana gelir. Buna reaktif artriti örnek göstermek mümkün. Reaktif artrit, sindirim, boşaltım ve üreme sisteminin doğru işlememesi sonucu ortaya çıkar. Romatizmal ateş ise Streptokok boğaz ağrısı sonucu meydana gelir.
Kimyasal maddeler ve cinsiyet gibi çevresel etkenler de romatizmal hastalıklar riskini arttırabilirler. Kimi romatizmal hastalıklar kadınlarda ve kimileri de erkeklerde daha yaygındır. Hydralazine ve prokainamid gibi bazı ilaçlar ve kimi perhizlerin de bu hastalıklara yol açabileceği söyleniyor.

Kimi kişiler ise hayat tarzı ve çevresel özelliklerin bilhassa rutubet ve nemin de romatizmal hastalıkların meydana gelmesinde etkili olduğunu düşünüyorlar. Aslında su ile temas ve rutubetin romatizmal hastalıklar ile ilgisi olmadığını söylememiz gerekiyor. Bu yüzden romatizmal hastalıklar taşıyan insanlar da yıkanmak, yıkamak ve diğer işlerde su ile temastan sakınmaları gibi bir sakıncaları olmamalıdır. Sadece Raynaud sendromunun görüldüğü kişiler soğuk sudan ve rutubetten uzak durmalılar. Çünkü bu durum onlarda eklemsel ağrılara yol açar. Ancak romatizmal hastalıkları olanları etkilemez. Ancak yine de kimi romatizmal hastalıkları olan kişiler soğuk ve rutubetli havada ağrılarının şiddetlendiğini söylüyorlar. Aslında bu kişilerin de Raynaud hastalığına yakalandıkları muhtemeldir. Genel olarak kas ve iskelet ağrıları soğuk havada şiddetlendiği söylenmelidir.

Buna rağmen sinirsel baskıların ve stresin romatizmal hastalıkların meydana gelmesi ve şiddetlenmesine etkili olduğu söylenmelidir. Çünkü stres vücudun bağışıklı sistemini zayıflatır. Zaten romatizmal hastalıklar da bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar olduğundan dolayı stres bu hastalıklarda belirleyici olumsuz bir role sahiptir. Romatizmal hastalıklara yakalanma riskine sahip birinde sinirsel baskıların artması onun hastalığını şiddetlendirebilir.
Hepimiz günlük hayatımızda stres verici bir çok durumla karşı karşıya kalmışız. Bu yüzden stresin hayatın bir parçası olduğunu kabul edip bu stresi doğru yönetmenin yollarını ve yöntemlerini öğrenmenin arayışına girmeliyiz.
Eskiden beri romatizmal hastalıklar dahil türlü hastalıkların tedavisinde doğru beslenmeye özel önem verilmiştir. Gerçekte birçok romatizmal hastalık türünde beslenmenin pek de etkili olmadığı söylenmelidir. Ancak beslenme şekli kimi romatizmal hastalıkların tedavisinde etkilidir. Protein, karbonhidrat, yağ, mineraller ve vitaminler içeren bir beslenme şekli sağlıklı kalmak ve sağlıklı yaşamak için gereklidir. Bir diğer yandan ise bir kişi belli bir yemeğe ve besin maddesine karşı alerjisi söz konusu ise o zaman o maddeyi alması halinde eklemsel sorunlar ve ağrılar yaşayabilir.
Bacak, makat, diz ve ayak gibi vücut bölümlerinde eklemsel sorunlar yaşayan kişiler yeterli ve uygun faaliyetlerde bulunamadıklarından dolayı kilo alma ve obeziteye el verişli kişilerdirler. Diğer yandan ise kilonun artması uzun vadeli olarak özellikle de eklemsel sorunlar ve hastalıklar yaşayan kişilerde eklemsel zararlara yol açar. Bu yüzden romatizmaya yakalanan kişi kiloluysa o zaman beslenme tarzını değiştirerek uygun kiloya gelmesi şart. Kireçlenme sorunu yaşayan kişilerde de kilonun azalması eklemlerin bozulma sürecini yavaşlatır.

