Sağlık Bülteni-33
Bu bölümde geçen bölümün devamında pankreas hastalıkları ile ilgili konuşacağız.
Sindirim sistemi hastalıkları genel olarak besin maddelerinin vücuda alınması, yemeklerin sindirilmesi ve genel olarak da sağlık durumuna doğrudan etki yapabilir. Sindirim sistemi ağızdan başlanıp makata kadar devam etmektedir. Bu yüzden sindirim sistemi hastalıkları geniş çaplı hastalıkları kapsamaktadır. Bu nedenden dolayı sindirim sistemi hastalıklarını sindirim sistemi organlarına göre incelemek yerinde olacaktır. Sohbetimizin devamında geçen bölümde olduğu gibi pankreas hastalıkları ile ilgili detaylı bilgi vermeye çalışacağız.

Pankreas iltihaplanması pankreasta görülen hastalıklardan bir başkasıdır. Pankreas kimi zamanlar da sindirim sistemi tarafından salgılanan kimyasal maddeler yüzünden iltihaplanır ve zarar görür. Sonuçta pankreasta doku ölümü yaşanır ve pankreasta ödem görülür. Safra kesesi taşı da bu sorunda etkili olmasına rağmen kimi zaman pankratik iltihabın nedeni hiçbir zaman belli olmaz.
Pankreatit adı ile de bilinen pankreas iltihaplanması akut şeklinde de ortaya çıkabilir. Bu da bu hastalığın aniden bir kaç gün içerisinde belirmesidir. Bu durum kronik olarak da belirip yıllarca devam edebilir. Hafif Pankreatit hastalığı hiçbir tedaviye baş vurulmadan ortadan kalkabilir. Ancak aşırı durumlarda hayati tehlikeler yaşanabilir.

Pankreatite tam olarak teşhisin koyulması için muhakkak sindirim sistemi uzmanı görüşüne baş vurulmalıdır. Kronik pankreatit yaşayan kişiler aşırı ve sürekli acı hissedip bu acılardan ilaçlar yardımı ile dahi kurtulmayabilirler. Bu durumda alternatif tedavi yöntemleri veya tamamlayıcı ilaçlar sindirim sistemi uzmanları tarafından tavsiye edilebilir. Bu yeni yöntemler ise acının kontrol edilmesinde etkili olabilir.
Sindirim sistemi enzimleri pankreasta aktif oldukları sırada pankreatit yaşanabilir. Pankreas iltihaplanması pankreas hücrelerini tetikleyip iltihaba yol açar. Akut pankreatitin tekrarlanması ile pankreas da zarar görür ve kronik pankreatit yaşanır. Pankreasta performansını etkileyen yararlar da görülebilir. Pankreasın düşük performansı ise sindirim sistemi ve diyabet sorunlarına yol açabilir.
Birçok etken pankreatitin ortaya çıkışında etkili olabilir. Safra kesesi taşı, karın cerrahisi, kimi ilaçlar, sigara içmek, kistik fibroza ve genetik durumlar bu hastalığı tetikleyebilir. Ayrıca bu hastalık kandaki yüksek kalsiyum seviyesi sorunu sayılan hiperparatiroidizm etkisinde veya trigliseridin yüksekliği yani hipertrigliseridemi etkisinde ortaya çıkabilir. Safra kesesi taşının tedavisi için de baş vurulan andoskopik kolanjigrafi, pankreas kanseri, karın hastalıkları ve enfeksiyonları da pankreatite yol açabilir. Kimi durumlarda ise pankreatitin neden oluştuğu de belirsiz kalır.

Pankreatitin belirtileri ve semptomları hastalığın seviyesine göre farklılık gösterebilir. Karnın üst kısmındaki ağrı veya hastanın sırtında duyulan karın ağrıları bu belirtilerden olabilir. Yemek yedikten sonra şiddetlenen karın bölgesi ağrıları, ateş, kalp atışlarının düzensizleşmesi, kusma ve mide bulanması ve karına dokunulduğunda uyuşukluk hissedilmesi akut pankreatit belirtilerindendir. Sebepsiz kilo kaybetme ve yağlı ve koyu kokulu dışkı veya yağlı ishal da kronik pankreatit belirtilerinden olabilir.
Pankreatit hasta için ciddi yan etkiler doğurabilir. Bu yan etkilerden biri de psödokisttir. Akut pankreatit ek ve atık maddeleri pankreastaki torbaya benzer dokularda biriktirebilir. Bunlara psödokist ismi verilir. Büyük bir psödokistin patlaması ise iç kanamaya ve enfeksiyonuna neden olur. Ayrıca akut pankreatit hastanın pankreasını bakterilere ve enfeksiyonlara karşı kırılgan hale getirebilir. Pankreas enfeksiyonları ciddi sayılıp hemen tıbbi müdahale gerektirirler. Ayrıca akut pankreatit böbrek yetmezliğine de yol açabilir.

Akut pankreatit hastanın vücudunda kimyasal değişikliklere yol açabilir. Bu da akciğerin performansını etkileyebilir ve kandaki oksijen seviyesini düşürebilir. Bu da çok tehlikeli olabilir. Bu hastalığı diğer yan etkilerinden biri de kronik pankreatit yaşayan hastanın pankreasında insülin üreticisi hücrelerin zarar görmesidir. Bu da diyabete yol açabilir.
Hem akut hem de kronik pankreatit pankreasta besin maddelerinin sindirilmesi ve vücuda alınmasında etkili olan enzimlerin üretimini azaltabilir. Bu enzimlerin azalması ile, hasta yediği ve içtiğinde bir değişiklik yapmasa bile yetersiz beslenmeye, ishala ve kilo kaybına yol açar. Son olarak da pankreasta yaşanan uzun süreli iltihaplar pankreas kanserine de neden olabilir.

