Temmuz 23, 2020 13:38 Europe/Istanbul

Bu bölümde de geçen sohbetimizin devamında romatizmalı hastalıklar ile ilgili konuşacağız.

Romatizmal hastalıklar  yaygın hastalık türlerinden olup birçok insanın hayatı boyunca yaşadığı sorunlar arasında görülürler.    Romatizmal hastalıkların çoğu ise kronik hastalıklardan olup hayat boyu devam edebilirler.  Geçen sohbetimizde romatizmal hastalıkların sebepleri ve belirtileri ile ilgili konuştuk.  Bu bölümde ise  bu hastalıkları önleme ve tedavi yöntemleri ile ilgili konuşmak istiyoruz. 

Birçoğunuz romatizmal hastalıkların tedavi edilebilir olup olmadığını düşünmüşsünüz.  Aslında farklı romatizmal hastalıklarda tedavinin etkinliği farklı düzeydedir. Genel olarak da  reaksiyonel artrit gibi kimi romatizmal hastalıkların   kendiliğinden bir süre sonra tedavi olunduğu söylenebilir.  

Artrit romatoid ve lupus gibi kimi romatizma türleri ise hayat boyunca devam edip tedavi edilemezdirler. Bu tür hastalıklar sadece kontrol edilebilir. 

Bu yüzden  hasta olan şahıs her daim tedavi altında ve bakım altında olmalıdır.  Polimiyalji romatika gibi romatizma türleri ise  sınırlı şekilde tedavi edilebilir.  Bu çerçevede olumlu sonuçlar alınırsa belli bir sürenin ardından alınan ilaçlar kesilebilir.  Çoğu romatizmal hastalar ise tedavi ve bakım süreçlerinde şiddetin azalıp çoğaldığı dönemleri yaşayabilirler. 

Romatizmal hastalıkların tedavisi için kullanılan ilaçlar arasında ise penisilin  aylık olarak  sadece romatizmal ateşin giderilmesi ve önlenmesi için enjekte edilir.  Bu yüzden bu ilaç romatizmal belirtilerin diğerlerini azaltmakta ve gidermekte etkili olmayacaktır. Kimi kişiler de romatizmal ilaçların yan etkileri konusunda kaygı duyarlar. Ancak şimdiye dek bu ilaçların hiçbir yan etkisi söz konusu olmamıştır.  Gerçi her ilaç belli etkiler yapabilir. Ancak bu ilaçlarda belli başlı yan etkiler görülmemiştir.  Yine de daha detaylı bilgi için doktoruna danışmalısınız. 

Tüm ilaçların yan etkileri olmasına rağmen doktorunuz bir ilacı size reçete  ediyorsa  o zaman o ilacı almalısınız. Çünkü bu ilaçların yararı zararlarından fazla olacaktır.  Tabii kimi özel ilaçlar özel önlemler çerçevesinde temkinli bir şekilde tüketilmelidir.  Bu tavsiyeleri ise doktorunuz detaylı bir şekilde size anlatabilir.  Her hangi bir ilacı aldıktan sonra yeni yan etkiler ile karşılaştığınız zaman hemen doktorunuza danışın.  Genel olarak da ilaçların yan etkilerinden korunmak için romatizmal hastalar  dönemsel olarak muayene edilmeli ve tahliller vasıtası ile sağlık durumları incelenmelidir. 

Çoğu romatizmal hastaları ilaç kullanmalıdırlar.  Tabii ilacın türü, dozu ve tüketim süresi farklı romatizma türlerinde farklıdır.  Romatizma karşıtı ilaçların tüketim süresi romatizm türüne ve vücudun tedavi yöntemine ve ilaca tepkisine bağlıdır.  Artrit romatoid ve lupus gibi kimi romatizma hastalıklarında  genellikle hasta ömür boyu uzun süreliğine ilaçları kullanmalıdır.   Tabii danışman doktorunuzun kararı ile ilaç alma durumu değişebilir. 