Daha az kalori almak romatizmal hastalıkları olan kişilerde eklemsel sorunların ve belirtilerin de azalmasına yol açar. Kireçlenme sırasında ise antioksidanlar eklemlerin bozulma sürecini yavaşlatması yüzünden bu hastalıkların sebze ve meyva dahil antioksidan zengini besin maddeleri tüketmeleri tavsiye edilmektedir. Omega 3 asitleri zengini balık tüketimi ise eklemsel sorunları azaltabilir. Tabii damla hastalığında da bol balık tüketimi tavsiye edilmiyor. Hayvansal ve doymuş yağlı yemeklerin ve besin maddelerinin tüketimi eklemsel sorunları arttıabilir.
Sohbetimizin devamında romatizmal hastalıkların belirtileri ile ilgili konuşacağız.
Daha önce de söylediğimiz gibi romatizmal hastalıklar farklı organları uğraştırabilen farklı emareler ve belirtileri olan geniş yelpazeli hastalık türlerini kapsıyor. Çoğu romatizmal hastalık türlerinde eklemlerin de işin içerisinde olduğu söylenmelidir. Çoğu romatizmal hastalıkların ortak belirtilerinden biri de eklemlerde acı ve ağrı hissidir. Bu ağrı ise çoğu hastalarda hareketlenme ile azalır ve dinlenmek ve hareketsizlik ile şiddetlenir. Gecenin yarısında hasta ağrıdan uykudan kalkar ve sabaha kadar da ağrısı şiddetlenir. Hasta eklemlerde bir kuruluk hissine kapılır. Bu kuruluk ise genellikle 1 saatin üzerinde sürer.
Kireçlenmek için ağrının özellikleri diğer romatizmal hastalıklara göre farklıdır. Çünkü tam tersi dinlenme ile iyileşir, hareketlenme ile şiddetlenir. Sabahleyin eklemlerde duyulan kuruluk hissi ise daha kısa süreli olup genelde yarım saatten daha az bir süre sürer. Çoğu romatizmal hastalıkların ortak özelliklerinden biri de eklemlerde ödemin görülmesi ve eklemlerin manevra alanı ve gücünün azalmasıdır. Eklemlerin yüzeyinin morarması da kimi romatizmal hastalık türlerinde görülür.

Romatizmal hastalıkları olan kişilere ilk aşamalarda müdahale edilmezse eklemlerin sürekli bir şekilde zarar görmesi muhtemeldir. Çoğu romatizmal hastalar eklemlerinden başka, diğer organlarda da sorunlar yaşayabilirler. Örneğin artrit romatoit hastalığında, cilt,gözler ve akciğer, Lupus hastalığında tüm organlar, Behçet sendromunda ağız, cinsel organlar, cilt, gözler, sinirsel sistem ve terleme düzeni de etkilenebilir. Ayrıca sklerodermi hastalığında da cilt, sindirim sistemi, akciğer ve böbrek, Poimiyozit hastalığında ise kaslar, akciğer, Vaskülit hastalığında tüm organlar, reaksiyonel artritte, göz, cilt ve cinsel organlar, Psoriatik Artrit'te ise cilt, gözler, Sjögren sendromunda ise sümük ve balgam etkilenir.
Aslında romatizmal hastalıklarının bir türüne yakalananlar tam olarak benzer belirtilere sahip değiller. Tabii birçok açıdan bir birine benzeyebilirler. Ancak bu alandaki hiçbir romatizmal hastalık tam olarak öbür tür hastalığa benzemez. Aralarındaki farklardan biri de hastaların hangi yaşlarda hastalığa yakalanmalarıdır. Belli romatizmal hastalıklar belli yaşlara mahsustur. Ancak çoğu romatizmal hastalıkların belli bir yaş skalası yoktur. Bu çerçevede başlama şekli, hastalığın süreci, belirtilerin şiddeti, etkilediği organlar ve tedaviye karşı tepki de romatizmal hastalıkların farklılık gösterdiği etkenlerdendir.