Ağustos 13, 2020 17:57 Europe/Istanbul

Bu sohbetimizde geçen bölümde olduğu gibi yemek borusu hastalıkları ile ilgili konuşacağız.

Sindirim sistemi hastalıkları genel olarak besin maddelerinin vücuda alınması, yemeklerin sindirilmesi ve genel olarak da sağlık durumuna doğrudan etki yapabilir.  Sindirim sistemi ağızdan başlanıp makata kadar devam etmektedir. Bu yüzden sindirim sistemi hastalıkları geniş çaplı hastalıkları kapsamaktadır.  Bu nedenden dolayı sindirim sistemi hastalıklarını  sindirim sistemi organlarına göre incelemek yerinde olacaktır. Sohbetimizin devamında yemek borusu hastalıkları ile ilgili detaylı bilgi vermeye çalışacağız. 

Geçen bölümde  kimi yaygın yemek borusu hastalıkları ile tanıştık. Sohbetimizin devamında  bu organın kapabileceği diğer hastalıklar ile ilgili konuşacağız. 

Yemek borusu  ülseri   bu organın yaşayabileceği yaygın  sorunlardandır.  Bu hastalık ise  yemek borusunun bir kısmının dokularının  kronik reflü nedeni ile hasar görmesinden dolayı ortaya çıkar.  Buna ilaveten yemek borusu darlığı da  bir başka yaygın sorundur.  Bu sorun da  reflünün kronik olarak yemek borusunu aşırı duyarlı hale getirmesi ile ortaya çıkar.   Akalazya hastalığı ise nadir hastalık türlerinden olup  yemek borusu alt kapağının doğru kapanmaması yüzünden meydana gelen bir durumdur.  Yutmada yaşanan güçlülük ve yemek ve besin maddelerinin ağza dönemsi bu hastalığın belirtilerindendir. 

Yemek borusu kanseri ise  nadir hastalıklardandır.  Bu durum hasta için ciddi sonuçlar doğurabilir.  Sigara içmek veya kronik reflü yemek borusu kanserine yol açabilecek durumlardandır.  Yemek borusu  kanseri bir yandan da  dünya genelinde kanser türleri arasında en ölümcül 6'ncı sırada yer almaktadır.  

Yemek borusu kanseri  yemek borusunun iç duvarları ve tabakasından başlayıp dışarıya doğru gelişir.  Kanser hücreleri yemek borusu iç ve dış tabakalarına yayıldığı zaman lenfatik  bezlere ve de  göğüs kafesindeki kan damarları ve diğer organlara yakınlaşır.   

Lenfatik salgı bezleri ise  küçük ve eliptik organlardırlar.  Bu bezler enfeksiyonlar ile mücadele ederler. Yemek borusu kanseri ise  yayılıp akciğerleri, karaciğerleri, mide ve diğer organları da etkileyebilir.  Yemek borusu kanserine erken teşhis koyulmazsa  tedavi edilmesi de mümkün olmayacaktır. 

45 ila 70 yaşında olmak, erkek olmak, tütün ürünleri almak Barett yemek borusu hastalığı, meyva ve sebze az tüketmek, kimi vitaminler ve minerallerin eksikliği, şişmanlık ve Akalazya hastalığı da yemek borusu kanserine yol açabilecek etkenlerdendir. 

Yemek borusu kanserinin belirtileri ve göstergeleri de vardır.  Yutmada yaşanan sorun, anoreksiya nervoza veya  disfaji nedeni ile aşırı kilo kaybetmek, demir eksikliğine yol açacak kanamalar geçirme, ayrıca  karındaki epigastrik acılar ve göğüs kemiğinin arkasındaki retrosternal acılar ve ağrıları, metastatik hastalığı ile beraber yaşanan kemik ağrıları, gırtlak sinirsel sorunlarından ve kronik öksürükten dolayı öksürükler de  bu hastalığın belirtilerinden sayılabilir. 