Romatizmal hastalıkların tedavisi için kullanılan en önemli ilaçlar ise indometazin, ibuprofen , selekoksib ve benzeri iltihaplanmaya karşı ilaçlar,   prednizolon, hidrokortizon, dekzametazon ve benzeri gibi  kortikosteroid türü ilaçlardır.   

Siklosporin,Siklofosfamid,Azatioprin, Sülfasalazin, Metotreksat,Klorokin,intravenöz immunoglubolin ve Etanersept, İnfliksimab ve Rituksimab gibi  biyolojik ilaçlar da bu hastalıkların tedavisi için reçete edilir. 

Bitkisel ilaçların kullanılması da çoğu toplumlarda yaygın bir gelenek ve adettir. Ancak bu tür  ilaçların ise yan etkisi olabileceğine ve kimi zaman da diğer ilaçlar ile iyi etkileşim içerisinde olmadığına değinmek lazım.  Bu yüzden bu bitkisel ilaçları da kullanmadan önce doktorunuza muhakkak danışın.  Çoğu hastalar ise doğal olduklarından dolayı bitkisel ilaçlar almak istiyorlar. Ancak her doğal maddenin de yan etkisi olabileceğini bilmeleri gerekiyor.  Bitkisel ilaçların yaygın yan etkilerinden biri de karaciğer iltihaplanması olarak bilinen hepatit hastalığıdır.   Kimi bitkisel ilaçlar  çinko ve kortikosteroid gibi maddeler içermektedirler. Bitkisel ilaçların bir çoğu düşük standartlı üretilmişlerdir. Bu çerçevede yapılan araştırmalar da pek güvenilir sayılmıyor. 

Tüm bunlara rağmen doktorların reçete ettiği ilaçların başına buyruk bir şekilde kesilmesinin romatizma hastalıklarını tetikleyeceği ve şiddetlendireceği unutulmamalıdır.  Bu yüzden  romatizmal hastalıklar için verilen ilaçları başına buyruk bir şekilde kesmemeniz tavsiye edilir.   Özellikle de kortikosteroidlerin aniden kesilmesi belli yan etkileri meydana getirebilir.  Çoğu romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların bir kaç hafta veya bir kaç ay sonra kesilmesi ise  hastalığın belirtilerini şiddetlendirebilir. 

Fiziktedavinin romatizmal hastalıkların tedavisindeki rolü ile ilgili ise bu yöntemin tedavi sürecini hızlandırmasında ve yan etkileri azaltmasında etkili olduğu söylenmelidir. Bilgili ve kalifiye bir fizik tedavi uzmanı gereken egzersizleri size öğretip  eklemlerinizi daha verimli hale getirir.  Kaslarınızın güçlü olması çok önemli.   Hareketsizlik sonucu kaslar zayıflar. Bu kasların tekrar güçlendirilmesi ise zaman alıcı ve zor bir süreçtir. 

Genel olarak romatizmal hastalıkların ilk yıllarında cerrahiye ihtiyaç duyulmamaktadır. Ancak  kimi hastalarda  yılların ardından bazı eklemlerin değişmesi gerekebilir.  Romatizmal hastalıkların farklı organları da uğraştırabildiğinden dolayı  kimi zaman da diğer organların cerrahiye ihtiyacı duyulabilir. 

Romatizmal hastalıklar yaşayan insanlar için evlenmemek gibi bir sakınca yoktur. Ancak en iyisi bu hastalar doktorlarına danışmalılar.  Romatizmal hastanın hamile olması halinde ilk fırsatta doktora baş vurmalıdır. Çünkü doktorunu onun ilaçlarını değiştirebilir veya kesebilir. 

Kimi romatizmal hastalıkları türlerinde özellikle de Lupus hastalığında  bebeğin düşmesi, erken doğum, veya cenin büyümesinin zayıflaması gibi durumlar yaşanabilir. Bu durumlar hamilelik döneminde şiddetlenebilir.   Kimi ilaçların tüketimi ise  süt verme döneminde yasaklanabilir.  Bu yüzden muhakkak doktora danışmanız gerekiyor. 

