Eylül 04, 2020 15:32 Europe/Istanbul

Bu bölümde geçen bölümün devamında pankreas hastalıkları ile ilgili konuşacağız.

Sindirim sistemi hastalıkları genel olarak besin maddelerinin vücuda alınması, yemeklerin sindirilmesi ve genel olarak da sağlık durumuna doğrudan etki yapabilir.  Sindirim sistemi ağızdan başlanıp makata kadar devam etmektedir. Bu yüzden sindirim sistemi hastalıkları geniş çaplı hastalıkları kapsamaktadır.  Bu nedenden dolayı sindirim sistemi hastalıklarını  sindirim sistemi organlarına göre incelemek yerinde olacaktır. Sohbetimizin devamında geçen bölümde olduğu gibi  pankreas  hastalıkları ile ilgili detaylı bilgi vermeye çalışacağız. 

Pankreas iltihaplanması  pankreasta görülen  hastalıklardan bir başkasıdır.   Pankreas kimi zamanlar  da  sindirim sistemi tarafından salgılanan kimyasal maddeler yüzünden  iltihaplanır  ve zarar görür.  Sonuçta   pankreasta doku ölümü yaşanır ve  pankreasta ödem görülür.  Safra kesesi  taşı da bu sorunda etkili olmasına rağmen  kimi zaman  pankratik  iltihabın nedeni hiçbir zaman belli olmaz.  

Pankreatit adı ile de bilinen pankreas iltihaplanması  akut şeklinde de ortaya çıkabilir.   Bu da bu hastalığın aniden bir kaç gün içerisinde belirmesidir.  Bu durum  kronik olarak da belirip yıllarca devam edebilir.  Hafif  Pankreatit hastalığı  hiçbir tedaviye baş vurulmadan ortadan kalkabilir.  Ancak  aşırı durumlarda  hayati tehlikeler yaşanabilir. 

Pankreatite tam olarak  teşhisin koyulması için muhakkak sindirim sistemi uzmanı görüşüne baş vurulmalıdır.    Kronik pankreatit  yaşayan kişiler aşırı ve  sürekli acı hissedip bu acılardan ilaçlar yardımı ile dahi kurtulmayabilirler.   Bu durumda  alternatif tedavi yöntemleri veya tamamlayıcı ilaçlar sindirim sistemi uzmanları tarafından tavsiye edilebilir.  Bu yeni yöntemler ise acının kontrol edilmesinde etkili olabilir. 

Sindirim sistemi enzimleri   pankreasta aktif oldukları sırada   pankreatit yaşanabilir.   Pankreas iltihaplanması  pankreas hücrelerini  tetikleyip iltihaba yol açar.  Akut pankreatitin tekrarlanması ile  pankreas da zarar görür ve kronik pankreatit yaşanır.   Pankreasta  performansını etkileyen yararlar da görülebilir.  Pankreasın düşük performansı ise  sindirim sistemi ve diyabet sorunlarına yol açabilir. 

Birçok etken pankreatitin ortaya çıkışında etkili olabilir.  Safra kesesi  taşı, karın cerrahisi, kimi ilaçlar, sigara içmek, kistik fibroza ve genetik durumlar  bu hastalığı tetikleyebilir.   Ayrıca  bu hastalık  kandaki yüksek kalsiyum seviyesi sorunu sayılan hiperparatiroidizm etkisinde veya  trigliseridin yüksekliği yani  hipertrigliseridemi etkisinde ortaya çıkabilir.  Safra kesesi taşının tedavisi için de baş vurulan  andoskopik kolanjigrafi, pankreas  kanseri, karın hastalıkları ve enfeksiyonları da   pankreatite yol açabilir.  Kimi durumlarda ise  pankreatitin neden oluştuğu de belirsiz kalır. 