Yemek borusu kanseri  sorun yaşayan hücrelerin türüne göre farklı türlere de ayrılır.  Yemek borusu kanser türüne teşhis koymak için farklı yöntemler mevcuttur.  Yemek borusu kanserine teşhis koyulduğu an  doktor  kanserin hangi aşamada olduğunu belirlemeli ve böylece  uygun tedavi yöntemini seçmelidir.  Endoskopi, ultason, bilgisayar yardımı ile tarama ve pozitronlu tomografi yemek borusu kanserinin teşhisi için kullanılır.  

Endoskopi, örnek doku alma, cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve ilaçlar, testlere baş vurma da yemek borusu kanserinin teşhisi ve tedavisi için  belli başlı yöntemlerdir.   Ayrıca   tamamlayıcı tıbbi yöntemler sayılan akupunktur ve masaj gibi yöntemlere da baş vurulabilir.

Yemek borusunun yaşadığı hastalıklardan biri de Mallory-Weiss sendromudur.  Aşırı öksürük veya kusma durumları  yemek borusunun koruyucu tabakasının yırtılmasına yol açar.  Bu durumda yemek borusu kanamaya başlayıp, kan doğrudan mideye akar.  Bu durumda kanlı kusma diye bir durumla karşı karşıya kalınır. 

Alkolik karaciğer hastalığında ise yemek borusu  damarları büyür ve belirginleşir ve sonuçta  yemek borusu varisi ortaya çıkar.  Bu damarlar  kanama ve hasar görme tehlikesi altında olurlar ve hastanın hayatını da tehdit ederler. 

Aslında karaciğer vücuttaki zehirleri  vücuttan atmak ve kanı temizlemekle görevlidir.  Karaciğer şahdamarları  kanı karaciğere ulaştırır.  Akciğer sorun yaşarsa  kan akışı da  yavaşlar.  Bu mesele ise  akciğer şahdamarlarına baskı yapar.  Tansiyonunun yükselmesiyle kan damarlarda birikir ve yemek borusu etrafında damarların da diğer organlara  baskı yapmasına neden olur. Tabii bu damarların duvarları incedir ve organlara da çok yakındır.  Kanın birikmesi ve damarların şişmesi ile  varis oluşur ve sonunda da kanamalar meydana gelir.  

Bu damarların kanaması ise acil bir durum sayılır. Acil bir şekilde de tedavi gerektirir.  Ancak bu durum kontrol edilemezse hayati tehlike yaşamak söz konusu olabilir.  

Yağlı bir beslenme tarzı, kanser, alkolik akciğer sendromu, ve hepatit  akciğere zarar veren durumlardan  sayılıp yemek borusu varisine yol açar.  Akciğere akan kan mecralarında oluşan tıkanıklık sonucu meydana gelen kan pıhtısı ise akciğer kan akışını tamamen  baltalar. 

Yemek borusu  varisinin hiçbir belirtisi yoktur. Ancak kanama aşamasında  kanlı kusma, kanlı dışkı, siyah veya zift gibi  dışkı, baş dönmesi, tansiyonun düşmesi, benzin atması, kalp atışının artması gibi durumlara yol açabilir.  Hasta bir de alkolik karaciğer sendromu yaşamışsa   o zaman doktor kişiyi muhakkak yemek borusu varisi açısından da incelemelidir. 

Bu hastalığa teşhis koymak için endoskopi, tomografi ve kapsüllü endoskopi gibi yöntemlere baş vurulur.  Kapsüllü endoskopi yönteminde hasta ufak bir kamera taşıyan vitamin şeklinde olan bir  kapsülü yutar. 