Sohbetimizin devamında romatizmal hastalıklarda belirtileri şiddetlendirebilecek etkenleri ele alacağız. 

Hastanın kullandığı ilaçları kesmesi veya azaltması romatizmal hastalıklarda ciddi sonuçları olabilir. Bu çerçevede iltihaplanmaya karşı ve kortikosteroid ilaçların aniden kesilmesi hastalığı şiddetlendirebilir.  Buna ilaveten klorokin, hidroksi klorokin, sulfasalazin, metotreksat ve benzeri gibi ilaçların kesilmesi bir kaç hafta sonra hastalığı şiddetlendirebilir.    

Her türlü fiziksel ve ruhsal stres ve baskı, enfeksiyonlar ve özellikle bazı ilaçların alınması ve güneşe maruz kalma  bilhassa da Lupus hastalarında cilt sorunlarını ciddi derecede arttırabilir.   Kimi zaman da romatizmal hastalıklar kendiliğinden tetiklenir. 

Romatizmal hastalıkların  kişiler için yarattığı sorunlardan dolayı  romatizmal hastalıkların önlenmesinin mümkün olup olmadığı sorusu aklımıza gelebilir. Bu soruya yanıt bulmak için romatizmal hastalıklarını ikiye ayırmamız şart. İlk olarak enfeksiyon sonucu medyana gelen romatizmal ateş ve reaksiyonel artriti ele almalıyız. Bu tür romatizmal hastalıklar  enfeksiyonun tedavi edilmesi ve önlenmesi ile kontrol edilebilir. İkinci grup olarak geri kalan romatizmal hastalıklardır. Bunların sebebi belirsiz olmasına rağmen belli etkenlerin oluşma risklerini arttırdığı bilinmektedir. Sohbetimizin devamında değineceğimiz yöntemleri tam olarak önleyici olmasa da etkisiz de değildir. 

 Gereksiz streslerden uzak durmak ve huzur içerisinde kalmak,  mutlu ve zinde bir yaşam sürdürmek,  uygun beslenmek ve aşırı kaloriye kaçmamak , doymuş yağlar hayvansal yağlardan uzak durmak, deniz ürünleri tüketmek, taze meyva ve sebze kullanmak ve egzersiz yapmak  bu hastalıkların önlenmesinde faydalıdır. 

Aslında spor  ve egzersiz  yapmak romatizmal hastalıkların önlenmesine büyük role sahiptir. Her hasta kendi hastalık türüne göre uygun egzersizler yapabilir.  Romatizmal hastalıkların tedavisinde baş vurulan egzersizlerin ilkeli bir şekilde yapılmasına dikkat edilmelidir. 

Daha önce de söylediğimiz gibi  romatizmal hastalıkların şiddetlenmesinin önemli bir nedeni de sinirsel baskılar ve strestir. Yapılan araştırmalarda ise huzurlu olma, dua, Allah'a tevekkül etme ve geleceğe umudun iyileşme sürecini hızlandırdığı görülmüştür. 

Romatizmalı biri de iyi ve mutlu bir yaşam yaşayabilir.  Bilindiği üzere sağlık göreceli bir konudur. Toplumun çoğu bireyleri de en az belli bir hastalıktan acı çekiyor. Bu yüzden  hiç kendinizi yalnız hissetmeyin.  İnsanların yüzde 17'si kadarı da romatizmal hastalıklara yakalanmışlardır.    

Tabii insanların hastalıklara tepkileri de farklıdır. Kimileri gerçekleri kabul edip doktora baş vururlar kimileri ise hastalığa yakalandıktan sonra kaderci davranıp hayatlarını son bulmuş olarak addediyorlar. 

Aslında mutluluk ve sevinç  içsel bir duygudur.  Sizin olayları nasıl algılamanıza bağlıdır. Gerçekte hiçbir olay ve kişi sizden daha fazla sizi üzemez.   Tek bir olay farklı kişilerde farklı duyguları uyandırabilir.  Birisi aynı olayı bir fırsat olarak niteler birisi de aynı olayı bir tehdit olarak görür.