Sağlık Bülteni-23
Bu bölümde ise sizleri göz hastalıkları ile tanıştıracağız.
Unutulmaması gerekir ki bu programda sunduğumuz bilgiler sizin bilginizi ve farkındalığınızı arttırmak içindir ve hiçbir zaman doktor ve tıbbi teşhislerin yerini tutmayacaktır
Göz hastalıklarından söz ettiğimiz zaman çoğu insanlar bu hastalıklara gereken önemi vermiyorlar. Son araştırmalar ve incelemeler ise neredeyse Amerika halkının yarısı kadarının hafızalarını kaybetmek, yürümekte zorluk çekmek veya duymaktaki sorunlarından ziyade görme yetilerindeki sorunlarından kaygılı olduğunu gösteriyor. Buna rağmen bu kesimin yüzde 30 kadarı bile göz muayeneleri için doktora baş vurmadıklarını söylüyorlar.
Kornea, göz bebeği, göz merceği, retina, makula, göz sinirleri ve vitre gözün yapısının farklı bölümleri ve katmanları sayılırlar. Kornea ise gözün ortasında bulunan saydam doku ve iris ise ona rengini veren korneanın arkasında bulunan göz bebeğinin etrafını oluşturan alandır. Göz bebeği ise iriste bulunan gözün aldığı ışığı düzenleyen siyah bir noktadır.
Gözün anatomisindeki önemli bölümlerden biri de lens olarak da bilinen göz merceğidir. Bu da göz içinde bulunan saydam ve ufacık bir dairedir. Bu bölüm ışık ışınlarının retinada toplanmasına ve bir araya gelmesine yardımcı olur. Retina ise gözün arkasında bulunan ışığa duyarlı ve elektrik mesajları göz sinirleri yardımı ile beyne aktaran bir bölümdür. Makula denilen bölüm ise retinada bulunan detayları görmemize yardımcı olan bir bölümdür. Gözün bir başka önemli parçalarından da göz sinirleridir. Bu sinirler göz ve beyin arasındaki bağlantıyı sağlar ve retinanın oluşturduğu elektrik dalgaları beynin görme katmanına aktarır. Vitre bölümü ise saydam jölemsi katman olarak gözün içini dolduran sıvı bölümdür.
Sohbetimizin devamında kimi göz hastalıkları, nedenleri ve tedavi yöntemleri ile ilgili konuşacağız.
Göz tansiyonu olarak da bilinen glukom hastalığı ise gözün damarlarındaki tansiyonun artması ile ortaya çıkan hastalıktır. Göz damarlarında tansiyonun artması gözün sinirsel sistemini etkiler ve belki de görme yetisinin kaybına yol açar. Glukom hastalığı açık ve kapalı olmak üzere ikiye ayrılır. Açık açılı glukom en yaygın glukom hastalığıdır. Genellikle acısız olur. Ancak dar açılı glukom genellikle birden bire ortaya çıkar ve genellikle de acı ve kızarıklıklar ile beraber olur.
İlk aşamalarda glukom genellikle belirtileri yoktur. Ancak zamanın ilerlemesi ile görme yetisini etkiler ve sürekli zararlar geride bırakır. Glukom hastalığının şiddetlenmesini göz damlaları, lazer tedavi ve cerrahiler, azaltılabilir ve durdurulabilir. Bu yüzden erken teşhis bu hastalıkta da önem taşıyor. Genetik olarak bu hastalığa yakalanmış olanlar, yaşlılar ve Afro-Amerikan ırkı bu hastalığa daha fazla yakalanma riski altında olup daha sık göz muayenesine baş vurmalılar.
Göz hususundaki bilinen hastalıklardan biri de katarakttır. Katarakt göz lensinde her türlü bulanıklık ve koyuluğa verilen isimdir. Yaşın ilerlemesi sonucu ortaya çıkan katarakt önlenemezse de cerrahi ile tedavi edilebilir. Çoğu durumlarda bu hastalık her iki gözü de etkilemektedir. Bu hastalığın en önemli belirtilerinden biri de görme yetisinin tedricen zayıflamasıdır.
Eşyalardan yansıyarak göze ulaşan ışıkların dağılması, görme bulanıklığı, eğri görmek, renkleri algılamaktaki sorunlar ve benzeri bu hastalığın belirtilerinden olabilir. Bu hastalık çocuklarda ise okul tahtalarını görmekteki sorunlar ve kitap ve deftere bakmaktaki sorunlar ile belirir. Tabii bu hastalığa erken teşhis koymak da mümkün. Yetişkinlerde ise akşamları, karanlıkta araba kullanmakta sorun yaşamak bu hastalığın ilk belirtilerinden olabilir. Katarakt aslında orta ve düşük gelirli ülkelerde en önemli görme yetisinin kaybedilmesinin en önemli nedenidir.
Yaşa bağlı katarakt ise en yaygın katarakt türüdür. Ancak bu hastalık her yaşta baş gösterebilir. Örneğin anadan doğma katarakta da değinmek mümkün. Öyle ki bebek doğduğundan beri göz lensi bulanıklığı sorunu yaşayabilir. Bunun en önemli sebebi ise hamilelik döneminde annenin kızamığa yakalanmasıdır. Travma geçirmek veya darbe almak, zehirlenmek, diyabet, sigara içmek, ultraviyole ışınlar, kötü beslenme ve sistemik hastalıklar, kimi steroid ilaçların alınması ve genetik etkenler yaş etkeninin yanı sıra bu hastalığa yol açan en önemli etken olmuştur.