Pankreatitin belirtileri ve semptomları  hastalığın seviyesine göre farklılık gösterebilir.   Karnın üst kısmındaki  ağrı veya hastanın sırtında duyulan karın ağrıları bu belirtilerden olabilir.  Yemek yedikten sonra  şiddetlenen karın bölgesi ağrıları, ateş, kalp atışlarının düzensizleşmesi, kusma ve mide bulanması ve karına dokunulduğunda  uyuşukluk hissedilmesi akut pankreatit belirtilerindendir.  Sebepsiz  kilo kaybetme ve yağlı ve koyu kokulu dışkı veya yağlı ishal da kronik pankreatit belirtilerinden olabilir. 

پسودوسیت

 

Pankreatit  hasta için ciddi yan etkiler doğurabilir. Bu yan etkilerden biri de psödokisttir.  Akut pankreatit  ek ve atık maddeleri  pankreastaki  torbaya benzer  dokularda  biriktirebilir.  Bunlara psödokist ismi verilir. Büyük bir psödokistin patlaması ise iç kanamaya  ve enfeksiyonuna neden olur.  Ayrıca akut pankreatit   hastanın pankreasını  bakterilere ve enfeksiyonlara karşı kırılgan hale getirebilir.  Pankreas enfeksiyonları ciddi sayılıp hemen tıbbi müdahale gerektirirler.    Ayrıca akut pankreatit   böbrek yetmezliğine de yol açabilir. 

Akut pankreatit   hastanın vücudunda  kimyasal değişikliklere yol açabilir. Bu da  akciğerin performansını etkileyebilir ve  kandaki oksijen seviyesini düşürebilir. Bu da çok tehlikeli olabilir.  Bu hastalığı diğer yan etkilerinden biri de  kronik  pankreatit yaşayan  hastanın pankreasında   insülin üreticisi  hücrelerin zarar görmesidir.  Bu da diyabete yol açabilir.  

Hem akut hem de kronik  pankreatit   pankreasta  besin maddelerinin sindirilmesi ve vücuda alınmasında etkili olan enzimlerin üretimini azaltabilir.   Bu enzimlerin azalması ile, hasta yediği ve içtiğinde bir değişiklik yapmasa bile  yetersiz beslenmeye, ishala ve  kilo kaybına yol açar.  Son olarak da   pankreasta yaşanan uzun süreli iltihaplar pankreas kanserine de neden olabilir. 

Kan tahlili, besin maddelerinin hastanın sindirim sistemi tarafından doğru emilmediğini ve vücuda alınmadığını gösteren dışkıdaki yağ seviyesi  testi, bilgisayar yardımlı tomografi, safra taşı ve pankreas iltihabının incelenmesi hedefi ile  karın boşluğu sonografisi, pankreas kanalı ve safra kesesi kanalındaki tıkanıkların ve iltihapların belirlenmesi için baş vurulan  songorafi-endsokopi ve de  pankreatit teşhisi için MR da bu doğrultuda önerilen teşhis yöntemleridir.

Hastaneye yatırılan hasta ilk aşamada perhiz ile tedavi edilmeye çalışılır.  Ağrı kesiciler, intravenöz damar içi enjeksiyonlar,  sindirim sistemine yardımcı olacak enzimlerin alınması ve cerrahi ile ilk aşamada baş vurulan tedavi yöntemleri olabilir.   Hasta hastaneden taburcu olduğu zaman ise sigara içmemeli, az yağlı bol içecekli ve sıvılı   beslenme tarzına yönelmelidir. 

Pankreatit hastalığı görülen kişide bir süre sonra psödokist oluşur.  Psödokistler  kendiliğinden ortadan kalkabilir. Ortadan kalkmazsa o zaman bu kistlerin içindeki sıvılar cerrahi yöntemi ile boşaltılmaya çalışılır.  Ayrıca pankreas hormonu üreticisi hücrelerin anormal bir şekilde çoğalması görülebilir. Böylece kötü huylu veya iyi huylu adacık şeklindeki kanser tümörleri meydana gelebilir. 