Kan tahlili, besin maddelerinin hastanın sindirim sistemi tarafından doğru emilmediğini ve vücuda alınmadığını gösteren dışkıdaki yağ seviyesi testi, bilgisayar yardımlı tomografi, safra taşı ve pankreas iltihabının incelenmesi hedefi ile karın boşluğu sonografisi, pankreas kanalı ve safra kesesi kanalındaki tıkanıkların ve iltihapların belirlenmesi için baş vurulan songorafi-endsokopi ve de pankreatit teşhisi için MR da bu doğrultuda önerilen teşhis yöntemleridir.

Hastaneye yatırılan hasta ilk aşamada perhiz ile tedavi edilmeye çalışılır. Ağrı kesiciler, intravenöz damar içi enjeksiyonlar, sindirim sistemine yardımcı olacak enzimlerin alınması ve cerrahi ile ilk aşamada baş vurulan tedavi yöntemleri olabilir. Hasta hastaneden taburcu olduğu zaman ise sigara içmemeli, az yağlı bol içecekli ve sıvılı beslenme tarzına yönelmelidir.
Pankreatit hastalığı görülen kişide bir süre sonra psödokist oluşur. Psödokistler kendiliğinden ortadan kalkabilir. Ortadan kalkmazsa o zaman bu kistlerin içindeki sıvılar cerrahi yöntemi ile boşaltılmaya çalışılır. Ayrıca pankreas hormonu üreticisi hücrelerin anormal bir şekilde çoğalması görülebilir. Böylece kötü huylu veya iyi huylu adacık şeklindeki kanser tümörleri meydana gelebilir.
Bu tümörler vücutta büyük kitleler halinde hormonların üretilmesine yol açıp onları kan akışına ekler. Gastrinoma, Glukagonoma ve İnsülinoma adacık şeklindeki tümör türlerindendir.

Pankreasın büyümesi ve şişmesi de bu organda yaşanan bir başka sorundur. Belki de pankreasın büyümesi ile hiçbir yeni gelişme olmayacaktır. Ancak sırf kişinin pankreası normalden daha büyük sayılacaktır. Bunun nedeni yapısal anormallikler olabilir. Farklı nedenler de bu duruma yol açabilir ve tedavi edilmesi de gerekebilir.
Pankreas hastalıklarına tanı koyulması için muayeneye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu muayene fiziki olabilir. Bu çerçevede doktor karnın orta bölümüne dokunarak kitle şeklindeki engebeli oluşumları arar. Doktor pankreas hastalıklarının diğer belirtilerini de inceleyebilir. Ayrıca detaylı görüntüler sunan bilgisayar yardımlı tomografiden de yararlanabilir. Bu çerçevede görüntülerin daha net olması için hastanın vücuduna belli sıvılar da enjekte edilebilir. MR çekmek de bir başka teşhis yöntemidir. Manyetik dalgalar hastanın karnından net görüntüler bize sunarlar. MR türlerinden sayılan MRCP'ye de pankreas, karaciğer ve safra kesesine özel bir yöntem olarak baş vurulabilir.

Endoskopi aracılığı ile de doktor esnek yapılı bir kamerayı ağızdan, bağırsağa göndererek pankreasın başı bölgesine ulaşabilir. Bu yöntem hem teşhis hem tedavi için kullanılabilir. Biyopsi yönteminde ise cildin üzerinden özel bir iğne pankreasa batırılır ve örnek doku alınır. Böylece kanser veya diğer hastalıkların olup olmadığı ile ilgili görüş bildirmek mümkün. Sonografi yönteminde de özel sonograf cihazı hastanın karnına sürülür. Bu sırada ses dalgaları pankreas ve diğer organları yansıtır ve görüntülerini ortaya çıkarır.
amilaz ve lipaz üzerinden de pankreas hastalıklarına teşhis koymak mümkün. Pankreas enzimlerinin kan tahlillerindeki oranı yüksek çıkarsa hastanın pankreatit sorunu yaşadığı söylenebilir. Ter kloridi testinde ise acı vermeyen bir elektrik dalga cilde iletilir ve vücudu terlemeye zorlar. Böylece terdeki klorid oranı ölçülür.
Çoğu zaman ise sistik fibroza sorunu yaşayan kişilerde ter kloridi oranı yüksektir. Genetik testlerde de kişinin sistik fibroza sorunu yaşayıp yaşamayacağı belirlenebilir.

Pankreas hastalıklarının tedavisi için farklı yöntemlere baş vurulabilir. Sohbetimizin içerisinde bunların bazılarına değindik. Ancak yine de burada bu yöntemleri sıralamak istiyoruz.
İnsülin enjeksiyonu, psödokistin çıkarılması, cerrahi ve Whipple cerrahi.
Ayrıca sistik fibroza hastalığı olan kişiler için daha çok ağız yolundan alınacak pankreatit enzimler içeren ilaçlar reçete edilir.
Pankreas nakli de diyabet veya sistik fibroza sorunu yaşayan kişiler için uygun bir tedavi yöntemidir. Pankreas nakli ile kimi hastaların diyabet sorunu bile giderilir. Adacık halindeki hücrelerin nakli bir başka tedavi yöntemidir. Bu çerçevede insülin üreticisi olan hücreler donör bir kişiden alınır ve tür 1 diyabet sorunu yaşayan kişiye nakledilir. Kimi cerrahiler tür 1 diyabeti tedavi edebilir.