Gençlerde ise darbe almak en önemli katarakt nedenidir. Cerrahi operasyon yaparak bu sorunu çözmek mümkün. İş ortamlarında koruyucu gözlük kullanmak ve güneş ışınlarından gözü korumak ise bu hastalığın önlenmesinde yararlı olacaktır.
Şaşılık olarak da bilinen strabismus hastalığı da en yaygın göz hastalıklarından biridir. Bu hastalıkta gözler arasındaki dengesizlik ve koordinesizlik görülmektedir. Sonuçta gözler farklı yönlere bakmaktadır ve koordineli olarak aynı noktaya odaklanamaz. Bu hastalığın nedeni ise gözün etrafında bulunan kasların koordinesizliğidir. Ayrıca bu hastalık kalıtımsal olabilir. Beyin travmaları ve sinirsel felç, göz içindeki tümörler, göz çanağının kırılması, tiroit kaynaklı göz sorunları ve benzeri durumlar da strabismusa yol açabilir. Şaşılığın çocuklardaki baş gösterme nedenleri ise hala tam olarak bilinmiyor.
Şaşılık sorunu yaşayan insanların çoğu ise diplopi olarak da bilinen çift görme rahatsızlığından da şikayetçidirler. Bu durum çoğu zaman doktorların muayeneleri sonucu tanı koyulur. Şaşılığın tedavisinde ihmalci davranmak ise görme yetisini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu hastalığın tedavisinde hastalığın düzeylerine uygun şekilde gözlük, hastalık etkenlerinin düzeltilmesi ve cerrahi yapılmasına baş vurulabilir. Çocukluk çağında yapılan muayeneler ise bu hastalığı önleyebilir.
Ambliyopi adı ile de bilinen göz tembelliği ise kişilerin yaklaşık yüzde 3'ünde görülen bir hastalıktır. Çocukluk çağında doğal görme yetisinin olmaması bu hastalığa yol açar. Genellikle gözlerin birinde beliren bu hastalık gözün kırma fonksiyonu bozukluklarından kaynaklanabilir. Bu çerçevede yakını görememe ve uzağı görmeme ayrıca astigmatizm, şaşılık, bulanık görmek gibi sorunlar yaşanabilir. Bunlar ise katarakt, kornea bulanıklığı veya kirpik düşüklüğünden kaynaklanmış olabilir.
Bu hastalıkta sorun yaşayan gözdeki görüntünün bulanıklığı ve sağlam gözdeki görüntünün saydamlığı beynin iki göz arasında sağlam gözü seçmesine yol açar ve hasta gözün yolu beyne kesilir ve bir gözün görüşü tamamen kapatılır.
Göz tembelliği genelde 6 yaş altı dönemde belirir. Çoğu ebeveynler, öğretmenler veya doktorlar ise bu durumu hemen farkeder. Çocuk sorunlarını anlatacak duruma geldiğinde görme sorunları, göz yorgunluğu veya baş ağrısından şikayet etmeye başlar. Ancak çoğu durumlarda çocukların bir şikayeti yoktur ve göz tembelliği ancak şaşılık, katarakt ve kornea bulanıklığı hastalıkların belirmesi ile teşhis edilir. Ancak göz tembelliği kırma sorunlarından kaynaklandığında teşhisi daha da zorlaşır. Çünkü çocuklar bir göz bu sorunu yaşayınca öbür gözleri ile rahat bir şekilde görürler ve sorunu fark etmezler. Bu yüzden ebeveynler ve öğretmenler çocuklarının göz sağlıklarına da dikkat etmeliler.
Göz tembelliğinin uygun zamanda farkına varmak kolay bir şekilde tedavi etmek demektir. Göz tembelliği tedavisi ise genellikle sağlıklı gözün kapatılması ve tembel gözle görmeye çalışılmasıdır. Bu tedavi süreci haftalar kimi zaman da aylar boyunca sürebilir. Tabii bu süreçte sağlıklı göz de dönemsel olarak açık tutulmalıdır.
Göz tembelliği ışınları kırmak sorunlarından kaynaklandığı zaman lense veya gözlük sorunlu gözde olumlu etki yapıp göz tembelliğini tedavi edebilir. Göz şaşılığından kaynaklanan göz tembelliğinde ise cerrahi etkili olabilir. Göz tembelliği düşük yaşlarda tedavi edilmediği zaman 0 yaşı üzerindeki yaşlarda çoğu durumlarda hiç tedavi edilemez ve görme yetisinin kaybedilmesi riski da yaşanır.
Az görme ve körlük de bilinen diğer göz hastalıklarındandır. Çiçek hastalığı, diyabet, MS, tansiyon ve benzeri hastalıklar görme hücreleri veya göz lensine bıraktığı etki ile görme yetisinin zayıflamasına veya kör olmaya yol açabilir. Bu hastalıkların önlenmesi ise az görme ve körlüğü önleyebilir.
Diyabet kaynaklı az görme ve körlük ise yaygın durumlardandır. Bilindiği üzere diyabet kan şekerinin artması ile belirir. Diyabet tüm vücut organları etkilediği gibi gözü de etkiler. Bu hastalıkta retina ve ışığa duyarlı dokular olumsuz etkilenirler. Bu sorun ise genellikle iki gözde de görülür. Tansiyonu, kan şekerini ve yağı kontrol ederek bu hastalığın risklerini azaltmak mümkün. Kimi hastalar ise göz muayenesi için uzmana baş vurmayarak gözlerine büyük zararlar veriyorlar. O zaman doktora baş vurmayı hiçbir zaman ihmal etmeyin.