Bu tümörler vücutta büyük kitleler halinde hormonların üretilmesine yol açıp onları kan akışına ekler.  Gastrinoma, Glukagonoma ve İnsülinoma adacık şeklindeki  tümör türlerindendir. 

Pankreasın büyümesi ve şişmesi de bu organda yaşanan bir başka sorundur.   Belki de pankreasın büyümesi ile hiçbir yeni gelişme olmayacaktır. Ancak sırf kişinin pankreası normalden daha büyük sayılacaktır. Bunun nedeni yapısal  anormallikler olabilir.  Farklı nedenler de bu duruma yol açabilir ve tedavi edilmesi de gerekebilir. 

Pankreas hastalıklarına tanı koyulması için muayeneye ihtiyaç duyulmaktadır.  Bu muayene  fiziki olabilir. Bu çerçevede doktor  karnın orta bölümüne dokunarak  kitle şeklindeki engebeli oluşumları arar.  Doktor pankreas hastalıklarının diğer belirtilerini de inceleyebilir.  Ayrıca  detaylı görüntüler sunan   bilgisayar yardımlı tomografiden de yararlanabilir.   Bu çerçevede görüntülerin daha net olması için  hastanın vücuduna belli sıvılar da  enjekte edilebilir.  MR çekmek de bir başka teşhis yöntemidir.  Manyetik dalgalar hastanın karnından net görüntüler bize sunarlar.  MR türlerinden sayılan MRCP'ye de  pankreas, karaciğer ve safra kesesine özel bir yöntem olarak baş vurulabilir. 

Endoskopi aracılığı ile de doktor  esnek yapılı bir kamerayı ağızdan, bağırsağa göndererek  pankreasın başı bölgesine ulaşabilir.  Bu yöntem hem teşhis hem tedavi için kullanılabilir.   Biyopsi yönteminde ise  cildin üzerinden özel bir iğne pankreasa batırılır ve örnek doku alınır.   Böylece kanser veya diğer hastalıkların olup olmadığı ile ilgili görüş bildirmek mümkün.  Sonografi yönteminde de özel sonograf cihazı hastanın karnına sürülür. Bu sırada  ses dalgaları  pankreas ve diğer organları yansıtır ve görüntülerini ortaya çıkarır. 

amilaz ve lipaz üzerinden de pankreas hastalıklarına teşhis koymak mümkün.  Pankreas enzimlerinin kan tahlillerindeki oranı yüksek çıkarsa  hastanın pankreatit sorunu yaşadığı söylenebilir.    Ter kloridi testinde ise  acı  vermeyen bir elektrik dalga cilde iletilir ve vücudu terlemeye zorlar. Böylece terdeki klorid oranı ölçülür.  

Çoğu zaman ise sistik fibroza sorunu yaşayan kişilerde ter kloridi oranı yüksektir.  Genetik testlerde de  kişinin sistik fibroza sorunu yaşayıp yaşamayacağı belirlenebilir. 

Pankreas hastalıklarının tedavisi için farklı yöntemlere baş vurulabilir.  Sohbetimizin içerisinde bunların bazılarına değindik. Ancak yine de burada bu yöntemleri sıralamak istiyoruz. 

İnsülin enjeksiyonu, psödokistin çıkarılması, cerrahi ve Whipple cerrahi. 

Ayrıca sistik fibroza hastalığı olan kişiler için daha çok  ağız yolundan alınacak pankreatit enzimler içeren ilaçlar reçete edilir. 

Pankreas nakli de   diyabet veya sistik fibroza sorunu yaşayan kişiler için uygun bir tedavi yöntemidir.   Pankreas nakli ile  kimi hastaların diyabet sorunu bile giderilir.    Adacık halindeki hücrelerin nakli bir başka tedavi yöntemidir.  Bu çerçevede  insülin üreticisi olan hücreler donör bir kişiden alınır ve tür 1 diyabet sorunu yaşayan kişiye nakledilir.   Kimi cerrahiler  tür 1 diyabeti tedavi edebilir.