Buna ilaveten  karaciğer damarlarındaki tansiyonun düşmesi de  yemek borusu varisi sorunu yaşamış damarlarda kanama riskini arttırır. Bu hastalığın tedavisi için de  uygun ilaçlar, kanamanın durdurulması için plastik bantlardan yararlanılır.  Ayrıca  şant isimli küçük bir boru yardımı ile  akciğerde biriken kan kalbe doğru yönlendirilir.   Şant  akciğerdeki damarların içindeki kan baskısını azaltır ve sonuçta kanamayı durdurur.  Karaciğer nakli de  bu hastalığın tedavi yöntemlerinden biridir. 

Karaciğerin sağlıklı tutulması için ise  sağlıklı beslenme şart.  Bol meyve ve sebze içeren beslenme tarzı şart.  Proteini bol tüketmek lazım. Yağlı ve yağda kızartılmış yemeklerden uzak durulmalı.  Kendinizi fit tutmayı da ihmal etmeyin. Vücuttaki yağ oranının artması demek  akciğerin zarar görmesi demektir.  Aslında  şişmanlık da  alkolik  karaciğer sendromu ile alakalı olabilir.  Şişmansanız veya aşırı kilonuz varsa bu kiloları vermeye çalışın. 

İlaçlarınızı dikkatle kullanmaya çalışın.  Evde kullandığınız deterjan, sağlık ürünleri ve böcek öldürücü kimyasal maddelerin kullanım rehberlerine muhakkak dikkat edin.   Tabii ki karaciğer zehirleri vücuttan temizlemeye çalışır.  Bu yüzden  daha az zehirlere maruz kalarak karaciğerinize yardımcı olmaya çalışın ve onu dinlendirin.   Bu çerçevede hepatit de belli başlı sorunlardan biridir.  Ortak şırıngalar kullanmak veya korunmamış  cinsel ilişkiler de  B ve C türü hepatit riskini arttırabilir.  Doktorunuzla  A ve B türü hepatit aşısı hakkında da görüşün. 

Yemek borusundaki bilinen hastalıklardan biri de Shatskiy halkası sorunudur.  Bu durumda  yemek borusunun alt halkası etrafında  iyi huylu bir doku kitlesi görünür.  Bu durumun pek belirtisi de yoktur. Ancak  yutmada güçlüğe yol açabilir.   Yemek borusunun üst halkalarında yaşanan sorunlar ve doku birikmeleri de bir başka hastalık türüdür.  Bu hastalığın da belli başlı belirtisi yoktur. 

Plummer-Vinson sendromunda ise  kişi  demir eksikliği yüzünden  kronik  anemi sorunu yaşar. Bu hastalığın sonuçlarından biri de  yemek borusunun üst halkaları etrafında dokuların birikmesi ve yutmada güçlüktür.  Demir haplarının alınması ve yemek borusu üst halkalarının genişletilmesi bu hastalığın tedavisinde yardımcı olur. 

Yemek borusu darlığı da bir başka hastalık türüdür.  Bu hastalıkta yemek borusu farklı nedenlerden dolayı  daralır. Tabii aşırı derecede daralmak  ise yutmada ciddi sıkıntılar ve sorunlara yol açabilir. 

Yemek borusu hastalıklarında da görüldüğü gibi  farklı tedavi yöntemlerin söz konusu olduğunu gördük.  Yemek borusunun üst bölümünün endoskopisinin yapılması, yemek borusu pH değerinin ölçülmesi, Baryum yutma yöntemi bu hastalıkları teşhisinde kullanılan yaygın yöntemlerdendir.   Tedavi için ise doktorlar   H2 ilacını, proton pompa inhibitörü gibi ilaçları reçete ederler.  

Ayrıca   kimi başka yöntemlere baş vurarak da bu hastalık tedavi edilmeye çalışılır. Yemek borusunun özel bir balon yardımı ile genişletilmesi bu yöntemlerden biridir.  Bir başka yöntem de  endoskopi sırasında  yemek borusu varislerinin özel bantlar ile çevrilmesidir.  Bu durum varisli damarların bantlar ile sarılmasına ve kanama riskinin azaltılmasına yol açar.  Biyopsi veya örnek doku almak da  bir başka yöntemdir.