Mayıs 16, 2016 06:29 Europe/Istanbul

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin uluslararası işler danışmanı ve uluslararası İslamî uyanış forumu genel sekreteri Ali Ekber Velayeti geçen hafta direniş alimleri birliği zirvesine katılmak ve ayrıca bazı Lübnanlı yetkililerle görüşmek amacıyla bu ülkenin başkenti Beyrut’u ziyaret etti.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin danışmanı Velayeti direniş alimleri birliği zirvesinin açılış töreninde yaptığı konuşmada düşmanların bölgeye yönelik hedefleri ve komplolarına işaretle bölge uygunsuz şartlarla karşı karşıya kaldığını ve maalesef bölgede bazı gerici ülkelerin de ya gaflet veya ihanet yüzünde düşmanın tefrikacı komplolarına hizmet ettiğini belirtti.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin danışmanı Dr. Velayeti Lübnan’da ayrıca Hizbullah hareketi genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah ile bir araya geldi. Rehberin danışmanı Velayeti daha sonra Beyrut’tan Suriye’nin başkenti Şam’a geçti ve burada Cumhurbaşkanı Beşar Esad, Başbakan Vail Halaki ve Dışişleri Bakanı Velid Muallim’le görüştü.

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile görüşmesinde Velayeti, İran İslam Cumhuriyeti bölgenin mazlum milletlerine karşı cinayet işleyen teröristlerle mücadelede tüm kapasitesini kullanacağını vurguladı.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin uluslararası işler danışmanı Velayeti Suriye Başbakanı Vail Halaki ve Dışişleri Bakanı Velid Muallim’le de görüşerek bölgesel gelişmeleri ve Suriye’de son durumu masaya yatırdı.

Suriye’de Lübnan Hizbullah hareketinin seçkin mücahitlerinden Mustafa Bedreddin’in şehadetinin ardından Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Hizbullah hareketi genel sekreteri Nasrullah’a bir taziye mesajı göndererek Bedreddin’in Lübnan milletini, devletini ve direnişi savunma uğrunda şehit düşmesini kutladı ve taziyelerini sundu.

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Dışişleri Bakanı Zarif’in Nasrullah’a gönderdiği taziye mesajında şu ifadelere yer verdiği belirtildi:

O büyük şehit İslam’ın haktalep ülkülerini, Lübnan’ın direnişçi halkını savunma ve zulüm ve terörle mücadele yolunda aşk, şevk ve hamaset doluydu. Kuşkusuz bu yılmaz mücahidin şehadeti, siyonist rejim ve teröre karşı savaşan direniş güçlerinin azim ve iradesini daha da güçlendirecektir.

Dışişleri Bakanı Zarif taziye mesajında ayrıca şehit için yüce dereceler ve ailesine ve silah arkadaşlarına sabır diledi.

Lübnan’ın El Meyadin TV kanalı Cuma günü geçtiği haberinde, Hizbullah hareketinin seçkin mücahitlerinden Mustafa Bedreddin’in korsan İsrail’in Şam havaalanına düzenlediği hava akınında şehit düştüğünü duyurdu.

Geçen hafta Suud rejiminin İranlı hacı adaylarının zamanında bu yılki Hac merasimine gönderilmesi yolunda engel çıkarmaya devam etti. Bu engellemelerin ardından İran Hac ve Ziyaret Kurumu Başkanı Said Ohadi yaptığı açıklamada, Suud rejimi Hac merasimini izzetli bir şekilde yerine getirme şartlarını zorlaştırdığını, ancak İran Suud rejimine karşı izzet konumundan davrandığını belirtti. Ohadi, Hac ibadetinin zamanı yaklaştığını ve bu ziyaret için yapılması gereken hazırlıkların kırmızı çizgisine yaklaşıldığını, ancak Arabistan kendi iç anlaşmazlıkları ile uğraştığını ve geçen hafta bu ülkenin Hac Bakanı değiştiğini belirtti.

Geçen hafta İran’ın BM temsilcilerinden Golam Hüseyin Dehgani, BM güvenlik konseyinin terör ideolojileriyle ilgili düzenlediği oturumunda yaptığı konuşmada, uluslararası camianın her şeyden önce İslam dünyasında gençlerin kalbine ve zihnine nefret ve şiddeti yerleştiren terörün ve radikalizmin şom ideolojisi ve hamileri ile mücadele etmesi gerektiğini belirtti. Dehgani, El-kaide ve Taliban mali güç ve kaynakları ile son yıllarda bu sapkın ideolojiyi yaygınlaştıranların ilk ürünleri ve El Nusra ve IŞİD de son ürünleri olduğunu vurguladı.

Dehgani, IŞİD’in nasıl türediğinin köklerini aydınlatmak için Irak’taki son gelişmelerde radikal ideolojinin ve bu ideolojiye bağlı örgütlerin gözetilmesi gerektiğini kaydetti. Dehgani, Irak’a yapılan ecnebi askeri müdahalenin ardından bu ülkede radikalizmin gelişmesi için uygun bir zemin oluştuğunu hatırlatarak, radikalizm ve terörün gelişmesinde siyonist İsrail’in işgalciliği, yoksulluk ve despot rejimlerin varlığı ve fesat meselelerinin etkisini de unutmamak gerektiğinin altını çizdi.

Tahran geçen hafta Türkmenistan Dışişleri Bakanı Reşid Meredov’u ağırladı. Meredov Tahran’da İranlı mevkidaşı Muhammed Cevad Zarif’in yanı sıra Cumhurbaşkanı Ruhani ve İranlı bazı üst düzey yetkililerle görüştü.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Türkmenistan Dışişleri Bakanı Reşid Meredov’la görüşmesinde iki ülkenin başarılı işbirliği deneyimleri olduğunu ve bunu iki milletin çıkarları ve bölgesel işbirliğini geliştirme yönünde geliştirmeleri gerektiğini belirtti.

Hazar denizinin tüm kapasitelerinden ikili ilişkileri geliştirme yolunda kullanmak gerektiğini belirten Ruhani, İran ve Türkmenistan demiryollarının birleşmesi ve orta Asya ve Doğu Asya bölgelerine kadar uzunması iki ülkeyi stratejik ilişki kurma yönünde ilerlettiğini kaydetti.

İran ve Türkmenistan 1991 yılında ve orta Asya cumhuriyetleri bağımsızlığına kavuşmasının ardından ikili ilişkileri geliştirme yolunda büyük adımlar attı. Nitekim iki ülkenin ilişkilerini çok yönlü geliştirmeleri, Sarahs – Tecen demiryolu ağını geliştirmeleri, ortak baraj inşaatı ve Hazar denizinde işbirliği, iki komşu ülke arasında ikili ve çok yönlü ilişkilerin hızla geliştiğinin işaretidir.

İran ve Türkmenistan ayrıca enerji alanında da doğalgaz kaynakları zengin olan iki ülke sayılır. Bu çerçevede Türkmen Bakan Meredov, İran petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene ile müzakerelerde bulundu. Müzakerelerde iki ülkenin petrol ve doğalgaz alanlarında, doğalgaz SUAP’ı ve transiti ve ortak doğalgaz ihracatı ve ayrıca ham petrol SUAP’ı hakkında görüş alışverişinde bulundu.

Şimdi bir kaç kısa gelişmeye geçiyoruz.

Geçen hafta 33. Uluslarasası Kur'an'ı Kerim yarışmaları 11 Mayıs günü başladı. Bu yarışmalar 17 Mayıs’a kadar İmam Humeyni –ks– musallasında devam edecek. Bu yarışmalara Afrika, Asya, Avrupa, Amerika ve okyanusya kıtalarında yer alan 75 ülkeden 130 yarışmacı katılıyor.

Geçen hafta Kuveyt’te inkılap karşıtı bazı unsurların bir oturum düzenlemesinin ardından Kuveyt maslahatgüzarı dışişleri bakanılğına çağırıldı ve Tahran yönetiminin sert itirazı kendisine bildirildi.

Kuveyt maslahatgüzarına bu ülkede böyle bir oturuma ev sahipliği yapılması uluslararası ilkelere ve örf ve adetlere ve iyi komşuluk ilkesine aykırı olduğu belirtildi.

İran Amerika yüksek mahkemesinin İran’ın mal varlığından 1.8 milyar dolara el koyma kararını diplomatik ve hukuki kanallardan takipçisi olmaya devam ediyor.

Geçen hafta Cumhurbaşkanı Ruhani Kirman eyaletine yaptığı ziyareti sırasında halka hitaben yaptığı konuşmada, İran devleti Amerika’nın İran’ın mal varlığından iki milyar dolara el koyma çabasını karşılıksız bırakmayacağını ve İran milletinin haklarını geri alacağını belirtti. Ruhani, İran devleti İran milletinin paralarına el konmasına asla müsaade etmeyeceğini ve bu dosyayı uluslararası mahkemelere taşıyacağını vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Cabiri Ensari de gazetecilerle haftalık basın toplantısında bu konuya değinerek, konu ile ilgili bir komisyon kurulduğunu ve komisyonun yaptığı incelemelerin sonuçları Cumhurbaşkanı Ruhani’ye sunuludğunu ve İMGYK oturumundan sonra yapılan incelemelerin sonuçları ve İran’ın girişimleri bir bildiri yayımlanarak halka duyurulacağını vurguladı.

Amerika yüksek mahkemesi 20 Nisan Çarşamba günü açıkladığı kararında 1983 yılındna Beyrut’taki Amerikan deniz piyadeleri üssüne düzenlenen saldırıda ölün Amerikalı askerlerin ailelerine verilmek üzere İran’ın bloke edilen mal varlığından iki milyar dolarına el konma kararı aldıklarını açıkladı. Mahkeme İran bu saldırıda eli bulunduğunu iddia etti. Bu dosyanın tarafları bu patlamada ölen 241 Amerikalı deniz piyadesinin ailelerinden oluşuyor.

Bundan başka Amerika’da bir başka mahkeme de İran’ı 11 Eylül 2001 terör saldırılarında suçlu ilan etti ki bu kararlar Amerika’da mahkemelerin tamamen siyasi hareket ettiklerini ve iddia ettikleri gibi hukuk ile hiç bir ilgileri olmadığını ortaya koydu.

Şimdi ise İran yönetimi Amerika’da bloke edilen mal varlığını geri almak için yasal yollara baş vuruyor.

Geçen hafta Amerika İran’a ait olan bazı tarihi eserleri iade etti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ensari konu ile ilgili yaptığı açıklamada, yapılan istişarelerin ardında Sasaniler dönemine ait olan İran’ın 73 parça tarihi eseri Amerika tarafından İran’a iade edildiğini belirtti.

Söz konusu tarihi eserler Dışişleri Bakanlığı temsilcisi tarafından İran milli müze başkanına teslim edildi. 015